www.evrensel.net   | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler   | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



‘TMMOB’u zor günler bekliyor’
TMMOB 39’uncu Olağan Genel Kurulu’nun ikinci gün konuşmalarında, önümüzdeki zor sürece işaret edilerek, “TMMOB’u zor günlerin beklediği” ifade edildi. Nükleer enerjinin ihtiyaç değil, siyasi bir karar olduğunun, mimar ve mühendislerin işsizlik ve düşük ücret baskısı altında bulunduğunun altı çizilen konuşmalarda ayrıca, ülkenin emperyalizm, faşizm ve şeriat tehdidi kıskacında bulunduğu da ifade edildi.

Öğrenciler şiddete karşı yürüdü
Samsun’da Anadolu Lisesi öğrencileri okullardaki şiddete karşı yürüdü. Önceki gün okul yolunda kurşunlanarak öldürülen arkadaşları Cihan Semizoğlu ve Ahmet Genç’in fotoğraflarını taşıyan öğrenciler, yürüyüş boyunca alkışlı protestoda bulunurken, katil zanlısı A.A. dün teslim oldu.

Diyarbakır gerçekleri Meclis’ten
   saklandı

“Diyarbakır Olayları”, “fişleme” iddiaları ve “toplu mezar” olaylarını araştırmak üzere Diyarbakır’a gelen Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na sunulan dosyanın gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı. Komisyon dosyayı valiliğe iade etti. Komisyon üyesi Diyarbakır Milletvekili Mesut Değer, “Bu konularda tam olarak istediğimiz cevapları alamadık” dedi.

Simitçiler belediyeye yürüdü
Beyoğlu Belediyesi’nin Cemil İpekçi kıyafetleri ile reklamını yaptığı ve kapkacı önleme gerekçesi ile yürüttüğü proje, simitçilerden tepki gördü.


