www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



İşçinin sabrı taşıyor
Almanya’da metal işkolunda TİS görüşmeleri devam ediyor. Son uyarı grevine 810 fabrikadan 90 bin emekçi katıldı. Önceki gün yapılan eylemle birlikte, bugüne kadar 700 bine yakın emekçi uyarı grevlerine katılmış oldu.

Nükleer güç İran
İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, uranyum zenginleştirmeyi başardıklarını ilan etti. Ahmedinecad, ‘Dünyadaki nükleer ülkeler kulübüne girdik’ dedi.

‘Rumsfeld görevden alınsın’
ABD’de üç üst düzey emekli general Irak işgalindeki “hatalarından” dolayı Savunma Bakanı Donald Rumsfeld’in görevden alınmasını talep etti. Rumsfeld ise çekilmeye niyeti olmadığını söyledi.


İşçinin sabrı taşıyor
Almanya’da metal işkolunda devam eden TİS (toplu iş sözleşmesi) görüşmelerinde bir ilerleme kaydedilmedi. IG Metall sendikası Baden Württemberg (BW) Başkanı Jörg Hofmann, basına yaptığı açıklamada, “Ne ücret, ne de saat başı molalar konusunda bir sonuç elde edemedik. İşverenler iki konuda da direniyorlar” dedi.
Altıncı tur görüşmelerin 19 Nisan’da yapılacağını bildiren Hofmann, “Bu, masa başında bir uzlaşma sağlamak için son görüşmemiz olacak” dedi.
Son uyarı grevlerinin ağırlıklı olarak yapıldığı Kuzey Ren Vestfalya (NRW) eyaletinde de beşinci tur görüşmeler başladı.
Bavyera eyaletinde de 2500 çırak değişik kentlerde miting düzenledi. Çıraklar, maaşlarının artırılmasının yanı sıra, meslek eğitimlerinin ardından işe alınmayı talep ediyorlar.
‘Yüzde 5 çok değil’
Metal işçileri, IG-Metall’in çağrısı üzerine Bielefeld’de bulundukları tüm fabrikalarda 2 saat işbırakarak uyarı grevi yaptılar. Önceki sabah saat 10.00’da işbırakan yaklaşık 2 bin işçi, bir miting düzenleyerek taleplerini ifade ettiler. Mitingde yapılan konuşmalarda, “Taleplerimiz konusunda çözüm bulunmadığı takdirde Fransa işçilerinin mücadele biçimini örnek alacağız” denildi. Patronların ‘Kâr yapmıyoruz’ açıklamalarının inandırıcı olmadığını belirten konuşmacılar, hayat şartlarının her gün kötüleştiği bir dönemde yüzde 5 zammın büyük bir talep olmadığını belirtti.
2 bin işçi grevle uyardı
Düsseldorf’daki DaimlerChrysler (DC) fabrikasında çalışan 2 bin işçi de, işbıraktı. Fabrikanın 1 No’lu kapısının önünde bir miting yapan işçilere, grevde bulunan 150 İstatistik Dairesi çalışan da katıldı. IG Metall Düsseldorf Şube Başkanı, DC İşyeri Sendika Temsilcisi ve JAV Başkanı birer konuşma yaptıktan sonra ver.di sendikasından Gregor Falkenhein, hakların mücadele edilerek kazanılacağını vurguladı. Genç işçiler de patronun greve katılan çırakları tehdit ederek katılımlarını engellemeye çalıştıklarını belirtti.

DAIMLERCHRYSLER ÇITAYI YÜKSELTİYOR
Dünyanın en büyük otomotiv tekellerinden biri olan DaimlerChrysler’in (DC) üç yıl içinde kârını ikiye katlamayı hedeflediği bildirildi. Aynı süre içinde 22 bin emekçinin de şirketten atılması kesinleşti. Sadece tekelin Mercedes bölümünde kârı dörde katlamayı planlayan DC patronları, “Bütün alanlarda maliyetleri radikal bir biçimde düşüreceğiz” dediler.
Basında, tekelin vergi öncesi kârlarını 2008 yılına kadar 9,4 milyar Avroya çıkaracağı yer aldı. Böylece, 2005’te 5,2 milyar Avro olan vergi öncesi kâr neredeyse ikiye katlanmış olacak.
Vergi öncesi kâr artışının yükselmesinin bir ayağı daha fazla araç satma planlarıyken, asıl önemli ayağı işçi sayısını düşürme. 2004 ortasında yapılan sözleşmeye göre yıl sonuna kadar 8500 Mercedes işçisinin çıkış alması planlanıyor. Buna ek olarak gelecek yıl 6500 işçinin daha Mercedes bölümünden atılması planlanırken, ağır vasıta üreten bölümden 2500 işçi atılacak. Yani 17 bin 500 işçi sokağa atılmış olacak. 4500 kişi de, idari bölümden atılacak.


