www.evrensel.net   | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler   | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



“Çirkin milliyetçi”
Amerikan Newsweek dergisinde yeralan bir makalede, Erdoğan’a “neler olduğu” sorgulanarak, “Bugünlerde Erdoğan, yıkmayı vaad ederek iktidara geldiği gerici eski rejim bekçileri gibi konuşuyor” denildi.

Yeni TMY ‘SS’ tarzı
Terörle mücadele yasa tasarısı kapsamı genişleterek, Bakanlar Kurul’unda imzası tamamlandı. Kitle örgütleri, dernek, vakıf ve siyasi partilerin söylem ve ifadelerinin de “terör örgütüne destek” gerekçesiyle terör kapsamına alınacağı tasarıda, ayrıca “çocuklarını bilerek ve isteyerek terör örgütünün eylemlerine gönderen, teşvik eden” anne babalara da ceza gelecek.


“Çirkin milliyetçi”
Amerikan basınında AKP hükümetine yönelik eleştiriler yeniden yoğunlaşıyor. Newsweek dergisinin son sayısında, Ankara’da “çirkin milliyetçi bir ruh halinin” güçlendiği belirtilerek, bu ruh halinin “bir zamanlar selamlanan reformları sekteye uğrattığı” kaydedildi.
Owen Matthews imzalı makalede, bir zamanlar “Türkiye’yi Avrupa’nın eşiğine getiren” Başbakan Erdoğan’a “neler olduğu” sorgulanarak, “Bugünlerde Erdoğan, yıkmayı vaad ederek iktidara geldiği gerici eski rejim bekçileri gibi konuşuyor” denildi. Erdoğan’ın Kürt sorunundaki zigzaglarını hatırlatan Owens, Kıbrıs sorununda da benzer bir tutumun hakim olduğunu belirterek, karikatüristlere açılan davaların da, hoşgörü ve insan hakları konularında geriye atılmış adımlar olduğunu kaydetti.
Owens, “AKP, içeride ve dışarıda, eski moda Türk milliyetçiliğine keskin bir dönüş yaptı. Bu gelişme hem AB üyeliği, hem de Türkiye’nin dünyadaki yeri konusunda ciddi sonuçlar doğurabilir” dedikten sonra, bu dönüşün sebebinin erken seçim olasılığı olduğu saptamasını yaptı.
Kürt sorununda çözümsüzlük
MHP’nin genç seçmenler nezdinde yükselişe geçtiğini ileri süren yazar, son süreçte başbakanın Kürt kadın ve çocuklara yönelik tehditvari açıklamalar yaptığını hatırlattı.
Kürtlere karşı bir baskı harekatının “AB üyeliği isteğinin son nefesi olacağını” yazan Owens, “Ama Türkler, giderek artan sayıda, aldırıyor görünmüyorlar. Birçoğu, Kürtlerin tehlikeli ulusal isteklerinden dolayı AB’yi suçluyor. Türkler, PKK’nin K. Irak’taki askeri kamplarının kapatılmamasından dolayı ABD’yi de suçluyor” diye devam etti. Ankara’nın geçen yıl, Türk limanlarını Kıbrıs Rum Kesimi gemilerine açmayı kabul ettiğini, ama daha sonra bu vaadi de unuttuğunu belirten Newsweek yazarı, AB’nin Türkiye’ye ekim ayına kadar süre tanıdığını, ancak Ankara’nın geri adım atmamakta direndiğini kaydetti. Avrupa’da da “Türkiye üyeliği karşıtı” dalganın yükseldiğine dikkat çeken Owens, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in olumsuz tutumunu hatırlattı.
Owens, bu gelişmelere karşılık Türkiye’nin Ortadoğu ile ilişkilerini güçlendirdiğini, Suriye ve İranlı üst düzey yetkililerin birçok kez Ankara’ya geldiğini, hatta Iraklı Şii lider Mukteda Sadr ile “flört edildiğini” dile getirdi. Makalenin sonundaki şu değerlendirme dikkat çekti: “AKP’nin, asker şahinlere karşı en iyi savunması, Avrupa’ya katılmak. Ama Erdoğan tehlikeli bir oyun oynuyor. Belki liberal ekonomi, ilerici politika ve eski tip milliyetçiliği dengeleyebilir. Ama hem Türkiye, hem Avrupa’da onun başarısız olmasını isteyenlerin sayısı oldukça fazla.”
Time: Erdoğan zorda
Haftalık Time dergisi de, “İsyanın Dönüşü” başlıklı yazısında Türkiye’de yaşanan şiddet olaylarını ele alırken, Güneydoğu’da son haftalarda yaşanan olayların hükümeti zor durumda bıraktığını yazdı.
Time dergisinin “Notebook” köşesinde yeralan özette, “Şiddet, Recep Tayyip Erdoğan hükümetini zor durumda bıraktı. Türk Başbakan, PKK’ya sıfır tolerans gösterileceği sözünü verdi. Fakat aynı zamanda polis yönetiminin Avrupa normlarına uygun olup olmadığını, ülkenin fakir Güneydoğusu’ndaki sıradan Kürtlerin yaşam koşullarının iyileştirilip iyileştirilmediğini gözleyen AB’den gelen baskının altında.” denildi.

