|
|

|
           

Yıllardır üniversitelerde gerici-faşist saldırılar olur. Ve adı aynen böyledir işte: Gerici-faşist saldırı!
|
MEDYA
........................................................................
MEDYA SERVİSİ
|
İyi de o kafa hangi kafa?
Yıllardır üniversitelerde gerici-faşist saldırılar olur. Ve adı aynen böyledir işte: Gerici-faşist saldırı!
Fakat medyamızın editörleri, yayın yönetmenleri, yazıişleri müdürleri; haberler muhabirler tarafından nasıl yazmış olursa olsun, kendilerine verilen emirlerin gereklerini yerine getirir, olayın adını şöyle koyar: “Üniversitede sağ-sol çatışması!”
Bu adamlar için üniversiteye dışarıdan gelmiş, silahlı külahlı adamların kampüslerde, kantinlerde, sınıflarda, bahçelerde eylem yapan, türkü söyleyen, sohbet eden, kitap okuyan, şenlik yapan, stand açıp imza toplayan öğrencilere saldırması ‘sağcı ve solcu öğrencilerin kavgası’dır.
O saldırganların ‘dışarıdan’ olması da şart değildir gerçi, üniversite öğrencisi olarak kayıtlı olup da insanla, bilimle, sanatla, üniversiteyle alakası olmayan ne canavarlar var, bir bilsen altına edersin ey medya! Höörrr!!! Kork şimdi hem dışardan hem de ‘dışarıdan’ olan o saldırganlardan kork!
Niye şimdi?
Peki niye şimdi korkuyorlar?
Mesela Gazi Üniversitesi’nde küpe takıp saç uzatan bir öğretim görevlisi gece karanlığına sığınan 5 tane korkağın saldırısına uğrayınca, Hürriyet bağırıyor, “O kafa iş başında”...
İyi de kardeşim, o kafa hangi kafa?
O kafanın bir adı yok mu?
Yıllardır üniversitelerde alikıranbaşkesen değil mi o kafa? Polis, jandarma, JİTEM, destekli oldukları onlarca kez, onlarca tanıklıkla ve delille kanıtlanmadı mı? ODTÜ’de mesela, JİTEM kimlikleri yıkanması gecikmiş mendiller gibi ortalığa yayınlamadı mı? Saldırıya uğrayan ‘solcu öğrenciler’, yedikleri sopaların üstüne bir de kan revan içinde gözaltına alınmadılar mı?
Siz o vakitlerde ne dediniz ey medya manşetleri?
“Sağ-sol çatışması çıktı!”
Elinin körü çıktı!
Peki o ‘solcu öğrenciler’ yıllarca, size ulaşmaya, gerçeklerin ortaya çıkmasını sağlayacak haberler yapmanızı, yazılar yazmanızı sağlamaya çalışmadılar mı? “Siz ne saçmalıyorsunuz kardeşim, bu işin aslı böyle böyle” demediler mi? Dediler! Peki siz ne yaptınız, “Biz taraf tutmayız” martavalları okudunuz!
İyi de özerk-demokratik, parasız üniversite ve bilimsel eğitim isteyen gençlere taraf olmadıysanız o zaman şimdi niye rahatsız oluyorsunuz?
Çünkü şimdi üniversite avlusunda bir öğretim üyesinin dövülmesi, Marmara Üniversitesi’nde resim ve heykel yapan öğrencilerin sırf bu yüzden saldırılara uğraması ve nihayet elinde döner bıçağıyla üniversite avlusunda fır dönen hilkat garibesi sizin allayıp pullayıp pazarlamaya çalıştığınız, ve nimetlerini yiyip içmek istediğiniz biricik ülkenizin imajını bozuyor, değerini düşürüyor değil mi?
Eh o zaman ne duruyorsun, çok korkmuş pozlarıyla, bu başlıkların atılması zamanıdır artık!
O kafanın adı ne peki ey Hürriyet gazetesi?
“Çağdışı kafa” mı?
“İlkel kafa” mı?
“Çirkin kafa” mı?
“Koca kafa” mı?
Adını koyun da öğrenelim bakalım!
Öğrenelim de tanıyalım o kafayı!
Bu saldırganlar yıllarca diktatörlük yönetimlerinin sokaktaki eli ayağı oldu. Hâlâ da öyle...
“Militarizmin gönüllü bekçileri” ya da “İslamın aslanları” olarak zaptiyeliğe çıkıyorlar! Anında yargılama, hızla infaz!
Fakat bazen medyamızın gözüne bu yöntemler, bu çağda fazla kaba görünüyor ve çığlığı basıyorlar o zaman: Ayy yine o kafa!
Ama her zaman bir uzlaşma yolu var: Bira içen gençlere döner bıçağı sallayan o kafa, linççi olup çıktı mı karşılarına korku sevince dönüşüyor. Bu sefer sevinç çığlıkları atıyor medya: Heyooo, halkımız duyarlılığını gösterdi!
İyi de yavrucuğum bu iki kafa aynı iki kafa!
Sen sokakta yapılan bazı öldürme girişimlerini destekler, bazılarından korkarsan çifte standartlılığın daniskası olur bu!
Ve bir gün, birden bire, hiç ummadığın bir anda, hiç ummadığın bir nedenle senin de gözünün üstüne iniverir o kafa!
Mesela genel yayın yönetmenin bir gavur kadının 50 yaşından sonra ne kadar seksi olabildiğini yazıp çiziyor, halkın fikrini bozuyor diye!
Ne diyeceksin o zaman medya efendi!
Nasıl tarif edeceksin ‘o kafa’yı o zaman!
Başa dön
|
|
|