www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Patronlar krizden çıkış
   işçiler güvence istiyor

Tekstil sektöründe yaşananlar hem patronları hem de işçileri olumsuz etkiliyor. 28 Şubat’ta sektör temsilcileri Başbakan ile bir araya gelecek. İşçi ücretlerinin de masada olacağı toplantıdan binlercesi işsiz kalan tekstil işçilerinin temsilcileri, sadece patronlar lehine karar alınması durumunda karşı çıkacaklarını belirtiyor.


Patronlar krizden çıkış
   işçiler güvence istiyor
Gökhan Durmuş
Değerli YTL ve ithalat baskısı altında sıkışan tekstil sektörü yarın Başbakan Erdoğan ve ilgili bakanlarla bir araya gelecek. İhracatı artsa da düşük döviz kuru nedeniyle kârsız ve zararına çalışan sektör, hükümetten çözüm isteyecek. Sektör temsilcileri KDV’nin düşürülmesi, döviz kuruna müdahalede bulunulmasının yanı sıra rekabeti engellediğini ileri sürdükleri işçi ücretlerine dikkat çekecek.
Son on ayda ise 200 bin tekstil işçisi işini kaybetti. Sektörde yaklaşık istihdamın 2 milyon civarında olduğu tahmin ediliyor. İşçi temsilcileri sektörün hükümetle yapacağı toplantıda yeni işsiz kalma ve hak kaybına yol açacak sonuçlar çıkmasını istemiyor. Tek yönlü patronlar lehine çıkacak her sonuca karşılık vereceklerine dikkat çekiyor. Bu tepkiyi azaltmak içinse patronlar hükümetle yapacakları toplantının ardından işçi temsilcileriyle bir araya gelecekler.
Son noktaya geldik
Başbakan ile yapılacak toplantının katılımcılarından TOBB Tekstil Sektör Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, hükümete isteklerini rapor halinde sunacaklarını söyledi. Konukoğlu’na göre hükümet bu toplantıda çözüm önermek zorunda. “Artık tekstilciler için her şey son haddine vardı” diyen Konukoğlu, görüşmeden olumlu sonuç çıkmazsa herkesin şapkasını önüne koyup düşünmesi gerekeceğini vurguladı.
Hükümet çözümü biliyor
Toplantının bir diğer katılımcısı Gaziantep Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nejat Koçer, “Tekstil sektöründe yaşanan sıkıntıların hepsi kamuoyunun gündeminde. Hükümet de ne isteyeceğimizi ne yapması gerektiğini çok iyi biliyor. Önemli olan konunun öne çıkmasıdır. Bunun masaya yatırılması ve rekabet gücünün yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Hükümetten parasal veya yapısal destekler bekliyoruz” diye konuştu. 28 Şubat’ta yapılacak görüşmede çözüm bulunmasının şart olduğunu belirten Koçer, tekstil sektörünün Türkiye’nin gövdesini, kaburgasını oluşturduğunu belirtti. Koçer şöyle konuştu; “En fazla istihdam bu sektörde, ihracatın yüzde 30’unu bu sektör yapıyor. Yerine başka bir sektör yaratma olanağımız yok. O zaman bu sektör tekrar ayağa dikilmelidir. Çözüm bulmak zorundayız.”
YTL ithalatı finanse etti
Hükümetin dolar kurunu düşük olarak sabitlemesinin ihracatçıları sıkıntıya soktuğunu ifade eden Koçer, dolar kuru sabit olduğu sürece, maliyetlerin arttığını, üretim maliyetlerinin düşmemesinin tekstil sektörünü bu noktaya getirdiğini söyledi. Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Koçer, “YTL’nin değer kazanması maliyetlerin artmasına neden oldu. Bu da rekabet gücünü azalttı. İdare ederiz dedik ama düzelmedi. YTL değerlendikçe ithalatı finansa eder oldu” diye konuştu.
Fasoncular eylem yapacak
İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkan Vekili İhracatçılar Derneği Başkan Vekili Yaşar Acar ise toplantıdan umutsuz. Acar, “Hiçbir şey olmayacak. Daha önceki toplantıda 3 dakika zaman ayırdı. Toplantı sonrası ise büyük firmalara göre çok daha kötü durumda olan fasoncular sokağa çıkacak. 1 Mart günü Sirkeci’de eylem yapılacak” diye konuştu.

