www.evrensel.net   | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler   | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Erdemir’in devri hukuksuz
TÜPRAŞ’ın ardından Erdemir özelleştirmesinde de yürütmeyi durdurma kararı çıktı. Danıştay 13’üncü Dairesi Erdemir’in OYAK’a devrine izin veren Rekabet Kurulu’nun kararını yasalara aykırı buldu. Davayı açan Makina Mühendisleri Odası Başkanı Emin Korkmaz, “Erdemir kamuya iade edilmeli” dedi.

Fabrikaları için yol kestiler
Şeker fabrikalarının özelleştirilmesine karşı işçi ve köylüler Ağrı, Van Erciş ve Konya Ilgın’da ortak miting gerçekleştirdiler. Mitinge katılan işçiler ve pancar üreticileri fabrikalarına sahip çıkacaklarını ve özelleştirmeyi durduracaklarını bildirdiler. Ilgın’da traktörlerle yolu kapatan eylemciler, gelişmelere göre Ankara’ya yürüyeceklerini söylediler.


Erdemir’in devri hukuksuz
TÜPRAŞ’ın ardından Erdemir özelleştirmesinde de yürütmeyi durdurma kararı çıktı. TMMOB Makina Mühendisleri Odası’nın, Erdemir’in Özelleştirilmesinde devre izin veren Rekabet Kurulu kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açtığı davanın ilk aşaması sonuçlandı. TMMOB Makina Mühendisleri Odası Başkanı Emin Korkmaz, Danıştay 13’üncü Dairesi’nin Erdemir’in OYAK’a devrine izin veren Rekabet Kurulu kararının yürürlüğünü durdurduğunu açıkladı.
Danıştay 13. Dairesi, kurulun kararını oybirliği ile durdurdu. Daire, Rekabet Kurulu’nun, Erdemir’in devrine izin veren kararın 7 üye yerine 8 üye ile aldığı ve bunun yasaya aykırı olduğuna işaret ederek, yürütmeyi durdurdu. Rekabet Kurumu, karara itiraz edebilecek, itirazı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu görüşecek.
Devirden önce yargı beklenmeli
Danıştay’ın bu kararıyla, Erdemir’in devrinin yasal dayanaktan yoksun kaldığını belirten Korkmaz şunları söyledi: “Danıştay 13. Dairesi’nin kararı bir kez daha göstermiştir ki; stratejik öneme sahip, kamuya büyük gelir getiren işletme, varlık ve hizmetler yangından mal kaçırırcasına özelleştirme kapsamına alınarak bir an önce özelleştirilmelerine çalışılmakta, böylesine önemli özelleştirme süreçlerinde yürütülen işlemlerde, telafisi imkansız hatalar yapılmaktadır. Kamuya ait tüm değerlerin önü alınamaz bir istekle özelleştirilmelerinde yürütülen işlemlerde böylesine önemli hataların yapılması; özelleştirmelerdeki aceleciliği ve dolayısıyla kamu yararına uygunluk değerlendirmesinin yeterince yapılmadığını da ortaya koyar niteliktedir. Artık Erdemir, Telekom, Tüpraş gibi ülkenin ve kamunun genelini ilgilendiren özelleştirmelerde, devir yapılmadan, bu özelleştirmelere karşı yürütülen yargı sürecinin beklenmesi, Kanuni İdare İlkesi’nin bir gereği olarak kabul edilmelidir.”
Devir gerçekleşti
Geçen yıl ekim ayında gerçekleştirilen ihalede OYAK Grubu yüzde 46.12’lik hisse için 2 milyar 770 milyon dolar ile en yüksek teklifi vermişti. Rekabet Kurulu’nun OYAK tarafından kurulan Ataer adlı şirkete izin vermesi sonrasında Erdemir’in devri 27 Şubat’ta gerçekleştirilmişti.
Devirle birlikte Erdemir’deki 46.12’lik Özelleştirme İdaresi payı ve yüzde 3.17’lik Türkiye Kalkınma Bankası (TKB) hissesi OYAK’a geçmişti. OYAK, 2 milyar 770 milyon dolarlık ihale bedelini Özelleştirme İdaresi hesabına, 190.2 milyon doları da TKB hesaplarına aktarmıştı.
Oda Başkanı Korkmaz, Erdemir’de devir işleminin yapılmış olmasının, Erdemir özelleştirmesinin hukuka aykırılığını ortadan kaldırmadığını ve Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararını hükümsüz kılmadığını bildirdi. Devirin hukuka aykırılığının yargı kararıyla tespit edildiğini ve idarelerin hatalı işlemlerini geri alabilmelerinin genel İdare Hukuku ilkelerinden olduğunu hatırlatan Korkmaz, “Odamız, bağımsız yargının kararına saygı ve yürütmeyi durdurma işleminin derhal uygulanmasını istemektedir” dedi.

