www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



CIA işkenceyi savundu
   başkanını kovdu

Sınırdışında kurdurduğu gizli cezaevlerinde tutuklulara işkence yapılması gibi skandallarla anılan Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı’nda (CIA) işkenceye karşı çıkan üst düzey bir yetkili görevinden alındı.

Bolkestein’a geçit yok!
Avrupalı emekçilerin ücret ve işgüvenliği gibi temel haklarını tehdit eden “Bolkestein-Hizmetler Direktifi” meydanlarda protesto ediliyor. Avrupalı emekçiler, taslağı püskürtene kadar protesto gösterilerini sürdürmekte kararlı.

İşgal güçleri talanı sürdürüyor
Irak Antika Bürosu, ülkedeki birçok antika kaçakçılığı olayının bizzat işgal askerlerinin ortaklığında ve korumasında yapıldığını belirtti.


CIA işkenceyi savundu başkanını kovdu
Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı’nda (CIA) işkenceyi eleştiren bir yöneticinin kovulduğu öğrenildi. El Kaide militanı olduğu iddia edilen kişilerin yurtdışında gizli cezaevlerinde tutulmasına, soruşturma için sınırdışına gönderilmesine, sık kullanılan işkence yöntemlerine tepki gösteren CIA Terörle Mücadele Şefi Robert Grenier, bir yıldır sürdürdüğü görevinden alındı.
İstihbarat servisi kaynakları, Granier’in “El Kaide liderleri ve ağıyla ilgili konularda olması gerektiği kadar saldırgan” olmadığı için kovulduğunu açıkladılar.
Terörle Mücadele Bölümü eski başkanlarından Vincent Cannistraro, “Grenier’in yeterince saldırgan olmamasının bununla bir ilgisi yok. Granier programa uygun davranmıyordu. Avrupa’daki gizli hapishaneler ve sınırdışı sorgular konusunda endişelerini dile getirmişti” dedi. Cannistraro, “Granier’in tutukluların kayışla bağlanması ve başlarının suya sokulması” gibi ‘aşırı sorgu yöntemlerine’ de karşı olduğunu açıkladı.
Goss’un ‘temizliği’
Öte yandan, işkencelere onay vermeyen Granier’in ‘muhbir’ olduğunda şüphelenildiği belirtiliyor. CIA’yı ‘temizlemek’ için görev başına getirilen CIA Başkanı Porter Goss, CIA yetkilileri tarafından basına sızdırılan haberlerden Granier’i sorumlu tuttuğu söyleniyor. Basına sızan haberlerin CIA’nın terörizmle savaşına darbe vurduğunu öne süren Goss, Granier’in bu sızmalara göz yumduğu görüşünde. Goss’un göreve gelmesinden bu yana CIA çeşitli tartışmalar sonunda neredeyse tüm üst düzey yöneticilerini kaybetti. Goss’un koltuğa oturmasından sonra istifa eden eski CIA yetkilisi “Buzzy” Krongard, CIA çalışanlarına uygulanan yalan testine rağmen CIA’nın dışına haber sızmasının durmayacağını söylemişti.


