www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Referandum çağrısı
AKP Hükümeti’ne Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı’nı halkın oyuna sunması istendi. TTB, DİSK ve KESK başkanları yaptıkları ortak açıklamayla, hükümetin bu çağrıyı kabul etmesini, aksi halde köylere varana kadar referandumu kendilerinin gerçekleştireceğini bildirdiler.

GSS’ye karşı işbıraktılar
Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü’nde çalışan 350 işçi, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası’na (SSGSS) karşı yarım gün işbıraktı. Yol-İş İstanbul 1 No’lu Şube’nin çağrısıyla işbırakan işçiler, dün saat 07.30’de yemekhanede toplandılar. Burada İstanbul Tabib Odası Basın Sözcüsü Osman Öztürk’ün de katıldığı bir toplantı yapan işçiler, yasa tasarısı ve buna karşı yapılması gerekenleri tartıştılar.

Tarım ve orman çalışanları
   Başbakan’a tepki gösterdi

Kamu-Sen’e bağlı Türk Tarım Orman-Sen Genel Başkanı Ahmet Demirci, kamu çalışanlarının ücret artışlarına yönelik hazırlanan yasa tasarısında yer alan haksızlıkların giderilmesi talebiyle Başbakan Erdoğan’a mektup gönderdi.


Referandum çağrısı
KESK, DİSK ve TTB, hükümete “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarı’sını referanduma götür” çağrısı yaptı. Emek örgütleri hükümetin 27 Mart’a kadar bu çağrıyı kabul etmemesi durumunda, referandumu kendilerinin yapacağını bildirdiler.
DİSK Başkanı Süleyman Çelebi, KESK Başkanı İsmail Hakkı Tombul ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) İkinci Başkanı Metin Bakkalcı ortak basın toplantısı düzenlediler.
Tasarının aylık 127 YTL geliri olanlardan 64 YTL prim alınmasını, prim gün sayısının 7 binden 9 bine çıkartılmasını öngördüğünü dile getiren Metin Bakkalcı, halkın tüm kesimlerini ilgilendiren bu denli önemli bir konunun toplumun sadece yüzde 25’inin oyunu alan hükümete ve seçmenin ancak yüzde 53’ünü temsil eden parlementoya bırakılamayacağını dile getirdi. Tasarının halkın oyuna sunulması gerektiğini belirten Bakkalcı, hükümete hafta sonuna kadar süre tanıdıklarını ifade ederek “Aksi halde 27-31 Mart günleri arasında tüm Türkiye’de köylere varana kadar biz referandum yapacağız” diye konuştu. Üç kurumun sadece çağrıcı olduğunu, çalışan, çalışmayan bütün toplumun yarınını ilgilendiren bu konuda tüm örgütlerin, partilerin, kişilerin sürece katılabileceğini kaydeden Bakkalcı, yaygın bir kampanya ile tüm işyerlerinde, yurtlarda, okullarda, köylerde tasarıyı anlatacaklarını dile getirdi. Bakkalcı, referandumun sonuçlarını 4 Nisan’da açıklayacaklarını söyledi.
İş Yasası gibi
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi de Meclis’in halkın iradesini yansıtmadığını ifade etti. Hükümetin, “Ekonomik Sosyal Konsey ve Emek Platformu’nun görüşlerini aldık” gibi ifadeler kullandığını hatırlatan Çelebi, birkaç makyaj niteliğindeki düzenleme ile tıpkı İş Yasası’nda yaptıkları gibi toplumu yanıltmaya çalıştıklarını söyledi.
KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul ise, demokratik ülkelerde halkın geleceğini ilgilendiren konuların halka sorulması gerektiğini ifade etti. Referandumla tasarının bütün yönleriyle tartışılacağını kaydeden Tombul, “Halka sormak bizim açımızdan önemli. Bunun üzerinden olumlu, objektif bir sonuç ortaya çıkar” diye konuştu.

BEYAZ EVET, KIRMIZI HAYIR
Kırmızı renkte “hayır”, beyaz renkte “evet” oy pusulaları ile 27-31 Mart günleri arasında günün her saatinde oy kullanılacak. Herkesin oy kullanabileceği referandumda, yaş sınırı aranmayacak. Elektronik ortamda oy kullanılmasının şartları bu hafta ilan edilecek. Referandumda, “sendikalar, meslek kuruluşları, kitle örgütleri, siyasi partiler, okullar, üniversiteler, yurtlar, muhtarlıklar, mahalleler, meydanlar, parklar, kampusler, okul bahçeleri, alış-veriş merkezleri” gibi yerlerde oy kullanılabilecek. Her sandık için gönüllülük bazında bir görevli belirlenecek. Görevli, oy kullanma ve sayım süresince sandıktan sorumlu olacak. İllerdeki irtibat noktaları ve iletişim adresleri hafta içerisinde açıklanacak. Oy kullanma öncesi ve sırasında “Niçin Referandum Bildirgesi” dağıtılacak. Emek Platformu’nun “haberin var mı” el ilanı, “herkese sağlıklı, güvenlikli bir gelecek hakkı” broşürü de geniş bilgi almak isteyenlere verilecek.


