www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



JİTEM’ci Aygan’ın itirafları
   Şemdinli dosyasına konuldu

Şemdinli olaylarını soruşturan Van Cumhuriyet Savcılığı, JİTEM tetikçisi Abdulkadir Aygan’ın anlatımlarının yer aldığı “İtirafçı” kitabını dosyaya koyduğu bildirildi. İddianamenin önümüzdeki hafta tamamlanması bekleniyor.

‘Güneş tutuldu diye deprem olmaz’
Fırat Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Yıldırım’ın, “güneş tutulmasını” gerekçe göstererek, Nisan’da Tokat’ta deprem olacağını iddia etmesine Jeoloji Mühendisleri’nde sert tepki geldi. Yıldırım’ın açıklamasının hiçbir bilimsel temeli olmadığını, belirten Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı İsmet Cengiz, “Spekülasyon var, önlem yok” dedi.

Nükleer santral karşıtları
   harekete geçiyor...

AKP Hükümeti nükleer santral kurma çalışmalarını hızlandırırken, nükleer karşıtları da harekete geçti. Nükleer Karşıtı Kongre’de bir araya gelen çok sayıda kitle örgütü, nükleer santrallere karşı bilgilendirme çalışmaları, eylem ve etkinlikler yapma kararı aldı.

Kadınlar 8 Mart’a hazırlanıyor
Diyarbakır’da; “Kadın katliamlarını, savaş ve tecridi durdurmak için örgütlenelim” sloganıyla çağrı yapan kadın örgütleri, 8 Mart’a kadar çeşitli semtlerde ücretsiz sinema gösterimi düzenleyecek.


JİTEM’ci Aygan’ın itirafları
   Şemdinli dosyasına konuldu
Sıddık Güler
Van Cumhuriyet Savcılığı’nın Şemdinli olayıyla ilgili incelemelerinde sona yaklaşıldı. 23 klasörden oluşan dosyada JİTEM tetikçisi Aldulkadir Aygan’ın itirafları da yer alıyor.
Şemdinli’de 9 Kasım günü Özipek Pasajı’nda bulunan Seferi Yılmaz’a ait Umut Kitabevi’ne yönelik gerçekleşen ve Zahir Korkmaz isimli vatandaşın yaşamını yitirmesine neden olan bombalı saldırıyla ilgili Van Cumhuriyet Savcılığı’nın hazırladığı dosya tamamlanmak üzere. Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce tutuklanan astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz ile itirafçı Veysel Ateş, hakkındaki iddiaları inceleyen Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya, dosya kapsamında çok sayıda kişiyi dinledi.
20 patlama da incelendi
Savcı Sarıkaya’nın dinlediği kişiler arasında CHP Hakkâri Milletvekili Esat Canan, Hakkâri Belediye Başkanı Metin Tekçe, Şemdinli Belediye Başkanı Hurşit Tekin, Yüksekova Belediye Başkanı Salih Yıldız, Umut Kitabevi’nin sahibi Seferi Yılmaz, patlamaların mağdurları ve tanıkları bulunuyor. Sarıkaya’nın yürüttüğü hazırlık çalışmaları ve incelemeleri neticesinde 23 klasörden toplanan bilgilerden oluşturulacak iddianamenin önümüzdeki hafta tamamlanması bekleniyor.
Dosya kapsamını genişleten Savcı Sarıkaya’nın, Hakkâri merkez ile Şemdinli ve Yüksekova ilçelerinde yaşanan 20’ye yakın patlamayı incelediği bildirildi.
Dosyada JİTEM tetikçisi Abdulkadir Aygan’nın anlatımlarının yer aldığı “İtirafçı” kitabının da bulunduğu öğrenildi.
Savcı Sarıkaya’nın, dosyanın tamamlanması için son olarak Hakkâri merkezde köye gitmek isterken polis noktasında kendilerini güvenlik görevlisi olarak tanıtan kişiler tarafından kaçırılan ve kitle örgütlerinin girişimleri sonucu son anda kurtulan Korucu Ali Erol’u dinleyeceği öğrenildi.