Başa dön


Nükleer güç İran
İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, Meşhed kentinde yaptığı konuşmada, İran’ın nükleer enerji üreten ülkeler kulübüne katıldığını ilan etti.
Ahmedinecad, “nükleer santrallerde yakıt için ihtiyaç duyulan uranyumu zenginleştirmeyi başardıklarını ve dünyadaki nükleer ülkeler kulübüne girdiklerini” bildirdi. İran lideri, televizyondan canlı yayınlanan konuşmasında, “İran’da, tarihi bir fırsattan yararlanılarak, Mehdi’nin yardımı ve bilimadamlarının gayretleri doğrultusunda, nükleer yakıt üretim çarkı laboratuvar düzeyinde tamamlanmıştır. Nükleer santrallerde ihtiyaç duyulan uranyumu zenginleştirme, 9 Nisan itibariyle gerçekleşmiştir. Bu gelişmeyi, İmam Rıza’nın türbesinde, bütün şehitlere, şehitlerin imamına (İmam Humeyni), dini lider Ayetullah Ali Hamaney’e ve İran halkına sunuyorum” diye devam etti.
‘Amacımız barışçıl’
“Buradan dünyadaki nükleer ülkeler kulübüne girdiğimizi resmen açıklıyorum” diyen Ahmedinecad, konuşmasında, “Bu büyük tarihi kazanç, İran halkının direnişi ve mücadelesi sayesinde elde edildi. Bu başarı, ilerideki büyük başarı ve gelişmelerin başlangıcı olacak. 9 Nisan İran halkı için büyük bir gündür, bugün, İran halkının tarihine, büyük bir gün olarak geçecek” ifadesine yer verdi.
Ahmedinecad, bütün dünya için adalet, barış ve huzur istediklerini, barışçıl amaçlı nükleer teknolojilerinin bütün dünyanın hizmetinde olacağını ekledi.
Bütün nükleer faaliyetlerinin uluslararası kurallar çerçevesinde ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetimi altında yapıldığını dile getiren Ahmedinecad, uranyum zenginleştirmeyi UAEA kurallarına ve Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesine İlişkin Antlaşma’ya bağlı kalarak gerçekleştirdiklerini vurguladı.
Buşehr bu yıl açılacak
Toplantıda teknik bilgiler veren İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Gulamrıza Agazade de, yapım çalışmaları Rusya tarafından yürütülen Buşehr nükleer santralinin yüzde 90’ının tamamlandığını, santralin bu yıl içinde faaliyete geçeceğini söyledi. Agazade, “9 Nisan itibariyle kendi uzmanlarımızın gayretleriyle uranyumu yüzde 3.5 oranında zenginleştirmeyi başarıyla gerçekleştirdik” dedi.
İsfahan’daki nükleer tesiste, Natanz nükleer tesisinin ihtiyacı olan UF6 gazını ürettiklerini, Natanz’da ise uranyumu başka tesislerin yakıtını sağlamak için zenginleştirdiklerini kaydeden Agazade, şu ana kadar İsfahan’da 110 ton UF6 gazı ürettiklerini bildirdi.
Bunun büyük bir başarı olduğunu belirten Agazade, böylece endüstriyel uranyum zenginleştirmenin yolunun da açıldığına dikkati çekti.
Kahramanlık marşları
Daha sonra yerel kıyafetler giyen ve tekbir getirerek salona giren bir grup genç, İran’ın ilk nükleer üretimini, İran bilim adamlarının gayretinin bir sembolü olarak İmam Rıza’nın türbesine bıraktı. İran televizyonları, uranyum zenginleştirmenin gerçekleştirildiğinin açıklanmasının ardından kahramanlık marşları çalmaya başladı.
Batı tepkisi
İran liderinin açıklaması, Batı’da tepki yarattı. ABD Başkanı Bush’un sözcüsü, İran’ın “yanlış yolda gittiğini” ve bu yolda ısrar etmesi halinde, BM Güvenlik Konseyi üyeleriyle “konuyu görüşeceklerini” açıkladı.
İngiltere Dışişleri Bakanlığı sözcüsü de, Ahmedinecad’ın sözlerinin “sorunun çözülmesine yardımcı olmadığını” belirtti.
İsrail Genelkurmay Başkanı Dan Halutz ise, açıklamanın “İsrail için olduğu kadar bütün dünya için endişe verici olduğunu” söyledi. Askeri radyoya demeç veren General Halutz, “Bu duyuru, uluslararası tepkiler hesaba katılırsa herkes için olduğu kadar İran için de endişe vericidir’’ ifadesini kullandı.
Nükleer İran’ın sadece İsrail için değil “özgür dünya” için de bir tehdit olduğunu ileri süren General Halutz, ancak İran’ın nükleer kapasiteye sahip olması için daha zamana ihtiyacı olduğunu ekledi.