Danıştay’ın gerekçesi
Danıştay 13’üncü Dairesi, Rekabet Kurulu’nun Erdemir’in devrine izin veren kararının yürütmesini üye sayısının yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle durdurdu. Daire, yedi üyeden oluşturulan Rekabet Kurulu’nun Erdemir’in devrine izin veren kararını sekiz üyenin katılımıyla aldığı ve bunun yasaya aykırı olduğuna işaret ederek, Kurul kararının dava sonuçlanıncaya kadar yürütülmesinin durdurulmasına karar verdi. Kararda şu görüşlere yer verildi: “Kollektif işlem niteliğinde olan Rekabet Kurulu kararlarının 4054 sayılı Kanun uyarınca, Kurul’un inceleme ve araştırmalarında uyulması zorunlu usulleri ayrıntılı olarak saptayan usule uygun olarak, elde edilen bilgi ve belgelerin yapılan toplantı ve müzakerelerde değerlendirilmesi üzerine, tarafların iddia ve savunmalarıyla ileri sürülen delillerinin, Kurul’u oluşturanlarca ortaya konulan görüş ve karşı görüşlerin tartışılması sonucunda, birden çok iradenin katılımıyla oluştuğu göz önüne alındığında, Kurul’un üye sayısının belirsiz olmayıp, en çok ve en az kaç üyeyle toplanacağının ve karar alacağının yasayla getirilen düzenlemeye uygun olamsı işlemin şekil unsuru yönünden esaslı bir koşuldur.”