SORUNLAR GİDERİLSİN AMA
    FATURA BİZE ÇIKMASIN
Sektörde örgütlü sendika temsilcileri ise toplantıdan sadece patronların lehine düzenlemeler çıkmasından endişe ediyor. Bunalımdan binlerce işçinin işsiz kalarak direk yaşayan işçilerin temsilcileri, en düşük ücretle istihdam edilen işçilerin artık fedakarlık yapamayacağını dile getiriyorlar.
DİSK ve Tekstil Sendikası Genel Başkanı Süleyman Çelebi, 28 Şubat’ta yapılacak olan zirvede işçi temsilcilerinin çağrılmamasını eleştirerek şöyle konuştu, “Tek tarafla yapılan görüşme tek kale maç gibi olacak. Çalışanlar temsil edilmeyecek. Bulunan çözüm sadece patronlar lehine olursa bu toplantı işçileri ilgilendirmeyecek. Türkiye’de en düşük ücretin alındığı sektör tekstil sektörüdür. Asgari ücretle çalışıyorlar.”
Tekstil sektöründe yaşanan sorunların bir an önce giderilmesi gerektiğini ifade eden Çelebi, bu sorunların bir kısmının da patronlardan kaynaklandığını, ihracat yapılıyor diye gösterdiklerini ancak malları yurtdışında dolaştırdıktan sonra tekrar ithalat yaptıklarına işaret etti. Bazı patronların Uzakdoğu’dan ithal ettikleri malları daha sonra ihrac ettiklerini belirten Çelebi, bunun istihdama bir faydası olmadığını kaydetti. Tekstil sektöründe 3 milyon kişinin çalıştığını belirten Çelebi, bunun sadece 550 bininin sigortalı olduğunu, kayıt dışı çalışmanın çok yaygın olmasından dolayı haksız rekabetin sektörü olumsuz etkilediği ifade etti. Çelebi, “Bazı noktalarda patronlarla birlikte hareket edebiliriz. Ama problem tek taraflı sadece patronlar lehine çözülürse, işçi temsilcileri olarak gücümüzü gösteririz” diye konuştu.

İŞÇİ TEMSİLCİLERİYLE TOPLANTI
Hükümetle yapılan toplantının ardından patronlarla işçiler bir araya gelecek. Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası ile tekstil sektöründeki işçi sendikaları liderleri, önümüzdeki hafta sektördeki gelişmeleri değerlendirecek. Türkiye Tekstil Sanayi İşverenleri Sendikası’nın, gündemde olan konuların olumsuz sonuçlar doğurabilecek bir işçi hareketine dönüşmemesi ve yanlış bir netice çıkmaması için, tekstil sektöründeki işçi sendikaları liderlerinden toplantı istediklerini dile getirdi. DİSK’e bağlı Tekstil Sendikası Başkanı ve aynı zamanda DİSK Başkanı Süleyman Çelebi, Türk-İş’e bağlı Türkiye Tekstil Örme ve Giyim Sanayi İşçileri Sendikası (TEKSİF) Başkanı Zeki Polat ve Hak-İş’e bağlı Öz-İplik İş Sendikası Başkanı Yusuf Engin ile patronlar krizi değerlendirerek, sonuçları basın toplantısı ile kamuoyuyla paylaşacaklar.

TEKSTİL PATRONLARI NE İSTİYOR?
  • Dolaylı ve doğrudan vergilerin yüzde 15’e indirilmesi,
  • Enerji fiyatlarının yarıya düşürülmesi
  • İstihdam üzerindeki kamu yükünün yüzde 50 azaltılması
  • 49 ile uygulanan istisnaların, Türkiye genelinde tüm sektörlere 2 yıl süreyle uygulanması, yüzde 20 istihdam artışı istenmemesi
  • KDV yüzde 8’e düşürülmeli
  • Eximbank’ın kaynakları artırılmalı, bankalar Eximbank’tan aldıkları kredileri sektöre kullandırmalı

    EL HEM İŞÇİNİN HEM PATRONUN CEBİNDE
    Uzakdoğu’dan gelen mallar nedeniyle sektörün sıkıntı içine girdiğini belirten TEKSİF Genel Başkanı Zeki Polat da, tekstilin bu noktaya geleceğini bildiklerini ve daha önce taleplerini hükümete ilettiklerini ancak hükümetin çözüm konusunda adım atmadığını kaydetti. Doların üç yıldır aynı kurda tutulduğunu ifade eden Polat, YTL’nin değeri nedeniyle giderlerin arttığını, ihracat dolar üzerinden yapıldığı için zarar oluştuğunu söyledi. Teşvik konusunda uygulanan politikanın yanlış olduğunu belirten Polat, “Bir yıl önce yatırım yapan ile bir yıl sonra yatırım yapan arasında yüzde 43 fark oluşuyor. Bu fark haksız bir rekabet yaratıyor. Birisinin eli hem işçinin hem patronun cebinde, kimsenin haberi yok” diye konuştu. 28 Şubat’ta yapılacak olan zirvenin sonunda çözüm bulunmaması durumunda patronlarla birlikte eylemler yapacaklarını belirten Polat, “Hem işçi hem patron ağlıyor. Bu nedenle ortak eylem yapacağız” dedi.

