www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Alanlarda protesto işyerlerinde grev
Fransa’da genç işçilerin işgüvencesi hakkını tamamen ortadan kaldırmayı planlayan yasa değişikliğine yönelik muhalefet artıyor. Hükümete geri adım atması için pazartesi gününe kadar süre tanıyan gençlik örgütleri daha geniş eylemlere, sendikalar ise en az bir günlük genel greve hazırlanıyor.

Askerlerinizi Irak’tan çekin
Irak işgalinin 3. yılında başta işgal hükümetlerinin ülkeleri olmak üzere çok sayıda ülkede yüzbinlerce kişi işgale son verilmesini istedi. ABD’de gösterilere askerlerin Irak’tan çekilerek ‘eve’ dönmesi talebi damgasını vurdu.

Ebu Garib’ten önceki durak
Irak’taki ABD ordusuna bağlı olarak görev yapan Özel Operasyon Timleri’nin, 2004 yılından bu yana Bağdat Havaalanı yakınlarındaki Saddam Hüseyin rejimine ait bir askeri üssü, gizli işkence merkezi olarak kullandıkları ortaya çıktı. Üstte, Iraklı eski üst düzey yetkililer ile Iraklı direniş liderlerine işkence edildiği öğrenildi.


Alanlarda protesto işyerlerinde grev
Fransa’da haftalardır ‘Yeni İş Sözleşmesi’ni (CPE) püskürtmek için sokağa dökülen gençler ve emekçiler gündemlerine genel grevi de alarak protestolarını sürdürüyor. Önceki gün düzenlenen kitlesel yürüşün ardından ortak bir açıklama yapan işçi ve gençlik örgütleri, hükümete CPE yasasını geri çekmesi için pazartesi gününe kadar süre tanıdı.
Gençlik örgütleri ve sendikalar aksi takdirde eylemlerin nasıl devam edeceğine yarın yapacakları ortak toplantıda karar verecekler. Cumhurbaşkanı’na ve Başbakan’a yönelik açık çağrı ise, kamuoyunda “ültimatom” olarak algılandı. Liseliler örgütü FIDL, yasa geri alınmadıgı takdirde, önümüzdeki perşembe günü daha güçlü bir gençlik eyleminin yapılması çağrısında bulunurken işçi sendikaları ise, hükümetin olumlu bir yanıt vermemesi durumunda greve gideceklerini belirtiyorlar. Henüz somut bir öneri olmamakla birlikte en azından bir günlük bir genel greve gidilebileceği tahmin ediliyor.
Ailece mitinge!
Önceki gün 160 şehirde düzenlenen çok sayıda miting ve yürüyüşe toplam 1.5 milyon genç ve emekçi katıldı. Cumartesi günü düzenlenen gösteriler bir ayı aşkın bir süredir her hafta yapılan eylemlerin en kitleseli oldu. Başkent Paris’te 350 bin kişi yürürken, Marsilya’da 130 bin, Toulouse’da 50 bin, Rennes’de 35 bin, Lille’de 30 bin, Lyon’da 25 bin kişi sokağa çıktı. 26 yaşından küçük işçilerin patron tarafından iki yıl içerisinde hiçbir gerekçe göstermeden işten atılmasını yasallaştıran değişikliği protesto etmek üzere son olarak 500 bin genç meydanlara çıkmıştı.
Kitleselliği ile dikkat çeken gösterilerde kortejlerin önemli bir bölümünü gençler oluştururken, işçi ve memurlar da yoğun olarak katıldı. İnsanların ailecek katıldığı yürüyüşlerde gençlere tam destek verildiği görüldü. Başkentte yapılan gösterinin bitiminde, yine bazı gençlik gruplarıyla polis ve çevik kuvvetler arasında çatışma yaşandı. Nation Meydanı’nda başlayan ve daha sonra Sorbonne Üniversitesi civarında da devam eden olaylarda çok sayıda polis ve eylemci yaralanırken, 170 kişinin de gözaltına alındığı belirtildi.
Hükümetin inadı
Hükümetten yapılan açıklamalarda ise bir değişiklik yok. Hükümet Sözcüsü Jean François Cope, dev gösterilerin ardından yaptığı konuşmada adeta halkla alay edercesine “CPE’de düzeltmeler yapmak üzere kapımızı açık tutuyoruz. Geri alınma söz konusu değildir” dedi.
Ancak geri adım atmaya fırsat tanıyacak hazırlıkların yapıldığı da hissediliyor.
Başbakan De Villepin, cuma akşamı üniversite rektörleriyle yaptığı toplantıda, daha ılımlı bir tutum sergileyerek, değişime açık olduğu yolunda mesajlar verdi.
Başbakan rektörlerin, “yasa bir süre askıya alınsın, 6 ay kadar bu konuyu tüm tarafların katılımıyla ve her yönüyle tartışalım” şeklindeki önerisini hemen reddetmedi. Gençlerin ve onlara destek veren emekçilerin, birbirinin tekrarı gibi gerçekleşen yürüyüşler yapmaktan yorulacağı ve evlerine çekileceklerine dair hükümet beklentisi, tümüyle ortadan kalkmasa da, zayıflamış bulunuyor. Çünkü eylemlere her seferinde daha büyük bir katılım oluyor ve şimdi de genel grev eylemi ciddi olarak gündeme gelmiş bulunuyor.

