www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Türk-İş 1 Mayıs’ı yokuşa sürüyor
1 Mayıs’ın saldırılara karşı güçbirliği içinde kutlanması için hazırlıklar yapılırken, Türk-İş’te “yan çizme” eğilimi hakim. DİSK’in, “birlikte kutlayalım” çağrısına yanıt vermeyen Türk-İş, “konjonktürel durum” gerekçesine sığınmaya hazırlanıyor. Türk-İş Başkanı Kılıç, “simgesel bazı şeylerin yapılacağından” söz ediyor.

Sanko’da işçi kıyımı
Sanko Holding, Sanko’nun merkez fabrikası olarak bilinen Nizip yolu üzerindeki iplik fabrikasının büyük bir bölümünü kapatarak 800 işçiyi kapı önüne koydu.

Başbakan Antep’te protestoyla
   karşılandı

Recep Tayyip Erdoğan, partisinin il kongresine katılmak üzere geldiği Gaziantep’te TÜMTİS üyelerinin protestosuyla karşılandı. Özelleştirmeye karşı çıkan işçiler, kongre salonuna alınmayınca seslerini attıkları sloganlarla Başbakan’a duyurmaya çalıştılar.


Türk-İş 1 Mayıs’ı yokuşa sürüyor
Sultan Özer
İşçi sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs’ın, başta Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası olmak üzere, saldırı yasalarına karşı alanlarda ortak bir yanıt verecek şekilde kutlanması için hazırlıklar sürüyor.
DİSK; Türk-İş, KESK ve Hak-İş’e “ortak bir mesaj belirleyelim ve o doğrultuda alanlarda birlikte kutlayalım” çağrısı yaptı. DİSK’in çağrısına Türk-İş’ten yanıt gelmedi. Bu durum “Türk-İş’in 1 Mayıs’ı alanlarda kutlamayacağı” yönünde değerlendiriliyor. Türk-İş’in “çatışmalı ortam” bahanesiyle, 1 Mayıs mitinglerine katılmak istemediği söyleniyor.
‘Konjonktür’ gerekçesi
1 Mayıs’ı alanlarda kutlayıp kutlamayacakları yönünde açıklama yapmaktan kaçınan Türk-İş Genel Başkanı Salih Kılıç, topu Emek Platformu’na attı. “Yönetim olarak değerlendirdik. Eğilimimiz, 1 Mayıs’ın mutlaka, dayanışma ve güçbirliği amacına uygun olarak, işçilerin dayanışmasını ortaya koyabilecek simgesel bazı şeylerin yapılmasını kararlaştırdık” diyen Kılıç, arkasından “ülkenin içinde bulunduğu konjonktür” gerekçesine saığındı.
Yapılacak etkinlikte “konjonktürün dikkate alınmasını” isteyen Kılıç, nasıl bir kutlama olacağı, ne yapılacağı konusunda topu bugün toplanacak Emek Platformu’na attı. Ama EP’nin toplantı gündeminde 1 Mayıs değil, “terör olaylarına karşı ortak bildiri metninin hazırlanması” yer aldı. Dönem Sözcüsü Hak-İş tarafından EP üyelerine gönderilen çağrı metninde, Teknik Komite’nin hazırlayacağı “terör” bildirisinin, EP Başkanlar Kurulu tarafından kamuoyuna açıklanacağı duyuruldu.

