Gerek Genelkurmay’dan, gerekse sivil kesimdeki kimi odaklar; Van Başsavcılığı’nın kendi başına hareket etmediğini, bu iddianamenin hükümetle bağlantılı ve Büyükanıt’ın Genelkurmay Başkanı olmasını önlemek için yapılmış bir siyasi hamle olduğunu ifade ediyorlar. Bu yüzden de böyle bir soruşturmanın başlatılması için yetkili komutan olan Genelkumay Başkanı Özkök’ün soruşturma açılmasına izin vermeyeceği belirtiliyor.
Peki, Van Başsavcılğı’nın iddianamesi siyasi kaygılarla; AKP Hükümeti ile kimi askeri odaklar arasındaki hesaplaşma gözetilerek ve AKP Hükümeti’ne omuz vermek amacıyla hazırlanmış olabilir mi? Elbette olabilir! Çünkü; hem askerin günlük politika içinde olması; kendisini bir iktidar odağı olarak görmesi hem de AKP’nin amaçları bu iddiayı “boş bir iddia olmaktan çıkaracak” mahiyettedir. Ama öte yandan; bölgede son çeyrek yüzyıldır olup bitenler; binlerce faili meçhul ve kayıp; binlerce suikast, sayısız provokasyon... Bütün bu olayların altından çıkan karanlık güç odaklarının bir yanlarının sürekli kontrgerilla faaliyetleri, özel kuvetler görevlileriyle bağlantılarının varlığı ile ortaya çıkması başsavcılığın iddialarını da en az, “AKP’ye destek” iddiası kadar önemli hale getirmektedir. Bu yüzdendir ki, bu soruşturmayı engelleyenler, “Bu iddialar boştur” deyip geçmek isteyenler, bunu yetki, usul, ya da “orduyu yıpratma” bahanelerine bağlayanlar, bölgede olup biten, “karanlık güç odaklarının marifeti” olarak gösterilen faaliyetlerin açığa çıkmasını önleme sorumluluğundan ve suçlamasından kendilerini kurtaramazlar.