www.evrensel.net   | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler   | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Çeteyi açıklamadı
Danıştay’a saldırıyı ‘kanlı bir komplo’ ve ‘bir ihanet çetesinin işi’ olarak tarif eden Başbakan Erdoğan, saldırının perde arkasında ‘Susurluk’ ve ‘Sauna’ çetelerinin bağlantıları ortaya çıkmış olmasına rağmen hiçbir çete ismi vermedi. Erdoğan, saldırı için ‘açık bir provokasyon’ dedi ve katilin gerçek yüzüyle yüzleşmekten kaçınanların olduğunu söyledi.

Ayhan Parlak kaçtı
Danıştay saldırısı nedeniyle aranan eski Ata Ocakları Başkanı Ayhan Parlak’ın yurtdışına kaçtığı belirlendi. Soruşturma çerçevesinde aranan ve Muzaffer Tekin’den emir aldığı polis tarafından iddia edilen kilit isim Parlak’ın, Cumhuriyet gazetesine Alparslan Arslan’ın saldırı gerçekleştirdiği dakikalarda yurtdışına çıktığı anlaşıldı. Arslan’ın hem Cumhuriyet hem de Danıştay saldırısı öncesinde defalarca konuştuğu iddia edilen Parlak’ın, avukat ile eski yüzbaşı Tekin arasındaki irtibatı sağladığı iddia ediliyor.

‘Emekçiler kanmayacak’
Tüm-Bel-Sen Ankara 2 No’lu Şubesi, Cumhuriyet gazetesi ve Danıştay’a yapılan saldırıları anlamak için ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’ne bakmak gerektiğini duyurdu.


Çeteyi açıklamadı
AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Danıştay’a yapılan saldırının Türkiye’nin huzurunu sabote etmeye yönelik kanlı bir komplo olduğunu belirterek, “Saldırının arkasından bir ihanet çetesi çıktı” dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında, Danıştay’a yapılan saldırıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Olayın bütün boyutlarıyla hükümetin takibinde olduğunu söyleyen Erdoğan, Danıştay’a yönelik saldırıyla kanlı komplonun arkasından “bir ihanet çetesinin çıktığını” bildirerek, bu çetenin hedefinin, Türkiye’deki istikrar, huzur, kalkınma olduğunu kaydetti.
‘İhanet çetesinin’, hangi çete olduğunu söylemeyen Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın Danıştay’a saldırıyla birlikte artırdığı ‘seçime gidilmeli’ söylemlerini de yanıtlayarak “AKP iktidarı olarak, bizden erken seçim kararı bekleyenler boşuna heveslenmesinler Türkiye’nin erken seçim derdi yoktur” dedi.
Başbakan Erdoğan, “açık bir provokasyon” olarak tanımladığı Danıştay’daki saldırıyla ilgili olarak, kimsenin yarın pişman ve mahcup olacağı ifadelerde bulunmamasını istedi.
‘Ötekileştirme’
Demokrasi ve hukuk mücadelesini kararlılıkla sürdüreceklerini kaydeden Erdoğan, “Demokrasi ve hukuk mücadelemizde bir tek geri adım atmayacağız. Bu ülkede birileri, toplumu kategorize etmeden, milletin bir kısmını çekmecelere koymadan, toplumun bir kısmını ötekileştirmeden akıl yürütemiyor, analiz ve yorum yapamıyor olabilir” dedi.
Gerginliğin sorumlusu!
Türkiye’de huzuru ve istikrarı hedef alan bir ‘çetenin’ suçüstü yakalandığına ve deşifre edildiğine işaret eden Erdoğan, faillerinin bağlantılarıyla birlikte ele geçirilerek adalete teslim edildiğini söyledi.
Benzer senaryoları daha önce yaşamış olan vatandaşların nelerin, niçin yapıldığını gayet iyi bildiğini kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:
“Vatandaşımız şunu da biliyor; bu tür hain saldırılardan, bu tür provokatif eylemlerden en fazla rahatsız olacak kurum, hükümettir, yönetimdir. İstikrarın bozulmasını isteyecek bir hükümet olabileceğini hangi akıl sahibi düşünebilir veya böyle bir duruma inanabilir. Biz hükümet ve parti olarak, bütün boyutlarıyla bu işin üzerindeyiz. Bizzat şahsım da bu işi takip ediyor. Gerginlik olmaması için azami gayret sarfediyoruz. Hain eylemin bütün bağlantılarıyla çözülmesi için bütün birimlerimiz de çaba sarfediyor.”
Erdoğan, “Ne yazık ki, bugün hâlâ katilin gerçek yüzüyle yüzleşmekten kaçınanların da olduğunu görüyoruz” dedi. Provokasyonlar karşısında siyasi aktörlerin, durumdan vazife çıkararak siyasetin meşru dilini terk ettikleri ‘provokatif’ söylemler içinde olduklarını savunan Erdoğan, “Ne yazık ki bugün hâlâ katilin gerçek yüzüyle yüzleşmekten kaçınanların da olduğunu görüyoruz. Bu akla zarar, aceleci, endişe verici reaksiyonlar, yanlış olmuştur. Zira böyle durumlarda demokrasiye, siyasete her zamankinden daha fazla sahip çıkılmalıydı” dedi.

