www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Kamu grevi Almanya’ya yayılıyor
Tüm Almanya’da kamu çalışanları yüzde 94.5 oranla greve ‘Evet’ dedi. Baden Württemberg eyaletinden sonra, Kuzey Ren Vestfalya’da üniversite kliniklerinde, Hamburg’da su ve temizlik işlerinde grev başlıyor.

Fransa’da göç politikası sertleştirilecek
Fransa’da bir süreden beri hazırlığı yapılan yeni yabancılar yasasının taslağı, bakanlar kuruluna bağlı bir komitede ele alınmaya başlandı. İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy ve ekibi tarafından hazırlanan tasarı, “Yabancıların Fransa’ya giriş ve oturumları ile iltica prosedürü” (CESEDA) başlığını taşıyor.

İsrail’e NATO kalkanı mı?
İran’ın İsrail’in varlığını tehdit ettiği iddiaları, İsrail’in NATO’ya alınmasına gerekçe yapılıyor. İsrail’in NATO üyeliği, ilk kez eski bir İspanyol bakan tarafından dile getirildi.


Kamu grevi Almanya’ya yayılıyor
Almanya’da 14 yıl aradan sonra başlayan büyük kamu grevi Baden Württemberg’den sonra, diğer eyaletlere de yayılıyor. Yapılan grev oylamalarında Hamburg’da, temizlik ve su işlerinde çalışanların yüzde 94.7’si, Kuzey Ren Vestfalya (NRW) Eyaleti’nde ise 6 üniversite kliniğinde çalışan sağlık emekçilerinin yüzde 96.6’sı greve ‘evet’ dedi.
Oylamaya katılan 60 bin sendika üyesinin yüzde 94.5’inin grevden yana olduğunu açıklamasının, çalışanların durumunu yansıttığını bildiren Ver.di sendikası başkanı Franz Bsirske, 40 saatlik iş haftasına geri dönülmeyeceğini ifade etti.
Ücret artışıyla 40 saatlik hafta teklifi
Baden Württemberg Eyaleti’nde belediyelere bağlı idari işlerde çalışanlar da grevlere katılacaklar. Eyalete bağlı 26, belediyelere bağlı 100 idari işletmede çalışan 14 bin sendikalı arasında yapılan grev oylamasında üyelerin yüzde 97’sinin grevden yana oy kullandığı açıklandı.
Baden Württemberg Başbakanı Günther Öttinger ise, katıldığı bir televizyon programında haftalık çalışma süresinin 40 saate çıkarılmasının zorunlu olduğunu, bunu sendikaya kabul ettirmek için 1.5 saatlik ücret farkını ödemeye hazır olduklarını ifade etti. Ancak bu teklif, sendika tarafından reddedildi.
Süresiz greve
NRW’de üniversite kliniklerinde yapılan grev oylamasında çalışanların yüzde 96.6’nın grevden yana olduğunun ortaya çıkması sonrası sendika tarafından yapılan açıklamada, haftalık çalışma süresinin uzatılmaması ve tüm üniversite kliniklerinde aynı sözleşmenin geçerli olması için pazartesiden itibaren süresiz greve gidileceği bildirildi.
Yarından itibaren Aachen, Bonn, Düsseldorf, Essen, Köln ve Münster’de sağlık emekçileri greve gidecek.
Hamburg’da su ve temizlik işleri
Hamburg’da su, kanalizasyon ve temizlik işlerinde çalışan Ver.di üyeleri arasında yapılan grev oylaması, üyelerin yüzde 94.7’sinin ‘evet’ demesiyle sonuçlandı. Hamburg Ver.di başkanı Wolfgang Rose, grevin salı günü başlayacağını bildirdi.
Alman Memurlar Birliği’de (DBB), üyelerini NRW’deki grevlere katılmaya çağırdı. DBB adına açıklama yapan Frank Stöhr, üyelerini kamu alanındaki grevlere destek vermeye ve hastane ve yol işleri alanlarında çalışanları da aktif grev yapmaya çağırdıklarını bildirdi.


Başa dön


Fransa’da göç politikası sertleştirilecek
Yıldız Eren
Fransa’da bir süreden beri hazırlığı yapılan yeni yabancılar yasasının taslağı, bakanlar kuruluna bağlı bir komitede ele alınmaya başlandı. İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy ve ekibi tarafından hazırlanan tasarı, “Yabancıların Fransa’ya giriş ve oturumları ile iltica prosedürü” (CESEDA) başlığını taşıyor. Taslakta yer alan maddelerin çoğu Fransa’yı, dışarıya kapalı bir korunaklı kale haline getirmeye yarayacak. Ağır insan hakları ihlali anlamına da gelen önlemler, yabancıları ikinci sınıf insan olarak görüyor.
Hedef ‘kalifiye işgücü’
Yeni yasa tasarısı, esas olarak göç ve yabancılar politikasında esneklik getirmesiyle, öncekilerden ayrılıyor.
Yasa, Fransız hükümetine, patronların ihtiyacı olan miktarda ve zaman süresince yabancı kabul etmeyi, ihtiyaç olmadığında da kapı dışarı etmeyi öngörüyor.
Sarkozy’nin daha önceleri de defalarca dile getirdiği gibi amaç, genç ve kalifiye elemanları Fransa’ya çekmek. Ancak bu işgücünün bile, belirli bir kullanım süresi oluyor. Kullanım süresinin sonunda bu insanların tekrar kendi ülkelerine gönderilmeleri önünde hiçbir yasal engel bulunmayacak.
CESEDA tasarısı, bu nedenle demokratik kuruluşlar, sendikalar, kitle örgütleri tarafından, “Immigration Jetable” (işi bitince buruşturulup çöpe atılabilir göçmen yasası) olarak adlandırıldı.
Geniş tepki
Henüz Meclis gündemine gelmeden hayli gürültü koparan bu “esnek göç yasası”na karşı, aralarında sendikalar, kitle örgütleri, göçmen dostu kuruluşlar ve göçmen işçi derneklerinin yer aldığı geniş bir cephe oluşmuş durumda.
Fransa’daki Türkiye kökenli emekçilerin örgütü İşçi ve Gençlik Dernekleri Federasyonu (DİDF) de, bu platformda yer alıyor. Platformda CGT, SUD, FSU gibi sendikalarla, ATTAC, GISTI, MRAP gibi dernekler ve PCF, PCOF, LCR gibi partiler de bulunmakta.
Geçen hafta Paris merkezde yapılan toplantıya 1000’i aşkın örgüt temsilcisi katıldı ve eylem kararları alındı.

