www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Çömez, Unakıtan’ı istifaya çağırdı
AKP Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, sert bir çıkış yaparak, bir süredir hakkındaki çeşitli iddialarla gündeme gelen Maliye Bakanı Unakıtan’a bayrak açtı. Çömez, Unakıtan’a hakkındaki iddiaları topladığı 5 sayfalık bir mektup gönderip istifasını istedi.

‘28 Şubat İslamcıları birbirine düşürdü’ Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararı ile ordudan atılan askerlerin kurduğu Adaleti Savunanlar Derneği’nin (ASDER) düzenlediği “Darbelerin Karanlığında Kaybolan Değerlerimiz” konulu panelde, askeri darbelerin nitelikleri ve oluşum nedenleri değerlendirildi.

ÖDP 10. yaşına tartışmalarla girdi
Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) 10. Kuruluş yılı dolayısıyla iki gün süreli “21. Yüzyılda Sol ve Türkiye” başlıklı bir sempozyum düzenledi.


Çömez, Unakıtan’ı istifaya çağırdı
AKP Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’a beş sayfalık bir mektup yazarak istifasını istedi. Çömez, “Yeter artık Sayın Unakıtan, bize, partiye ve ülkeye yük oluyorsunuz, sizi artık taşıyamıyoruz. Bu cazip teklifimi (bu kavrama çok aşina olduğunuzu biliyorum) önemseyin lütfen, istifa edin” dedi.
Çömez, Bakan Unakıtan’a gönderdiği mektuba, CHP’nin gensorusunun reddedildiğini, ancak ret oylarının gerekçesinin çok farklı olduğunu belirterek başladı. Çömez, “Kalkan bu ellerle gerçekten aklandınız mı? Kağıt üzerinde evet, ama vicdanlarda hayır” dedi. Komisyon ya da bakanlar kurulu sıralarında değil milletvekili sıralarında oturması halinde kendisiyle aynı düşünceyi taşıyan “çok sayıda milletvekilinin olduğunu” Unakıtan’ın da göreceğini kaydeden Çömez, daha sonra Maliye Bakanı hakkındaki iddiaları anımsattı.
Yumurta olayı
Abdullah Unakıtan’ın mısır ithalinden 4 gün sonra verginin artırıldığını, pastörize yumurtanın KDV’sinin de 10 puan indirildiğini belirten Çömez, “Merak ediyorum, Manyas’ta kuş gribinin yaşandığı günlerde yumurta fiyatları dibe vurduğunda piyasadan kaç milyon yumurta topladınız? Dilerim hepsini faturayla almış ve bunları belgelemişsinizdir. Çünkü ileride mutlaka ihtiyacınız olacak” dedi.
Unakıtan’ın açıklamakta en çok zorlanacağı konunun Etibor’un dinlenme tesisleri ihalesi olacağını vurgulayan Çömez, “Bandırma’nın Edincik Beldesi sınırları içinde, sahilde bulunan arsanın satış süreci, eminim ki perde arkasını öğrenenleri derinden üzecektir. Ama bu satışla ilgili, gözlerimin içine bakarak savunma yapmaya cesaretiniz var mı?” dedi.
Ofer’le görüşme
Maliye Bakanı Unakıtan’ın, Ofer ile kaç kez görüştüğünü, bu görüşmelerde devlet görevlilerinin bulunup bulunmadığını soran Çömez, Ofer’in özel uçağıyla İtalya’ya gidip gitmediğini de açıklamasını istedi. Çömez, Unakıtan’ın oğlunun İsrail’le ilişkilerine de değinerek, “Oğlunuz bu ihalelerden önce kaç kez İsrail’e gitti? İsrail’in hangi otellerinde kimlerle görüştü?” sorusunu da yöneltti.
Sorgulanacaksınız!
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’a, Telekom’la AVEA arasında yapılan ara bağlantı sözleşmesi gereği tahsil edilmesi gereken 80 trilyonluk bir alacağın neden tahsil edilmediğini de soran AKP Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, “Bu para şirketin yeni sahibine neden bırakıldı? Bunları takip etmeye zaman mı bulamadınız? Özelleştirme gerçekleştikten sonra Telekom’da yapılan restorasyonlar için ne diyorsunuz peki? Kaç trilyonluk restorasyon yapıldı, kimlere hangi koşullarda verildi? Siz evinizi satsanız, alıcıya teslim etmeden tadilat yaptırır mısınız? Merak etmeyin, bunlar da tek tek araştırılacak, sorgulanacak” dedi.
IMF’ye en borçlu ülkenin Türkiye olduğunu anımsatan Çömez, sosyal sorunların giderek arttığını dile getirdi.
İstifa edin!
Maliye Bakanı’na “Araziye çıkın Sayın Bakan, esnafı, köylüyü dinleyin” diye seslenen Çömez, bunun Unakıtan’ın ezberini bozacağını da söyledi. 5 yıl, 10 yıl, 50 yıl sonrasını görüp göremediklerini ögrenmek isteyen Çömez, Unakıtan’ın AKP’ye ve ülkeye yük olduğunu söyleyerek “Bu cazip teklifimi (bu kavrama çok aşina olduğunuzu biliyorum) önemseyin lütfen... İstifa edin...” dedi.