Talebimizden vazgeçmeyiz!
Gösteriye katılan işçi sendikaları ve gençlik örgütleri liderleri hükümetin ısrarcı tutumunun bir sonuç vermeyeceğini belirtiyor. CGT Genel Başkanı Bernard Thibault “CPE Yasası’nın geri çekilmesi talebi, çok geniş kesimlerce ileri sürülüyor. Gençlerin yüzde 80’i, genel olarak halkın ise yüzde 70’i bu yasaya karşıdır. 18 Mart eylemine ise, 7 Mart’a göre üçte bir daha fazla katılım oldu” diye konuştu. Üniversite ögrenci sendikası UNEF Genel Başkanı Bruno Julliard ise “Hükümet ya bugünden yasasını hemen geri çeker, ya da bunu, önümüzdeki hafta yapmak zorunda kalır. Biz talebimizden ve ısrarımızdan vazgeçmeyeceğiz” dedi. FO Konfederasyonu Genel Başkanı Jean Claude Mailly de topun hükümette olduğunu söyleyerek “(Hükümetin) yapacağı şey, aptal pazarlığından vazgeçip, bu antipopüler yasayı geri çekmektir” dedi.

‘Yoksul gelecek istemiyoruz’
Sultan Saygılı
Fransa çapında yapılan protesto gösterileri çerçevesinde Grenoble’da 35 bini aşkın kişi “yoksulluk dayatmalarına hayır, CPE geri çekilsin” sloganları ile sokaklardaydı. Gençler bütün hareketli ve canlılıkları ile kortejin önünde “Biz yoksul bir gelecek istemiyoruz, yasayı çekene kadar sokaklardayız ve sen artık bittin Villepin” diyerek olanca güçleri ile haykırdılar.
Bütün kesimlerin katıldığı yürüyüşte, emekliler “Biz çocuklarımıza böylesi bir gelecek bırakmak istemiyoruz” derken gençler ise “Daha iş yaşamına atılır atılmaz bize yoksulluk dayatılıyor, bu yasa şans eşitliğini ortadan kaldırıyor” diyerek yasanın kabul edilemez olduğunu dile getirdiler. Grenoble’da kapatılan Polimeri çalışanları ise “Biz CPE değil, çalışmak istiyoruz, Polimeri bitmedi” sloganı ile alanlardaydı. Valilik meydanında sonlanan yürüyüşte “CPE yoksulluğuna” karşı genel greve gidilmesi çağrısı yapıldı.


