www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Ahmet Kaya’nın şok eden ölümüne hâlâ alışamamıştık. Göçüp gitmesinin ardından arkasında bıraktıklarıyla hazırlanan ilk albümün çıktığı günlerdi. Kendisini çok seven bir arkadaşımızın, bir başkasına şöyle dediğini duyduk:

medya ........................................................................ Barış Avşar
Canlı Canlı cinnet!
Ahmet Kaya’nın şok eden ölümüne hâlâ alışamamıştık. Göçüp gitmesinin ardından arkasında bıraktıklarıyla hazırlanan ilk albümün çıktığı günlerdi. Kendisini çok seven bir arkadaşımızın, bir başkasına şöyle dediğini duyduk:
- Gel seni Ahmet Kaya’yla telefonda konuşturayım...
Hoppala! Nasıl olacaktı ki o! Zaten gözden ırak öldüğü için, sevenleri arasında onu kaybetmekle ilgili bir ‘inanma’ sıkıntısı vardı. Üstüne de bu laf! Nitekim konuşturdu o arkadaş hepimizi sırayla, “Ahmet abi”yle... Kaya’nın albümlerini yayınlayan GAM Müzik’in telefonunu çeviriyordun, karşına Ahmet abi çıkıyordu! “Merhaba gözüm” deyip lafa giriyor, sonra da aradığın yere göre hangi dahili numarayı çevirmen gerektiğini söylüyordu! Ölmüş bildiğin birinin sesini bu şekilde dinlemek insanı gerçekten şaşırtıyordu. Onun gibi söylersek eğer, “Gönül telimizi titretiyordu be gözüm!”
Yaşıyor mu? Nerede?
Bunları niye hatırlıyoruz? İki haftadır Kanal D’de salı günleri yayınlanan Canlı Canlı adlı programda Ahmet Kaya diriltilmeye çalışılıyor! Daha doğrusu zaten ölmediği iddia ediliyor! İlk olarak iki hafta önce, programın yayına girmesinden önce ekranın altından geçen tanıtım yazılarında, “Ahmet Kaya yaşıyor mu? Nerede yaşıyor?” gibi gerizekalı bir alt yazı göründü! Yahu bir yerde yaşıyorsa, “Yaşıyor mu?” sorusu ne ola?
Sonra program başladı ve bu iddianın kaynağı olarak iki tane “medyum” çıktı ortaya. Anlatıyorlar, “İtalya’da bir köyde yaşıyor, şu tarihte Türkiye’ye geldi...” diye! Siz gördünüz mü? Yok, görmemişler ama biliyorlar! Bizim bildiğimiz medyum dediğin ölülerle konuşan delilere denirdi, bunlar yaşayan fakat ortalıkta görünmeyenlerle konuşan deliler demek! Ayrı bir uzmanlık olsa gerek! Fakat gel gör ki sonra, işin piri Medyum Memiş son söz sahibi olarak çıkıyor ekrana ve şöyle diyor:
- Yaşasa ben kesin hissederdim. Demek ki ölmüş!
Demek ki medyumluk bizim bildiğimiz gibi değilmiş!
Sonrası malum, Kaya’nın cenazesine katılanlar açıkladı defalarca, “Biz adamı gömdük kardeşim, ne zırvalıyorsunuz!” diye... Fakat zırvalamak da bir tercih ve Canlı Canlı adlı program ölüler üzerine zırvalamakta kararlı!
‘Ölümle dans’ sürüyor
Geçen salı günü bu kez, “Hayalet Sesler” adlı bir Hollywood yapımı oynamakta Kanal D’de. Bir adam ölüler diyarıyla 24 saat canlı bağlantı kuruyor, filmin konusu kısaca böyle. İşte bu film sırasında alt yazı geçiyor, “Ahmet Kaya ile 25 gün önce konuşan sanatçı kim?” yetmiyor bir tane daha, “Kerim Tekin’le ilişki kurabildiğini söyleyen arkadaşı...” Kerim Tekin de genç yaşta ölen bir pop şarkıcısı. Canlı Canlı’nın ölümle dansı sürüyor yani! Ve o gerzek filmin gerçekten ‘korkutucu’ tek yanı o altyazılar oluyor! Ölülerle uğraşılır mı ey beyhude adamlar! Çarpılacaz hepimiz!
Sonra program başlıyor ve bir çuval yeni zırva daha! Adamların, “Ahmet Kaya yaşıyor” iddiasının kanıtı, girişte aktardığımız, GAM Müzik aranınca karşınıza çıkan Ahmet Kaya’nın, “Merhaba gözüm... Şurası için şu numarayı, burası için bu numarayı çevir...” içerikli konuşması!
Yine onu gördüğünü, konuştuğunu söyleyen birtakım zevzekler de var tabii!
Kaya’nın cenazesine katılanlar bunları yalanlıyor, saçmalık olduğunu söylüyor fakat, bu arkadaşlar bant kayıtlarını ve birtakım delileri bize delil ve tanık olarak yutturmaya çalışmakta ısrar ediyorlar.
Ne diyelim, demek bu mevsimde Canlı Canlı hıyarlık iyi gidiyor!
Sevenleri (ki malum sevmeyenlerinden çok daha fazladır) Ahmet Kaya’nın ölümünü sindiremiyor yıllar sonra, bugün bile. Bu sivri zekâlılar da akılları sıra o duyguları kaşıyıp reyting yapıyor, reklam alıyor! Böyleleri için memlekette bir Gerzeklikler Mahkemesi kurulması şarttır! Hukuk güncel olacaksa böyleleri yargılanmalı ve dava sonunda sorumlular sınırdışı edilip, Ahmet Kaya’yı, Yılmaz Güney’i ve dahi Elvis Presley’i canlı canlı bulup gelmeden yurda sokulmamalı, analarıyla, babalarıyla ve dahi çoluk çocuklarıyla görüştürülmemelidir! Telepatiyle konuşsunlar o kadar maharetlilerse!

Başa dön



 
Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net