‘TMMOB’u zor günler bekliyor’
Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği (TMMOB) 39’uncu Olağan Genel Kurulu’nda, hükümetin “ihtiyaç” olarak dayattığı nükleer enerjinin, sadece hidrolik santralların onda biri kadar enerji üretebileceğine, kararın “siyasi” olduğuna vurgu yapıldı. Önümüzdeki sürecin, bir yandan emperyalizm, faşizm ve şeriat tehdidi altında zor süreç olacağına işaret eden delegeler, TMMOB’u zor günlerin beklediğini, bu sürece denk mücadele geliştirilmesi gerektiğini ifade ettiler.
Genel kurulda konuşan Makina Mühendisleri Odası delegesi Doğan Albayrak, nükleer enerji kararının tamamen siyasi olduğunu söyledi. Albayrak, nükleer enerji santralının kurulması halinde üretilecek enerjinin hidrolik santrallardan üretilecek enerjinin onda biri olduğunu Meclis Başkanı’nın DSİ verilerine dayandırarak verdiği bilgilerden örnekledi. Yapılanın, Türkiye’nin geleceğinin pazarlanması, pazarlık unsuru haline getirilmesi olduğunu aktaran Albayrak, jeotermal, rüzgar ve diğer yerli enerji kaynaklarına ön ayak olunmasını istedi.
Ankara Makina Mühendisleri Odası’ndan Münir Cerit de Bakü Ceyhan Boru Hattı Projesi’nde Türk mühendis ve mimarların ikinci planda kaldığını, proje ile işsiz Amerikalı ve İngiliz mühendislere mükemmel bir şölen verildiğini söyledi. TMMOB’u zor günlerin beklediğini, ülkenin emperyalizm, faşizm ve şeriat tehdidi ile dört bir taraftan kıstırıldığını kaydeden Cerit, bu saldırıların birbirinden ayrı değil, birbirini beslediğini söyledi. Cerit, “Cumhuriyet kazanımlarını yetersiz bulsak bile sahip çıkmalıyız, bunu bile bize çok görüyorlar” dedi.
Ulusal enerji stratejisi
Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Uğur Gönülalan ise bugüne kadar 38 özelleştirmede şartnameye uyulmadığını, 11 özelleştirmenin yargıdan döndüğünü kaydetti. Gönülalan, Ulusal Enerji Konseyi ve ulusal enerji stratejisi oluşturulması önerisinde bulundu.
Maden Mühendisleri Odası delegesi Erşat Akyazı da TMMOB’un Kürt sorununa taraf olması, AB’nin emperyalist bir birlik olduğunu kabul etmesi, Latin Amerika ülkelerini gündem yaparak örnekleri ülkemize taşıması gerektiğini söyledi. TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı’nın konuşmasına atıfta bulunarak, konuşmalarla pratiğinin birbirine uymadığı, TMMOB’un sağa kaydığı, meslek şovenizminin yapıldığı eleştirilerini yönelten Akyazı, bunların TMMOB’u bitireceği uyarısında bulundu.
Mimarlar Odası delegesi Ali Ekinci ve arkasından söz alan aynı odadan diğer delegeler de TMMOB’un kendi evlatları ile mahkemelik olduğunu, odalarla uğraştığını ileri sürdüler. Serbest Mimarlık Hizmetleri Yönetmeliği nedeniyle yaşanan gerginliklerin dile getirildiği konuşmalarda, TMMOB’nin taraf tuttuğu savunuldu.
Adana Makina Mühendisleri Odası delegesi Yusuf Tek “dik, yanyana durma, İl Koordinasyon Kurulları’nın odalarla birlikte çalışmalar yapması” gerektiğini, oysa yanyana duruşlarının eksik olduğunu söyledi. Adana İnşaat Mühendisleri Odası delegesi Ali Olgun da yapı denetiminin ticarileştirildiğinden yakındı. Olgun, odaların denetimi kamu adına yaptığını, belediylerin de ticari kuruluş olduğunu ve denetimden kaçtıklarını belirterek, görevin odalara düştüğünü söyledi.
Kürt sorununa demokratik çözüm
TMMOB Yüksek Onur Kurulu üyesi, Van Ziraat Mühendisleri Odası’ndan Şevket Akdemir de bölgede huzurlu olmadıklarını, bu kadar insan ölüp, ortalık savaş meydanına dönmüşken başka konulara yoğunlaşamadıklarını kaydetti. Akdemir, Kürt sorununun demokratik çözümü için çaba gösterilmesini istedi. Karanlık güçlerin saldırılarının sürdüğünü, kandan ve savaştan beslenen savaş ağalarının yine sahneye çıktıklarını kaydeden Akdemir, çatışmasız dönemde barışçıl çözümün geliştirilemediğini, hem partilerin hem toplumsal kesimlerin bu konuda sorumluluklarını yerine getirmediklerini söyledi. Akdemir, yeni TMMOB yönetiminin, göç sorununu gündemine almasını, bölgeler arasındaki gelişmişlik farkının giderilmesine çalışmasını, Kürt sorununun demokratik kurallar içinde çözümü için çalışması gerektiğini kaydetti.
Genel Kurul bugün de komisyon çalışmalarının değerlendirilmesi ile devam edecek. 28 Mayıs Pazar günü seçimlerle sona erecek olan Genel Kurul’da, son anda bir değişiklik olmaması halinde, mevcut yönetimin ağırlıkta olduğu Devrimci Demokrat Platform ile sosyal demokratlardan oluşan Çağdaş Mühendis ve Mimarlar adı ile iki ayrı liste hazırlığı sürüyor.


