www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Televizyoncular işi büyüttükçe, dizi dünyası farklı alanlara yelken açıyor. Herhalde dikkatinizi çekmiştir, son zamanlarda dizilerde yabancı bir dil konuşulması normal bir olay haline geldi. Sıkça alt yazıyla karşılaşmamız da bu durumun bir parçası.

CIZIRTI ................................................................... Çağdaş Günerbüyük
diziler dillendi
Televizyoncular işi büyüttükçe, dizi dünyası farklı alanlara yelken açıyor. Herhalde dikkatinizi çekmiştir, son zamanlarda dizilerde yabancı bir dil konuşulması normal bir olay haline geldi. Sıkça alt yazıyla karşılaşmamız da bu durumun bir parçası.
Yabancı diller falan yok ama ortada, tek bir dil var: Yunanca. Daha birkaç yıl önceye kadar Yunan halkının düşmanmış gibi gösterildiği düşünülürse, epey olumlu bir gelişme. Önce geçen yayın dönemi ekrana gelen Kurşun Yarası adlı Kurtuluş Savaşı dizisi, Rumca diyaloglara yer vermeye başladı. Bu dizide Anadolu Yunan işgali altındaydı ama bütün Yunanlar düşman gibi gösterilmiyordu. O çizgi çekilmişti. Hatta Olimpia adında Anadolulu bir Rum kızı, Kuvayi Milliyeci çetelerden birine katılmış işgale karşı savaşıyordu. Onun Yunan askerlerle konuşmaları, düşman ordusunun kendi aralarındaki konuşmaları hep Yunancaydı.
Şimdi benzer bir durum, yine Tomris Giritlioğlu’nun yeni dizisi Kırık Kanatlar için geçerli. Burada da Anadolu’da Yunan işgali yılları anlatılıyor, fakat işgale karşı, doğrudan dürüstlükten yana Rumlar da var. Namussuz, fırsatçı Türkler olduğu gibi.
Diziler için, hayatın içinden hikayeler anlatmak her zaman avantaj oluyor. Çünkü özellikle Yunanca konuşmaların geçtiği bölümler, bir anlamda, halkların birbiriyle bir meselesi olmadığını, savaşan düşman askerlerine kötü adamlar gözüyle bakılamayacağını anlatan yerler. Öyle olunca emperyalist devletlerin bu işgaldeki parmağına da dikkat çektiği ölçüde, dizilerimizin kızıl elmacı Şu Çılgın Türkler’den daha ileri bir perspektifi var.
Yalnız tarihi dizilerde yok Yunanca, güncel öyküler anlatan dizilerde de var. Bunlardan biri, Emre Kınay ile Ece Uslu’nun pek uzun ömürlü olmayan dizisiydi. Bodrumlu kaptanla bir Yunan adasında yaşayan genç kadının aşkını anlatıyordu.
Yabancı Damat ise hâlâ devam ediyor. Bu da bir aşk hikayesi, malum Yunan olan damat. Kızımız bizden, Antepli. Nazlı-Niko çiftinin içinde yetiştiği farklı kültürler, diller, ailelerin bir sıcak bir soğuk tuhaf ilişkisi, hele de Memik dede ile Eftelya ninenin hem rekabeti, hem samimiyeti... Dizi bitmeyen bir çelişkiler abidesi gibi. Sonunda kazanan aşk oluyor haliyle, mesaj bu.
Kısacası dizilerde farklı bir dile yer verilmesi, tek başına teknik ya da sinematografik bir unsur değil. İzleyicinin farklı kültürleri anlamasını, onların duygularını, düşüncelerini tanımasını kolaylaştırıyor.
Sözü getirmek istediğimiz yer başka. Dikkat ettiyseniz Yunanca’yla başladık, Yunanca’yla bitirdik. İlaç niyetine, bu topraklarda yaygın olarak konuşulan farklı diller henüz dizilerle tanışamadı. Başta Kürtçe elbette. Neden bir dizide bir cümle olsun Kürtçe diyalog geçmez? Ayıp değil mi?
Madem dizilerimiz dilleniyor, hakkını vermek lazım o zaman.

Başa dön



 
Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net