www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Hükümet adım atmazsa
   82 bin kişi daha işsiz kalır

İhracatın öncü güçleri arasında yer alan deri sektörü büyük zorluklar içinde. Bir yılda 82 bin kişi işini kaybetti, onlarca fabrika kapısına kilit vurdu. TDSD Başkanı Koşar, hükümetin KDV indiriminin sorunlara çözüm olmadığını vurguladı.

Sorgun’da köylü kurultayı yapıldı
Tüm Üretici Köylü Sendikası (Tüm Köy-Sen) Sorgun’da üretici köylü kurultayı düzenledi. Oluşturulan geçici yönetimin yaklaşık 80 köyde yaptığı çalışmalar sonucunda gerçekleştirilen kurultaya 120 köylü katıldı.


Hükümet adım atmazsa
   82 bin kişi daha işsiz kalır
Gökhan Durmuş
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında yapılan tekstil zirvesinin ardından hükümetten çözüm bekleyen ihracatçılar KDV’de yapılan indirimin kendilerine faydası olmadığını belirtiyorlar. Bu sorunu derin yaşayan deri sektörünü de KDV’ye yapılan indirim tatmin etmedi.
Bir yılda 82 bin kişinin işini kaybettiği deri sektöründe yaşanan sorunları ve çıkış yollarını Türkiye Deri Sanayicileri Derneği Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Turgut Koşar ile görüştük.
Deri sektörünün sıkıntıları ve sektörün Türkiye için önemi nedir?
Tekstil sektöründen çok farklı bir durumda değiliz. Başbakan ile yapılan toplantı da gördük ki tekstil sektörü ile deri sektörünün sorunları birbirine çok fazla benziyor. İki sektör de istihdam üzerine kurulu bulunuyor. Girdi maliyetleri parça başı yüzde 30-33’ler arasında bizde de aynı. Diğer sektörlere bakıyoruz onlarda yüzde 10 civarında. Biz sektörde bir ceketi üretmek için 3 işçi kullanıyorsak diğer sektörlerde 1 işçi kullanılıyor. Deride işçilik üzerindeki vergi yükü çok fazla. Bunu bir türlü azaltamıyoruz. Bizde otomasyon olmuyor, çünkü el emeği çok yüksek. Ondan dolayı işçilikte bu kadar yüksek vergi olması bizi çok kötü etkiliyor. OECD ülkelerinde işçinin vergi yükü yüzde 22’lerdeyken bizde yüzde 40’ın üzerinde. Enerjiyi biz 9.8 cente kullanıyoruz, onlar 4 cente kullanıyor. Bunların hepsi bizim sektörü çok derinden yaralıyor. Biz ürettiğimiz malın yüzde 80’ini ihrac etmek zorundayız. İç pazarda deri giysileri kullanılmıyor. Bizde bundan sonra deri giysilerini Türkiye’de sevdirmeye çalışacağız. Çok pahalı olmadığını göstereceğiz. Normal ceketle aynı fiyatta olduğunu göstereceğiz. Önceden iç piyasaya daha fazla ürün verebiliyorduk ancak bir ara Rusya’nın pazara girmesiyle çok pahalı oldu. İnsanlar hâlâ pahalı sanıyor. Deri sektörüne çok büyük yatırımlar yapıldı. Tuzla Deri Organize Sanayi Bölgesi’ne bakıyoruz altyapısı ile, fabrikaları ile arıtma tesisleri ile çok güzel. Tekstilde deri de Türkiye’nin milli ekonomisi. Her şeyi ile ile burada üretiliyor. Hammadesi de, teknolojisi de, işçisi de kalitesi de burda. Deri sanayide dışa bağımlılığım yok, sadece yüzde 10 civarında kimyasal ithal ediyoruz. Ama çok sıkışırsak onu da üretiriz. Bu kadar da ithalat yapmak çok normal. İthala dayalı bir üretim yapmıyoruz.