Kamu vakıflarına soruşturma
Başbakanlık Teftiş Kurulu (BTK), Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın onayı ile aralarında kamu bankaları, MİT, Gümrük, Adalet ve İçişleri bakanlıkları, Milli Piyango’nun da bulunduğu 173 kamu vakfına soruşturma açtı. Soruşturmaya gerekçe ise, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Merkez Bankası Vakfı’ndan 32 milyar emekli maaşı alanların bulunduğu iddiası oldu.
Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Merkez Bankası Vakfı’na ilişkin raporda, bankanın üst düzey yöneticilerinin emekli maaşlarının 30 milyarı geçtiği iddiası yer aldı. Başbakanlık Teftiş Kurulu’na gönderilen raporda, Merkez Bankası Vakfı’nın olanaklarının, üst düzey yöneticilere yüksek emekli maaşları olarak yansıdığı ortaya çıktı. Raporda, “2005 itibariyle Yaman Törüner’e toplam 32 bin 400, Nedim Usta’ya 32 bin 250 (Yönetim Kurulu Üyesi), Zeki Şener’e (Yönetim Kurulu Üyesi) 22 bin 776 YTL emekli aylığı ödendi” denildi.
Rapor, BTB Başkanı Mutalip Ünal tarafından Başbakan Erdoğan’a verildi. Bu rapor üzerine Başbakan’ın kamu vakıflarına soruşturma başlatılması için onay verdiği ve bu onay doğrultusunda bir müfettiş görevlendirildiği bildirildi.