Başa dön


‘Güneş tutuldu diye deprem olmaz’
Jeoloji mühendisleri, “güneş tutulmasını” gerekçe göstererek, nisan ayında Tokat’ta deprem olacağını iddia eden Prof. Dr. Mustafa Yıldırım’a sert tepki gösterdi. Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Başkanı İsmet Cengiz, deprem ile güneş tutulmasının bir ilişkisi olmadığını ve Tokat’ta deprem beklenmediğini açıkladı.
JMO Genel Merkezi’nde dün düzenlenen basın toplantısında, Fırat Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Metal Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Yıldırım’ın yerel ve ulusal basına da yansıyan açıklamalarının hiçbir bilimsel temele dayanmadığı ve spekülasyon olduğu belirtildi. JMO Başkanı İsmet Cengiz, deprem gibi hassas bir konuda bilimsel bir çalışma yapılmadan, jeolojik verilerden yoksun bir şekilde, diğer bilim adamlarına danışılmadan, “depremin oluş tarihini verecek” düzeyde açıklamalar yapılmasının son derece sakıncalı olduğunu söyledi. Prof. Yıldırım’ın açıklamalarının halkın paniğe ve korkuya kapılmasına neden olduğunu belirten Cengiz, “Hele ki bu açıklamanın akademik kimlik ile yapılması hem bilimsel etik hem de bilim insanı kimliği ile bağdaşmaz” diyerek, Yıldırım hakkında YÖK, Fırat Üniversitesi ve Deprem Konseyi nezdinde gerekli girişimleri başlattıklarını bildirdi. Bilim insanlarının depremlerle ilgili tahminleri hakkında medyaya ve topluma rastgele bilgi veremeyeceğini kaydeden Cengiz, Tokat’ta deprem beklenmediğini, güneş tutulması ile depremin bir ilişkisi olmadığını söyledi.
Yasalar değişmeli
Bursa’nın Çekirge, Ankara’nın da Keçiören ilçelerinde yaşanan heyelanlara da açıklık getiren Cengiz, Çekirge’de heyelandan yıkılan iki bloğun bulunduğu bölgenin, heyelan riski taşımasına rağmen yapılaşmaya açıldığını ve bu bölgede gerekli önlemlerin alınmadığını ifade etti. Keçiören’de heyelan olayının meydana geldiği alanla ilgili olarak önceden jeolojik-jeoteknik etüt çalışmalarının yapılmadığını bildiren Cengiz, “Afetlere karşı dirençli bir toplum olmanın mekanizmalarını bir an önce hayata geçirmeliyiz” dedi. Halkın spekülasyonlara inanmak yerine önlem alması gerektiğini vurgulayan Cengiz, İmar ve Afet yasalarının bilim, akıl ve mühendislik ilkelerine göre yeniden düzenlenmesini istedi.