Başa dön


‘Rumsfeld görevden alınsın’
ABD’de üç üst düzey emekli general Irak işgalindeki “hatalarından” dolayı Savunma Bakanı Donald Rumsfeld’in görevden alınmasını talep etti. Rumsfeld ise çekilmeye niyeti olmadığını söyledi.
Bu generallerden biri, Irak ve Afganistan’dan sorumlu merkez komutanlığının, John Abizaid ve Tommy Franks’ten önceki komutanı Emekli Orgeneral Anthony Zinni. İkinci isim, ordunun eski harekat başkanı Emekli Korgeneral Gregory Newbold. Üçüncü isim de, 2003-2004 yıllarında Irak ordusunun kurulmasından sorumlu olan Emekli Tümgeneral Paul Eaton.
Newbold, Irak işgalinin temelde yanlış olduğunu savundu ve zamanında buna daha yüksek sesle karşı çıkmadığı için pişmanlık duyduğunu söyledi. Diğer emekli generallerden Eaton ise, Pentagon’un “Rumsfeld’in egoizminin kurbanı” olduğunu savundu.
4 ABD askeri öldü
Bu arada Irak’ta 4 Amerikan askeri daha öldü. Amerikan ordusundan yapılan açıklamada, 3 askerin önceki gün başkent Bağdat’ın kuzeyinde yola döşenen bombanın patlaması sonucu, bir askerin de kuzeydeki Kerkük kentinde pazar günü meydana gelen patlamada öldüğü belirtildi.
Dün Bağdat’ta bir polis devriyesini hedef alan, yola yerleştirilen bombanın infilak etmesi
sonucu 3 sivil ile 1 polis öldü, 4 kişi yaralandı. Bağdat’ta, polislerin sıkça gittiği bir restoranın yakınında bombalı araçla düzenlenen saldırıda 3’ü polis 5 kişi can verdi, 13 kişi yaralandı. Polis ayrıca başkentte, çoğu elleri kelepçeli 17 kişinin cesedini buldu.
Yine Bağdat’ta, 3 hükümet çalışanı öldürüldü.
Japonya’dan ret
Japonya, Irak’ın Basra kentindeki yeniden inşa çalışmaları için sivil ekip göndermesini isteyen ABD’ye olumsuz yanıt verdi. Tokyo yönetimi, Basra’da görevlendirilmesi düşünülen uluslararası yeniden inşa ekibine katılmanın bu aşamada mümkün olmadığını bildirdi. Japonya’nın, Irak’ta böyle bir görev üstlenmenin tehlikelerinden ötürü teklifi reddettiği bildirildi.
ABD de bunun üzerine Japonya’dan, Taril havaalanında görev yapacak sivil yeniden inşa ekipleri göndermesini istedi. Japon yetkililer, bu yeni teklifi “dikkatle inceleyeceklerini” bildirdiler.

