www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Borçlu patron dışarıda
   borçlu işçi cezaevinde

Eyilik Holding patronu, devlet bankalarına, vergi dairelerine, TEDAŞ’a, işçilerine, esnafa olan trilyonlarca borcuna rağmen serbestçe dolaşıyor. Aylardır ücretini ödemediği işçi Erhan Sağdıç ise kredi kartı borcunu ödeyemediği için 2 Mart’ta cezaevine girecek.

Elmadağ’da GSS paneli
Emek Platformu Ankara Bileşenleri, Elmadağ ilçesinde, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı hakkında bir panel düzenledi. Tasarıya karşı mücadele çağrısı yapılan paneli, Barutsan, Roketsan, Yataş ve Çaykur fabrikalarından işçiler, kamu emekçileri, EMEP ve ÖDP ilçe yöneticileri ve üyeleri izledi.

‘Ortak ve ısrarlı mücadele gerekli’
SES Adana Şubesi Eğitim Komisyonu Üyesi Suzan Akıncı, Genel Sağlık Sigortası ve ve Kamu Personel Rejimi’nin kamu hizmetlerini piyasalaştırmanın önemli bir adımı olduğuna dikkat çekerek, tüm kamu emekçileri ve hizmetten yararlanan toplum kesimlerinin ortak ve ısrarlı mücadelesinin gerekli olduğunu dile getirdi.


Borçlu patron dışarıda
   borçlu işçi cezaevinde
Emine Uyar
Devlet bankalarına, vergi dairelerine, TEDAŞ’a, işçilerine, esnafa trilyonlarca lira borcu olan Eyilik Holding’in patronları dışarıda gezerken, ücretini alamadığı için kredi kartı borcunu ödeyemeyen işçi hapis yatacak.
Eski ve bilinen adıyla Kula Mensucat, son ismiyle Bayraklı Denim Tekstil işçisi Erhan Sağdıç, 2 Mart’ta cezaevine girecek. Erhan Sağdıç’ın durumunda olan 50 işçi daha bulunuyor.
Öz İplik-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu Kula Mensucat’ta, 210 işçinin, ücret alacakları dolayısıyla 3 Mayıs 2005 tarihinde başlattıkları grev ise sürüyor.
Patronları 2004 yılının Ağustos ayından bu yana tek kuruş ödememiş 38 yaşındaki özürlü işçi Erhan Sağdıç’a. Kirasını veremediği için Bayraklı’daki evinden taşınıp Egekent’te bir kapıcı dairesine yerleşmiş. İki küçük oda ve bir küçük mutfaktan oluşan evde, binanın hizmeti karşılığı kira vermeden eşi ve üç çocuğuyla birlikte oturan Sağdıç’la evinde görüştük.
Kendisini hapse girmenin eşiğine getiren süreci anlatan Sağdıç, bu duruma düşmesine sebep olanların devlete de trilyonlarca lira borcu olduğuna dikkat çekerek, kendisi cezaevine girerken onların rahat dolaşabilmelerini anlayamadığını söylüyor.
1999 yılında, memleketi Tokat’tan, özürlülerin daha kolay iş bulduğunu düşünerek Büyükşehir’e gelen Sağdıç, İşçi Bulma Kurumu aracılığı ile aynı yıl Kula Mensucat’a yerleştirilmiş. Güçlükle bulduğu işine dört elle sarılan Sağdıç, verilen her işi özrü imkan vermese bile kendisini zorlayarak yerine getirmiş.
Asıl onlar ceza çekmeli
Düzenli ücret alamasa da parça parça ödemelerin yapıldığı günlerde, fabrikanın yemekhanesine gelen kredi kartı pazarlayıcılarından kart aldığını ama bir süre sonra hiç ödeme yapılmaması nedeniyle giderek borçlandığını anlatan Sağdıç, “Ha bugün ha yarın derken temelli içeri girdik. Aylarca bir maaş yok, gelir yok bankaya da ödemeyince hepsi icralık oldu” diyor.
İşyerinden yaklaşık 8 milyar lira alacağı bulunan Sağdıç, bu paranın faizleriyle birlikte kredi kartı borcunu kapatacağını belirtiyor.
Çiğli Belediyesi’nin, eşin-dostun ve oturdukları apartmandaki sakinlerin yardımlarıyla geçinmeye çalışan Sağdıç Ailesi’nin üç çocuğundan ikisi ilkokula gidiyor. Erhan Sağdıç, “Temizlik çıkarsa eşim gidiyor. O şekilde tutunmaya çalışıyoruz. Varlık içinde yokluk çekiyoruz” derken, eşi Sevim Sağdıç alışveriş yaptıkları bakkalın da 200 milyon liralık borçları nedeniyle veresiyeyi kestiğini söylüyor.
Sorunlarının çözümü için başvurdukları kimsenin bir şey yapmamasından yakınan Sağdıç, “62 milyon liralık elektrik faturası buzdolabında asılı duruyor. Ben onu ne yapıp edip, eşten dosttan borç alıp götürüp yatıracağım. Yatırmazsam üç gün sonra elektriğim kesiliyor. Ama patronun TEDAŞ’a trilyonlarca borcu var. Elektriği kesiyorlar. Bir süre sonra arabasına biniyor TEDAŞ’a gidiyor. Geri geliyor bakıyoruz elektrikler açılmış. Onlara olabildiğince imtiyazlı davranılıyor ama vatandaş mağdur ediliyor. Asıl ceza çekmesi gerekenler zevk-ü sefa içerisinde yaşıyorlar” diyor.
Hiçbir yaptırım yok
Emeğinin karşılığını alamayarak zor şartlarda geçim mücadelesi veren bir başka işçi de Üstün Tok. “Zam falan istemiyoruz, yeter ki alacaklarımızı versinler. Yasal yollardan iş arayamıyoruz, gelirimiz yok. Eşim çalışmıyor. Bir çocuğumuz var. Anne-baba ve kardeşlerin gönderdiği destekle geçinmeye çalışıyoruz. Kardeşimin evinde oturduğum için kira vermiyorum. Bu fabrika yıllardır işçisine para ödemiyor. Hiçbir yaptırım yok” diyen Tok, 37 yaşında. 13 yıllık Kula işçisi Tok’un 40 bin YTL. alacağı bulunuyor.