Başa dön


Öğrenciler şiddete karşı yürüdü
Samsun’da 19 Mayıs Lisesi öğrencisi A.A tarafından öldürülen Cihan Semizoğlu (17) ve Ahmet Genç (16) için Samsun Anadolu Lisesi öğrencileri yürüyüş yaptı. Semizoğlu ve Genç’in evine kadar yürüyen öğrenciler yol boyunca alkışlarla okullardaki şiddeti protesto ettiler. Arkadaşlarının tabutlarına çiçek bırakan öğrenciler, gözyaşlarına hakim olamadı.
Cihan Semizoğlu (17) için Bahçelievler Mahallesi’nde bulunan evinin önünde düzenlenen törene Vali Hasan Basri Güzeloğlu’nun yanı sıra Semizoğlu’nun yakınları ile çok sayıda arkadaşı katıldı.
Burada yapılan törenin ardından, cenaze toprağa verilmek üzere Çarşamba ilçesine götürüldü. Semizoğlu’nun cenazesinin götürülmesinin ardından törene katılanlar aynı mahallede yaşayan öğrenci Ahmet Genç’in evine giderek buradaki cenaze törenine katıldılar.
Ahmet Genç’in cenaze töreni sırasında anne Nur Genç, alkışlarla arkadaşlarını uğurlamayla gelen öğrencilere evinin penceresinden oğlunun resmini göstererek, “Silahı bırakın” diye seslendi. Vali Güzeloğlu’ndan da okullardaki şiddetin önüne geçilmesini istedi.
Önemle düşünülmeli...
Samsun Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, cenaze töreninin ardından düzenlediği basın toplantısında, iki lise öğrencisinin öldürülmesini “Öngörülmeyen ama üzerinde önemli düşünülmesi gereken bir olay” şeklinde niteledi. Güzeloğlu, olayla ilgili, şu açıklamada bulundu: “Gençlerimizi, özellikle yetişme çağındaki bu tip şiddet özendiren, henüz hayatının baharında iken bu derece öfke, nefret ve kinle yaşıtı iki arkadaşına çok kısa süre sonra unutacağı, belki hiçbir anlam taşıyamayacağı nedenle kurşun yağdırmaya yönelten nedenler üzerinde bir kez daha herkesi düşünmeye, sorumluluklarımızın gereğini yerine getirmeye ve bu meselenin çözümü için üzerimize düşeni yapmaya davet ediyorum.”
Zanlı teslim oldu
Öte yandan silahlı saldırıyı gerçekleştiren 19 Mayıs Lisesi son sınıf öğrencisi A.A. polise teslim oldu. Samsun Emniyet Müdürlüğü’nde hemen ifadesi alınan A.A’nın işlediği cinayetleri kabul ettiği ve yanında olayda kullanıldığı belirtilen tabancanın da bulunduğu öğrenildi.
Başarılı öğrenciler
17 yaşındaki lise son sınıf öğrencisi zanlı da, öldürülen iki öğrenci de okullarının başarılı öğrencileri arasında gösteriliyor.
Ölen öğrencilerden Semizoğlu’nun TÜBİTAK’ın okullar arasında düzenlediği yarışmada derecesi var. Aileler de kentin ileri gelenlerinden. Öldürülen Ahmet Genç’in babası DYP İl Başkan Yardımcısı. Diğer öğrenci Cihan Semizoğlu’nun babası da kentin tanınmış müteahhitleri arasında yer alıyor.
Olayın gelişimi
Önceki gün sabah saatlerinde Samsun Anadolu Lisesi öğrencileri okula giderken öldürülmüştü. Samsun Emniyet Müdürlüğü, olayın 19 Mayıs Lisesi öğrencisi A.A tarafından aynı lisede okuyan kız öğrenci Ş.E.O ile Cihan Semizoğlu’nun arkadaşlığı yüzünden işlendiğini belirlemişti. Ahmet Genç ise katil zanlısı A.A’ya engel olmak isterken kurşunlara hedef olmuştu.

İki öğrenci bıçaklandı
Yalova’da tartıştığı sınıf arkadaşı tarafından teneffüste bıçaklanan 9. sınıf öğrencisi yaralandı.
Alınan bilgiye göre, Yalova Ticaret Meslek Lisesi 9. sınıf öğrencisi M.E.Ö (15) ve S.S (15) bilinmeyen nedenle tartıştı. Arkadaşlarının araya girmesiyle tartışmayı sona erdiren çocuklar, bu sabah ilk dersin teneffüs zilinin çalmasının ardından sınıfta yeniden tartışmaya başladı.
Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine evden getirdiği bıçakla S.S’yi kalçasından yaralayan M.E.Ö, okuldan kaçtı. Okul yöneticileri tarafından Yalova Devlet Hastanesi’ne kaldırılan S.S tedavi altına alındı.
Saldırgan öğrenci kısa bir süre sonra polis tarafından gözaltına alınırken, yaralı öğrencinin sağlık durumunun iyi olduğu açıklandı.
Kanlı şaka
İzmir’de de bir lise öğrencisi kendisine suyla şaka yapan sınıf arkadaşını bıçakladı. Gümüşpala Anadolu Lisesi 9/D hazırlık sınıfı öğrencileri U.B. (15) ile sınıf arkadaşı F.K. (15) iddiaya göre okulun tuvaletinde birbirlerine su atarak şaka yapmaya başladı. Şakanın büyüyerek kavgaya dönüşmesi üzerine U.B, yanındaki çakıyla sınıf arkadaşı F.K’yı sırtından bıçakla yaraladı. Öğretmenleri tarafından Karşıyaka Devlet Hastanesi’ne kaldırılan K’nın bıçak yarasının derin olmadığı, sağlık durumunun ise iyi olduğu öğrenildi. Olayın ardından lise öğrencisi U.B. polis tarafından yakalandı.

