Günlükten kitaba kanser
Kanser nedeniyle 15 yaşında yaşamını kaybeden Miraç Fidan’ın hastane odasında tuttuğu günlük, genç doktorlara kılavuz oldu. Miraç’ın tedavi gördüğü Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi bünyesinde hizmet veren ve tıp fakültesi öğrencisi 160 gönüllüden oluşan ‘’Çocuk Destek Grubu’’, 2 defterden oluşan günlüğü düzenleyerek “Miraç’ın Günlüğü’’ adıyla 101 sayfalık kitap haline getirdi. Hocalarının desteğiyle 500 adet bastırdıkları kitabı, “Ölümcül Hastaya Yaklaşımlar’’ konulu bir kongrede genç doktorlara ve tıp fakültesi öğrencilerine ücretsiz olarak dağıtan grup üyeleri, bu yolla, uzun süre hastanede tedavi görenlerin duygu ve düşüncelerini meslektaşlarıyla paylaştılar. Destek Grubu’ndan Stajyer Dr. Bora Özel, yaklaşık 2.5 yıl tedavi gören ve 8 Kasım 2005’de yaşamını kaybeden Miraç’ın günlüğünde özlemlerini, hayallerini, üzüntü ve sevinçlerini yansıttığını belirterek, bunları okumanın bir doktorun hastasının ruh halini anlamasına önemli ölçüde katkıda bulunacağına inandıklarını anlattı. ‘’Miraç bize karşımızdakini yalnızca hastalığıyla değil, özlemleri ve hayalleriyle görmeyi öğretti’’ diyen Özel, hastaneye gelişiyle tanıştıkları Miraç’ın, uzun ve zorlu tedavi süreci sırasında bir dost olarak yaşamlarında yerini aldığını kaydetti. Miraç’ın, öğretmeninin armağan ettiği ve sayfalarını herkesten gizleyerek doldurduğu defterinin, ölümünden sonra annesi tarafından kendilerine verildiğini kaydeden Özel, şöyle konuştu: ‘’Her sayfasını göz yaşları içinde okuduk. Uzun süren tedavilerde hastaların ne kadar yalnızlık çektiklerini, çok farklı düşler kurduklarını, tüm acılarının yanında hayata dört elle sarıldıklarını gördük. O satırların arasındaki hayaller bize mesleğimizde ışık tutacak. Kitap, hastalarımızı daha iyi anlamamızı sağlayacak bir kılavuz gibi” Stajyer Dr. Hande Ayraler de Miraç’ın en büyük hayalinin bir resim sergisi açmak olduğunu öğrendiklerini ve bunu gerçekleştirmeye karar verdiklerini belirterek, yaşamını yitirmesinden yaklaşık 6 ay önce sergisinin izlenime açıldığını anlattı. Hastane içindeki serginin Miraç’a yaşam sevinci olduğunu ifade eden Ayraler, ‘’Sergiye hazırlanırken o kadar heyecanlı ve mutluydu ki onu görenler kanser hastası olduğuna inanamazdı’’ dedi.
|