www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Başbakan’a bunu duyurmaya geldim
Başbakan’ın Mersin’de, derdini dinleyecek sabrı göstermediği vatandaşların taleplerini dinledik.

Öncel: “Ben mücadele adamıyım”
Mersin’de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile girdiği tartışma nedeniyle Türkiye gündemine oturan çiftçi Kemal Öncel, Mersin merkeze bağlı Kuyuluk beldesinde 15 dönümlük portakal bahçesi içindeki tek katlı evinde bekar olarak hayatını sürdürüyor.

Sevigen:
   Çiftçinin anasına ne demek istediniz?

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Mersin’de protestocu bir çiftçiyle diyaloglarını bir soru önergesiyle Meclis’e taşıyarak, “Hadi ananı al git buradan” demekle çiftçinin anasına ne demek istediğini sordu.


Başbakan’a bunu duyurmaya geldim
Ferhat Uyar\Deniz Sığınır
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan önceki gün Botaş Mersin İletim Hatları ve Organize Sanayi Bölgelerine (OSB) doğalgaz verilmesi törenine katılmak üzere Mersin’deydi. Açılışın yapılacağı Cumhuriyet Alanı’nı saatler öncesinden dolduran ancak Erdoğan’ın dinlemeye tahammül edemediği Mersinlilerle konuştuk.
Köylünün hali perişan
Başbakan’ı görmek için Tarsus’tan gelen Karadirlik Köyü Muhtarı Necmi Daylak, köyünün bini aşkın nüfusa sahip olmasına rağmen mahrumiyet içinde yaşadıklarını, sıkıntıyla anlattı. 450 öğrencinin her gün taşımalı sistemle okula gidip geldiğini, bir sağlık ocaklarının bile olmadığını söyleyen Daylak, köylerinde onları en çok sıkıntıya sokan içme suyu sorununun çözümsüz kaldığını; sulama sistemlerinin olmayışının temel geçim kaynakları olan tarımı da olumsuz yönde etkilediğini kaygıyla ifade etti. “Köylü dertli, üzüm para etmedi. Narenciye elde kaldı, döküldü. Üzümün kilosu geçen yıl 300 bin lira iken bu yıl 140 bin liraya düştü. Önceleri şarap fabrikası devletinken üzüm elimizde kalmıyordu ve kazanıyorduk. Ancak fabrika özelleştikten sonra fiyatlar yarı yarıya düştü ve fiyatlarla istedikleri gibi oynadılar. ‘İşinize geliyorsa satarsınız yoksa keyfiniz bilir’ dediler. Hayvancılık da para etmez oldu. Sütün kilosu 350 bin liraya düştü” diyen Daylak, sorunlarının çok acil çözülmesi gerektiğine dikkat çekti.
Yine Tarsus’a bağlı Sıraköy Muhtarı Mürsel Bolat, “Köyümüzün en önemli sorunlarından biri de ulaşım sorunudur. Yollarımız yıllardır söz verildiği halde yapılmamaktadır. Su sorunu tarımımızı olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle sadece zeytincilikle uğraşmak zorunda kalıyoruz. Su sorunu çözülmeden diğer zirai faaliyetlerimizi gerçekleştiremiyoruz” diyor. Hava muhalefeti gerekçesiyle süt alınmaya gelinmediğini de anlatan Bolat, şöyle devam etti: “Elimizde kalıyor. Zararımız temin edilmiyor. İneklerin yemine çalışır olduk. Marketlerde süt fiyatları düşmüyor, ama bizden aldıkları fiyat düştükçe düşüyor. Devlet süt için de bir taban fiyat belirlemelidir.”
Yardım değil iş istiyoruz
Başbakan’dan çocuğuna iş istemek için geldiğini söyleyen Songül Arslan ise, “Ölen eşimin ardından çocuklarımı tek başıma büyüttüm. Okuyup meslek sahibi oldular, ama işsizler. Devlet memurluğu sınavı diyorlar. Daha öncekileri atamadan bir daha sınav yapıyorlar. Buradan Başbakan’a seslenmeye geldim. Bu gençleri işsiz bırakmayın” diye konuştu.
Emine Göker ise kendi evlerinde de işsizlik sorunu yaşandığını, eşinin çok düşük ücretle geçici bir işte çalıştığını, bir ay sonra işten çıkarılacağını söyleyerek yardım değil, iş istediklerini belirtti. Göker, Başbakan’la konuşmak için geldiğini söyleyerek, “İyi ki siz geldiniz. Sizin sayenizde sıkıntılarımızı Başbakan’a iletebileceğim” dedi. Bir başka ev kadını ise eşinin 63 yaşında olduğunu ve beş yıldır emekli olmaya çalıştığını, ama olamadığını söyledi. Geçim sıkıntısı bir yana sağlık sorunlarının da çözümsüz olduğunu çünkü sosyal güvencelerinin olmadığını belirten ev hanımı, “Başbakan’a bunu duyurmaya geldim” dedi.
İmam hatip lisesi öğrencisi bir grup genç ise, imam hatip liseleri sorununa çözüm bulmasını istemek için geldiklerini söylediler. Meslek liseleriyle ilgili yasanın iptal edilmesiyle kendilerinin mağdur duruma düştüklerini ifade eden gençler, yasanın tekrar yürürlüğe girmesi gerektiğini belirttiler.