‘Bakanın açıklaması ibret verici’
Eğitim Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, Samsun’da iki liseli gencin vurularak öldürülmesi olayının, şiddetin ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını gösterdiğini bildirdi. Dinçer, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in “olay okul dışında olmuş” açıklamasını da sert bir şekilde eleştirdi.
Dinçer, dün yaptığı yazılı açıklamada, kavgalar, çeteleşme ve cinayetlerin büyüyen bir tehdit haline gelmesi karşısında adım atmayanların, liselerde işlenen cinayetleri “okul içinde” olup olmamasına göre değerlendirir hale geldiklerine işaret etti. Dinçer, bakanın sözlerinin eğitim sisteminin nasıl bir zihniyetin yönetiminde olduğunun görülmesi açısından ibret verici olduğunu ifade etti.
Eğitim Sen Genel Başkanı Dinçer, nedeni ne olursa olsun, okul içinde ya da okul dışında, meydana gelen olayda iki liseli gencin, yine başka bir liseli tarafından öldürüldüğünün altını çizerek, “Bir ülkenin Milli Eğitim Bakanı’na düşen görev, olayın okul dışında olduğunu vurgulamak değil, gençlerin şiddete yönelmesini ve ellerine silah almasını engelleyecek tedbirleri vakit geçirmeksizin almasıdır” uyarısında bulundu.
Okullarda yaşanan şiddet olaylarının önlenmesi noktasında acil adımların atılması gerektiğine vurgu yapan Dinçer, başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere, tüm ilgili kesimleri sorumluluğa davet etti.

Öğretmen öldürüldü
Aydın Efeler Lisesi Coğrafya Öğretmeni Yaşar Sekiköylü (37), parkta yürürken 2 kişinin bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybetti. Öğretmen Sekiköylü, Cumhuriyet Mahallesi’ndeki Küçükpark’ta yürürken saldırıya uğradı. Ağır yaralanan Sekiköylü, 112 acil servis ambulansıyla kaldırıldığı devlet hastanesinde, müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Öğretmeni bıçaklayan zanlılardan birisinin, parkta bulunan bir üniversite öğrencisinden telefonunu isteyerek 112’yi aradığı, park içinde yaralı olduğunu ihbar ettiği, daha sonra olay yerinden kaçtığı öğrenildi.
Yapılan incelemede, zanlıların, öğretmenin cebinde bulunan 250 YTL ile kredi kartlarını almadıkları belirlendi. Parkın yanında bulunan bir evde tek başına yaşadığı belirtilen öğretmenin cenazesinin memleketi İzmir’in Tire ilçesinde toprağa verileceği kaydedilirken soruşturmanın sürdürüldüğü belirtildi. İki zanlıdan biri gözaltına alındı. Bu kişinin ifadesinde cinayetin bir yanlış anlama sonucu gerçekleştiğini söylediği öğrenildi.
Konuya ilişkin soruları yanıtlayan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, cinayeti, “cinnet hali” olarak nitelendirdi.