Çevik Kuvvet dağıttı
Öz İplik-İş İzmir Şube Başkanı Mehmet Sürek, 2001 yılında işçilerin iş akitlerinin patron tarafından tek taraflı olarak feshedilmesinden doğan işçi alacaklarının hâlâ ödenmediğini belirtiyor. Grevde bulunan işçilerin 8 maaş, 7 ikramiye olmak üzere toplam 1 trilyon 300 milyon lira alacağının bulunduğunu dile getiren Sürek, sendikanın da 2000 yılından bu yana 400 milyar lira alacağı bulunduğunu aktarıyor. Alacakları için defalarca eylem yaptıklarını dile getiren Sürek, patronun kendilerini sürekli olarak atlattığını, bir keresinde işçilerle birlikte patronun fabrikadan çıkmasına izin vermediklerini ve Çevik Kuvvet’in gelip kendilerini dağıttığını anlattı.

UÇAN KUŞA BORÇLU
Yönetim kurulu başkanlığını Mehmet Eyilik’in yaptığı Eyilik Holding’e ait Bayraklı Denim Tekstil’de, kot kumaşı üretilerek Arap ülkelerine satılıyor. Bu fabrika dışında Eyilik Holding’e bağlı, Antalya’da Royal Resort Oteli, ETV adında yine Antalya ve bölgesine yayın yapan bir televizyon kanalı, Manisa’da Safir Tekstil fabrikası, Çiğli’de de inşaat halinde bir fabrika binası bulunuyor. 1954 yılında kurulan Kula Mensucat’ı 1989 yılında satın alan Eyilik Holding patronları 2001 yılından bu yana işçilerine düzenli ücret vermiyor. Holdingin devlet bankalarından aldığı kredi borçları 2005’in Nisan ayında yapılan anlaşma sonucu “İstanbul Yaklaşımı” çerçevesinde 14 yıla yayılmış durumda. Bunun dışında Eyilik Holding’in TEK’e 1 trilyon 400 milyar, SSK’ya 2 trilyonu geçkin borcu var.


