Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2004 Hanehalkı Bütçe Anketi sonuçlarından elde edilen gelir çalışmasının sonuçlarını açıkladı. Buna göre 2004 yılında Türkiye’deki hanelerin toplam kullanılabilir geliri 218 katrilyon 752 trilyon lira olarak hesaplandı. Bu gelirin 4 katrilyon 928’ini birinci yüzde 10’luk dilim (1 milyon 709 bin aile) alırken, en zengin yüzde 10’luk dilimin aldığı pay ise bunun 13.4 katı düzeyinde 67 katrilyon 570 trilyon lira olarak gerçekleşti.
2003 yılına göre en yoksul kesimin yüzde 2.3 olan payı değişmezken, en zengin yüzde 10’luk kesimin payı ise yüzde 33.2’den yüzde 30.9’a geriledi. En zengin kesimin payındaki bu gerileme ikinci yüzde 10’luk dilimden başlayarak diğer diğer dilimlerin gelirden aldıkları paylarını artırmalarından kaynaklandı. Buna göre ikinci yüzde 10’luk dilimin payı 2004 yılında yüzde 3.7’den yüzde 3.8’e, üçüncü dilimin payı yüzde 4.7’den yüzde 4.9’a, dördüncü dilimin payı yüzde 5.6’dan yüzde 5.8’e, beşinci dilimin payı yüzde 6.6’dan yüzde 7’ye, altıncı dilimin payı yüzde 7.8’den yüzde 8.3’e, yedinci yüzde 10’luk dilimin payı yüzde 9.4’ten yüzde 9.9’a, sekizinci dilimin payı yüzde 11.5’ten yüzde 12’ye, dokuzuncu dilimin payı ise yüzde 15.1’den yüzde 15.3’e yükseldi.
Kırsalın payı daha da azaldı
Kentlerde 2003 yılında yüzde 2.3 olan en yoksul yüzde 10’luk kesimin gelirden aldığı pay 2004 yılında yüzde 2.5’e çıkarken, kırsal kesimde ise bunun tersine yüzde 2.4’ten yüzde 2.3’e geriledi. Kentlerde en zengin yüzde 10’la en yoksul yüzde 10 arasında 12.5 kat olan gelir farkı, kırsal kesimde ise 12.1 puan olarak hesaplandı. Türkiye nüfusunun yüzde 61’inin yaşadığı kentler Toplam gelirden yüzde 73 oranında pay alırken, nüfusun yüze 39’unun bulunduğu kırsal kesimin gelirden aldığı pay ise yüzde 27’de kaldı.
YÜZDE 20’LİK DAĞILIMDA 7.7 KAT FARK