Başa dön


Diyarbakır gerçekleri Meclis’ten saklandı
Bölgede çeşitli inceleme ve araştırmalarda bulunmak üzere Diyarbakır’a gelen Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Hakları Komisyonu, beklemediği durumlarla karşılaştı.
Komisyon üyesi CHP Diyarbakır Milletvekili Mesut Değer, valiliğin “Diyarbakır Olayları” ile ilgili sunduğu verilerin gerçeği yansıtmadığını bu nedenle dosyayı veren makama iade ettiklerini söyledi. Değer, “İşte haber vermeden yaptığımız incelemelerde tüm gerçekleri çıplaklığıyla görüyoruz” dedi.
Diyarbakır’da incelemelerde bulunan TBMM İnsan Hakları Komisyonu heyetinin ilk ziyareti valiliğe oldu. Burada valiliğin heyete sunduğu istatistiklerin gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı. Komisyon üyesi Diyarbakır Milletvekili Mesut Değer, kendilerine valilik tarafından Diyarbakır’la ilgili genel anlamdaki verileri içeren bir dosya sunulduğunu söyledi. Değer şöyle devam etti: “Bu dosyayı kaba taslak incelediğimizde verilerin gerçeği yansıtmadığını belirledik ve bu nedenle bu dosyayı bize veren makama iade ettik. Teslim ettiğimiz dosya için yetkiliye bize verilerin doğru verilmesi istedik. Bunun yanında Diyarbakır İl Jandarma, vali, vali yardımcıları, hakim ve savcıların fişlendiği söylendi. Bu konularda tam olarak istediğimiz cevapları alamadık. İşte haber vermeden yaptığımız incelemelerde tüm gerçekleri çıplaklığıyla görüyoruz.”
Toplu mezar olayı
Milletvekili Değer, ayrıca Diyarbakır’ın Lice ve Kulp ilçelerinde de incelemelerde bulunduklarını belirterek, “Kulp’ta bulunan 11 kişiye ait toplu mezarla, Lice’de bulunan dede ile torununa ait kemiklerle ilgili yürütülen davanın akıbeti hakkında yetkililerden bilgi aldık. Ancak Komisyon olarak iki konuda da yeterli bilgi alamadık. Bunun yanında Diyarbakır olayları ve jandarmanın fişlenme iddialarıyla ilgili yeterli bilgi alamadık. Sonuç itibariyle gerçeklerin açığa çıkması gerekiyorsa, Komisyon’un doyurucu bilgiler alması gerekmektedir” diye konuştu.
Barodan açıklama
TBMM İnsan Hakları Komisyonu heyeti, Diyarbakır’daki incelemelerine Baro Başkanlığı’nda son verdi. Heyet, Diyarbakır Barosu’nu ziyaret ederek çeşitli görüş alışverişlerinde bulundu. Ziyaretle ilgili açıklama yapan Baro Başkanı Sezgin Tanrıkulu, bu geziden bir saat önce haberdar olduklarını belirterek, “Biz Diyarbakır Barosu olarak insan hakları konusunda hazırız. Komisyona sunacağımız 6 klasörden oluşan raporumuz hazırdır. Geçen hafta bu aynı dosyayı Diyarbakır Valiliği’ne de teslim ettik. Özellikle 28 Mart’tan sonra Diyarbakır’da gerçekleşen şiddet eylemleri sonucunda birçok gözaltı olayı gerçekleşti ve bunun sonucunda ölümler meydana geldi. Son olaylardaki gözaltına alınan çocuklara sistematik biçimde işkence yapıldı. Biz özellikle Komisyon’un Türkiye’de işkencenin, Türkiye’nin gündemi olmaması açısından bu olaylar üzerine ivedilikle el atmasını talep ediyoruz” dedi.
Cumhuriyet Savcılığı’ndan alınan bilgilere göre olaylarla ilgili 31 ayrı vaka hakkında resmi soruşturma başlatıldığını öğrendiklerini anlatan Tanrıkulu, “Başlatılan bu soruşturmanın aynı zamanda idari tedbirlerle de desteklenmesi gerekiyor. Bu olayları gerçekleştiren güvenlik güçlerinin tespit edilerek açığa alınmasını istiyoruz” diye konuştu.