Başbakan ile yapılan görüşmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Başbakan ile yapılan görüşmenin ardından KDV’de yapılan indirim iç piyasa açısında olumlu. Ancak ihracatçılar için bakıldığında olumlu değil. Çünkü biz ihrac ettiğimiz malların KDV’sini geri alıyoruz. Bizim ihracat için istediğimiz girdi maliyetlerinin düşürülmesiydi. Aşırı değerli YTL, tamam hükümetin politikası olabilir, ama bunun da telafi edilmesi gerekiyordu. Girdi maliyetlerimiz düşerse rekabet edebilir konuma geleceğimizi söyledik, ama malesef hükümet kaynaklarına göre imkansız bir durummuş. Ama ikinci toplantıda gördüğüm kadarıyla Başbakan, Bakanlar Kurulu’na işçi maliyetlerinin düşürülmesi için çalışma yapılmasını istedi. İstihdam Türkiye’de çok büyük bir sorun. Her yıl 800 bin insan çalışacak duruma geliyor. Bu açığı kapatmak için hem istihdamı korumak hem de yeni istihdam alanları açmak gerekiyor. Bizim işverenler olarak görevimiz bu insanlara iş vermek, hükümetin görevi ise yeni istihdam alanları açmak. Tekstil ve deri sektörünün istihdama olan katkısı yüzde 35 oranında. Bu çok büyük bir rakam. Ama ne olursa olsun bu iki sektörün yurtdışında rekabet edebileceği bir çözüm bulunmalıdır. Bu vergi yükleri dünya ticaretinde elimizi kolumuzu bağlıyor. İhracatta durumumuzu muhafaza etmeye çalışıyoruz. Ama nereye kadar edebiliriz bunu bilmiyorum.
Genel olarak ihracatta yaşanan sorunlar işyerlerine, fabrikalara nasıl yansıyor?
Sigorta kayıtlarına baktım, geçen yıl deri sektöründe kayıtlı 352 bin işçi varmış şu anda 270 bine düşmüş. Bunlar resmi rakamlar. Sektör yüzde 20-25 kapasite ile çalışıyor. Fabrika kapatmaları oldu, geçici süreliğine kapatanlar oldu. Tuzla Deri Organize Bölgesi’nde 125 deri fabrikası var bunlarından 26 tanesi çalışıyor. 11 bin 500 işçiden 3 bin civarına düştük. Şu anda bavul ticareti ile birlikte ihracatımız 2.5 milyar dolar, ama bizim kapasitemiz 7-8 milyar dolar. Niye bu rakamlara çalışmayalım. Üretebilirsek satmak gibi bir sorunumuz yok. Kalitemiz belli. Şimdi adam diyor ‘ben bu ceketi Uzakdoğu’dan 100 dolara alabiliyorum, senden 110 dolara alırım’. 110 doların 140 YTL ediyor. Hesaplıyoruz giderler 150-160 YTL. Müşteriyi kaybetmemek için bir süre üretiyorsun ama nereye kadar.
AKP Hükümeti’nin uyguladığı teşvik politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Teşvik bölgelerine gidin deniyor. Buradaki fabrikayı yıkacaksın. Oraya fabrika kuracaksın, arıtma tesisi kuracaksın ki bizim arıtma tesisimiz çok farklı, benim atığımı başka tesis arıtmaz. Bu kadar para bulduktan, harcadıktan sonra neden teşvik bölgesine gideyim ki. Teşvik politikası haksız bir rekabet doğuruyor. Mesela Adana’nın yanı başına teşvik veriyor, ama Adana’ya vermiyor. Şimdi Adana’daki adam taşınmak istese, fabrikayı kime satacak, diyelim sattı peki Adana’daki işçiler ne olacak? Bu haksız bir rekabettir. Bunun bütün bölgelere, illere uygulanması gerekiyor. Dış ticaret açığı 41 milyar dolar. Şaka gibi geliyor insana. Bu kaç fabrikanın kapanması demek biliyor musunuz? Biz iki yıl süre istiyoruz. Bir adaptasyon süreci içindeyiz. Bu sürede buraya da teşvik verilsin. Bu çok makul bir istektir.
Deri sektöründe yaşanan sıkıntıların aşılcağına inanıyor musunuz?
Deri sektörü dünyada kendisini kanıtlamış kaliteli bir sektör. Biz ayakta duracağız. Bizde bu meslek babadan kalmadır. Bunu bırakamayız. Biz dünyada ilk 10’a giriyoruz. Avrupa’da İtalya’dan sonra 2. oluyoruz. Deri sektörünü Türkiye’de kolay kolay gözden çıkartmamalıyız. Bunun için de mücadelemizi sürdürüyoruz. Zor süreçten geçiyoruz ama atlatacağız. Dünya’da hâlâ çok fazla deri talebi var. Tek derdimiz maliyetlerin düşürülmesi. Sektör olarak bilgimiz, altyapımız var. Türkiye’de taşların yerine oturacağına inanıyorum. Hükümetten aldığımız ışıklarla, deri sektörünün önümüzdeki dönemde tekrar toparlanacağına inanıyorum. Türkiye’ye başka sektörler de gelse bu tekstil ve deri sektörünü bitiremez.