Başa dön


Askerlerinizi Irak’tan çekin
Irak işgalinin 3. yılında başta işgal hükümetlerinin ülkeleri olmak üzere çok sayıda ülkede yüzbinlerce kişi işgale son verilmesini istedi. ABD’de gösterilere askerlerin Irak’tan çekilerek ‘eve’ dönmesi talebi damgasını vurdu. New York’ta gösteriyi düzenleyen “Birliklerimiz Hemen Çekilsin” hareketinin üyelerinden Dustin Langley, göstericilere yaptığı konuşmada, “Irak’ta her geçen gün şiddete işgalin yol açtığının daha fazla görülmesi nedeniyle kamuoyu bizimle birlikte” dedi. Chicago’da toplanan 7 bin kişi ise Michigan Bulvarı’nda toplanarak işkenceyi kınadıklarını ve Irak halkını desteklediklerini haykırdı. San Francisco’da da göstericiler “Birleşik Devletler değil Birleşik Dünya”, “ABD emperyalizmini durdurun” yazılı pankartlarla yürüdü. Boston ve Concord’da da gösteriler düzenlendi. Kıyafetleri ve kan görünümlü makyajları ile Ebu Garib ve Guanatanamo işkence skandallarını hatırlatan göstericiler, ABD Devlet Başkanı George Bush’un politikalarını da kınadı.
Petrol savaşına hayır
Irak’ta 8 bin askeri bulunan İngiltere’nin başkenti Londra’da ise işgal karşıtı gösterilere 100 bini aşkın kişi katıldı. İşgalin üçüncü büyük ortağı İtalya’nın başkenti Roma’da düzenlenen gösteriye de onbinlerce kişi katıldı. Göstericilerin, üzerlerinde “Petrol savaşına hayır” ve “Irak’taki savaşı durdurun” yazılı pankartlar taşıdıkları ve gösteride geniş güvenlik önlemleri alındığı belirtildi. Irak’ta bulunan 3 bin İtalyan askerinin geri dönmesini isteyen işgal karşıtları “Öncelik barışın” sloganı ile birleşti.
Irak işgalinin protesto edildiği diğer ülkeler ise şöyle:
  • Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da yaklaşık 3 bin kişi, 530 Danimarka askerinin Irak’ta bulunmasını protesto ederek askerlerin Irak’tan çekilmesini sağlamak için hükümete baskı yapmak istediklerini söyledi.
  • Porto Riko’da da oğulları Irak’ta ölen anneler ile öğrenci ve politikacıların katıldığı gösterilerde, “Irak halkının yaşama hakkı var” yazılı pankartlar dikkat çekti. Gösterilerde siyahlar giyinmiş göstericiler tabut taşıdı. Savaşa karşı Analar Grubu Sözcüsü Sonya Santiago, “Iraklılar, Porto Rikolulara ne yaptı” diye seslendi. Oğlu 3 ay önce Irak’a giden asker anası Nereida Roman ise ABD Başkanı George Bush’un kendilerini aldattığını kaydetti. Irak’ta 3 yılda 49 Porto Rikolu asker öldü.
  • Yunanistan’ın başkenti Atina ve başka kentlerde 2 bin 500 kişi ABD Büyükelçiliği’ne yürüdü.
  • Hollanda’da düzenlenen gösteriye de 2 bin kişi katıldı. Başkent Amsterdam’daki gösteride, “Elini Irak’tan çek”, İşgali kes” ve Terörist Bush” sloganları atıldı.
  • İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen gösteride de yaklaşık 3 bin kişi Irak’ savaşını protesto etti.
  • Kanada’nın Toronto kentinde de binlerce kişi Kanada ordusunun Irak ve Afganistan işgallerinde yer almasına karşı sokaklara döküldü.
  • Malezya’da, Kuala Lumpur kentindeki Amerikan Büyükelçiliği önünde toplanan yaklaşık 600 kişi, “Irak’ın ABD işgalinden kurtarılmasını” istedi.

    İngiliz askerleri firarda
    Irak işgalinin başlamasından bu yana İngiltere’de ordudan kaçan asker sayısının üç kat arttığı bildirildi. Independent on Sunday’in haberinde, ordu avukatlarının bu durumu, askerler arasında işgalin meşruiyeti konusunda artan şüpheye bağladığı kaydedildi ve İngiliz-Amerikan koalisyonunun Irak’ta şiddeti sona erdirmekteki başarısızlığının etkili olduğu ifade edildi. 2001 yılında 86 olan ordudan firar edenlerin sayısı, 2005’te 383’e çıktı.
    Öte yandan, bir anket sonuçlarına göre, halkın yüzde 73’ü, Blair hükümetini “aşırı kirlenmiş” buluyor. Katılanların yüzde 46’sı ise Blair’in istifa etmesi gerektiği yönünde görüş bildirdi.