KESK sendikalarına çağrı yaptı
KESK ise 1 Mayıs’ın en yaygın ve geniş katılımla kutlanması yönünde örgütüne çağrı yaptı. KESK Genel Sekreteri Abdurrahman Daşdemir ile Genel Eğitim ve Örgütlenme Sekreteri Fevzi Ayber imzasıyla bağlı sendikalara gönderilen yazıda, ETUC üyesi dört konfederasyonun (KESK, DİSK, Türk-İş ve Hak-İş), 1 Mayıs’a ilişkin merkezi çalışmaları başlatmak üzere görüşmeleri sürdüğü belirtilirken, Danışma Meclisi sonrası toplanan KESK MYK’sında alınan kararlara işaret edildi. 1 Mayıs’ın “eşitlik, özgürlük, adalet, barış ve kardeşlik” vurgularının esas alınacağı, bu ana temalara ek olarak; çıkartılmak istenen yeni saldırı yasalarını püskürtmeyi hedefleyen taleplerin gündemleştirileceği ifade edilen yazıda, 1 Mayıs hazırlıklarının şimdiden başlatılması istendi.


Başa dön


Sanko’da işçi kıyımı
Mehmet Türkmen
Sanko Holding, Sanko’nun merkez fabrikası olarak bilinen Nizip yolu üzerindeki iplik fabrikasının büyük bir bölümünü kapatarak 800 işçiyi kapı önüne koydu. Fabrikada yalnızca iki bölümde çalışan 100 civarında işçi kaldığı, kısa bir süre sonra tamamının kapatılacağı söyleniyor.
Patronun Özbekistan’a fabrika kurmak için burayı kapattığını söyleyen işçiler, sendikaları TEKSİF’i seyirci kalmakla eleştirdiler. TEKSİF Şube Başkanı Ali Seyvan ise “ellerinden bir şey gelmediğini” söyledi.
Sanko’da 5 yıldır çalışan Kadir adlı işçi, patronlardan Adil Konukoğlu’nun, işçilerin işten atıldığı 20 Mart günü fabrikanın bahçesinde yaptığı konuşmaya kadar hiçbir şeyden haberdar olmadıklarını söyledi. Kadir, “Adil Bey ‘Çok üzülüyorum. Ben de isterdim ki burası çalışmaya devam etsin’ gibi laflar söyleyince anladık ki hepimiz işten atılmışız. Duyduğumuza göre üretimi Özbekistan’a ve Mısır’a taşıyacakmış. Sanko bu kadar parayı nasıl kazandı? Bu fabrikaları buradaki binlerce işçinin emeği, alın teri sayesinde kurdu. Şimdi ise bin tane işçiyi kapının önüne koyarak başka yere fabrika kuracak. Bu haksızlık değil mi?” diye konuştu.
İşten atılan işçilerden Halil de, iki ay boyunca ücretsiz izin verdiklerini, “Nasıl olsa işe başlayacağız” düşüncesiyle iş aramadıklarını belirtti. “İki ayın sonunda ise fabrikaya çağırıp fabrikayı kapattıklarını söylediler ve hepimizi işten attılar” diyen Halil, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben 11 yıldır burada çalışıyordum. Bu kadar çalışmanın sonunda, sadece bir gün devamsızlığım olduğu için işsizlik sigortasından bile yararlanamıyorum. Çocuğumu hastaneye götürmek için izin almıştım.” İzin belgesi olduğu halde devamsız gösterildiğini dile getiren Halil, pek çok işçinin bu durumda olduğunu anlattı.
Orhan Doğan yaklaşık bir yıldır Sanko’da çalışıyor. Askerden önce de 2.5 yıl burada çalışmış. Askerden geldikten kısa bir süre sonra nişanlandığını dile getiren Doğan, işsiz kaldığı için kız tarafının nişanı bozduğunu söyledi. İşine güvenerek milyarlarca lira borca girdiğini dile getiren Doğan, “İki haftadır Başpınar’da başvurmadığım fabrika kalmadı. Hiçbir yerde iş yok. Bunun hesabını kim verecek?” diye sordu.
Sendikaya tepki
İşçiler sendikaya da tepkili. “Çalışırken de sendikanın varlığı yokluğu belli değildi” diyen işçiler, sendikanın işten atmalar karşısında sessiz kaldığını söylediler. Fabrikanın henüz kapanmayan bir bölümünde çalışmaya devam eden bir işçi, “Sendika olup biteni seyrediyor. Sırada kim bilir hangi fabrika var. Daha kaç yüz işçinin canı yanacak. Sendika, bu duruma karşı çıkıp işçilerle birlikte mücadele etmek yerine patronun her dediğine ve her yaptığına boyun eğerek resmen bizi satıyor” diye konuştu.