Saddam duruşmaya çıkmadı
Irak’ın devrik lideri Saddam Hüseyin ve eski Baas yöneticilerinin yargılandığı davaya, dün kısa süren bir duruşmayla devam edildi. Başyargıç Rauf Abdurrahman, 5 dakika kadar süren duruşma sonucu davanın görülmesine pazartesi devam edilmesini kararlaştırdı. Bazı belgelerdeki imzaların orijinal olup olmadığına ilişkin ifade vermesi beklenen el yazısı uzmanlarının da mahkemeye gelmediği belirtildi, ancak bunun nedenine ilişkin bilgi verilmedi.
Duruşmaya, devrik lider Saddam Hüseyin dahil hiçbir sanık katılmadı.

Iraklı aile böyle ‘özgürleştirildi’
ABD işgal kuvvetleri, Irak’ta yeni bir insanlık suçu işlediler. Yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre, ABD ordusu, pazartesi günü Bağdat’ın kuzeyindeki Balad kentine bağlı köyleri top ateşine tuttu. İki saat süren saldırının ardından, civar köylere yönelik baskın başladı. Basılan bir evdeki karı-koca, yataklarında yaylım ateşine tutuldu.
Evi basılan El Harrat ailesinin Şii-Sünni karışık bir aile olduğu öğrenildi. Aile uyurken gerçekleşen saldırıda, 22 yaşındaki anne Nahrain ölürken, kocası Ahmed El Carmut ağır yaralandı.
Ahmed El Carmut’un kızkardeşi, “Askerler, ön kapıya bomba atarak açtılar. İçeri girdikten sonra çevreye rastgele ateş ettiler. Kadınlar dahil herkesi taciz edici bir biçimde aradılar. Bu arada helikopterlerden bölgeye yönelik hava saldırısı devam ediyordu. Bir ABD askeri yatak odasına girdi ve onlarca mermi sıktı. Dışarı çıktığında, Nahrain ölmüştü” diye konuştu.
Katil askerin odadan çıktıktan bir süre sonra diğer askerlerle döndüğü, bu askerlerin Nahrain’in üzerine bir kalaşnikof koyduktan sonra fotoğraflarını çektiği anlatıldı. Askerler ardından evde sağ kalan insanları dövmeye başladılar.