    İsveç’te 10 protesto
    Irak’ın işgalini protesto etmek amacıyla İsveç’in 10 yerleşim biriminde protesto gösterileri yapıldı. Şavaşa Karşı Örgütler Ağı tarafından Stockholm’da düzenlenen gösteriye 1500 kişi katıldı. Bazı sendika şubelerinin yöneticileri ile ilerici yazar ve gazeteciler de gösteriye katılarak Irak işgalini protesto ettiler. Eski diplomatlardan Sverker Aström İsveç hükümetine de sert eleştiriler yöneltti. Sosyal demokrat hükümetin ABD karşı teslimiyetçi bir tutum takındığını belirten Aström İsveç halkını hükümeti ve ABD’yi protesto etmek için değişik eylem biçimlerine başvurmaya çağırdı. Grafik sendikası Stockholm şube yöneticilerinden Anders İsaksson ise işçileri savaş karşıtı eylemlere katılmamaya çağıran İsveç İşçi Sendikaları Federasyonu, LO yöneticilerini işçilere ve Irak halkına ihanet etmekle suçladı.
    Oğullarını Irak savaşında kaybeden İngiliz Christin ve Peter Brierly çifti de gösteride yaptıları konuşmalarda Irak işgalinin yasadışı olduğunu belirterek Tony Blair ve George Bush’un yargılanmasını istediler. Savaş karşıtı solganlar ve pankratlar taşıyan göstericiler meydanda yapılan konuşmaların ardından ABD konsolosluğuna doğru yürüyüşe geçtiler. Polis göstericilerin konsolosluk binasına yaklaşmalarına izin vermedi. Christin ve Peter Brierly göstericiler tarafından hazırlanan ve ABD’nin Irak’dan çekilmesini talep eden mektubu konsolosluk görevlilerine teslim ettiler. Göteborg de yapılan gösteriye ise 1000’i aşkın kişi katıldı.

    Duisburg’da protesto yürüyüşü
    Irak’a ilk bombanın atılışının 3. yıldönümünde Duisburg’da aralarında Anadolu Federasyonu’nun da bulunduğu Alman ve Türkiyeli dernek ve kurumlar tarafından ortak olarak bir yürüyüş ve miting düzenlendi. Almanca, Türkçe ve Arapça olarak “İran’a savaş hazırlıklarına son, ABD savaşlarına son, Almanya ve Avrupa desteğine hayır!” sloganları yazan ortak pankart taşındı. Anadolu Federasyonu imzalı Almanca “Katil ABD, Ortadoğudan defol” yazılı pankartın taşındığı yürüyüşte kızıl bayraklar ve dövizler taşındı. Hochfeld’den başlayarak Duisburg merkezine kadar süren yürüyüş burada bir mitingle sona erdirildi.
    Anadolu Federasyonu Duisburg Temsilciliği adına Dernek Başkanı Halit Uzunçelebi, en temel hakların hedef alındığına dikkat çekerken “Tüm bu saldırılara karşı mücadelenin bütün halk kesimlerinin birlikte mücadelesinin gerekliliğine inanıyor ve bu bilinçle hareket ediyoruz” diye konuştu.