Başa dön


GSS’ye karşı işbıraktılar
Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü’nde çalışan 350 işçi, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası’na (SSGSS) karşı yarım gün işbıraktı. Yol-İş İstanbul 1 No’lu Şube’nin çağrısıyla işbırakan işçiler, dün saat 07.30’de yemekhanede toplandılar. Burada İstanbul Tabib Odası Basın Sözcüsü Osman Öztürk’ün de katıldığı bir toplantı yapan işçiler, yasa tasarısı ve buna karşı yapılması gerekenleri tartıştılar.
Toplantıda konuşan Şube Başkanı Ali Akdağ, sosyal güvenliğin işçi sınıfının bedeller ödeyerek kazandığı bir hak olduğunu söyledi. “Eskiden ödediğimiz vergiler bize yol, su, köprü olarak dönüyordu, şimdi ödediğimiz vergiler dış borca, faize gidiyor” diye konuşan Akdağ, hükümetin çalışanları korumak yerine, çıkardığı yasalarla elindekileri de aldığını dile getirdi. Hükümetin tasarı ile emekli olma hakkını ortadan kaldıracağına dikkat çeken Akdağ, emekli olana da düşük maaş vermeyi amaçladığını ifade etti.
İşsizliğin arttığı, esnek çalışmanın yaygınlaştığı ve kayıt dışı çalışmanın olduğu bir ortamda işçilerin zaten emekli olamadığını vurgulayan Akdağ, yasa “tasarı yasalaşırsa çocuklarımız ve torunlarımız geleceksizlikle karşı karşıya kalacaklar” diye konuştu. İstanbul’un işçi sınıfının kalbi olduğunu ifade eden Akdağ, tasarıya karşı İstanbul işçisinin yapacaklarının Türkiye’yi de harekete geçireceğini vurguladı. İstanul’da tasarıya karşı yapılan eylemler hakkında işçilere bilgi veren Akdağ, yapılacak ve etkinlikleri karayolu işçilerinin daha kitlesel katılmasını istedi.
Tasarı konusunda işçilere bilgi veren Osman Öztürk, tasarının çıkmasını Dünya Bankası, IMF, TÜSİAD ve hastane patronlarının istediğini belirtti. “Bugün elinizde olan hakları alın bir de tasarının getirdiklerini alın karşılaştırın” diyen Öztürk, tasarı ile işçi ve emekçilerin ellerindeki kzanımlarında geri alındığını ifade etti. Artık ‘reform’ kelimesini duyunca korktuğunu anlatan Öztürk, AKP Hükümeti’nin reform adı altında yaptığı tüm çalışmaların çalışanların kazaımlarına dönük saldırılar olduğunu ifade etti.
Daha sonhra söz alan işçiler, tasarıya karşı yapılan eylemlerin kitlesel olmamasını eliştirerek, sendika yönetimlerinin harekete geçmesini istediler. Halim Ölçer adlı işçi, “AKP iktidar olduktan sonra hiçbir şeyi tadı tuzu kalmadı. Ne oldu bize, hiç sesimiz çıkmıyor” diye konuşarak herekete geçme çağrısı yaptı. İşyeri Temsilcisi Naci Göçer de hükümetin her alanda işçilere saldırdığını belirterek, “Eğer bu gidişi durduramazsak biz de biteceğiz” şeklinde konuştu.


Başa dön


Tarım ve orman çalışanları
    Başbakan’a tepki gösterdi
Kamu-Sen’e bağlı Türk Tarım Orman-Sen Genel Başkanı Ahmet Demirci, kamu çalışanlarının ücret artışlarına yönelik hazırlanan yasa tasarısında yer alan haksızlıkların giderilmesi talebiyle Başbakan Erdoğan’a mektup gönderdi.
Demir, dün gönderdiği mektupta, konfederasyonlar ile hükümet arasında imzalanan mutabakat metninin ücret dengesizliğini ortadan kaldırmayı hedeflediğini ancak, ilave ödeme için hazırlanan kanun taslağında ücret adaletsizliklerinin artırıldığını belirtti. Demir, hükümetin kamu personel reformu mantığına ters bir hazırlık içinde olduğunu vurgulayarak, denge adına dengesizlik oluştuğunu bazı kurumların ilave ödemelerden muaf tutulmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
PETKİM işçisi işe geç başladı
Aliağa PETKİM işçileri bir saat geç işbaşı yaparak son dönemde işe alınan işçilere düşük ücret verilmesini protesto ettiler. Geçtiğimiz aylarda işe alınan 158 işçi Petrol-İş Sendikası’nda örgütlenmişlerdi. İşçilerin sendikalı olmalarına rağmen diğer işçilerden daha düşük ücretle çalıştırılmak istenmesi sendika tarafından tepkiyle karşılandı. İşçiler dün sabah kurum içinde toplanarak bu durumu protesto ettiler ve işe bir saat geç başladılar. Açıklama yapan Petrol-İş Örgütlenme Sekreteri Salih Rakıcı, genel müdürün yeni giren işçilere diğer işçilerden daha az ücret verme düşüncesinin toplusözleşmeye aykırı olduğunu belirterek, “Eylemle genel müdüre bunun böyle olamayacağı, toplusözleşmenin ihlal edilemeyeceği mesajını verdik” diye konuştu.
Beton santralinde ücretler için eylem
Adapazarı’nda bir beton santralinde çalışan 35 işçi ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle işbıraktı. Erenler beldesinde bulunan özel bir şirkete ait beton santralinin giriş kapısında toplanan işçiler, ücretlerinin geç ödendiğini ve SSK primlerinin de ödenmediğini söylediler. Asgari ücretin altında 350 YTL ücret aldıklarını dile getiren işçiler çalışma saatlerinin de belli olmadığını söylediler. Kredi kartlarına olan borçlarını ödeyemez hale geldiklerini ifade eden işçiler, patrondan ücretlerin ve sigorta primlerinin ödenmesini istedi. Şirket yetkilileri ise konuyla ilgili bir açıklama yapmadı.