Başa dön


Nükleer santral karşıtları harekete geçiyor...
Onur Bakır
AKP Hükümeti nükleer santral kurma çalışmalarına hız verirken, nükleer karşıtları da santrallerin kurulmasını durdurmak için harekete geçti. Ankara’da toplanan Nükleer Karşıtı Kongre’de “nükleer santrallere karşı bilgilendirme çalışmaları, eylem ve etkinlikler yapılması” kararlaştırıldı.
Çevre Mühendisleri Odası, Greenpeace Akdeniz ve Türkiye Çevre Platformu’nun çağrısıyla önceki gün Ankara Ekin Sanat Merkezi’nde toplanan Nükleer Karşıtı Kongre’ye Ankara’dan ve çeşitli illerden çevre kuruluşları ve kitle örgütleri katıldı. Kongre çağrısının kongreden iki gün önce yapılmış olması nükleer karşıtı hareket içinde yer alan birçok kitle örgütü ve sendikanın kongreye katılamamasına yol açtı.
Tartışmalarla başlayan kongrede, Enerji Kolektifi ve Çevre Mühendisleri Odası Ankara Şubesi’nden söz alan katılımcılar, halihazırda Nükleer Karşıtı Platform’un seçilmiş ve görevde bulunan bir yönetim kurulu olduğunu belirterek, 3 çağrıcı kurumun Platform’u bilgilendirmediği halde platform adına hareket ettiğini söylediler. Kongre çağrıcısı olan kurumların temsilcileri ise kongre duyurularında sorun yaşandığını kabul ederken, Nükleer Karşıtı Platform’un harekete geçmemesi üzerine bir kongre çağrısı yapma ihtiyacı duyduklarını dile getirdiler.
Kongrede ise nükleer santrallere karşı bilgilendirme faaliyetlerine hız verilmesi, değişik eylem ve etkinlikler yapılması, uluslararası nükleer karşıtı hareketle birlikte hareket edilmesi karar altına alındı. Çernobil Faciası’nın yıldönümü olan 26 Nisan’da, nükleer santral kurulmasının planlandığı Sinop’ta kitlesel miting yapılması da kararlar arasında yer aldı.
Kongrede nükleer karşıtı faaliyetlerine çok önceden başlayan Sinopluların coşkusu dikkat çekti. Sinop Nükleer Karşıtı Platform’da yer alan örgütlerin temsilcileri, Sinop’ta yaptıkları faaliyetler hakkında bilgi verirken, diğer kitle örgütlerinden de destek istediler. Açılışını bazı CHP milletvekillerinin de izlediği kongrede konuşan CHP Sinop Milletvekili Engin Altay, hükümetin rant ve ihale için nükleere yöneldiğini belirterek, nükleer karşıtı hareketi Meclis’e de taşıyacaklarını vurguladı.
Sonu olmayan yol...
Kongrede nükleer enerjiye ilişkin bir rapor da sunuldu. Rapora göre, “kaynağı sınırlı olan fosil yakıtlar gibi” nükleer de sonu olmayan bir yol. Çünkü nükleer santrallerde yakıt olarak kullanılan uranyum doğada çok az miktarda bulunan bir madde ve 20-30 yıl içinde atom endüstrisinin yakıtı tükenecek. Raporda, AKP Hükümeti’nin de kullandığı “enerji ihtiyacının karşılanması için nükleer santrallere ihtiyaç var” iddiası da çürütülüyor. Çünkü 2001 yılında nükleer elektrik, dünya enerji gereksiniminin ancak yüzde 2.3’ünü karşıladı. Gelişmekte olan yenilenebilir enerji kaynaklarının katkısı bile bugün için nükleerden daha fazla. Öte yandan, nükleerin getirdiği riskler ve maliyetler dikkate alındığında, nükleerin hiçbir ekonomik getirisinin olmayacağı da görülüyor. 150’yi aşkın nükleer enerji santralinin olduğu Avrupa’da, bir santralde patlama riski yüzde 16. Dünyada toplam 440 nükleer santral faaliyette. Bu da 40 yıllık bir süre içinde nükleer reaktör patlama riskinin yüzde 40’a çıkması anlamına geliyor.
Atıklara bekçi!
Raporda dikkat çekilen bir nokta ise, nükleer santrallerin ürettiği yüksek radyoaktivite taşıyan nükleer atıklar. Bu atıklar yaydıkları radyoaktif ışınlar nedeniyle insanlar için hayati tehlike taşıyor. Atıkların güvenli bir şekilde yüzbinlerce yıl saklanması gerekiyor. Ancak bugüne kadar bu atıkların nasıl ve nerede nihai olarak saklanacağı ya da bertaraf edileceğine ilişkin bir yöntem ortaya konamadı. Eğer ilk insanlar nükleer santral kurmuş olsaydı, bugün dünya o santralin atıklarının bekçiliğini yapıyor olacaktı...
Raporda işaret edilen bir diğer gerçek ise nükleer enerjinin istihdam yaratmakta başarılı olmadığı. Almanya’da 2002 yılında nükleer enerji sektöründe 30 bin insan çalışırken, yalnızca rüzgar enerjisinde 53 bin kişi çalışıyordu. Bugün dünya çapında yenilenebilir enerji sektöründe istihdam edilenlerin sayısı 120 bin civarında ve bu rakam her geçen gün artıyor. Raporda, yenilenebilir enerji kaynaklarının önemine de dikkat çekiliyor.