TASARIDAN SEÇMELER
  • İhtiyaca uygun olarak başka ülkelerden göçmen kabul edilebilecek. Ama bunlara sadece Fransa’da yapacakları iş süresi boyunca, 1 senelik yenilenebilir oturum hakkı tanınacak. İşleri bittiğinde, oturum süresi sona erecek.
  • Bilimciler, aydınlar, sanatçılar, sporcular ve işadamlarına ise 3 yıllık oturum verilecek.
  • Öğrencinin milliyeti, seçtiği bölüm, eğitim seviyesi gibi kriterler, oturum verilirken esas olacak ve okul bitiminde ülkelerine gönderilmek üzere kabul edilecekler. Sadece master ve üzeri eğitim yapanlara, eğer ihtiyaç varsa daha uzun süreli oturum verilebilecek.
  • Aile birleşimi ile ilgili kriterler sertleştirilecek. Fransa’ya zaten yerleşmiş olup, eşi ve çocuklarını yanına almak isteyen kişinin yeterli bir geliri, düzenli işi ve evinin olmasının yanı sıra, “suça bulaşmamış” olması da kriterler arasında yer alacak. Birleşme başvurusu yapmak için Fransa’da, gerekli ikametgah süresi de uzatılacak.
  • Bir Fransız vatandaşı ile evlenerek gelmek isteyenlere ise, tümüyle şüpheli gözüyle bakılıyor. Fransız’la evlenen kişinin, iyi niyetli olduğunu ve bu işi oturum için yapmadığını ispatlaması gerekiyor.


    Başa dön


    İsrail’e NATO kalkanı mı?
    ABD ve Avrupalı müttefikleri, “olası bir İran saldırısını” gerekçe göstererek İsrail’i NATO üyesi yapmaya çalışıyor. Geçen hafta İtalya Savunma Bakanı Antonio Martino’nun, “İsrail, NATO şemsiyesi altında korunmalı” açıklamasının ardından, İspanya’nın Dışişleri eski Bakanı da, NATO’nun sınırlarını genişletmesi gerektiğini iddia ederek, “İsrail’in üyeliği konusunu” gündeme getirdi.
    Bahane ‘terörizm’
    İspanya Dışişleri eski Bakanı Ana Palacio, “küresel terörizme karşı savaş çağında”, NATO’nun Ortadoğu ve Asya’da daha etkin olmasını istedi. NATO güçlerinin Japonya, Avustralya ve İsrail gibi ülkeleri içine alması gerektiğini söyleyen Palacio, İspanya’daki Herzliya Konferansı’nda yaptığı konuşmada, “terörizme karşı savaş cephelerinin genişletilmesi” gerektiğini belirterek, “Bu işi sadece bir ülke yapamaz. Küresel terörizme karşı savaş, 26 Avrupa ülkesi ve Kuzey Amerika’nın ortaklığıyla genişletilmeli. Uluslar, İslami terörizmi ancak böyle durdurabilirler” diye konuştu.
  • Haiti’de Preval önde gidiyor
    Haiti’de 7 Ocak’ta yapılan devlet başkanlığı seçiminin ilk kısmi sonuçlarına göre, eski devlet başkanı Rene Preval, oyların yüzde 50.2’sini aldı. Seçimin gelecek ay yapılacak ikinci turuna kalmaması için Preval’in oyların en az yüzde 50’sini alması gerekiyordu. Diğer adaylardan yine eski devlet başkanı Leslie François Manigat’nın yüzde 11.4, İşadamı Charles Henri Baker’in de yüzde 8.3 oy aldığı bildirildi.
    ABD-Polonya işbirliği pekişiyor
    Polonya ve ABD arasında, bilim ve teknoloji alanında işbirliği ile askeri eğitim programını öngören anlaşmalar imzalandı. Polonya Cumhurbaşkanı Lech Kaczynski’nin ABD ziyaretinin ikinci gününde imzalanan anlaşmaların imza törenine Polonya Dışişleri Bakanı Stefan Meller ile ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Paula Dobriansky katıldı. Kaczynski, ABD’de George W. Bush, Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ve Amerikalı milletvekilleriyle bir araya geldi.
    Kırgızistan’da cezaevi özelleştirmesi
    Kırgızistan hükümeti, cezaevlerini özelleştirmeyi planlıyor. Adalet Bakanı Marat Kayıpov, bu konuda dünyadaki örnekleri incelediklerini açıkladı. Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerinde özel cezaevi bulunmadığını hatırlatan Kayıpov, Adalet Bakanlığı bütçesinin yüzde 27’sinin cezaevlerine aktarıldığını ifade ederek, cezaevlerindeki koşulların düzeltilebilmesi için değişik finans kaynakları arayışında olduklarını belirtti.

    Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net