Çalışmalar hakkında, Ankara Çağdaş Heykeltıraşlar Derneği Başkanı Ali Çakmakçı ve Mimar Mehmet Ali Özgün ile görüştük. Karadeniz üslubuyla, duygusal ve heyecanlı bir havada çalışmayı anlatan Mimar Özgün, birçok insanın Kazım’ın arkasından bir şeyler yapmak için uğraştıklarını anlattı. Özgün, bu önerinin kendilerine getirilmesi üzerine özel bir mekan olacağı için heykeltıraşlarla görüştüklerini belirterek, “Ciddi şekilde heyecanlandım. Bu heyecanı, birlikte çalışmamızda gösterdik” dedi.
Koyuncu’nun mezarının olduğu, köy mezarlığı ile fındık bahçeleri arasında yer alan arazinin çok eğimli olması sebebiyle yeşil alan oluşturulması gerektiğini belirten Özgün, bu yüzden çalışmaya Peyzaj Mimarı Belgin Durgun’un da katıldığını söyledi. Özgün, hedeflerini açıklarken ise, şu ifadeleri kullandı: “Ortada Karadeniz, doğa, deniz, şarkılar ve sanatçı bir kişilik var. Son derece yalın olmak zorunda...”
Ali Çakmakçı ise, imgelerle çalıştıklarını vurgulayarak, “Karadeniz’in doğal taşını, suyun sesini kullanacaklarını” anlattı. Çakmakçı, köy mezarlığı içinde olduğu için arazinin bütününü heykel gibi düşünerek yalın ve sade bir şey oluşturmaya çalıştıklarını ifade etti. “Suyun arazideki sesi ile mekandaki ritmini” yakalayarak, bir müzik oluşturmaya çalıştıklarını dile getiren Çakmakçı’nın anlattığına göre, dağdan getirilecek su, açılacak kanallarla önce mekanın etrafında dolaştırılacak, daha sonra mezarlığın yanındaki bir şelaleden akarak, tekrar dereye dökülecek.
Çakmakçı’nın ifadesiyle, “Sonsuzluk anlatılacak. Bir yandan da su, Kazım’ın kendi bestesini yapacak.”
Sugören’de, sularla örülecek olan anıt mezar, 100 metrekarelik alan içinde bütünleştirilecek. Mezarlık su içinde bırakılarak, suyun içinde yüzen bir taka misali ortada kalacak. Çevresi Karadeniz mimarisinde kullanılan yöreye özgü taşlarla döşenecek olan yapı, eğimden dolayı kazanılan kotta, bir de küçük oda barındıracak. Bir tür küçük müze olarak düşünülen bu odada, Koyuncu’ya ait eşyalar, fotoğraflar ve ziyaretçi defteri bulunacak.
İmece usulü
Mimarlar ve heykeltıraşların yanı sıra çok sayıda kişinin gönüllü desteğiyle yapılacak çalışmanın maddi giderlerini de bu çalışmaya katılacaklar karşılayacak. Koyuncu için bir şeyler yapmak isteyen herkesin maddi-manevi katkılarının beklendiği bu çalışmaya, Sugörenli köylüler çoktan desteğe başlamış bile. Köylüler, şahsi mezarlık alanlarını vererek, çalışmaya destek sunuyorlar.
Nisan ayı başında Hopa’ya giderek, yerinde incelemeler yapan proje yürütücülerinden Özgün, çalışmaya başlamadan önceki en büyük kaygılarının, “Herkesin kafasındaki mezar imgesini yıkabilecek miyiz?” olduğunu söyledi. Özgün, bir yandan Karadeniz Sahil Yolu ile yörenin tüm tarih, doğal, kültürel özellikleri yok edilirken, bu çalışmanın bu açıdan da büyük önem taşıdığına vurgu yaparak, “Oraya gittiğimizde bunu çok hissettik. Orada hem doğa, hem Kazım’ın kişiliği, her şeyi bastırıyordu” dedi.
İmece usülü, Kazım’a verilecek en değerli hediyelerden biri olan bu çalışma, Koyuncu’nun 25 Haziran olan ölüm yıldönümüne yetiştirilmeye çalışılıyor.
Belgesel hazırlığı sürüyor Koyuncu’nun ölüm yıldönümüne yetiştirilmeye çalışılan etkinliklerden biri de, Yazar Ümit Kıvanç’ın yönetmenliğinde hazırlanan belgesel.
Belgesele, Koyuncu’nun Zuğaşi Berepe (Denizin Çocukları) grubunu birlikte kurduğu arkadaşı Mehmedali Barış Beşli, arkadaşı Paluri Arzu Kal, Laz kültürü araştırmacısı İsmail Avcı Bucaklişi destek veriyor.