Başa dön


Kadınlar 8 Mart’a hazırlanıyor
Derya Karaçoban
Diyarbakırlı kadınlar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlamak için hazırlıklarını sürdürüyor.
“Kadın katliamlarını, savaş ve tecridi durdurmak için örgütlenelim” sloganıyla çağrı yapan kadın örgütleri, 8 Mart’a kadar çeşitli semtlerde ücretsiz sinema gösterimi yapacak.
Ayrıca kadınlar, otobüslerle mahallelerden taşınarak Yenişehir Belediyesi sinema salonlarındaki filmleri ücretsiz izleyebilecekler. 8 Mart’ta ise İstasyon Meydanı’nda miting düzenlenecek.
Diyarbakır Kadın Platformu Dönem Sözcüsü Hafize İpek, bu yılki mesajlarının; “kadın katliamlarına ve tecride hayır” olacağını söyledi. Kadınların savaş istemediğini ve etkinlikler boyunca barışa vurgu yapacaklarını anlatan İpek, ücretsiz sinema gösterimi yapacaklarını da kaydetti.
Mitinge çağrı
İpek, 8 Mart’taki miting için hazırlıkların sürdüğünü, 20 bin el ilanının dağıtıldığını ve ses aracı ile kadınlara çağrı yapıldığını ifade ederek, “Uzak noktalarda olan kadınları da araçlarla alana getireceğiz. Bununla birlikte 7 Mart’a bir resepsiyon verilecek ve ayrıca TV programımız olacak” dedi.
Bursa’da iki bina yıkılacak
Bursa’nın Osmangazi İlçesi’nde bulunan 8 katlı 2 binanın çökmesinin ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin oluşturduğu heyet, heyelan bölgesinde yaptığı inceleme sonrası iki binanın daha yıkılmasına karar verdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde Genel Sekreter Hüseyin Konçak başkanlığında oluşturulan teknik heyet ile İTÜ öğretim üyeleri, İnşaat, Harita ve Kadastro, Jeoloji Mühendisleri Odası Bursa Şube başkanlarının katıldığı toplantıda, heyelan sonrasında bölgede yaşanabilecek olumsuzluklar ele alındı. Kararları açıklayan Konçak, statik yapısı bozulan Baro Evleri A Blok ile Tezcan Apartmanı’nın yıkılacağını belirterek, “Her iki binanın da statik yapılarının bozulması sonucu maili inhidam durumuna düştüğü görüldü. Her iki bina da yıkılacak. Yıkım esnasında ve öncesinde yıkımı gerçekleştirilecek binalara hiçbir şekilde giriş-çıkış olmayacak” dedi. Baro Evleri A Blok ile Tezcan Apartmanı’nın yıkılıp, enkazının kaldırılıncaya kadar İntam 99-101, Gökçen, Malcılar, Akman apartmanları ile Baro Evleri B- C bloklarının boşaltılması kararını aldıklarını ifade eden Konçak, şimdilik yıkılan binaların enkazının kaldırılmayacağını bildirdi.
Balıkçı’nın katilleri tekrar yargılanıyor
Kaçak elektrikle mücadele ederken katledilen Hasan Balıkçı’nın katil zanlıları tekrar hakim karşına çıktı. Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin kararı bozması nedeniyle yapılan duruşma avukatların ek süre istemeleri nedeni ile 24.03.2002 tarihine ertelendi. Urfa 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11 Haziran 2004 tarihinde verdiği karar 1. Ceza Dairesi tarafından yeni TCK’nın uygulanması sebebiyle bozulunca sanıklar tekrar hakim karşısına çıktı. Urfa 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmaya Balıkçı’nın eşi Şengül Balıkçı ve yakınları, EMO Adana Şube Başkanı Tuncay Özkul, şube yöneticileri ve EMEP Adan İl Yöneticisi İlyas Turan katıldı.