Başa dön


Bolkestein’a geçit yok!
Almanya’nın Berlin ve Fransa’nın Strasbourg kentlerinde bir araya gelen onbinlerce işçi ve emekçi, Avrupa Birliği sınırları içerisinde hizmet işkolunda ücretlerin düşürülmesini öngören Bolkestein Yönetmenliği’ne karşı yürüdü.
Almanya’nın başkenti Berlin’de Alman Sendikalar Birliği’nin (DGB) çağrısıyla gerçekleştirilen protesto gösterisine cumartesi günü 40 binden fazla kişi katıldı. “Avrupa’ya evet, sosyal dampinge hayır!” sloganıyla gerçekleştirilen gösteriye Almanya’nın bütün kentlerinden sendikaların tuttuğu otobüslerle gelen göstericiler, Federal Hükümet’in sosyal kısıtlama politikalarına ve özelleştirme planlarına karşı pankartlar taşıdılar. İnşaat İşçileri Sendikası IG Bau, Kamu İşkolu Sendikası Verdi, Gıda Sendikası NGG’nin katılımının yoğun olduğu gösteride, “Sağlık meta değildir”, “Eşit işe eşit ücret”, “Kültürler çatışması değil, sınıf mücadelesi”, “Bolkestein geri çekilsin” yazılı pankart ve dövizler taşındı. Bir grup DaimlerChrysler işçisi ise “Çalışanların Avrupa’sı, tekellerin değil” pankartıyla eylemde yerini aldı. Sol Parti Federal Parlamento Milletvekilleri de gösteriye katıldı.
Uzlaşma olumlu, ama yeterli değil
DBG Genel Başkanı Michael Sommer, mitingde yaptığı konuşmada, Avrupa Parlamentosu’nda Hıristiyan demokrat grup ile sosyal demokrat grup arasında hak gasplarına neden olacak “menşei ülke prensibi”nin kaldırılması konusunda uzlaşmaya varmalarının olumlu bir adım olduğunu ancak bu uzlaşmanın Komisyon Başkanı Barasso ve arkadaşları tarafından da kabul edilmesi gerektiğini söyledi. Sommer ayrıca liman işçilerinin Avrupa çapında verdiği mücadele sonucunda limanlardaki hak gasplarından vazgeçildiğini hatırlatarak, “Liman işçilerinin verdiği mücadelede elde edilen başarı bize, bu sosyal olmayan yönetmenliklerinin püskürtülebileceği konusunda cesaret verdi. Mücadele ettiğimizde sadece kazanma ihtimalimiz olmayacak, kazanacağız” dedi. DBG Başkanı, bütün sendikalar olarak grevde olan kamu çalışanları ve AEG işçileri ile dayanışma içerisinde olduklarını belirtti. Diğer konuşmacılar da, taslağın gündemden kaldırılıncaya kadar mücadelenin sürdürülmesi çağrısında bulundu.
Strasbourg’da 15 bin emekçi
Aynı saatlerde Avrupa Parlamentosu’nun merkezinin olduğu Fransa’nın Strasbourg kentinde ise daha çok küreselleşme karşıtı hareketlerin çağrısıyla 15 bin emekçinin katıldığı bir gösteri yapıldı. Daha çok Güney Almanya ve Fransa’dan insanların katıldığı eylemde, “sermayenin ve serbest rekabetin Avrupası”na karşı mesajlar verildi. Avrupa Birliği tarafından ülkelere dayatılan neoliberal politikalara karşı pankart ve dövizlerin dikkat çektiği gösteride Almanya ve Fransa’dan küreselleşme karşıtı ATTAC örgütünden katılım fazla oldu.

Bütün güçler Strasbourg’da birleşecek
Almanya ve Fransa’da yapılan güçlü protestolar, yarın Strasbourg’da devam edecek. Başta Almanya ve Fransa olmak üzere pek çok Avrupa ülkesinden sendikacılar ve küreselleşme karşıtlarının çağrısıyla yarın bir gösteri daha gerçekleştirilecek. “Menşei ülke prensibi”nin geri çekilmesi konusunda sağlanan uzlaşmanın yeterli olmadığını ifade eden gösteri çağrıcıları yönetmenliğin iptal edilmesi için parlamentoya baskı yapacak. Gösteriye pek çok sendika lideri ve neoliberal politikalara karşı çıkan politikacı ve kurum temsilcilerinin de eyleme katılması bekleniyor. Daha önce 14 Şubat günü oylanacağı açıklanan Bolkestein Yönetmenliği ise, perşembe günü Avrupa Parlamentosu’nun gündemine gelecek ve oylanacak. Yönetmenliğin Hıristiyan demokratlar ve sosyal demokratların oylarıyla geçtiğimiz hafta içinde üzerinde uzlaşmanın sağlandığı biçimiyle onaylanması bekleniyor.
Öte yandan, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul ETUC üyesi olarak çalışma yaşamında GATS anlaşmasının hakim kılınmasını amaçlayan bu direktife karşı, 14 Şubat’ta Ankara’da Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu binası önünde Türk-İş, DİSK ve Hak-İş ile çeşitli meslek örgütlerinin de katılacağı basın açıklaması yapacaklarını bildirdi.