    Başa dön


    Ebu Garib’ten önceki durak
    Irak’taki ABD ordusuna bağlı olarak görev yapan Özel Operasyon Timleri’nin, 2004 yılından bu yana Bağdat Havaalanı yakınlarındaki Saddam Hüseyin rejimine ait bir askeri üssü, gizli işkence merkezi olarak kullandıkları ortaya çıktı. Üstte, Iraklı eski üst düzey yetkililer ile Iraklı direniş liderlerine işkence edildiği öğrenildi.
    Bizzat ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) onayıyla “Nama askeri kampı” içinde kurulan ve “Kara Hücre” diye adlandırılan gizli işkence merkezinde, yüzlerce Saddam rejimi yetkilisi ile Iraklı direnişçinin sorgulandıkları ve bu kişilerin ağır işkenceye maruz kaldıkları belirtildi. Iraklı mahkûmların “Ebu Garib’e gönderilmeden önceki durağı” diye nitelenen “Kara Hücreler”de, ABD ordusu içinde ‘gölge birlik’ diye bilinen Özel Operasyon Timleri’ne bağlı 1000 askerin görev yaptığı belirtildi. Saddam Hüseyin’in ABD askerlerince yakanlanmasından sonra, “tıbbi kontrol” için getirildiği Bağdat Havaalanı yakınlarındaki ABD askeri üssünün içinde bulunan Kara Hücreler’de, Özel Operasyon Timleri’nin yanı sıra, Amerikan gizli servisi CIA ajanları ile Federal Soruşturma Bürosu (FBI) yetkililerinin de görev yaptığı belirtildi.
    Özel işkence çemberi
    ABD’de yayımlanan “The New York Times” gazetesinin haberine göre, ABD’li Özel Operasyon Birlikleri’nin “Kara Hücre” diye adlandırılan işkence merkezinde, “kendi özel işkence çemberlerini kurdukları” anlaşıldı. New York Times, Pentagon yetkililerine dayandırdığı haberinde “Bu işkence merkezlerinde pencereye bulunmuyor ve hücreler bir insanın sığımayacağı kadar dar. Kara Hücreler’de, ABD’li askerler, eski Iraklı üst düzey yetkililleri, tüfekler ile dövüyor; hareket edip, yüzlerine tükürüyor ve işkence merkezinin nispeten daha geniş bölgelerinde askerler, Iraklı yetkilileri boya ile yapılan savaş oyunlarında birer hedef olarak kullanıyorlar” ifadelerine yer verdi. Kara Hücreler’in, Bağdat Havaalanı yakınlarındaki Nama askeri kampının, “bir parçası olduğunu” belirten New York Times, “Kara Hücreler’in duvarlarında, ‘KAN YOK, PİSLİK YOK’ yazılarının bulunduğunu belirtti . Pentagon yetkilileri bu yazıları, Özel Operasyon Timleri’nin işlerine adapte olma çabası olarak açıklıyorlar. Eğer askerler işkence ettikleri Iraklılar’ın kanlarını akıtmazlarsa ceza almaktan kurtuluyorlar.
    Kuralsızlık kuralı
  • Irak’ta 17 ölü
    Irak’ın çeşitli kentlerinde düzenlenen saldırılarda 17 kişi öldü, 24 kişi yaralandı. Bakuba’da yola yerleştirilen 2 ayrı bombanın patlaması sonucu 1 polis öldü, 12 kişi yaralandı. Yaralananlardan birinin albay rütbesinde bir polis olduğu belirtildi. Havice’de önceki gün kaçırılan 2 Irak askerinin cesedi bulunurken, Latifiye’de sivil bir aracın silahlı saldırıya uğraması sonucu araçtaki 1 polis öldü, 4 sivil yaralandı. Musul’daysa silahlı kişilerin açtığı ateşle 2’si sivil giysiler içindeki polisler olmak üzere 4 kişi öldü. Musul’da yola yerleştirilen bombanın patlaması sonucu 2 sivil yaralandı. Duleymi’de de pusuya düşürülen ABD askerlerinin yaptığı baskında biri çocuk 9 kişi hayatını kaybetmiş, 6 kişi yaralanmıştı.
    Ortaçağ usulü ceza
    Hindistan’da bir grup köylü, aynı aileden 5 kişiyi, “kara büyü” yaptıkları gerekçesiyle kafalarını keserek öldürdü. Assam eyaletinin Sonitpur bölgesindeki Çarali kasabası yakınında meydana gelen olayda, 60 yaşındaki Amir Munda, iki oğlu ve 2 kızı,yetkisiz bir mahkemede 2 kişinin ölmesine, birçok kişinin de hastalanmasına neden olan “gizemli bir hastalık” yaydıkları gerekçesiyle suçlu bulundu.

    Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net