Başa dön


Sorgun’da köylü kurultayı yapıldı
Tüm Üretici Köylü Sendikası (Tüm Köy-Sen) Sorgun’da üretici köylü kurultayı düzenledi. Oluşturulan geçici yönetimin yaklaşık 80 köyde yaptığı çalışmalar sonucunda gerçekleştirilen kurultaya 120 köylü katıldı.
Sendikanın Örgütlenme Uzmanı Abdullah Varlı ile Eğitim Uzmanı Satılmış Başkavak’ın da katıldığı kurultayda divan başkanlığını Doğankent Beldesi’nden Veli Çelik üstlendi. Açılış konuşmasını yapan Satılmış Başkavak, ürünlere konulan kotaların köylüleri yoksulluğa sürüklediğini söyledi. Kurulan borsaların ürünleri ucuz fiyatla aldığını belirten Başkavak, “Şekerpancarından, şekerden vazgeçin diyorlar. Kotalar kuyumcunun, zenginin, esnafın elinde. Şeker nasıl üretilir bilmezler ama üretici üretir onlar kazanır” dedi. Üretici köylülerin sendikalaşma sürecini anlatan Başkavak, “Trakya’da iki bin köylü tartışmaları üzerinden tüm köylüleri birleştirebilecek bir sendika kurma fikri oluştu” diye konuştu.
‘30 bin üyemiz var’
Wal-Mart’ın gözü Carrefour’da
Perakendecilik tekeli Wal-Mart ile sektörün büyük oyuncularından Tesco, Carrefour’un Güney Kore’deki mağazaları ile ilgileniyor. Analistler Fransız Carrefour’un Güney Kore’deki 31 mağazasını da satabileceğini belirtiyorlar. Wal-Mart’ın sözcüsü Reuters’e yaptığı açıklamada, Güney Kore’deki büyüme fırsatlarını araştırdıklarını ve bu kapsamda satışa çıkarması durumunda Carrefour mağazaları ile ilgileneceklerini dile getirdi. Tesco’dan bir yetkili de, yine Reuters’a yaptığı açıklamada, Carrefour’un mağazaları ile ilgilendiklerini duyurdu. Dünyanın ikinci büyük perakende zinciri olan Carrefour, geçen yıl işbaşına geçen CEO’su José Luis Duran ile şirketin zayıf olduğu Meksika ve Japonya gibi denizaşırı ülkelerdeki faaliyetlerini azalttı. 2006-2008 yılları arasında toplam 100 hipermarket açmayı planlayan Carrefour, bu yatırımın yarısını Asya’ya yapacak. Bunların arasında Çin’de düşünülen hipermarket yatırımı ise 23 adet. Grup, Brezilya, İtalya ve Türkiye’ye de önemli oranda yatırım yapmayı planlıyor. Bölgesel ortaklıklara da gitmeyi planlayan Carrefour, Polonya, Meksika ve Brezilya’da yapılan ortaklıkları Çin, İtalya ve İspanya’da da deneyecek.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net