‘Hangi yüzle geldiniz?’
Bir dizi açılış ve AKP Merkez İlçe Kongresi için Mersin’e gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Mersin Demokrasi Platformu tarafından protestoyla karşılandı. “ABD’nin ortağı katliamın ortağıdır” dövizleri taşıyan grubun yürüyüşü ise polis barikatı kurularak engellendi.
Mersin Taşbina önünde toplanan Demokrasi Platformu bileşenleri sloganlar atarak, Başbakan Erdoğan’ın konuşma yapacağı Cumhuriyet Alanı’na doğru yürüyüşe geçti. Ancak barikat kuran çevik kuvvet kitlenin yürümesine izin vermedi. Bunun üzerine Demokrasi Platformu basın açıklamasını barikatın önünde yaptı. Platform adına basın açıklamasını okuyan DTP İl Başkanı Hasan Arık, sözlerine “Erdoğan’a hoş geldin demiyoruz” diyerek başladı.
Arık, “İşbaşına geldiği günden beri devlet işletmelerini ‘babalar gibi’ satılığa çıkaran Erdoğan, ülke kaynaklarını sermayeye peşkeş çekerek emekçileri yoksulluğa mahkum etmiştir” dedi. Şemdinli’de Umut Kitabevi’ne bomba atanların halkın tepkileri sonunda yargılandığını, ancak emir verenlere, hakkında “İyi çocuktur” diyenlere ise dokunulmadığını belirten Arık, “Erdoğan Hakkari halkının tanıklığını kabul etmedi. Geçen yıl Mersin’de öldürülen Ümit Gönültaş ve Murat Demir adlı gençlerin katilleri hâlâ yargı önüne çıkarılmadı. Soruyoruz: Başbakan Erdoğan hangi yüzle Mersin’e geliyor?” diye konuştu.
Arık, Erdoğan’a seslenerek, “Bir yandan gizli görüşmelerle komşu ülkelere dönük emperyalist saldırıları tezgahlayacaksın, halkına karşı kontrgerilla cinayetlerine seyirci kalacaksın sonra da barıştan adaletten bahsedeceksin. Sayın Erdoğan sen barışı böyle mi savunacaksın?” diye sordu.


Başa dön


Öncel: “Ben mücadele adamıyım”
Mersin’de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile girdiği tartışma nedeniyle Türkiye gündemine oturan çiftçi Kemal Öncel, Mersin merkeze bağlı Kuyuluk beldesinde 15 dönümlük portakal bahçesi içindeki tek katlı evinde bekar olarak hayatını sürdürüyor. Öncel, “Benim yaptığım iş eylem, ama ben eylemci değilim. Ben mücadele adamıyım. Hakkımı arıyorum, hakkımı yedirmem, kimsenin de hakkını yemem. Felsefem bu” diye konuştu.
Kendisinin bu eyleminin Türkiye çapında yapmış olduğu yedinci eylemi olduğunu ifade eden Öncel, “Üç defa Meclis baskınım var. Adını baskın diye koydum artık. Çünkü ben eylemci değil mücadele adamıyım” dedi. Hiçbir siyasi hareketle bağı olmadığını belirten Öncel, “Yasalara uymayan bir şey yapmadım” diye konuştu.


Başa dön


Sevigen:
    Çiftçinin anasına ne demek istediniz?
TZD: ‘Başbakan telafi etmeli’
Başbakan Erdoğan’ın Mersin’de bir çiftçiyi, “Lan, terbiyesizlik yapma, ananı al git burdan” sözleriyle azarlaması tarım camiasının da tepkisini topladı. Türkiye Ziraatçiler Derneği (TZD) Başkanı İbrahim Yetkin, dün düzenlediği basın toplantısında, Başbakan’ın tutumunu eleştirdi. Üretici Kemal Öncel’in yakınmalarında bir abartı olmadığını kaydeden Yetkin, Erdoğan’ın üslubunu yadırgadığını kaydetti. Yetkin, Türkiye çiftçisinin birçok zorluğa rağmen üretmeye devam ettiğini, üreticilerin memleketini seven mütevazi bir topluluk olduğunu söyledi. Avrupa’da Türkiye çiftçisinin yaşadığı sorunların onda birini yaşayan çiftçilerin eylem ve etkinliklerine dikkat çeken Yetkin, derdini anlatmak isteyen Türkiye çiftçisinin azarlanmayı hak etmediğini ifade etti. Yetkin, “Başbakan’ın olumsuzluğu hafifletici bir süreci başlatması, durumu telafi etmesi gerekir. Başbakan bir açıklama yapmalıdır. Acaba bir eleştiri yaparsak, olumsuzluk, baskı yaşar mıyız diye biz de tedirgin oluyoruz” dedi. ÖDP Genel Başkanı Hayri Kozanoğlu da, yaptığı yazılı açıklama ile Başbakan’ı, kendisine soru soran çiftçiden ve bütün yurttaşlardan özür dilemeye çağırdı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net