15 KİŞİ DAHA TAHLİYE OLDU
Diyarbakır’da 11 kişinin yaşamını yitirdiği olaylarla ilgili olarak tutuklanan ve iki ayrı mahkemede hakim karşısına çıkan 20 kişiden 15’i hakkında tahliye kararı verildi.
Diyarbakır’da 28-31 Mart tarihleri arasında meydana gelen ve 11 kişinin yaşamını yitirmesi ile sonuçlanan olaylar nedeniyle TCK’nın 302. maddesi uyarınca “devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmaya yönelik eylem” ve 314/2. maddesi uyarınca “örgüt üyeliği” gibi suçlamalarla 7.5 yıldan, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına kadar hapis cezaları ile yargılanan 20 kişi Diyarbakır’da hakim karşısına çıktı.
İlk olarak Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan M. Sıddık A., Mesut E., Hacı G., Aziz M., M. Tahir G., Süleyman A., A. Vahap B., Adem Z. ile Halil A. tahliye edildi.
Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ise Serdar T., Hüseyin A., Fuat T., Veysi T., Ömer Ç., Mehmet T., M. Salih D., Rıdvan T., Abdullah Y. ve Sait K. hakim karşısına çıktı. Sanıklardan Hüseyin A., Ömer Ç., Mehmet T., M. Salih D. ile Rıdvan T’nin tutuksuz olarak yargılanmalarına karar verilirken, diğer sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.