    İŞÇİLERİ ATMAK KABUL EDİLEMEZ
    Öz İplik-İş Genel Başkanı Yusuf Engin, “Sektördeki sorunların çözülmesi gerekiyor. Hükümetin elini çabuk tutması lazım. İstihdamın üzerindeki yükün, kur politikalarının yeniden düzenlenmesi lazım. Aksi halde fabrikaların bir bölümü kapanıyor, bir bömümü yurtdışına çıkıyor. Bu sıkıntıları bahane edip fabrikalarını yurtdışına taşımak isteyenlerin ülkeseverliklerinden bahsetmek mümkün değil. Şu an bir sıkıntı var diye fabrikaları kapatmak, işçileri atmak kabul edilemez” diye konuştu. Engin, tekstil sektöründeki herkesin bir araya gelip demokratik tepkisini göstermesi gerektiğini ifade etti. Toplantının ardından çözüm bulması için hükümete belli bir süre tanımak gerektiğini belirten Engin, toplantıya katılanların bütün ihracatçıları temsil etmediğinin bunun yanlış olduğunu kaydetti. Engin, “Biz üzerimize düşen ne varsa yapıcı bir anlayışla yerine getirmek istiyoruz” dedi.

    TARTIŞMAYA DÜNYA BANKASI DA KATILDI
    Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorkink, bu dönemde tekstilcileri zarara uğratan dalgalı kurun, sabit kura göre çok daha etkili ve sürdürülmesi gereken bir sistem olduğunu savundu. Ekonomide yaşanan pek çok problemin ve sabit kur gibi nedenlerin 2001 krizini doğurduğunu vurgulayan Vorkink, şunları söyledi: “Oysa dalgalı kur, son 5 yılda Türkiye için birçok fayda sağladı, ki bunların başında düşük faiz oranları ve düşük enflasyon gelmektedir. Evet doğrudur, kur aşırı değerlenmeyi getirdi ve bu konuda bir şeyler yapılabilir ama bu Türkiye’yi geçmişte yaşadığı problemlerle yeniden yüzyüze getirebilir. Benim görüşüme göre bu dönemde Türkiye için dalgalı kur, sabit kura göre çok daha etkili ve sürdürülmesi gereken bir sistem.” Dalgalı kurun rekabet için de sağlıklı bir ortam yarattığına dikkati çeken Vorkink, dalgalı kurun Türkiye’nin dünya pazarlarında, özellikle de Çin ve AB ile rekabet edebilmesi için çok daha elverişli bir durum yarattığını söyledi.Vorkink, “Sonuç olarak kuru piyasanın belirlemesine bırakmak çok daha doğru bir yaklaşım. Bence kısa dönemde dalgalı kur daha fazla aşırı değerlenme yaratmayacak. Türkiye için birçok yarar getiren bu sisteme bence devam edilmeli” diye konuştu.


    Başa dön


  • TÜMTİS’ten imza kampanyası
    TÜMTİS Gaziantep Şubesi, belediye otobüslerinin kiraya verilmek veya satılmak istenmesine karşı imza kampanyası başlattı. Otobüslerin devredilmesinin ucuz, kolay ve kaliteli toplu ulaşım hizmetini ortadan kaldıracağını, yolcu taşıma sektörünün özel sektörün insafına ve tekeline bırakılarak Gaziantep halkının özel şirketlerin kâr hırsına terk edileceğini belirten TÜMTİS Gaziantep Şubesi’nin kampanyası 15 gün açık kalacak bir standla başlatıldı. TÜMTİS üyesi işçiler ve yöneticiler otobüslerle Balıklı Parkı’nda toplanarak, basın açıklaması yaptılar. Burada toplanan işçiler “Otobüsler halkındır satılamaz” sloganı eşliğinde “Otobüs getirecektin bugün niye satıyorsun”, “belediye ticarethane değildir” dövizlerini taşıdılar. Basın açıklamasını okuyan TÜMTİS Genel Eğitim Sekreteri Gürel Yılmaz, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın belediye otobüslerinin 10 yıllığına kiraya verileceğini açıkladıklarını hatırlatarak, bunun kamu hizmeti olan toplu taşımacılığın özelleştirme ve satışından başka bir anlam taşımadığını belirtti. Sadece çalışanların değil bütün halkın mağdur olacağını söyleyen Yılmaz, 1.5 yıl önce de otobüs satışının gündeme geldiğini, 100 civarında mahalle muhtarı ve sendika ve kitle örgütleriyle buna karşı çıktıklarını, 3 günde 35 bin imza toplayarak otobüslerin satışını önlediklerini söyledi.

    Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net