‘Elimizden bir şey gelmez’
Fabrikada örgütlü TEKSİF Şube Başkanı Ali Seyvan “İşçilerin haklı olarak tepki gösterdiğini, ancak yapacak bir şey olmadığını” söyledi. Fabrikanın çalışıp çalışamayacağına, nerede kapanıp nerede açılacağına ancak işverenin karar verebileceğini savunan Seyvan, fabrikanın başka bir ülkeye gitmek için değil satış yapamadığı için kapandığını iddia etti. Ali Seyvan, “Ne yazık ki işverenlerin elini tutan, bağlayan hiçbir güç yok. İşçiler ve sendika adına önümüzdeki dönemden çok umutlu değilim. Bizim de eksiklerimiz var. Ama asıl olarak hükümetin bu duruma müdahale etmesi, yatırımların başka ülkelere kaymasına engel olması gerekiyor” diye konuştu.


Başa dön


Başbakan Antep’te protestoyla karşılandı
AKP Gaziantep İl Örgütü’nün 2. Olağan Kongresi’ne katılmak üzere Gaziantep’e gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı olarak çalışan otobüs şoförlerinin protestosuyla karşılaştı.
Yaklaşık iki aydır AKP’li Belediye Başkanı Asım Güzelbey’in belediye otobüslerini özelleştirmek istemesine karşı eylemler yapan, açtıkları imza standları ile onbinlerce imza toplayan ama başkana geri adım attıramayan işçiler, bu kez seslerini Başbakan’a duyurmaya çalıştılar. Başbakan Erdoğan, kendisine “Halk burada Başabakan nerede” sloganlarıyla seslenen işçilere, sadece, seçim arabasından el sallamakla yetindi.
İçeri alınmadılar
TEKEL’in tasfiyesi sürüyor
TEKEL’e ait 47 başmüdürlük, Yaprak Tütün İşletme müdürlüğü ile atölye ve alım noktası kapatılacak. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın 20 Mart 2006 tarihli kararı, müdürlüklere gönderildi. Tek Gıda-İş Güney Anadolu Bölge Şube Başkanı Gürsel Diliçıkık, bu kararın 2 bin 700 işçinin 4C yasasına tabi tutulması anlamına geldiğini belirtti. Diliçıkık, “4C’nin ne demek olduğunu biliyor ve kabul etmiyoruz. Biz tüm işçilerin özlük haklarının korunmasını ve fabrikalarda üretimin sürmesini istiyoruz” dedi. 657 sayılı kanunun 4’üncü maddesinin (c) fıkrasıyla yürürlüğe konulan 4C uygulaması, özelleştirme kapsamındaki işyerlerinde çalışan işçilerin, geçici işçi olarak başka kamu kurumlarına gönderilmesini getiriyor. Böylece iş güvencesinden mahrum kalacak olan bu işçilerin, ücretleri de düşürülecek. Adana Sigara Fabrikası’nın kapatma kararının uzun süren bir mücadele döneminden sonra geri alındığını hatırlatan Diliçıkık, iki aydır üretimin başlamasını beklediklerini belirtti. Diliçıkık, bu konudaki gelişmelerle ilgili şu bilgiyi verdi: “En son Sipahi sigarasının reçetesi hazırlandı. Pazartesi üretimine başlıyoruz. Ancak ayda 25 ton üretim yapılacakmış, bu da 1 ton üretim demek. Burada bir oyalama taktiği var. Çünkü Adana TEKEL fabrikası çift vardiya çalıştığında günlük 30 ton üretilm kapasitesine sahip. Kararlı bir şekilde mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net