Başa dön


‘28 Şubat İslamcıları birbirine düşürdü’
Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararı ile ordudan atılan askerlerin kurduğu Adaleti Savunanlar Derneği’nin (ASDER) düzenlediği “Darbelerin Karanlığında Kaybolan Değerlerimiz” konulu panelde, askeri darbelerin nitelikleri ve oluşum nedenleri değerlendirildi. Panelde, darbelerin nedeni ve kaynağı olarak “resmi ideoloji” ile ABD yandaşlığı gösterilirken, 28 Şubat sonrası İslami kesimin de birbirine düşürüldüğü görüşü dile getirildi.
Ankara’da önceki gün düzenlenen panelin açılış konuşmasını yapan ASDER Başkanı emekli General Adnan Tanrıverdi, 28 Şubat’ın milli değerlere indirilmiş darbe olduğunu belirterek, irticaya karşı hükümetin devre dışı bırakıldığını hatırlattı. Darbeden sonra İslami kesime yönelik savaş başlatıldığını savunan Tanrıverdi, inançlı kesime adeta savaş açıldığını ileri sürdü.
Panelde konuşmacı olan Yazar Mehmet Yavuz Ay, darbelerin batı ideolojisinden beslendiğini, batı ideolojisinin kullandığı kavramların kimi İslamcıların diline yerleşmesi suretiyle dejenerasyon oluştuğunu savundu. Demokrasi kavramının Batıcı olduğunu iddia eden Ay, batıdan aktarılan kavramlar yerine İslami kesimin kendi kavramlarını kullanması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Ahmet Alper ise Türkiye’deki darbelerin oluşum süreçlerini hatırlatarak, gladyo tipi örgütlenmenin birçok kirli işlere karıştığına işaret etti. Bahriye Üçok, Uğur Mumcu ve Muammer Aksoy’u İslamcıların öldürmediğine dikkat çeken Alper, bu cinayetlerin İslami kesime karşı düşmanca tutum geliştirilmesi için gizli örgütlerin düzenlediğini söyledi.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan ise demokrasi kavramının kaynağının aslında İslamiyet olduğunu, Batı’nın medeniyeti İslami medeniyetten aldığını savunarak, demokrasiyi savunmanın zorunlu olduğunu ifade etti. Tarhan, Yazar Ay’ın demokrasi ve Batı kavramları ile ilgili söylediklerinin yanlış anlaşılmaya neden olabileceğini de sözlerine ekledi.
Türkiye’de çeşitli İslam sentezleri ile İslami kesimlerin bölünmesinin amaçlandığını belirten Mazlum Der Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Bilgen ise bölünme ile birlikte bu kesimin sisteme entegre edilmesinin planlandığını anlattı. Bilgen, 28 Şubat sonrası İslami kesimlerin iskambil kağıdı gibi dağıldığını ve hatta birbirini “ispiyonlayan” “Biz aslında tehlikeli değiliz” diyen hallere düştüğünü dile getirdi.