Başa dön


Cheney yuhalandı
ABD Başkanı George W. Bush ile birlikte halktan aldığı destek giderek düşen ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney beyzbol maçında yuhalandı. Washington Nationals beyzbol takımının maçında başlama atışını yapmak üzere RFK Memorial stadyumuna gelen Cheney’nin atışı yaptığı sırada seyirciler tarafından yuhalandığı gözlendi. Maçta Washington Nationals takımının kırmızı ceketini giyen Cheney’ye destek verenlerin sesi de duyulmakla birlikte, stadyumda yuhalayanların sayısının belirgin şekilde daha fazla olduğu dikkati çekti. Cheney’nin halktan aldığı destek, yüzde 18 ile ABD’nin en sevilmeyen ünlüleri arasında yer alan Paris Hilton’a denk bulunuyor. Bush’un halktan aldığı destek de şu anda en düşük düzeyinde seyrediyor. Washington Post ve ABC televizyonu tarafından yaptırılan son ankette Bush’a desteğin yüzde 38’e indiği ortaya çıktı. Kasım ayında yapılacak ara seçimlere hazırlanan Cumhuriyetçi Parti’ye desteğin düşmesinin birinci nedeni Irak işgali, ikinci nedeni artan petrol fiyatları ve ardından ekonomi olarak görülüyor. Yönetimin halktan görece destek aldığı tek konu ise “terörizme karşı” savaş. Amerikan halkı, bu konuda Bush yönetimine, rakip Demokrat Parti’ye oranla daha fazla güveniyor.
Bir Filistinli çocuk daha öldü
İsrail askerlerinin hafta sonunda Batı Şeria’nın kuzeyinde taş atan Filistinli gençlere ateş açması sonucu yaralandığı belirtilen 13 yaşındaki Filistin çocuk öldü. Hastane kaynakları, ağır yaralı olarak hastaneye getirilen 13 yaşındaki Emir Şavahba’nın dün sabaha karşı öldüğünü duyurdu. Şavahba’nın ölümüyle, Eylül 2000’de başlayan İntifada hareketinde ölenlerin sayısı, çoğunluğu Filistinli olmak üzere, 5017’ye yükseldi. Bu arada bir İsrail uçağı, önceki gece El Fetih hareketinin gençlik örgütünün bürosuna füze saldırısı düzenledi. Güvenlik kaynakları, kimsenin büroda bulunmadığı bir saatte fırlatılan füzenin binada önemli maddi hasara yol açtığını belirtti. İsrail ordusu da hava saldırısını doğruladı. İsrailli yetkililer, açıklamada, büronun El Aksa Şehitleri Tugayları’nın daimi bürosu olarak kullanıldığını ileri sürüldü. Öte yandan, Hamas tarafından kurulan Filistin hükümeti, Birleşmiş Milletler’in (BM) Filistin Yönetimi ile temasları sınırlandırma kararını eleştirdi. Filistin hükümet sözcüsü Gazi Hamad, BM’nin Filistin Yönetimi ile temasları sınırlayıcı yeni siyasetinin kötü ve akıldışı olduğunu belirterek, BM’nin ABD ve AB ile aynı siyasi ölçütleri kullanmaması gereken uluslararası bir kuruluş olduğunu söyledi. Hamad, “BM’nin kararı adaletsiz ve Filistin hükümetine karşı İsrail ile ABD tarafından yürütülen kampanya çerçevesinde yer aldığını düşünüyorum” diye konuştu.Hamas’ın, hükümetleri Filistin yönetimine para yardımı yapmaya zorlamak için Arap ve İslam dünyasında protesto gösterileri düzenleyeceği de bildirildi.
Berlusconi yenilgiyi kabullenemedi
İtalya’da merkez sağ yelpazedeki partilerin ittifakından oluşan Özgürlük Evi’nin lideri Silvio Berlusconi, merkez solun kıl payı galip gelmesini kabul etmediğini, bu konuda hukuki yola başvurarak itirazda bulunacaklarını açıkladı. Berlusconi, önceki gün başbakanlık binasında düzenlediği basın toplantısında, açıklanan seçim verilerinde “çok, ama pek çok karanlık nokta” bulunduğunu savunarak, “Açıklanan verileri asla nihai sonuç olarak kabul etmiyorum” dedi. Merkez sol liderlerin kendilerini seçimin galibi görmelerini de “ganimetçilik mantığı” olarak niteleyen Berlusconi, “Oy verenlerin mutlak çoğunluğunu demokratik oyundan dışlama peşinde olanlar, ganimetçilik mantığıyla hareket etmektediler. Bunun bedelini ödeyecekler” diye konuştu. Berlusconi, kural ihlalleri nedeniyle yurtdışında kullanılan oyların geçersiz addedilebileceğini de ileri sürerek, “Yurtdışında yapılan oylamalarda pek çok kuralsızlık söz konusu. Dolayısıyla bu oyların geçersiz addedilmesi de ihtimal dışı değildir” yorumunu dile getirdi. Merkez sol, Senato’da çoğunluğu son anda, yurtdışı oylarının sayılmasıyla birlikte elde etmişti. Başbakan Berlusconi, “Mesele hukuken aydınlığa kavuşur kavuşmaz, oylama sonuçlarını kabul etmekten çekinmeyeceğiz. Ama o ana dek hiç kimse seçimi kazandığını söyleyemez” diye devam etti. Berlusconi, ortaya çıkan tablonun “geniş tabanlı bir hükümeti” zorunlu kıldığı görüşünde olduğunu da dolaylı biçimde dile getirdi. Seçimin galibi olan merkez sol ittifakın liderleri ise, Berlusconi’yi seçimlerin meşruiyetine gölge düşürme çabası içine girmekle suçlayarak, geniş tabanlı hükümet önerisine sıcak bakmadıklarını açıkladılar. Merkez solun lideri Romano Prodi, “Berlusconi’nin suçlamaları yersiz. Hükümeti biz kuracağız” dedi. Prodi, Zeytin Ağacı İttifakı’nın Roma’daki merkezinden çıkışı sırasında gazetecilere yaptığı açıklamada, Berlusconi’yi kastederek şöyle konuştu: “Seçimler onun başbakanlığında yapılmıştır. İçişleri Bakanı onun hükümetinden olduğu gibi, sandık başına da onun hazırladığı seçim yasasıyla gidilmiştir. Görebildiğim kadarıyla şu an, suçlamalarda bulunma zamanı olamaz. Zira bu yersiz bir davranış.”

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net