Hak gaspları direktifi
Sendikalar, Bolkenstein Hizmetler Direktifi’nin ekonomik büyümeyi canlandırmak için maaşları minimuma indireceğini, sonuçta bunun acısını işçilerin çekeceğine dikkat çekiyor. Sendikalar, “AB ülkelerinde şimdiye kadar geçerli kurallar yürürlükten kaldırılıyor. Yeni getirilen ‘menşe ülke’ prensibiyle hiç kimsenin ne olduğunu bilmediği, ne olduğunu anlayamadığı ve daha da önemlisi kimsenin kontrol edemeyeceği kurallar getiriliyor” diyerek söz konusu düzenlemeye karşı çıkıyor.
“Menşe ülke” prensibinde, bir AB ülkesindeki şirket, bir başka AB ülkesinde hizmet sektöründe faaliyet gösterdiğinde kendi ülkesindeki şartlar geçerli oluyor. Örneğin, bir Portekizli marangozluk şirketi, büroların döşenmesi için Almanya’da iş aldığında, yeni düzenlemelere göre siparişin alınmasında Portekiz yasaları geçerli oluyor. Gerekli aletler, garanti ya da alınan sorumluluk konusunda Portekizli şirket, kendi ülkesinin düzenlemelerine göre hareket ediyor. Ayrıca Portekizli patron, Almanları istihdam ettiğinde onlara Portekiz yasalarına göre ücret öderken Almanya’daki Portekizli çalışanlara Alman yasalarına göre maaş ödeyecek. Bu ise Alman yasalarında belirlenenin çok altında kalıyor. Bu durum, Portekizlilerin Almanya’da Alman işçilerden daha pahalıya gelmesine yol açacak. Almanlar asgari ücretten istihdam edilebilirken Portekizliler edilemeyecek.


