www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



KEŞKE ZENGİN OLSAK!
Başbakan Erdoğan’ın müjde olarak açıkladığı Kurumlar Vergisi oranındaki yüzde 10’luk indirim ve gelir vergisi dilimlerindeki ayarlamalar bu hafta Meclis Genel Kurulu’nda görüşülecek.

Zengin yoksul arasında
   13.4 kat gelir farkı var

Türkiye’de en yoksul yüzde 10’luk kesimin toplam kullanılabilir gelirden aldığı pay yüzde 2.3’te kalırken, en zengin yüzde 10’luk kesim ise yüzde 30.9 oranında pay aldı.


KEŞKE ZENGİN OLSAK!
Başbakan Erdoğan’ın müjde olarak açıkladığı Kurumlar Vergisi oranındaki yüzde 10’luk indirim ve gelir vergisi dilimlerindeki ayarlamalar bu hafta Meclis Genel Kurulu’nda görüşülecek.
Kurumlar Vergisi’nde şirketlerin ödediği yüzde 35’lik oranda 10 puanlık bir indirim yapılacak. Buna karşılık yüzde 40 oranında kurumlar vergisi indirimi sağlayan yatırım indirimi kaldırılacak. Büyük holdingler ve özellikle yabancı sermayenin düşük vergi ödemesini getirecek olan yüzde 20’lik vergi oranı patronların daha fazla kâr biriktirmesine, kârlarını faizde işletmesine ya da yurtdışına kaçırmasına yarar sağlayacak. Hükümetin kurumlar vergisini yüzde 20’ye çekmesi, patronlar cephesinde de tartışma yarattı. Yatırım indiriminin kaldırılmasına başta TOBB olmak üzere, işverenler karşı çıkıyor. Ancak hükümet bu konudaki tavrının net olduğunu açıkladı. Kurumlar Vergisi’nde indirim yapıp yatırım indiriminin kaldırılması sanayicilerin ödeyeceği kurumlar vergisinde artış yaratacakken, ticaret, rant ve finans sermayedarlarının ödeyeceği kurumlar vergisini azaltacak. İndirim hükümetin açıkladığının aksine daha az yatırım yapılmasını, daha fazla finansal ve ticari işlerle uğraşılmasını teşvik edecek.
Kayıp ücretliden karşılanacak
Kurumlar Vergisi indiriminin bir diğer tartışma yaratan konusu ise bütçedeki vergi gelirlerinde yaratacağı kayıp oldu. Hükümetin bu indiriminin vergi gelirlerinin 2-3 milyar YTL azaltması bekleniyor. Bütçe dengesinin sağlanması için bu 2-3 milyar YTL’lik kayıp, dolaylı vergilerin artırılması ve kamu hizmetleri ile yatırımlarının kısılmasıyla giderilecek.
Bu durum hem zam hem vergi artışı hem de daha az hizmet almak anlamına gelecek.
Hükümetin, kurumlar vergisi indirimine Gelir Vergisi ile ilgili bir değişikliği de ekledi. Gelir Vergisi’nin ücretliler ve az kazanan gelir grupları için yüzde 15’ten başlayıp 5’er puan artarak yüzde 45’e kadar olan dilimleri değiştirilecek. Buna göre en üst dilimin gelir vergisi oranı 5 puan indirilerek yüzde 35’e düşürürlürken memur ve işçilerin ödediği vergi oranında bir değişiklik yapılmayacak. Böylelikle ücretliler ve patronlar aynı dilimde vergilendirilecek. İkisinin de gelir vergisi vergi oranı yüzde 15 olacak.

ÜCRETLİYE SUS PAYI MI?
Bu hafta yasalaşacak ücretliler aleyhine vergi düzenlemelerine karşılık hükümet gelir vergisinde değişikliğe gidiyor. Vergi Konseyi, Gelir Vergisi Kanunu’nun yeniden yazımı için çalışma başlattı. Yasa taslağı ağustos ayı sonuna kadar tamamlanarak, Maliye Bakanlığı’na sunulacak. Taslakta ücretlilere gelir vergisinde tek tarifeye geçilmesiyle birlikte ortadan kalkan vergi avantajının yerine “asgari geçim indirimi” getirilmesi düşünülüyor. Ayrıca emeklilerden sonra işçi ve memurlara yönelik vergi iadesinin kaldırılması konusunu da gündemine aldı. Yerine belge alımını sağlayacak yeni bir mekanizma konulmak kaydıyla vergi iadesinin kaldırılması çalışmalar sırasında ele alınacak. Bu konuda son karar siyasi iradeye bırakılacak. Meclis gündeminde bulunan düzenleme ile tek tarifeye dönüşen ve 4 dilime indirilen gelir vergisinde, ileride dilim sayısının 2 veya 3 olması planlanıyor.