1 Mart tezkeresi, Amerika’da hâlâ gündem
Tanınmış ABD’li gazeteci ve yazar Robert D.Kaplan, Irak’la ilgili 1 Mart Tezkeresi’nin reddedilmesinin ABD Dışişleri ve Savunma Bakanlıkları arasındaki uyum eksikliğinden de kaynaklandığını belirterek, bunun aslında Başkan Bush’un hatası olduğunu öne sürdü.
Robert D.Kaplan, Los Angeles Times gazetesinde yayınlanan makalesinde, Bush yönetiminin askeri ve diplomatik bürokrasilerinin uzun sürelerde uyum içinde çalışmadığını belirterek şöyle devam etti: “Dışişleri ve Savunma Bakanlıkları arasındaki uyum eksikliği, ABD kuvvetlerinin Irak’a Türkiye’nin sınırları üzerinden girmeleri için izin alınamamasının nedenlerinden biri. Bunun da aslında, Savunma Bakanı Rumsfeld’in, eski Dışişleri Bakanı Powell’in veya Başkan Yardımcısı Dick Cheney’nin değil, bu görevler için olması gerektiği gibi güçlü kişilikleri seçen ve tek bir vücut halinde çalışmadığında sert uyarılar yapması gereken Başkan Bush’un hatası.”

‘ABD, Türkiye’den üs istemedi’
ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, bir basın mensubunun, ABD’nin Türkiye’de 3 deniz üssü istediğine yönelik basında yer alan haberleri hatırlatması üzerine, “Bu haberler doğru değil. ABD, Türkiye’den üs istemedi”dedi.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan da, bir soru üzerine yaptığı yazılı açıklamada, “ABD’ye Deniz Üssü” ve “ABD Yüksekova’ya Üs Mü Kuruyor?” başlıklı haberlerde yer alan unsurların doğru olmadığını söyledi.


Başa dön


Yeni TMY ‘SS’ tarzı
Terörle mücadele yasa tasarısı kapsamı genişleterek, Bakanlar Kurul’unda imzası tamamlandı. Kitle örgütleri, dernek, vakıf ve siyasi partilerin söylem ve ifadelerinin de “terör örgütüne destek” gerekçesiyle terör kapsamına alınacağı tasarıda, ayrıca “çocuklarını bilerek ve isteyerek terör örgütünün eylemlerine gönderen, teşvik eden” anne babalara da ceza gelecek.
Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çicek, dün Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, terörle mücadele yasa tasarısının imzasının tamamlandığını sadece Başbakanın üst yazısının eksik olduğunu söyledi.
Tasarının içeriğinin sorulması üzerine Çicek, terör tanımının değişmediğini, terör örgütünün işlediği yada işleyeceği suçlarla ilgili bir çok yasada hükümler bulduğunu, bir yasa ile terörü önlemenin mümkün olmadığını söyledi.
Ersümer ve Çakan Yüce Divan’da
Eski Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanları Zeki Çakan ile Cumhur Ersümer’in Yüce Divan’da yargılandıkları davanın bugünkü son duruşmasında verilen ara karar gereği, aralarında bazı eski bürokratların da bulunduğu 7 tanığın ifadesine başvurulacak. Ersümer’in Yüce Divan’a sevk kararında, bakanlığı döneminde uyguladığı yanlış ve usulsüz enerji politikaları nedeniyle kamuyu zarara uğrattığı, görevini suistimal ettiği ve yetkilerini aşıp amaç dışı kullanarak kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı davrandığı ileri sürülüyor.
Erdoğan’a ‘Köy Enstitüleri’ sorusu
CHP Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı, Başbakan Erdoğan’a, Köy Enstitüleri üzerine yapılan çalışmayı sordu. TBMM Başkanlığı’na soru önergesi veren Gazalcı, Erdoğan’ın, 11 Eylül 2003’te yaptığı “Ulusa Sesleniş” konuşmasında, “Köy Enstitüleri uygulamasının bilimsel analize tabi tutularak, bu deneyimden bugün nasıl yararlanılabileceği konusunda araştırma yapılmasını istediğine” yer verdiğini hatırlattı. Gazalcı, “O konuşmadan bu yana, Köy Enstitüleri üzerine yapılan araştırma ve çalışmalar nelerdir, bu çalışmaların ne gibi sonuçları doğmuştur?” dedi.
Şirin, Sezer’i uyardı
ANAP Genel Başkan Yardımcısı Emin Şirin, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e mektup yazarak, bazı konuşmalarının Kenan Evren’in Özal’a 1983 seçimlerini kazandıran konuşmasının etkisini yaptığını belirtti. İrtica ile ilgili konuşmaları üzerine Başbakan Erdoğan ve Yardımcısı Mehmet Ali Şahin’in yanıt verdiğini anımsatan Şirin, “Eğer irticadan somut olarak ne anladığınızı, kimi, neden tayin etmediğinizi ve endişelerinizin ne olduğunu somut olarak anlatırsanız, dindarlarla dincinin tefriki halk nezdinde yapılmış olabilir” dedi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net