Heyelan kader değil TEMA Vakfı Rize Şube Başkanı Nevzat Özer, Doğu Karadeniz’de son 20 yılda 116 heyelan olduğunu, heyelanlarda iki bine yakın evin hasar gördüğünü veya nakledildiğini söyledi. Heyelan, sel ve taşkınların, Rize ve yörenin kaderi olmadığı gibi doğal afet de olmadıklarını ifade eden Özer, “Çaylık alanların erozyonu önlediği doğrudur. Ancak 2 bin 500 milimetre/yıl yağış alan bir yerde ormanı tasfiye edip tüm suları toprağa sızdırmak heyelanların artmasına davetiye çıkartmaktır” dedi. Radyasyon MTA denetiminde Çanakkale Valisi Orhan Kırlı, Ezine ilçesine bağlı tatil beldesi Geyikli’nin Hantepe mevkiinde tespit edilen radyasyonla ilgili olarak ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi. Vali Kırlı, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nca (TAEK) yapılan inceleme ve araştırmalarda, bölgedeki 500 metrelik alanda, normalin üzerinde bir radyasyon oranı tespit edildiğini de hatırlattı. Genç doktorlar gelecekten umutsuz Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi’nden bu yıl mezun olan intern doktorlar arasında yapılan ankete katılan genç hekimlerin yüzde 75’inin fakültede geçirilen 6 yılın, mesleğe yönelik beklentilerini olumsuz yönde değiştirdiğini ifade ettiği bildirildi. AÜ Tıp Fakültesi’nde gerçekleştirilen “AÜ Tıp Fakültesi Mezunlarının Tıp Eğitimi ve Hekimlik Mesleğinin Sosyal Yönleri Hakkındaki Görüşleri” konulu anketten ilginç sonuçlar çıktı. İntern doktorlar Filiz Yılmaz, Alten Oskay, Mümine Yiğit, Zühal Özüpek ve Volkan Selmi’nin Halk Sağlığı Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. İlker Belek danışmanlığında gerçekleştirdiği anket çalışmasına, fakülteden bu yıl mezun olan 82 intern doktordan 80’i katıldı. Katılımcıların birden fazla seçeneği işaretleyebildiği ankette yer alan, “Tıp fakültesi ve hekimlik mesleğini niçin tercih etmiştiniz?” şeklindeki soruya intern doktorların yüzde 22,5’i “insanlara yararlı olduğu için”, yüzde 12,5’i “ailemin önerisi olduğu için”, yüzde 13,8’i ise “prestiji yüksek meslek olduğu için”, yüzde 6,3’ü “para kazanmak için” yanıtını verdi. Yüzde 48,9’u ise ‘diğer’ yanıtını verdi. Demirtaş’a ROJ TV davası İHD Diyarbakır Şube Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında Roj TV’de yaptığı konuşma nedeniyle açılan davanın ikinci duruşması Diyarbakır 5’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada savcılık makamı Demirtaş’ın beyanlarının ‘örgüt propagandası’ olduğunu iddia ederek, Demirtaş’ın TCK’nın 220/8’nci maddesi uyarınca 1.5 ila 4.5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasını, kamu haklarından ve dernek yöneticiliğinden men edilmesini istedi. Demirtaş’ın savunmasını hazırlamak için süre istemesi üzerine, duruşma ileri bir tarihe ertelendi. İHD Diyarbakır Şubesi tarafından konu hakkında yapılan yazılı açıklamada, davaya tepki gösterilirken, ifade özgürlüğünü savunan ve bunun gerçekleşmesi için mücadele eden bir dernek olarak aynı zamanda mağdur oldukları belirtildi. Açıklamada, şöyle denildi: “İnsan hakları ihlalleri olmasın, insanlar hukukun ve insan haklarının güvencesi altında yaşasın diye uğraş veren derneğimiz, en çok hak ihlaline uğrayan dernek olma özelliğini de taşımaktadır. Son zamanlarda bizlere yönelik artan baskılara son örnek olan bu davanın, ifade özgürlüğü önünde ciddi bir engel olduğu düşüncesindeyiz.” |