Başa dön


Fabrikaları için yol kestiler
Şeker fabrikalarının özelleştirilmesine karşı işçi ve köylüler Ağrı, Van Erciş ve Konya Ilgın’da ortak miting gerçekleştirdiler. Mitinge katılan işçiler ve pancar üreticileri fabrikalarına sahip çıkacaklarını ve özelleştirmeyi durduracaklarını bildirdiler. Ilgın’da traktörlerle yolu kapatan eylemciler, gelişmelere göre Ankara’ya yürüyeceklerini söylediler.
Ağrı’da bulunan Şeker Fabrikası’nın özelleştirilmemesi için geniş çaplı miting yapıldı. Saat Kulesi’nin önünde saat 10.00’da düzenlenen mitinge Ağrı’da bulunan siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum örgütleri destek verdi. Mitingte konuşma yapan Şeker İş Sendikası Genel Sekreteri Fetih Tekin şunları söyledi: “Türkiye Cumhuriyeti 1984 yılında buraya fabrika kurarken yatırım istihdam amacı güttü. Para kazanma politakası gütmedi. Ama bugün birileri ben tüccarım diyor, para kazanma hesabı yapıyor ve babalar gibi satarım, ama unutuyorlar bu halk babalar gibi satarız diyenleri analar gibi ağlatır. Daha önceden çok iktidarları ve çok baba gibi satarız diyenleri analar gibi ağlattık. Şeker pancarındaki rant 600 milyon dolar. Bu para kimin ve kimlerin cebine giriyor. Çiftçinin, besicinin, şekercinin ve halkın cebine girsin diyoruz.”
Ağrı milletvekillerine ve AK Parti hükümeti aleyhinde slogan atan şeker fabrikası çalışanları daha sonra slogan atarak dağıldılar.
Ankara’ya...
Erciş’te gerçekleştirilen mitinge 2500 kişi katıldı. Şeker-İş binası önünde toplanan işçi ve emekçiler “Herkes ele ele hükümet nereye”, “Ha fabrikayı kapat ha atom at”, “Şeker Fabrikası Erciş’in şah damarıdır”, “Şeker Fabrikası kapanmasın babalarımız işsiz kalmasın” yazılı dövizlerle yürüyüşe geçtiler. Mitinge Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şevket Kazan ve Erciş Belediye Başkanı Fatih Çiftçi de destek verdi.
Mitingde konuşan Şeker-İş Erciş Şube Başkanı Halis Halifeoğlu, bölge için şah damarı görevi gören fabrikanın özelleştirilmesi durumunda Ankara’ya yürüyeceklerini ve Başbakanlığın önünde açlık grevine gideceklerini söyledi.
Yolu kapattılar
Konya Ilgın’da ise iki bin kişinin katıldığı mitingde 300 traktör ile araçlardan oluşturulan konvoy ile Konya-Afyon karayolu yarım saat süreyle trafiğe kapatıldı. Sadece acil işi ve hasta olanların geçmesine izin verildi. Sloganlarla tepkilerini dile getiren işçiler ve pancar üreticileri, zaman zaman yolu trafiğe açmak isteyen polislerle de tartıştı. Ilgın Ziraat Odası Başkanı İlhami Demirci ise özelleştirmenin bölge çiftçisin kaderini belirleyeceğini dile getirdi.

Türk-İş’ten kayıt dışı önerisi
Türk-İş, kayıt dışı istihdamın önlenmesi için hükümetle sosyal tarafların katılacağı bir ‘’ulusal komite’’ oluşturulmasını ve bu komitenin 3 yıllık ‘’mücadele süresi’’ sonunda kayıt dışının yüzde 5-10 oranına indirilmesi için bazı tedbirler almasını önerdi.
Türk-İş’in alınacak tedbirlere ilişkin önerileri arasında, kayıt dışı istihdamın önlenmesi için resmi denetim elemanlarının yanında ‘’gönüllü müfettişlerin’’ de görev yapması, kendi başvurusuyla kayıt altına giren işyerlerinin cezalandırılmaması ve bu işyerlerinin bazı muafiyet ve istisnalardan yararlanması da bulunuyor.
Türk-İş tarafından hazırlanan ‘’Kayıt Dışı İstihdamla Mücadele için Ulusal Eylem Planı İhtiyacı’’ adlı rapor, Konfederasyon’un Başkanlar Kurulu’nda değerlendirildi. Gelecek günlerde Başbakanlık’a da iletilecek raporda, Türk-İş, Türkiye’nin önemli bir sorunu olan kayıt dışı istihdamla mücadele konusunda bir öneri getirdi.
Öneriye göre, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Maliye ve İçişleri bakanlıkları, Hazine ve DPT müsteşarlıkları, SSK, sosyal taraflar (Türk-İş, TİSK vb), ilgili kuruluşlar (TOBB, TESK, TZOB, TÜRMOB, Türkiye Müteahhitler Birliği vb) ve ILO temsilcilerinin katılımıyla bir ‘’ulusal komite’’ oluşturulacak.
Sendika şartı
Kayıt altına alma oranına ve kayıtlı istihdam artışına paralel olarak, yeni prim gelirleri de dikkate alınarak, vergi ve sosyal güvenlik prim oranlarında indirime gidilecek. Ancak bu indirimlerden yalnızca çalışanların örgütlü bulunduğu ve toplu iş sözleşmesi olan işyeri ve işletmeler yararlanacak.
Sendikalar Kanunu’nda yapılacak değişikliklerle, işsizlerin ve işçi emeklilerinin sendika üyesi olabilmeleri sağlanacak. Mücadele süresince sendika üyeliği zorunlu olacak ve sendika üyesi olmayanlar işe giremeyecek. Mücadele süresi içinde öğrenciler dışında kalan nüfus, herhangi bir örgüte kayıtlı olacak.
Türk-İş’in rapora göre, kayıt dışı çalışan yaklaşık 5 milyon 700 bin kişi asgari ücret üzerinden kayıtlı duruma getirilmesi durumunda, devletin yıllık 18 milyar YTL kazancı olacağı belirtildi.