Başa dön


Elmadağ’da GSS paneli
Emek Platformu Ankara Bileşenleri, Elmadağ ilçesinde, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı hakkında bir panel düzenledi. Tasarıya karşı mücadele çağrısı yapılan paneli, Barutsan, Roketsan, Yataş ve Çaykur fabrikalarından işçiler, kamu emekçileri, EMEP ve ÖDP ilçe yöneticileri ve üyeleri izledi.
Eğitim Sen üyesi Abidin Çınar’ın yönettiği panelde Ankara Tabip Odası’ndan Dr. Füsun Tunay, Ankara Sendika Şubeleri Platformu Dönem Sözcüsü ve Tez Koop-İş 2 No’lu Şube Başkanı Haydar Özdemiroğlu, KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü ve Tüm Bel-Sen Ankara 2 No’lu Şube Başkanı Satı Buruncu Çalı birer konuşma yaptı. Emekçilerin yüzyıllık kazanımlarını yok edecek olan tasarıya karşı mücadele çağrısı yapılan panel, işçi ve emekçilerin soru ve önerileri ile devam etti. Panel sonunda Elmadağ’daki işyerlerinin sendika temsilcileri, neler yapabileceklerini kararlaştırmak ve bir çalışma programı oluşturmak için toplantı kararı aldı.


Başa dön


‘Ortak ve ısrarlı mücadele gerekli’
SES Adana Şubesi Eğitim Komisyonu Üyesi Suzan Akıncı, Genel Sağlık Sigortası ve ve Kamu Personel Rejimi’nin kamu hizmetlerini piyasalaştırmanın önemli bir adımı olduğuna dikkat çekerek, tüm kamu emekçileri ve hizmetten yararlanan toplum kesimlerinin ortak ve ısrarlı mücadelesinin gerekli olduğunu dile getirdi.
Memur-Sen CHP’yi suçladı
Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Aksu, Genel Sağlık Sigortası ve Sosyal Güvenlik yasa tasarıları konusunda, “Yasayı bir an önce çıkarmak zorundayız” diyen iktidar milletvekillerini değil CHP’yi eleştirdi. Memur-Sen’in iki gün süren Başkanlar Kurulu’nda konfederasyon yönetiminin belirlediği politikalar tartışıldı. Tarihi önceden kesinleşmesine karşın aynı tarihte Başkanlar Kurulu yapan Eğitim Bir-Sen’in temsilcilerini toplantıya göndermemesi dikkat çekti. Kızılcahamam’da yapılan toplantıda konuşan Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Aksu, CHP’nin “karşı çıkmak bir tarafa” yasanın çıkması için destek verdiğini belirten Aksu, CHP’li vekillerin, “Yasa bir an önce çıksın, halkın cebinden para çıkmaya başlasın. Nasıl bir yasa çıkarıldığını görüp bize dönsün” diye yasaya destek verdiğini savundu.
Muğla’da panele kitlesel katılım
Muğla Emek Platformu tarafından düzenlenen “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı” paneline sendikalar, meslek odaları ve siyasi parti üyelerinden oluşan yaklaşık 300 kişi katıldı. Konakaltı Kültür Merkezi’nde düzenlenen panele, Tabipler Odası Başkanı Dr. Naki Bulut’un oturum başkanlığında, Prof. Dr. Gazanfer Aksakoğlu ve Doç. Dr. Aziz Konukman konuşmacı olarak katıldı. Genel Sağlık Sigortası diye bir tasarının gerçek olmadığı, bu tasarının tek tek özel sigorta şirketleri demekle özdeş olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Aksakoğlu, nüfusa dayalı, herkesi kapsayan, ekiple yürütülen, tümelci, toplum tarafından denetlenen çağdaş bir sağlık yasasının gerekli olduğunu belirtti. Hükümetin çıkarmaya çalıştığı yasanın ise bunun aksine toplumsal tahribat yaratacağını ve sosyal güvensizlik getireceğini dile getiren Aksakoğlu, “Genel Sağlık Sigortası zaten bizi canımızdan ediyor, bizse canımızı bu yasanın geri çekilmesi için vereceğiz, boğazımız kesilmeden yasayı geçirmeyeceğiz” diye konuştu. Çağımızın emperyalizm çağı olduğunu, sorunların çözümünün öncelikle emperyalizmin adının net konulmasından geçtiğini vurgulayan Doç. Dr. Konukman ise “Devlet bütçeler yoluyla kaynak transfer etmeyecek; eğitim, sağlık gibi yaşamsal birimlere bütçe kanalize edilmeyecek. Piyasalar aksadığı zaman devlet müdahale etmeyecek. Devlet kamu malları üretiminden ve hizmetinden çekilecek. İşte devlet bu üç alanda tasfiyelere tasarılar yoluyla başlamıştır” dedi. Halkı özel sağlık şirketlerine mahkum eden bu yasanın geri çekilmesi için yorulmadan çalışılacağı ve eylemlere devam edileceği ifade edilen panel, izleyicilerin sorularıyla devam etti.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net