İsrail lobisine itham
ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, “ABD’nin Ortadoğu politikası, ulusal çıkarlara hizmet etmiyor ve ülkedeki İsrail yanlısı lobi tarafından yönlendiriliyor”. Harvard ve Chicago üniversitelerinden araştırmacıların yaptığı ortak çalışma, “ABD’nin Ortadoğu politikasındaki yönlendirici gücün ulusal çıkarlar değil, İsrail yanlısı lobi olduğunu” savundu. Raporda, “Hiçbir lobi, bir yandan Amerikalıları, İsrail ile ABD’nin çıkarlarının aynı olduğuna ikna ederken, diğer yandan ABD dış politikasını Amerika’nın ulusal çıkarlarının gerektirdiklerinden bu kadar uzaklaştırmamıştır” ifadesine yer verildi. Chicago Üniversitesi’nden siyaset bilimci John J. Mearsheimer ve Harvard Üniversitesi’nden uluslararası ilişkiler uzmanı Stephen M. Walt’ın, İsrail ile ABD gazetelerindeki ve insan hakları örgütlerinin raporlarına dayanarak hazırladıkları çalışmanın bir başka dikkat çekici noktası da, “İsrail destekçilerinin ABD’yi Irak savaşına girmeye zorladığı suçlamalarına” yer vermesi. Çalışmada, Bush yönetiminde Irak savaşını destekleyen ve İsrail yanlısı olarak bilinen Paul Wolfowitz ve David Wurmser gibi isimlere atıfta bulunuluyor. Araştırmada “İsrail yanlısı lobinin ciddi bir endişe kaynağı olduğu ve hatta İsrail’e de zarar verdiği” belirtildi.
‘ABD diktatörlüğün eşiğinde’
ABD’li emekli bir yargıç, ülkenin hızla “diktatörlük” rejimine doğru ilerlediğini söyledi. ABD Yüksek Mahkemesi’nde 24 yıl çalıştıktan sonra geçen ay emekli olan yargıç Sandra Day O’Connor, “sağcı partilerin, yargıya saldırılarının devam etmesi durumunda, ABD’nin bir diktatörlük rejimi olmasının işten bile olmadığını” belirtti. Georgetown Üniversitesi’ndeki bir panelde konuşan eski yargıç, “Yargıya güçlü bir şekilde müdahale edenlere karşı, hiç olmadığı kadar uyanık olmalıyız. Eski otokrasilerden ders almalı ve ülkemiz büyük bir dejenerasyonun ardından diktatörlüğün kucağına düşmeden, buna engel olmalıyız” dedi. Avukatlar adaylarına yaptığı konuşmada, “sorumluluk almaları gerektiğini” belirten O’Connor, “Yargı bağımsızlığını, statüko korumaz; bunu halkın kendisi korur” dedi.
İngiltere ve ABD’ye suçlama
İran İçişleri Bakanı Mustafa Purmuhammedi, ülkenin güneydoğusundaki Sistan-Belucistan eyaletinde 22 kişinin öldüğü önceki günkü saldırı nedeniyle ABD ve İngiltere’yi suçladı. Purmuhammedi, Arap nüfusun yaşadığı ve zaman zaman bombalı saldırıların düzenlendiği Kuzistan eyaletindeki olaylarla, daha önce Zabul şehrinde meydana gelen terör saldırısının destekçilerinin aynı güçler olduğunu söyledi. Ülkedeki “bölücü grupların” ABD ve İngiltere güvenlik yetkilileriyle görüştüklerini belirten Purmuhammedi, “teröristlerin bu ülkeler tarafından eylem düzenlemeye teşvik edildiğini” öne sürdü. Arap nüfusun yoğun olarak yaşadığı Kuzistan eyaletinin başkenti Ahvaz’da, bir yıl içinde meydana gelen 3 bombalı saldırıda 20 kişi ölmüş, yüzlerce kişi yaralanmıştı. Tahran yönetimi, olayların sorumlusunun İngiltere olduğunu iddia etmişti. Sünni azınlığın yaşadığı Sistan-Belucistan eyaletinin Zabul ve Hemedan şehirleri arasında da perşembe günü karayolunu kesen silahlı bir grup, aralarında bazı devlet görevlilerinin de bulunduğu 22 kişiyi kurşuna dizmiş, 7 kişiyi de kaçırmıştı. Saldırıyı, Cundullah (Allah’ın Ordusu) adlı Sünni grup üstlenmişti.
|