Başa dön


Simitçiler belediyeye yürüdü
Beyoğlu Belediyesi’nin Cemil İpekçi kıyafetleri ile reklamını yaptığı ve kapkacı önleme gerekçesi ile yürüttüğü proje, simitçilerden tepki gördü.
Proje kapsamında, simitçilerin tezgahlarına el konularak, 800 yeni simitçi alınması hedefleniyor. Şu ana kadar yaklaşık 40 simitçinin tezgahına el konulması ise simitçilerin eylemine neden oldu. Simitçiler tezgahlarına sahip çıkacaklarını göstermek için dün Beyoğlu Belediyesi’ne yürüdüler. Belediye Başkanı’nın “Artık Tokatlıların doyduğu yeter. Başkaları doysun. Tokatlılar da kendi memleketlerinde satsınlar simitlerini” sözlerine tepki gösteren simitçiler belediye önünde açıklama yaptılar.
İstanbul Simit Satıcıları ve Simit Fırınları Derneği adına konuşan Keramettin Meşe, “Beyoğlu Belediyesi kapkacı önleme bahanesi ile birçoğumuzun elli yılldır yapmış olduğu seyyar simit satışını kaldırarak, yerine kendi yandaşlarını koyarak ve kendi kurdukları simit fırınına iş yaptırarak bizleri açlığa mahkum etmek istiyor” dedi. Asıl amacın kendi kadrolarına yer sağlamak olduğunu ileri süren Meşe, yerlerini terk etmeyen simitçi arkadaşlarının bir grubun saldırısına uğradığını kaydetti. Belediye Başkanı ile defalarca görüşmek istediklerini ancak reddedildiklerini belirten Meşe, üstlerine çetelerin salındığını, kaba kuvvet ile korkutulmaya çalışıldıklarını savundu.
ABD Büyükelçisi Wilson Diyarbakır’da
ABD Türkiye Büyükelçisi Ross Wilson, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’i ziyaret etti. Baydemir, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Ben inanıyorum ki Türkiye’de başta Kürt sorunu olmak üzere, demokratikleşme sorunu, sivilleşme sorunu bütün sorunlarımız diyalog yoluyla çözülebilecek ve aşılabilecek niteliktedir” dedi. Ziyareti heyecanla beklediğini belirten Büyükelçi Ross Wilson ise bölgeye ilk kez geldiğini belirterek, “Burada bulunduğum süre içinde buradaki meseleler nelerdir kendim şahsen görmek istedim. Ve aynı zamanda Türkiye’de ulusal sorunlara buradan nasıl bakılmaktadır. Ülkelerimiz arasında ilişkiler özellikle bu bölge açısından nasıl geliştirilebilir. Bunları görmek istedim“ şeklinde konuştu.
Madde bağımlılığı ve eğitim paneli yapılıyor
Öğrenci Velileri Dayanışma Derneği (ÖVDER) İzmir Şubesi, Ege Üniversitesi Çocuk ve Ergen, Alkol, Madde Bağımlılığı Araştırma ve Uygulama Merkezi ile birlikte “Madde Bağımlılığı ve Eğitim” konulu panel gerçekleştiriyor. Prof. Dr. Cahide Aydın ve Uzman Dr. Zeki Yüncü’nün yanı sıra Sosyal Hizmet Uzmanı Mahmut Akkın ve öğrenci velisi İnci Demirdöğen’in konuşmacı olarak katılacağı panel, 4 Haziran Pazar Günü Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’nde yapılacak. Panelde, şiddetin altında yatan nedenler irdelenecek. Panel hakkında bilgilendirmede bulunmak amacıyla EGEBAM’da yapılan basın toplantısında konuşan ÖVDER İzmir Şube Başkanı Orhan Yüce, şiddetin artık sokaklardan okul içlerine kadar girdiğini söyledi. Gençlerin bağımlılık yapıcı maddeleri kullanmaya başlarken, sonuçlarını ve etkilerini bilmediğini, velilerin de bu konuda çok bilinçli olmadığını vurgulayan Yüce, “Eğitim sistemimizde, sınavdan sınava koşan, öğrendiklerini yaşam için değil sınav için ezberleyen, başaramama stresine giren ve çözümü gerçek yaşamda bulamayınca yapay cennetler arayan gençlerimiz, suçlu değil kurbandırlar” dedi. Yüce, şiddete ve madde bağımlılığına karşı mücadelenin polisiye değil, sosyal, psikolojik bir eğitimle yürütülmesi gerektiğini ifade etti. EGEBAM Müdürü Prof. Dr. Cahide Aydın ise bağımlılığın çok yönlü bir sorun olduğunu belirterek, “Bağımlılık, psikolojik, bireysel, toplumsal, pek çok nedenle bağlantılı olabilir” dedi. Aydın, EGEBAM olarak, 2003 yılı Eylül ayından bu yana 450 kayıtlı hastalarının bulunduğu, bunlardan 130’unun yatarak tedavi gördüğü bilgisini verdi. Uzman Doktor Zeki Yüncü de, genellikle genç yetişkinlik çağında ortaya çıkan madde kullanımının önüne geçebilmek için çocuğun veya gencin ruhsal gelişimine önem verilmesi gerektiğini dile getirdi. Yüncü, “Duygularını paylaşabilecekleri bir ortam yaratılmalı. Kim ve ne olduğunu duygu ve düşüncelerini hayallerini anlamaya çalışmak, önem vermek gerekli. Evde ve okulda bunlar sağlanabilirse bu sorunlar ortadan kaldırılır” tavsiyesinde bulundu.
Yangında ilginç gelişme
Atatürk Havalimanı C terminalindeki yangına ilişkin soruşturma, ortaya atılan iddialar nedeniyle karmaşık bir hal aldı. Firmaların yaptığı hasar tespiti sonucunda 400 kilo gümüş, işlenmiş altın ve 14 milyon doların kargoda yandığının açıklanması, çeşitli spekülasyonları beraberinde getirdi. Yurtdışından getirilen yüklü miktardaki kaçak malın depolardan yasadışı bir şekilde alındığı ve yangının da bu nedenle çıkarıldığı iddiası da şüpheleri artırdı. Soruşturma kapsamında olay yerindeki kamera kayıtları incelemeye alındı. Yangını ilk fark eden kargo bölümündeki 2 işçi ile diğer bazı görevlilerin ifadelerine başvurulduğu öğrenildi. İtfaiye ve olay yeri inceleme raporlarının hazırlanmasının ardından yangının kesin çıkış nedeninin belirlenebileceği kaydedildi.
Formasyon için oturma eylemi
Şartsız formasyon hakkı isteyen İstanbul Üniversitesi (İÜ) öğrencileri, Ulusal Güvenlik Birimi (UGB) uygulamalarını protesto etmek için oturma eylemi yaptı. Şartsız formasyon hakkı isteyen İÜ öğrencisi bir grup Mayıs ayından itibaren UGB’ne bağlı güvenlikçilerin uygulamalarını protesto etmek amacıyla İÜ Edebiyat Fakültesi önünde 5 gündür yaptıkları oturma eylemine dün de devam etti. UGB’lilerin uygulamalarını teşhir eden dövizler taşıyan öğrenciler oturma eylemi esnasında “F Tipi üniversite istemiyoruz”, “Direne direne kazanacağız” şeklinde slogan attı. Öğrencilere yönelik uygulamaları bir skeçle anlatan öğrenciler, 30 dakikalık oturma eyleminin ardından, slogan ve alkışlar eşliğinde eyleme son verdi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net