Berlusconi’nin asıl derdi
İtalya genel seçimlerinde yenildiğini kabul etmeyen Başbakan Silvio Berlusconi’nin asıl derdinin yargılanma korkusu olduğu bildirildi. Berlusconi, Corriere della Sera gazetesine gönderdiği mektupta, “Oyların sayımının ardından, kimsenin kazanmadığı ve kimsenin kaybetmediği ortaya çıkmıştır” diyerek, “geniş tabanlı bir koalisyon hükümeti” kurulması önerisini yineledi. İki hafta önce yapılan seçimlerde, Romano Prodi liderliğindeki merkez sol ittifak, hem senato, hem parlamentoda kılpayı farkla çoğunluğu kazanmıştı. Gözlemciler, Berlusconi’nin “koalisyon” ısrarının sebebinin yargıdan kaçma çabası olduğunda birleşiyor. Sağcı lider, beş yıllık başbakanlığı döneminde, kendisini yargılanmaktan kurtaracak birçok yasa çıkarmıştı. Gazetelerdeki yorumlara göre Berlusconi, Prodi’ye “rahat bir hükümet” sözü verip, karşılığında “dokunulmazlık” talep ediyor. Solcu Il Manifesto gazetesi, Corriere della Serra’da yayınlanan Berlusconi mektubunun, “kendisini kurtarma amacını taşıdığını” bildirdi. Gazetenin editörü Valentino Parlato, sol seçmeni bu tip oyunlara karşı “demokratik uyanıklığa” davet etti. Parlato, “Seçimleri geçersiz ilan etmek ve kendini kurtarmak için büyük koalisyon önermek, eşit derecede tehlikeli ve yıkıcı senaryolar” diye yazdı. Kaynaklar, Cumhurbaşkanı Carlo Azegilo Ciampi’nin, önümüzdeki ay başında Prodi’ye hükümet kurma görevini verebileceğini dile getiriyor.
Irak’ta kriz derinleşiyor
Irak’ta hükümet kurma çalışmaları çerçevesinde Sünnilerin meclis başkanlığı için aday gösterdiği Tarık El Haşimi’nin adaylığına Şiiler karşı çıktı. Kürt vekil Mahmud Osman, Şiilerin Tarık El Haşimi’nin adaylığına karşı çıkmalarının devletin başına yapılacak atamalarla ilgili bir siyasi uzlaşma arayışını daha da karmaşık hale getirdiğini belirterek, “Kriz derinleşiyor” yorumunda bulundu. Şiilerin adayı İbrahim Caferi’nin yeniden başbakan olması konusunda hâlâ bir anlaşmaya varılmadığını ifade eden Osman, “Bir başka sorun da, Şii listesinin El Haşimi’nin meclis başkanlığına adaylığına karşı çıkması. Daha çözüme kavuşturulmayı bekleyen bir sürü sorun var ve bunlar nasıl çözülecek bilmiyorum” dedi. Irak meclisinin dün yapılması beklenen oturumu da, siyasi grupların devletin başına getirilecek kişi hakkında görüşebilmesi için “birkaç günlüğüne” ertelendi. Cumhurbaşkanlığı ve iki yardımcısı, başbakan ve iki yardımcısı ve meclis başkanıyla iki yardımcısının kim olacağına yönelik bir anlaşma sağlanamış değil. Meclis sözcüsü, çalışmaların başbakanlık konusunda tıkandığını ve oturumun bu sebeple ertelendiğini açıkladı. Bu arada, Bağdat’ın kuzeyindeki Ademiye’de önceki gece meydana gelen şiddetli çatışmada 1 sivil öldü, 7’si yaralandı. İçişleri Bakanlığı kaynakları, silahlı kişilerin bir karakola saldırmasının ardından çatışma çıktığını bildirdi. Bağdat’ın kuzeyindeki Şula bölgesinde ise, elleri ve gözleri bağlı 3 kişinin cesedi bulundu. Bağdat’ın güneyindeki Mahmudiye kentinde bomba yüklü araçla düzenlenen saldırıda 10 kişi öldü, 25 kişi yaralandı. Bağdat’ta da bir caminin yanında bombalı araçla düzenlenen saldırıda ise, 4 kişi öldü, 7’si yaralandı. Yine Bağdat’ta, bir firmayı basan polis üniformalı saldırganlar, 12 Iraklı’yı kaçırdı. Kuzeydeki Musul’da da, polis için çalışan 7 kişi öldürüldü. Bağdat’ın batısındaki Anbar kentinde düzenlenen saldırıda ise, 4 ABD askeri öldü. Yine kuzeydeki Bakuba’da, sivilleri taşıyan bir otobüse ateş açılması sonucu 5 kişinin öldüğü bildirildi.
İran’a nükleer itham
New York Times gazetesi, İran’ın nükleer programının sanılandan daha ileride olduğunu ileri sürdü. Gazetede yer alan makaleye göre, İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad’ın ülkesinin P2 santrifüjleri üzerinde araştırma yürütmekte olduğu yönündeki açıklaması, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) uzmanlarını endişeye sevk etti. Makaleye göre Batılı uzmanlar, uzun süredir İran’ın, Natanz’daki nükleer faaliyetlerine paralel olarak, Pakistan’ın atom bombasının babası tarafından temin edilen P2 santrifüj sistemleri üzerinde gizli bir program geliştirmekte olduğundan şüphe duyuyorlardı, ancak ellerinde kanıt bulunmuyordu. Gazeteye göre, Avrupalı diplomatlar, bir İran heyetinin Viyana’ya gelerek, UAEA’nın, bu ülkenin uranyum zenginleştirme programıyla ilgili sorularına yanıt vereceklerini belirttiler. İsminin açıklanmasını istemeyen bir diplomat, sorulacak sorular arasında P2 santrifüjünün de bulunacağını kaydetti. New York Times ayrıca, ABD Dışişleri Bakanı’nın silahlanmanın kontrolü ve uluslararası güvenlikten sorumlu yardımcısı Robert Joseph’in, İran liderinin açıklamalarının, Tahran’ın ileri bir teknoloji geliştirdiğinin “ilk itirafı” olduğunu söylediğini yazdı. Resmi haber ajansı İRNA’nın bildirdiğine göre, Ahmedinecad, İran’ın uranyum zenginleştirmeyi durdurmayacağını belirterek, “Santrifüjlerimiz P1 tipinde, bir sonraki aşama 4 kat yüksek kapasiteli olan P2 santrifüjleri olacak, bunlar üzerinde şu anda araştırma faaliyetlerimizi sürdürüyoruz” demişti.
|