2B ile ilgili son olarak Çevre ve Orman Bakanlığı bünyesinde ilgili meslek ve kitle örgütleri ile İÜ Orman Fakültesi temsilcisini de kapsayan bir komisyon oluşturuldu. Taslak bir metin hazırlandı. Tartışmaya açılan metne ilişkin komisyon üyeleri de eleştiriler getirmişti. Buna rağmen taslakta bir değişiklik yapılmamış, Orman Fakültesi de oluşturduğu “Fakülte Görüşü” ile taslağı reddetmişti.
Taslakta, Anayasa’nın 170. maddesi içindeki 6831 sayılı Orman Yasası’nın 2B maddesine dayanak teşkil eden bölümün “ayrı bir geçici madde” haline getirilerek, 2B ile ilgili kadastro işlemlerinin 5 yıl içinde tamamlanması ve ardından 2B’nin tamamen Anayasa’dan çıkarılması öngörülüyor. Prof. Dr. Geray ise kadastro tescil işlemlerinin 5 yılda bitirilmesinin kesinlikle mümkün olmadığını vurguladı. 2B sorununun böylece ortadan kalkması gibi bir tahminin de yanlış olduğunu dile getiren Geray, “Taslak, 1981 yılının sonuna orman niteliğini kaybederek 2B kapsamına girmiş alanları kapsıyor. Ama orman rejimini kaybetmiş birtakım alanlar 1981 yılından sonra da var. Bunlara hiç el atılmıyor. Madde ile 1981-2005 yılı arasındaki durum adeta boşlukta; çaresiz bırakılıyor” dedi.
Hükümetin ‘değerlendirmesi’
Taslaktaki bir diğer önemli nokta ise geçici maddede 2B alanları “değenlendirilir” ifadesine yer verilmesi. “Peki ‘değerlendirilir’ ifadesinin içinde ne var?” diye soran Geray, konuyu “Bunun içinde üst hakkı kurmak var, devretmek var, satmak da var. Değerlendirir kelimesi ‘satmayı’ da içeren bir ifade. Çevre ve Orman Bakanlığı bu kelime üzerinde ısrarlı” şeklinde yorumladı.
Halbuki Orman Fakültesi 2B’yi üç katagoriye ayırarak alanların;
-Mera olarak kullanılmak üzere orman köylülerine satılması değil “tahsis” edilmesi.
-Yine tarım arazisi olarak köylüye tahsis edilmesi
-2B alanlarının yaklaşık yüzde 2-3’ünü oluşturan “toplu yerleşim alanı” haline gelmiş olanların ise ilgili belediyelere devredilerek ancak asla satılmayarak kentsel iyileştirmeye tabii tutulmasını öneriyor.
Prof. Dr. Geray “toplu yerleşim alanı” tanımının da yeniden yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Bu işin sömürüsünün önüne geçilmesi için orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin kriterlerini koymak lazım. Ancak 30 tane ev varsa alanda, onlar devredilemez. Bunlar kamunun malı olacak ve yıkılacak. Bu kadar basit. Bu noktada katıyız” uyarısında bulundu.