Başa dön


Açlık sınırı 540 YTL
Türk-Harb-İş Sendikası, nisan ayında 4 kişilik bir ailenin açlık sınırını 539.53 YTL, yoksulluk sınırını ise 1654.84 YTL olarak hesapladı. Sendikanın Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) hesaplarını baz alarak yaptığı araştırmaya göre, nisan ayında, çalışan, eşi, 0-6 ve 6-15 yaş gruplarındaki iki çocuğun, Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği asgari kalori miktarı dikkate alındığında, tüketmesi zorunlu olan gıdalar için harcaması gereken tutar 539.53 YTL oldu. Açlık sınırı çalışan tek kişi ve çalışmayan eş ve 6-15 yaş grubundaki çocuk için ayrı ayrı 139.88 YTL olurken, 0-6 yaş grubundaki çocuk için ise 119.90 YTL olarak hesaplandı. Gıda, giyim, sağlık, barınma ve eğitim başta olmak üzere vazgeçilmesi mümkün olmayan harcamaları kapsayan yoksulluk sınırı ise 1654.84 YTL oldu.
Geçici beyanname süresi uzatıldı
Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin 2006 yılı Ocak-Mart dönemine ilişkin ilk üç aylık geçici vergi beyannamelerinin verilme süresi 15 Mayıs Pazartesi günü akşamına kadar uzatıldı. 2006 yılı ilk üç aylık geçici vergi beyannamesinin verilme süresinin uzatılmasına ilişkin sirküler Maliye Bakanı Kemal Unakıtan imzasıyla yayımlandı. Buna göre, ilk üç aylık geçici vergi beyannamelerini verme süresi 15 Mayıs 2006 Pazartesi günü akşamına kadar uzatıldı. Geçici vergi beyannamelerini verme süresi bugün sona eriyordu.
Amasya mitinge hazırlanıyor
Şeker-İş’in şeker fabrikalarının özelleştirilmesine karşı Amasya’da düzenleyeceği mitingin hazırlıkları tüm hızıyla devam ediyor. Sendika ve siyasi partilerin de destek vereceği miting 13 Mayıs Cumartesi günü saat 12.00 Yavuz Selim Meydanı’nda yapılacak. Şeker-İş Amasya İl Başkanı Hikmet Soyluer, herkesin kendi pankartı ile mitinge katılacağını ifade etti. Soyluer, hükümetin ihaleleri ertelediğini ancak karar geri alınana kadar mücadelelerinin süreceğini söyledi. KESK Şubeler Platformu ise yazılı bir açıklama ile üyelerine mitinge katılma çağrısı yaptı. Genel-İş Şube Başkanı Sezai Sernikli de mitinge kendi pankartları ile katılacaklarını bildirdi. Parti olarak dağıttıkları bildirilerle mitinge hazırlandıklarını belirten EMEP İl Başkanı Hulisi Şimşek, tüm güçleri ile mitingde yer alacaklarını ifade etti. Tüm Köy-Sen Genel Merkez Yöneticisi Sadık Turan ise köy köy dolaşarak üreticileri mitinge çağırdıklarını söyledi. Turan, şeker işçisinin yanında olacaklarını ve birlikte mücadele edeceklerini kaydetti. Eğitim Sen de mitinge katılacağını açıkladı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net