‘Özel eğitim kurumları kapatılsın’
İstanbul Liseli Gençlik Platformu üyesi bir grup genç dün Galatasaray Lisesi önünüde yaptığı basın açıklamasıyla özel okullara teşvik uygulamasını protesto etti. Gençler attıkları “Parasız, bilimsel, anadilde eğitim” ve “Savaşa değil eğitime bütçe” sloganlarıyla herkese eşit eğitim taleplerini dile getirdiler. Gençler adına açıklama yapan Hüseyin Koçaman, liselerde gerici müfredat, ÖSS eşitsizliği, AOBP eşitsizliği, baskılar gibi bir dizi sıkıntı yaşadıklarını ifade etti. Kocaman özel okullara yapılacak teşvikle liseler arasındaki eşitsizliğin daha da artacağını belirterek, özel eğitim kurumlarının kapatılması gerektiğini söyledi. Başlattıkları “Müşteri değil öğrenciyiz! Paralı eğitime karşı mücadeleye” kampanyası hakkında bilgi veren Kocaman, bir kurultay yapacaklarını da sözlerine ekledi.
Koşar’ın yakınları: “Zanlılar yakalansın”
Şişli’deki evinde 20 yerinden bıçaklanarak öldürülen Gazeteci Baki Koşar’ın akrabaları, cinayetin örtbas edilmemesini istiyor. Kurtuluş’ta tek başına yaşadığı evde önceki gün 20 yerinden bıçaklanmış halde cesedi bulunan Gazeteci Baki Koşar’ın yakınları, cinayete isyan etti. Koşar’ın İzmir’de yaşayan yeğeni İskender Koşar, öldürülen dayısını uzun süredir görmediğini ve İstanbul’daki akrabalarının ise, en son bir hafta önce telefonla görüştüklerini belirtti. Emniyet ve medya kuruluşlarına seslenen amcasının oğlu İmran Koşar ise şöyle dedi: “Baki’nin başına gelenler yarın başka gazetecilerin başına da gelebilir. Özellikle kendi çalıştığı medya kuruluşları ve diğer gazeteciler bu olayın çözülmesi için çalışmalı. Emniyet olayın üzerini örtbas etmemeli ve bir an önce zanlılar yakalanmalı. Gerekirse biz de bütün aile fertleri olarak cinayetin aydınlanması için gayret göstereceğiz.” Bu arada, Koşar’ın öldürülmesine ilişkin soruşturmayı sürdüren polis, bir kişiyi gözaltına aldı. Evde yapılan incelemede parmak izine rastlanan S.S. (28), önceki gece saatlerinde Kurtuluş’taki evinde gözaltına alınarak, Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Bir oto hırsızlığı olayıyla ilgili olarak poliste kaydı bulunan S.S.’nin cinayetle ilgisi olup olmadığına ilişkin araştırma sürüyor. Koşar’ın cenazesinin Adli Tıp Kurumu’ndaki işlemlerin ardından memleketi Batman’a götürülerek burada toprağa verileceği öğrenildi. Öte yandan, Özgür Gündem Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İrfan Uçar, basın camiasına başsağlığı diledi. Uçar, gazetelerinin “Ek Gündem” ekinde “Sesler, Yüzler, İzler” başlıklı söyleşilerle farklılıkların sesini gündeme taşıyan gazeteci Koşar’ın ölümünden derin üzüntü duyduklarını kaydetti. Amargi Kadın Kooperatifi de, cinayeti nefretle kınayarak Koşar’ın hep yanlarında olacağını açıkladı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net