Başa dön


Zengin yoksul arasında
    13.4 kat gelir farkı var
Türkiye’de en yoksul yüzde 10’luk kesimin toplam gelirden aldığı pay yüzde 2.3’te kalırken en zengin yüzde 10’luk kesimin aldığı pay ise yüzde 30.9 oldu. 2004 yılında en zengin yüzde 10’la en yoksul yüzde 10’luk kesim arasında 13.4 katlık bir fark bulunuyor. En yoksul kesimin gelirden aldığı pay Türkiye genelinde aynı kalırken kırsal kesimde azaldı. Bu durum gözleri yine hükümetin uyguladığı tarım politikalarına çevirdi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2004 Hanehalkı Bütçe Anketi sonuçlarından elde edilen gelir çalışmasının sonuçlarını açıkladı. Buna göre 2004 yılında Türkiye’deki hanelerin toplam kullanılabilir geliri 218 katrilyon 752 trilyon lira olarak hesaplandı. Bu gelirin 4 katrilyon 928’ini birinci yüzde 10’luk dilim (1 milyon 709 bin aile) alırken, en zengin yüzde 10’luk dilimin aldığı pay ise bunun 13.4 katı düzeyinde 67 katrilyon 570 trilyon lira olarak gerçekleşti.
2003 yılına göre en yoksul kesimin yüzde 2.3 olan payı değişmezken, en zengin yüzde 10’luk kesimin payı ise yüzde 33.2’den yüzde 30.9’a geriledi. En zengin kesimin payındaki bu gerileme ikinci yüzde 10’luk dilimden başlayarak diğer diğer dilimlerin gelirden aldıkları paylarını artırmalarından kaynaklandı. Buna göre ikinci yüzde 10’luk dilimin payı 2004 yılında yüzde 3.7’den yüzde 3.8’e, üçüncü dilimin payı yüzde 4.7’den yüzde 4.9’a, dördüncü dilimin payı yüzde 5.6’dan yüzde 5.8’e, beşinci dilimin payı yüzde 6.6’dan yüzde 7’ye, altıncı dilimin payı yüzde 7.8’den yüzde 8.3’e, yedinci yüzde 10’luk dilimin payı yüzde 9.4’ten yüzde 9.9’a, sekizinci dilimin payı yüzde 11.5’ten yüzde 12’ye, dokuzuncu dilimin payı ise yüzde 15.1’den yüzde 15.3’e yükseldi.
Kırsalın payı daha da azaldı
İşsizlik azalmadı işsiz sayısı 22 bin kişi arttı
Türkiye ekonomisinin en büyük problemlerinden biri olan işsizlik konusunda 2005 yılında ilerleme kaydedilemedi. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı rakamlara göre 2005 yılında işsizlik oranı yüzde 10.3 olarak belirlendi. Türkiye'de işsizlik 2004 yılında da yüzde 10.3 olmuştu. Oran aynı kaldı ama işsiz sayısında artış yaşandı. Türkiye'de işsiz sayısı da 2004 yılındaki 2 milyon 498 bin kişiden, 2 milyon 520 bine yükseldi. 2005 yılında toplam istihdam 22 milyon 46 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise yüzde 48.3 olarak tahmin edildi. Türkiye'de toplam işgücünün yüzde 13.7'si kamuda, yüzde 86.3'ü de özel sektörde çalışıyor. 2004 yılında yüzde 14.7 olan tarım dışı işsizlik oranı geçen yıl yüzde 13.6'ya indi. 2004 yılında kentlerde yüzde 13.6 olan işsizlik oranı, 2005 yılında yüzde 12.7'ye gerilerken, kırsal yerlerde ise oran yüzde 5.9'dan yüzde 6.8'e yükseldi. Aynı dönemde işsiz sayısı kentsel yerlerde 1 milyon 870 binden 1 milyon 832 bine inerken, kırsal yerlerde 628 binden 687 bine yükseldi. İstihdam oranı ise kentsel yerlerde yüzde 38.4'ten yüzde 39.7'ye çıkarken, kırsalda yüzde 52.1'den yüzde 49.5'e indi. Genç nüfusta işsizlik oranı 2005 yılında hafif bir düşüş kaydederek yüzde 19.3 oldu. Bu rakam 2005 yılında yüzde 19.7 olarak kaydedilmişti. Kentsel yerlerde oran yüzde 25.2'den yüzde 22.8'e düşerken, kırsalda yüzde 12.6'dan yüzde 14.1'e çıktı. TÜİK'in açıkladığı ve ekim-kasım-aralık dönemini kapsayan üç aylık hareketli ortalamalara göre, 2005 kasım ayı itibarıyla işsizlik oranı ise yüzde 10.6 oldu.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net