Başa dön


ÖDP 10. yaşına tartışmalarla girdi
Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) 10. Kuruluş yılı dolayısıyla iki gün süreli “21. Yüzyılda Sol ve Türkiye” başlıklı bir sempozyum düzenledi.
İTÜ Maçka Sosyal Tesisleri’nde geçtiğimiz hafta sonu düzenlenen sempozyum dizisinde yer alan dört oturum, ÖDP Genel Başkanı Hayri Kozanoğlu’nun “Türkiye ve Özgürlükçü Sosyalizm” başlıklı konuşmasıyla başladı. Kozanoğlu, diğer sol partilerle güçlü bir toplumsal hareket yaratmanın önemine değinerek özgürlükçü sosyalizmi, halkın; baskıdan, sömürüden özgürleşmesi olarak gördüklerini söyledi. Kozanoğlu ayrıca, siyasetin toplumsal taleplerden uzaklaştığını söyledi.
Polemikli oturum
Sempozyumun ilk oturumu “Özgürlükçü Sosyalizm” başlığıyla ve Saruhan Oluç, Ahmet İnsel, Seyfi Öngider ve Bülent Somay’ın sunumlarıyla gerçekleştirildi. Konuşmacılar, “Özgürlükçü Sosyalizm” tarifini kendi bakış açısıyla yorumlarken, sunumların aynı başlıkta olmasına rağmen farklı tariflerle yapılmış olması dinleyicilerde tepkilere yol açtı. Saruhan Oluç konuşmasında, sosyalizm kelimesinin önüne ‘özgürlükçü’ sıfatının takılmasını 19. ve 20. yüzyıllarda sosyalist yönetimlerce gerçekleştirilen ‘totaliter’ yönetimlerden kendini ayırmak olarak gördüğünü söyledi. Ahmet İnsel, ‘özgürlükçü’ tarifinin dünyada anarşistlerce kullanıldığını belirterek, Türkiye’de ise özgürlükçülüğün kullanıma açık olduğunu söyledi. İnsel, Türkiye’de ‘solda kalmak’ adına ulusalcılaşılabildiğine de değindi. Özgürlükçü sosyalizm ifadesinin ‘yumurtalı omlet’ demeye benzediğini söyleyen Seyfi Öngider’den sonra söz alan Bülent Somay, bu başlığın ekolojizm ve feminizmi de kapsadığını söyledi. Somay, ekolojist ve feministlerle ‘özgürlük’ konulu girilecek tartışmaların öncelikle bu kesimlerin kendi özgürlük anlayışlarını tanımlamalarıyla mümkün olacağını dile getirdi.
Yeni Ortadoğu’da Kürtler kıskaçta
Demokratik Toplum Partisi (DTP) Eşbaşkanı Ahmet Türk, Ortadoğu’da Kürtlerin kıskaç altına alındığına işaret ederek, “Bugünden barış, kardeşlik ve demokrasi temelinde sorunlarımızı tartışmazsak, yarın ABD, Türkleri de Kürtleri de sömürecek” dedi. DTP Ankara İl Örgütü’nün önceki akşam düzenlediği tanışma ve dayanışma yemeğine, aralarında parti ve kitle örgütü temsilcilerinin de bulunduğu çok sayıda kişi katıldı. Ankara Gençlik Kültür Merkezi Müzik Grubu, Bilal Ercan ve Xemé Xecî’nin Türkçe ve Kürtçe ezgileriyle halayların çekildiği gecede, Canip Yıldırım ve Fevzi Kara’ya da “Kürt siyasetine katkılarından ötürü” birer plaket verildi. Etkinlikte konuşan DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk, Hükümetin, çeteleri teşvik eden bir siyaset anlayışı içinde olduğunu, çeteler ve demokrasi ile ilgili adımlar atılmadığını belirterek, “Başbakan, barış ve demokrasi için Hamas’ı davet ediyor. İyi, güzel de bugün Türkiye’de önemli sorunlar var. Kürt halkı barış için yıllardır çabalıyor. Siz Türkiye’nin sorunları için adım atmayın, Hamas’ı davet ederek günah çıkarın. İnandırıcı olamazsınız. Bugün Kürt halkı barış diyor, ama üzerine kurşun sıkılıyor” diye konuştu. Türk, yeniden şekil verilmek istenen Ortadoğu’da tüm hesapların Kürtler üzerinde yapıldığını, ABD’nin en gözde bekçilerinin, Ortadoğu’da Kürtleri kolladığını ifade ederek, geçmişten beri emperyalizme ve sömürüye karşı, emekten yana tavır içinde olduklarını, sol değerlerle birlikte olduklarını dile getirdi. Kürtlerin Ortadoğu’da kıskaç altına alındığını, İran’da bile Kürtler üzerinde baskıların arttığına dikkat çeken Türk, “Suriye’de ve Türkiye’de de arttı. Ortadoğu halklarının, kardeşlik ile sorunlarını çözebileceğine inanıyoruz. Barış, kardeşlik, demokrasi ile sorunları ortaya koymaz, tartışmazsak, yarın ABD, Türkleri de Kürtleri de sömürecek. Emperyalist güçler cirit atacak. Gelin, kendi sorunlarımızı diyalog yoluyla tartışalım, mesafe alalım, demokratik, çağdaş bir Türkiye ve çağdaş bir Ortadoğu yaratalım” dedi.
Televizyonda THKO programı
EMEP GYK Üyesi Mustafa Yalçıner, ROJ TV’de yayımlanan ve çeşitli konuları tarihsel arka planı, bugüne yansımaları ve aktüel yönleriyle ele alan “Fotoğraf” adlı programın konuğu olacak. Yarın akşam saat 22.15’te yayımlanacak olan programın konusu ise THKO (Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu).

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net