Teste katılanlar, fiziksel olarak birbirine benzeyen ve kişilik özellikleri birbirine yakın çiftlerin eş oldukları yönünde oy kullandı. Ayrıca, daha uzun süre birlikte olan çiftler arasındaki benzerliklerin de arttığı görüldü.
Araştırmacılar, ortak yaşam deneylerinin, çiftlerin görünümlerini de etkilediğini tahmin ediyor. Ancak, araştırmada yer alanlardan, Liverpool Üniversitesi’nden Tony Little, görünümle kişilik arasında bağ olduğu fikrinin eski olduğunu hatırlattıktan sonra, bunun biyolojik sebepleri de olduğunu söylüyor: “Testesteron hormonu hem erkeksi yüz hatlarıyla ilgili hem de insanın davranışlarını etkiliyor. Ayrıca, duygularımızı yüz mimiklerimizle ifade ederiz ve zaman içinde, duygusal ifadelerimiz yüzümüze yazılı hale gelebilir.”
Örneğin, çok gülen bir kişinin yüz çizgileri ve kasları da, güleç yüzlü ve mutlu bir insana işaret eder.
Gözler ve gülümseme
“Kişilik ve Bireysel Farklılıklar’ (Personality and Individual Differences) adlı derginin mart sayısında yayınlanacak araştırmaya göre, birinin kişiliğini en çok dışa vuran yüz işaretleri gözler ve gülümsemelerde gizli. Little’ın ifadesiyle, “Gülümsemeler birinin dost canlısı olup olmadığını gösteren önemli sosyal ipuçları. Gözler ise geleneksel olarak insanların dikkat noktası.”