‘Barış istediğim için savcı bana kızdı’
DTP binasında yapılmak istenen basın açıklaması öncesinde polisin kapıları kırarak yaptığı baskının ardından tutuklanarak cezaevine konulan 85 yaşındaki Fatma Bağdu yapılan itirazın ardından serbest bırakıldı. Gözaltına alınmasının ardından çıkarıldığı mahkeme, örgüt propogandası yapmaktan ve polise mukavemetten Bağdu’yu tutuklamıştı. Türkçe bilmeyen Fatma Bağdu ile torunu Sait Tufan aracılığıyla görüştük. Yaşadıklarını Halepçe katliamına benzeten Bağdu, herkesi dövdüklerini, küfrettiklerini söyledi. Bağdu barış ve kardeşlik istediklerini belirtti. Gözaltına nasıl alındığını ve o günü anlatan Bağdu, yaşadıklarını şöyle aktardı. “Biz parti binasında basın açıklaması için bekliyorduk. Polis bize müdahale etti. Kadın, çocuk, yaşlı demeden dövdü küfretti. Ellerimizi başımızın üstüne koydurtup merdivenlerden aşağı indirirken, merdivenin yanlarına dizilen polisler herkesi dövdü. Kapının önündeki otobüslere doldurulduk. Polis arabasının içinde de kötü muamele devam etti” dedi. Emniyette beton zeminde oturduklarını aktaran Fatma Bağdu, ellerimizi başımızın arkasına koydurduklarını ancak kendisinin yapmadığını aktardı. Savcılığa çıkarıldığında tercüman aracılığı ile ifade verdiğini belirten Bağdu, ifadesinde barış kardeşlik istediği için savcının kendisine kızdığını söyledi. Fatma Bağdu’nun oğlu Ahmet Tufan ise annesinin gözaltına alınıp tutuklanması ile Türkiye’de insan haklarının bir kez daha ayaklar altına alındığını belirtti. Bağdu’nun torunu Sait Tufan ise İnsan Hakları Bildirgesi’ne Türkiye’nin de imza koyduğunu hatırlatarak “Nasıl oluyor da 85 yaşındaki yaşlı kadını gözaltına alıp tutukluyorlar” diye soruyor. Bağdu’nun avukatı Av. Sevil Aracı da, olayın başlı başına hukukun katledilmesi olduğunu kaydetti. Parti binasına basın açıklaması için toplanmış insanların basın açıklaması yapamadan dövülerek gözaltına alındığını hatırlatan Aracı, “Aralarında yaşlı ve hasta kişilerin de olduğu bu insanlara, emniyete götürülürken ve emniyet içerisinde baskılar sürmüştür. 85 yaşındaki bir kadının tutuklanması ise trajikomik bir durumdur.” şeklinde konuştu. AKP Hükümeti’nin, zimmetine para geçirmekten kesinleşmiş cezası bulunan hocaları Erbakan’ı çıkarmış olduğu yasa ile cezaevinden kurtardığına dikkati çeken Aracı, 85 yaşındaki bir kadının cezaevine konmasına göz yumulmasını eleştirdi. “Düşünce ve ifade hürriyeti kapsamında değerlendirilmesi gereken bu tür etkinliklerde son zamanlarda sık sık tutuklama kararı çıkartılması endişe vericidir” diyen Aracı, benzer durumda olan tutuklulara yaptıkları itirazların ise sonuçsuz kaldığını belirtti.
Kars’ta harç çilesi
Kars’ta üniversite öğrencileri, dönem harçlarını yatırmak için banka önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Kars Kafkas Üniversitesi (KAÜ) öğrencilerinin dönem harçlarını yatırmaları, tek bir bankanın tahsil etmesi nedeniyle kabusa dönüşüyor. İkinci dönem ders kayıtları için para yatıracak olan üniversite öğrencileri harçları sadece bir banka alınca çileden çıktı. Kimi öğrencilerin terk ettiği kuyruk cadde boyunca uzadı. Kazımpaşa Caddesi üzerinde bulunan Kars Vakıfbank Şubesi’nin önünde oluşan kuyruk Karadağ Caddesi boyunca uzayarak eski belediye binasına kadar gitti. Kuyrukta öğrencilerin yanı sıra kendi işlemlerini yapmak için bekleyenler de gözden kaçmadı. Tekin Ay isimli öğrenci, birinci dönemde de aynı sorunu yaşadıklarını ifade ederken; banka çalışanları, 28 Şubat’ın harç yatırma için son gün olduğunu belirterek, öğrencilerin işlerini son ana bırakmalarına tepki gösterdiler.
Mahsuni heykeline çirkin saldırı
Son yüzyılın Pir Sultan Abdal’ı olarak anılan ve geçtiğimiz yıl Narlıdere Belediyesi tarafından yaptırılıp, adı verilen parka dikilen Aşık Mahsuni Şerif heykeli kimliği belirsiz kişiler tarafından kırıldı. Narlıdere Huzur Mahallesi’ndeki heykelin özellikte el bölgesi ile bağlamanın kırılması görenleri öfkelendirdi. Mahsuni heykeline saldıranların heykeli tümden sökmeye çalıştığı görülürken, bunu başaramayınca heykelin göz kısmında sigara söndürdükleri dikkat çekti. Park etrafındaki oturan sakinlerin ihbarıyla ortaya çıkan saldırı olayında heykelin polyester kısımlarının kırıldığı, demirlerin bükülmeye çalışıldığı tespit edildi. Narlıderelilerin tepkisini çeken saldırı olayı ardından Narlıdere Belediye Başkanı Abdül Batur “Saldırıyı gerçekleştirenleri şiddetle kınıyoruz. Art niyetli kişiler Mahsuni ve sazına saldırıda bulunuyor. Bu saldırı hem düşünceye hem de sanata yapılmış bir saldırıdır” diye konuştu. Mahsuni heykeli, Narlıdere Belediyesi tarafından heykeli yapan Heykeltıraş Harun Atalayman’a tamir ettiriliyor.
Uğur’un anıtına açılan dava başlıyor
Mardin Kızıltepe’de güvenlik güçleri tarafından öldürülen Uğur Kaymaz’ın anısına heykel yaptıran Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş yargı önüne çıkıyor. Uğur’un yaşı ve vücudundaki mermi sayısını sembolize eden anıt için harcanan 2 bin 292 YTL’den dolayı “belediyeyi zarara uğrattığı” gerekçesiyle açılan dava, yarın 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Demirbaş’ın soruşturması sürerken Bölge İdare Mahkemesi’ne yaptığı durdurma talebi reddedilmişti. Belediyenin görevleri arasında kültürel ve sanatsal etkinliklerin olduğunu belirten Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş, “Bu anlamda bir belediyenin herhangi bir anıt yapmasının sorun olmadığını biliyorum. Ne yazık ki, harcanan masraflar çocuklar için ve özellikle Uğur Kaymaz için olunca usulsüz olabilmektedir. Bizce bu yasal bir harcamadır. Bu heykeli yapmamızın nedeni topluma mesaj vermektir. Çocukların öldürülmemesi, çocukların kendi haklarına ulaşabilmesi, biz büyüklerin çocuklar için güzel bir dünya yaratması gerektiğini amaçlamıştık” dedi. Demirbaş, “Çocukların öldürülmemesini istemek suç mudur? Eğer bu suçsa suçumuzun arkasındayız” diye konuştu.
|