| |  |            
 Adları fuhuş skandalıyla anılan ünlüleri ortaya çıkaran medya, bu kez de teşhir nedeniyle eleştirilerin hedefi.
| MEDYA ........................................................................ MEDYA SERVİSİ |
Baştan sona medya skandalı
Adları fuhuş skandalıyla anılan ünlüleri ortaya çıkaran medya, bu kez de teşhir nedeniyle eleştirilerin hedefi. Çünkü medya fuhuşa sürüklendiği iddia edilen genç kadınları şöhret yapmakta, kimi zaman da şöhreti kaldırmakta zorlanmalarındaki sorumluluğunu görmezden geliyor, üstelik bu kişileri defalarca teşhir ederek daha da güç duruma düşürüyor. Bağımsız İletişim Ağı’na (BİA) konuşan, TCK Kadın Platformu’ndan avukat Hülya Gülbahar, medyayı ve emniyeti cinsiyetçi kalıpları yeniden üretmekle eleştirdi. Gülbahar, operasyonu ve sonuçlarını “çifte standartlı erkek dayanışmasının tipik örneği” olarak değerlendiriyor: “Operasyonda aklı olan herkesin itiraz etmesi gereken açık bir çifte standart var. Bu haberleri, bu şekilde yapan tüm medya mensuplarının meslek etik kurullarında disiplin cezasına çarptırılması gerekir.” Hülya Gülbahar, “Barbie Operasyonunun, TCK 227. maddesine aykırılık taşıdığını söylüyor ve “Ne suçu? Suçu olmayan insan gözaltına alınır mı?” diye sorarak, şöyle konuşuyor: “Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 227.madde 8 fıkrasında ‘Fuhşa sürüklenen kişi tedaviye ve terapiye tabi tutulur’ der. TCK’nın kabul gerekçesinde belirtildiği gibi yeni TCK 227. maddesinin gerekçesinde fuhuş yapan kişi açısından ceza yaptırımı değil, özel güvenlik tedbiri öngörülmüştür. Zira ‘fuhuş yapan kişi kendi vücudu üzerinde başkalarının cinsel davranışlarına katlanmaktadır.’” Yasalar çiğnendi Bu operasyonların, yasalar ne derse desin yargı emniyet, medya gibi kurumlardaki erkek egemen zihniyetin kendi bildiğini okumaya devam ettiğinin açık bir göstergesi olduğunu söyleyen Gülbahar “Erkeklerin kontrolündeki bütün bu gruplar kendi çıkarları söz konusu olduğunda yasaları çiğnemekte en küçük bir tereddüt göstermektedir” diye konuşuyor. Operasyonla İnsan Hakları Derneği (İHD) de bir açıklama yapmıştı. “Bu operasyon isimleri ve görüntüleri teşhir ederek kadınlar açısından hak ihlali yaratmıştır” diyen İHD şöyle demişti: “Özel hayatın gizliliği ilkesi ihlal edilmiştir. Bu operasyon Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırıdır.” | | |