Toplantılar hakkında gazetemize bilgi veren Avukat Şule Aydın, aradan geçen 8 yılda teknolojinin daha da gelişmiş olmasına rağmen, hâlâ ilk projenin uygulanmasında ısrar edildiğine dikkat çekti. Batman Belediyesi’nin avukatlığını üstlenen Aydın şöyle dedi:
“Çok farklı, daha ekonomik ve daha ucuza, az çabayla elde edilecek yüksek verimli, hatta gelirli imkanlar da doğdu. Yapılabilecek böyle fevkalade şeyler varken, yok etme çalışmasının bir anlamı yok. Kamuoyu yaratarak, düşünen insanları bir araya toplayarak, hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz.”
Hasankeyf gönüllüleri, bu amaçla Cumhurbaşkanlığı ve TBMM üyeleriyle, kitle örgütlerine ve Ilısu Barajı’na dış kredi sağlayacak olan 3 firmanın ülkelerinin hükümet başkanlarına birer mektup gönderecek.
Alternatif proje
SEMT Projesi hakkında bilgi veren Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nden Prof. Dr. İlyas Yılmazer, nehrin doğduğu kollardan birinden mühendislik hizmetine başlandığı takdirde, çok basit ve kârlı bir projenin uygulamaya geçirilebileceğini söyledi.
Yılmazer’in anlattığına göre, nehirlerin doğduğu yerlerde yamaçlar çıplak olduğundan, yağmur suları kolaylıkla sele dönüşebiliyor. Bu nedenle nehirlerin doğduğu yerlerde “seki” yöntemi ile çukurlar açılmasıyla hem sellerin önlenebileceği, hem de bu alanlarda kabuklu yağlı bitkiler üretimi yapılabileceği düşünülüyor.
“Seldağınıklık” aşamasında ise küçük göletler yapılarak, duvarın altından bir boruyla alınacak suyla enerji üretilmesi ve sulama yapılması tasarlanıyor.
“Torricelli” projesinde ise amaç, pompa kullanmadan yamaçların, ovaların sulanabilmesi ve bu sayede, bölgede ceviz, badem, şeftali, erik üretiminin yapılabilmesi.