Bağış: ‘Duyumlar midemizi kaldırıyor’
Türkiye-ABD Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Egemen Bağış, Türkiye’de erken seçim olmayacağını ve yeni cumhurbaşkanını bu Meclis’in seçeceğini söyledi. ABD yönetimi ve kongresinin üst düzey yetkilileriyle görüşen TBMM heyetinin temaslarının sonunda basın toplantısı düzenleyen Bağış, “Midemizi kaldıracak duyumlar alıyoruz. Kim tarafından yapıldıysa yapılsın kınıyoruz” dedi.
ABD diplomaside arzulu!
Bağış, İran konusunda da “bu ziyarette ABD’yi İran’ı vurmaya yönelik bir hazırlık içinde görmedim, diplomaside arzulu gördüm” ifadelerini kullandı.

SP’li Kurtulmuş: ‘Saldırı
   cumhurbaşkanı seçimleriyle ilgili’
SP Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, “Danıştay saldırısı, bu Meclis’in cumhurbaşkanı seçmemesine yönelik bir komplodur” dedi.
Kurtulmuş, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Danıştay’a yapılan saldırının, “kimin işine yaradığının” iyi tespit edilmesi gerektiğini belirterek, saldırıdan milletin hiçbir şekilde kazançlı çıkmadığını söyledi.


Başa dön


Ayhan Parlak kaçtı
Danıştay saldırısı nedeniyle aranan eski Ata Ocakları Başkanı Ayhan Parlak’ın yurtdışına kaçtığı belirlendi. Soruşturma çerçevesinde aranan ve Muzaffer Tekin’den emir aldığı polis tarafından iddia edilen kilit isim Parlak’ın, Cumhuriyet gazetesine Alparslan Arslan’ın saldırı gerçekleştirdiği dakikalarda yurtdışına çıktığı anlaşıldı. Arslan’ın hem Cumhuriyet hem de Danıştay saldırısı öncesinde defalarca konuştuğu iddia edilen Parlak’ın, avukat ile eski yüzbaşı Tekin arasındaki irtibatı sağladığı iddia ediliyor.
‘Polat Alemdar’ lakaplı Arslan
Danıştay mensuplarına yönelik silahlı saldırıda bulunduğu gerekçesiyle tutuklanan Alparslan Arslan’ın kod adı olarak “Kurtlar Vadisi” dizisindeki “Polat Alemdar” karakterini kullandığı belirlendi.
Ankara Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün, Danıştaya yönelik silahlı saldırı olayının perde arka bağlantılarını tespit etmek için gözaltına aldığı Muzaffer Tekin’i dün akşamdan itibaren sorguladığı Tekin’in, Alparslan Arslan’ı tanıdığını, ancak, kendisinin Cumhuriyet gazetesi ve Danıştay olayıyla bağlantısı olmadığını söylediği kaydedildi. Muzaffer Tekin’in Alparslan Arslan ile yaptığı telefon görüşmeleriyle ilgili olarak, Arslan’ın genellikle kendisini aradığını, ilişkilerinin çok samimi olmadığını belirttiği öğrenildi.
Öte yandan olayla ilgili tutuklu bulunan Osman Yıldırım’ın bombaları aldığını itiraf ettiği, “Mardinli Ö.” adlı kişi ile İstanbul’da gayrimeşru ilişkileri olduğu bildirilen A.P’nin aranmasının sürdüğü belirtildi. A.P’nin geçmişte Susurluk davasından yargılanan bazı kamu görevlileriyle yakın ilişkide olduğu, bu kişileri yaklaşık 2 yıl önce Alparslan Arslan ile tanıştırdığı da tespit edildi.


Başa dön


‘Emekçiler kanmayacak’
Ecevit halen komada
GATA’da tedavi görmekte olan eski başbakanlardan Bülent Ecevit’in koma durumunun devam ettiği bildirildi. GATA’dan dün saat 10.00 itibariyle yapılan yazılı açıklamada, şöyle denildi: “Sayın Bülent Ecevit’in koma durumu devam etmektedir. Yaşam destek ünitesine bağlı olarak solunum ve dolaşım fonksiyonları stabil olup, anestezesiyoloji yoğun bakım ünitesinde genel destek tedavi ve bakımı sürdürülmektedir.”
Tzipi Livni Ankara’ya geliyor
İsrail Dışişleri Bakanı Tzipi Livni, 3 günlük bir ziyaret için 28 Mayıs Pazar günü Ankara’ya gelecek. İsrail radyosunun bildirdiğine göre, İsrail Dışişleri Bakanı Tzipi Livni, 28 Mayıs’ta geleceği Ankara’daki temasları çerçevesinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilecek ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile görüşecek. Görüşmeler sırasında, Filistinlilere yardım ve İran’ın nükleer dosyası konularının ele alınması bekleniyor.
‘Topçu davasında’ karar yarın
Eski Bayındırlık ve İskan Bakanı Yaşar Topçu’nun “Karadeniz Sahil Yolu Projesi” ihalelerine “fesat karıştırdığı” iddiasıyla Yüce Divan’da yargılandığı davada karar, yarın açıklanacak. İddia makamında bulunan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok, esas hakkındaki görüşünde, sanık Topçu hakkında ihaleye fesat karıştırma iddiasıyla dava açıldığını, ancak devletin zarara uğratılmadığını söyledi. Dolayısıyla işlenen suçun eski ve yeni TCK’ye göre “Görevi kötüye kullanma” olduğunu belirten Ok, bu suçun zaman aşımı süresinin ise 5 yıl olduğunu kaydetti. Suç tarihinin 19 Eylül 1997 olduğunu ifade eden Ok, kamu davasının düşürülmesini talep etmişti.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net