Başa dön


İşgal güçleri talanı sürdürüyor
Irak Antika Bürosu, ülkedeki birçok antika kaçakçılığı olayının bizzat işgal askerlerinin ortaklığında ve korumasında yapıldığını belirtti. İşgal güçleriyle ortaklık yapan kaçakçıların, çalıntı Irak antikalarını yurtdışına çıkardıklarını ve fahiş fiyatlara sattıklarını açıklayan Antika Bürosu yetkilisi Muhammed Mehdi, antika kaçakçılığı konusundaki operasyonların genişletildiğini ve bu operasyonlarda özellikle ülkedeki yabancı askerlerin mercek altına alındığını ifade etti.
Askeri kaçakçılık yolları
Irak’taki ABD askerlerinin tarih kaçakçılarına gözyumduğunu ve kaçakçılığın ülkenin güney bölgesinden “rahatlıkla” yapılmasını sağladıklarını belirten Mehdi, “Tarihi eser kaçakçılığı genelde, Divaniye bölgesindeki işgal askerlerince yapılıyor” dedi. Mehdi’nin işaret ettiği Divaniye bölgesi ABD askerlerinin kontrolünden bulunuyor.
BM’de genel sekreterlik savaşı
Rusya, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan’ın yerine kurallara uygun olarak Asya ülkelerinden birinin seçilmesi gerektiğini açıkladı. ABD, genel sekreterlik görevi için sıranın Asya ülkelerinde olmasına rağmen yeni başkanın dünyanın herhangi bir ülkesinden seçilebileceğini söylüyordu. Rusya’nın BM Büyükelçisi Andrei Denisov, “Yeni genel sekreterin seçilmesi konusunda kurallara uygun davranılmasını tercih ediyoruz” dedi. Denisov, ABD’nin BM Büyükelçisi John Bolton’un seçimin yıl ortasında yapılabileceği yönündeki sözlerine de karşı çıktı. Denisov bu tür bir hamlenin Kofi Annan’ı safdışı bırakacağını söylerken “Biz Annan’ı emekliliği düşünen biri olarak görmüyoruz. (Annan) Etkin bir çalışma içinde ve döneminin sonuna kadar çalışmalı” dedi. Rus Büyükelçi, “Genel sekreterlik hakkında başlatılan tartışmalardan sıkıldık. Bu sadece süreçte daha fazla kargaşaya neden olacaktır” dedi. BM Beyannamesi’ne göre genel sekreter Genel Konsey tarafından Güvenlik Konseyi’nin önerisiyle seçilir. Bu durumda Rusya, ABD, İngiltere, Fransa ve Çin’in veto hakkı bulunuyor. ABD Büyükelçisi Bolton, daha önce bu görevde yer almayan doğu Avrupa ülkelerinden aday gösterilebileceğini söylerken Denisov, doğu Avrupalılar’dan pratik öneriler duymadığını belirtti. Rus Büyükelçi, “Asya seçeneğini destekleyenler tüm Asya tarafından desteklenen bir aday etrafında toplanabilir” dedi. Asyalı adaylar arasında ise Sri Lanka Devlet Başkanı Danışmanı ve eski BM Silahsızlanma Genel Sekreteri Yardımcısı Jayantha Dhanapala, Güney Kore Dışişleri Bakanı Ban Ki-moon ve Tayland Başbakan Yardımcısı Surakiart Sathirathai yer alıyor. Çin, Hindistan, Pakistan ve Japonya’dan ise ‘çeşitli sebeplerden dolayı’ aday isim çıkmıyor. Doğu Avrupa’dan aday olabilecek isimler arasında ise Polonya Devlet Başkanı Aleksander Kwasniewski ve Litvanya Devlet Başkanı Vaira Vike-Freiberga anılıyor. Vike-Freiberga adaylığını açıklamazken bir BM yetkilisi Vike-Freiberga’nın göreve aday olmak istediğini ama Rusya’nın karşı çıkacağını düşündüğünü açıkladı.
42 acımasız darbe
Irak’ta bulunan İngiliz askerlerinin Iraklı gençlere kötü muamele ettiği video kaydıyla belgelendi. Haftalık İngiliz News Of The World gazetesi İngiliz askerlerinin Iraklı gençlere işkence yaptığının görüntülendiğini yazdı. 8 İngiliz askerinin savunmasız Iraklı gençleri öldüresiye döverken küfürler yağdırdığı da belirtildi. İngiliz askerleri tarafından saldırıya uğrayan Iraklı gençlerin fotoğraflarının da yer aldığı gazetenin haberinde kaydının, emrindeki adamları cesaretlendiren bir onbaşı tarafından eğlence için çekildiği belirtildi. Gazete dört çocuğun görüntüler boyunca 42 darbeye maruz kaldığını yazdı. İnternet sitesindeki video kaydına da yer veren gazete, 2004 yılında Irak’ın güneyindeki protesto gösterilerinde İngiliz askerlerinin sokaktaki onlu yaşlardaki genç Iraklıları kovaladığı ve askeri kampa götürülen bu gençlerin, yumruklandığı, tekmelendiği, coplandığını yazdı. Aynı görüntülerde bir askerin ölü bir Iraklının suratını tekmelediği sahne de yer alıyor. Bantta ayrıca, olayı kameraya çeken askerin, Iraklı gençlere hareket ettiği ve “Evet evet, bunu hak ettin seni küçük pislik, seni küçük aptal. Öl” gibi ifadeler kullandığı da kaydediliyor. İşgal güçlerine ait bir karargaha atılan bir el bombasının patlamasının da yer aldığı görüntülerde Iraklı çocukların karargaha taş attıkları bunun ardından da silahlı askerler tarafından yakalandıkları görülüyor. Görüntülerin bir süre kesilmesinin ardından 8 asker 4 Iraklı ile beraber tekrar görünüyor. Iraklı gençleri karargaha götüren İngiliz askerlerinden biri bir Iraklı gencin tişörtü ile çocuğun yüzünü sarıyor ve yüzünü ve böbreklerini yumruklamaya başlıyor. Daha sonra başka bir asker genci yere yatıyor ve tekmeliyor. Yere yatırılan başka bir Iraklı ise vücuduna ve bacaklarına cop darbeleri alıyor. Bacaklarının arasına tekme atılan başka bir Iraklının da acı içinde kıvrandığı görülüyor. İki İngiliz askeri aynı Iraklı’nın sırtına 6 darbe indiriyor. Öte yandan, İngiltere Savunma Bakanlığı’nın, Iraklı gençlere kötü muamele ettikleri video kaydıyla saptanan İngiliz askerleri hakkında “acilen” dava açılmasını istediğini yazdı.
ABD’nin saldırı planı masada
İngiliz Sunday Telegraph gazetesi, Amerikalı strateji uzmanlarının, İran’a saldırı planları hazırlamakta olduğunu yazdı. ABD’den alındığı belirtilen bir istihbarata dayanılarak birinci sayfadan verilen haberde, Amerikan Merkez Komutanlığı ile komutanlığın strateji planlayıcılarının, “bir (askeri) operasyon için lojistik meseleler üzerinde çalıştığı ve hedefleri belirlediği’’ öne sürüldü. Haberde, ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld’in sekreteryasıyla irtibat içinde olan strateji uzmanlarının, İran’ın nükleer silaha sahip olma isteğinden vazgeçirilmesi için diplomatik yolların tükenmesi halinde askeri bir seçeneği etüt ettikleri ileri sürüldü ve Savunma Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkilinin, “Bu, basit ve olası askeri değerlendirmeden daha fazla bir şey. Bu sorun son aylarda büyük bir öncelik kazandı” sözlerine yer verildi. Öte yandan, Rıza Asefi, “Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’na (NPT) bağlı kalacaklarını, NPT’den ayrılmalarının söz konusu olmadığını” bildirdi. İran yönetiminin, müzakereler sonucunda askıya aldığı nükleer faaliyetlerin son bölümünü de “bugün yarın” başlatacağı bildirildi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net