Generaller Diyarbakır’da
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, kuvvet komutanları ve Jandarma Genel Komutanı’nın da aralarında bulunduğu 23 generalle birlikte Diyarbakır’a geldi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök ve beraberindeki Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Yener Karahanoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Cömert ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Fevzi Türkeri, Kars’ta düzenlenen “2006 Sarıkamış Kış Tatbikatı”na katıldıktan sonra Diyarbakır’a geldi. Askeri üst komuta, Diyarbakır’da 7. Kolordu Komutanı Korgeneral Cahit Sarsılmaz’dan bölgedeki son durum hakkında bilgi alacak. Komutanların Diyarbakır’da yapacakları toplantıdan sonra kentten bugün ayrılmaları bekleniyor.
Habur’da yetki belgesine isyan!
Habur Sınır Kapısı’ndaki şoförler, Ulaştırma Bakanlığı’nın yürürlüğe koyduğu 25384 sayılı Karayolları Taşıma Yönetmeliği’nin uygulanma tarihinin uzatılmasını istedi. Yönetmeliğe göre şoförler, taşımacılık yapmak için yetki belgesi almak zorunda. Şoförlerin yetki belgesi alması için ortalama olarak 2-3 bin YTL para ödemesi gerekiyor. Bölgenin tek geçim kaynağının Habur Sınır Kapısı olduğunu belirten kamyon şoförü Muhsin Ertürk, Ulaştırma Bakanlığı’nın yürürlüğe koyduğu yasayı kabul edemeyeceklerini ifade etti. Ertürk, “Çünkü zaten bizim araçlarımız eski model. Biz yetki belgesi çıkarmak için 2-3 bin YTL para ödeyeceğiz. Biz araçlarımızı satsak bu paraya gitmez. Onun için yetkililerden bu yasanın bölgemiz için durdurulmasını istiyoruz” dedi. Çıkartılan bu yasa ile bazı büyük şirketlerin ekmeğine yağ sürüldüğünü belirten kamyon şoförü Murat Erdil ise, “Biz bu yasaya başından beri karşıyız. Tek geçim kaynağımız nakliyecilik. Bir de bu kadar masrafla bu yetki belgesini nasıl çıkartırız. Bizim araçlarımız eski model diye çöpe mi gitsin” diye sordu. Ulaştırma Bakanlığı’nın yürürlüğe koyduğu 25384 sayılı Karayolları Taşıma Yönetmeliği’nin uzatılması için Habur Sınır Kapısı’nda şoförlerin tepkili olduğunu belirten Uluslararası Nakliye Komisyoncuları Başkanı Mehmet Yavuz, “Biz bu uygulamanın Habur Sınırı Kapısı’ndan Irak’a yük taşıyan şoförleri kapsamaması için Ankara’da yetkililerle görüşeceğiz” dedi. Güneydoğu Anadolu Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Salman Çelikadam ise, yeni çıkan Karayolları Taşımacılığı Yönetmeliği’nin sadece nakliyecileri değil, bölge esnafını da mağdur edeceğini, en azından bölge insanına bazı ayrıcalıklar tanınması gerektiğini ifade etti.
Mektuplarla tecrit
“Size yaşayanların mektuplarından tecridi anlatmak istiyoruz” diyen TAYAD’lılar, dün öğle saatlerinde cezaevlerinde tutuklu bulunan yakınlarının mektuplarını Sultan Ahmet Meydanı’nda yapılan bir etkinlikle okudular. 100 kişinin katıldığı etkinlikte, Sincan F Tipi Cezaevi’ndeki bir tutuklunun mektubunu Grup Yorum üyeleri meydana kurulan hücreden seslendirdi. “Tecride son”, “Tecridi kaldırın, ölümleri durdurun” şeklinde sloganlar atan kitle, her hafta aynı saatte bir tutuklunun mektubunun çeşitli sanatçılar tarafından okunacağını açıkladılar.
Tarım arazisine hastane istemiyorlar
Yüreğir’de yapılması planlanan 500 yataklı devlet hastanesine yer tahsis edilemiyor. Hastane için Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi’ne ait olan arazinin tahsis edilmesi tepkiye neden oldu. Konuyla ilgili olarak Makine Mühendisleri Adana Şubesi’nde basın açıklaması düzenleyen Çukurova Üniversitesi Öğretim Elemanları Derneği, TMMOB Adana İl Koordinasyon Kurulu, Eğitim-Sen, Adana Tabip Odası, Çevreyi ve Tüketiciyi Koruma Derneği söz konusu arazi tahsisine karşı çıktı. Adana’da çok sınırlı düzeyde kalan kamu arazilerinin, hesapsız kentleşme sonucu elden gittiğini aktaran Prof. Dr. Nazire Akbulut, “Çocuklarımızın geleceği için okula, hastaneye, parka, yürüyüş alanlarına, daha pek çok sosyal alan ve tesise ihtiyaç vardır. Ancak bunların çözümü ‘bulduğum boşluğa yerleşirim’ anlayışıyla veya büyük parsel düzeyinde değil, önceden planlanmış düzenli bir kentleşmenin etaplar halinde uygulanması şeklinde sağlanmalıdır. Bu bağlamda, bu tür girişimler planın bir köşesindeki hatanın düzeltilmesi gibi basit değil tam tersine kent planında ve haliyle de günlük yaşamımızda büyük değişiklikler getirecek önemli bir revizyon niteliğindedir” diye belirtti. Ziraat Mektebi’nden Kabaktepe’ye doğru uzanan bu alanların yılda üç ürün alınan 1. sınıf ‘mutlak tarım arazisi’ olduğunu, Çukurova topraklarının özelliğini taşıyan bu alanlarda araştırma yapıldığına dikkat çeken Akbulut, bu taleplerin yasalara uygun olmadığını vurguladı. Talep edilen bu toprakların kentin artık çok sınırlı sayıda kalmış son yeşil alanlarını, akciğerlerini oluşturduğunu belirten Akbulut, insanlığın ortak malı olan bu arazilerin korunması konusunun sonuna kadar takipçisi olacaklarına vurgu yaptı.
|