www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Son halka Bölgesel Kalkınma Ajansları
Esnek çalışmanın meşru zemini İş Yasası, yabancı sermayeyi çekmek için küçük ve orta ölçekli sanayilerin küresel piyasaya eklemlenmesini amaçlayan Endüstri Bölgeleri Yasası’nın ardından son halka olarak, karar alma süreçlerinde özel sektörün daha etkin rol oynamasını sağlayan Bölgesel Kalkınma Ajansları yasalaştı.

Gökçek ASKİ’nin borcunu
   Hazine’ye ödetmiş

Ankara Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) Genel Müdürlüğü’nün hesap iş ve işlemleri üzerinde Mülkiye müfettişlerince yapılan incelemede, ASKİ’nin banka hesaplarında 50 trilyon lirası olmasına karşın, dış borçlarını Hazine’nin ödediği ortaya çıktı.

Narenciye Hal Yasası
   kapsamı dışına çıkarıldı

TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Vahit Kirişçi, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nca yayınlanan genelge ile tüm narenciye ürünlerinin 10 Şubat-15 Mart tarihleri arasında Hal Yasası kapsamı dışına çıkarıldığını bildirdi.


Son halka Bölgesel Kalkınma Ajansları
Berna Müftüoğlu *
Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu ve Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun, TBMM tarafından 25 Ocak 2006 tarihinde kabul edilmiş, 8 Şubat 2006 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak, sessiz sedasız hayata geçirilmiştir. Uzun bir süredir kabul edilmeyi bekleyen Bölgesel Kalkınma Ajanları’nın kurulmasına ilişkin bu kanun, 20 Aralık 2005 tarihinde TÜSİAD’ın Yüksek İstişare Toplantısı’nın sonunda yapılan açıklamalar içinde yer alan: “…bölgesel potansiyellerin harekete geçirilmesi prensibine dayandıran “Bölgesel Kalkınma Ajansları”nın neden hâlâ devreye sokulmadığını anlamak mümkün değildir” açıklamasının ardından bir ay sonrasında hızla hayata geçirilmiştir.
Sermaye kesimi için bu yasa oldukça önemlidir. Kanunun birinci maddesinde yer alan “...kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğini geliştirmek, kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlamak ve yerel potansiyeli harekete geçirmek...” sözcüğü, karar alma süreçlerinin özelleştirilmiş olduğunu ortaya koymaktadır. Bölgesel Kalkınma Ajansları (BKA) kamu ve özel sektörün birlikte yönettiği yapılardır. BKA Türkiye için yeni bir yapılanma olarak görülse de son yıllarda, AB Bölgesel Kalkınma Fonları’ndan faydalanan Yeşilırmak Havzası Kalkınma Birliği, Mersin Kalkınma ve İşbirliği Konseyi, Samsun Bölgesel Ekonomik Kalkınma Konseyi gibi yapılar, BKA tarzında kurulmuştur ve faaliyet halindedir.
Öte yandan BKA, Kuzey Amerika’da ve Kıta Avrupa’da uzun yıllardan beri mevcuttur. 1930’lu yıllarda ABD’de devlet tarafından bölgesel gelişmişliği ortadan kaldırmaya yönelik olarak sanayi bölgelerinin geliştirilmesini amaç edinen BKA; 1950’li ve 1960’lı yıllarda AB ülkeleri dahil olmak üzere Keynezyen politikalar çerçevesinde devlet yönelimli olarak bölgesel geliştirme politikalarının uygulandığı BKA kurulmuştur. AB’de 1987 yılında kabul edilen Tek Avrupa Yasası ve Yapısal Fonlar’daki reformlarla birlikte bölgeler; sosyal, ekonomik, politik aktörlerin ekonomik kalkınma üzerinde etkili, ulusal ve küresel alanda kendi çıkarını savunan bir aktör olarak görülmeye başlanmıştır. 1990’lı yılların başına kadar kamu kurumu olma niteliğini taşıyan BKA Kıta Avrupa’da ve Kuzey Amerika’da özelleştirilmiş, özel faydaya dönük olarak kamu ve özel sektör işbirliğine dayalı olarak yapılandırılmıştır. Böylelikle, BKA firmalarla ortaklık kurmaları ve/veya ağ tarzı ilişkiler ile firmaların özel problemlerine daha etkin çözümler üretmeye dönük olarak esnek biçimde yapılandırılmıştır. Türkiye’de de hayata geçmiş olan BKA kurulmasına ilişkin kanun AB uyum kapsamında yer alan yasal süreçlerinden biridir.
Emek yönelimli tasarruf
Sermayenin ihtiyaçlarına cevap vermesine yönelik bir yapılanma olan BKA’nın uygulandığı alanlar ulusal düzeyde bölgeler arası rekabeti getirirken, bölgeler; küresel düzeyde keskin rekabette yer kapma savaşında galibiyet şansı elde edebilme becerisini gösterme çabasına girmişlerdir. Küresel piyasalara entegrasyonun gerçekleşmesi ve küresel rekabette başarı kazanmanın yolu ise yenileşme ve minimum maliyet koşullarına sahip olmaktır. Yenileşme için ulusal ve küresel aktörlerin işbirliğine dayalı olarak oluşturulan kurumsal düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ihtiyacı karşılamaya dönük olarak BKA yeniden yapılandırılırken, yerel alanlarda yeni BKA oluşturulmaya başlanmıştır. Küresel alanda minimum maliyete sahip olmanın biricik koşulu ise emek yönelimli tasarrufların uygulanmasıdır. Emek yönelimli tasarrufun uygulanabilmesi için esnek istihdam politikalarının hayata geçişini kolaylaştıran yasal düzenlemeler; geçici iş ilişkilerine meşruiyet kazandırılması, bireysel iş akitlerinin yaygınlaştırılması, toplu pazarlık gücünün minimuma indirilmesi ve emekçi kesimi sendikasızlaştırmaktır. Küçük ve orta ölçekli üretim faaliyetlerinin yapısal özellikleri esnek emek gücü kullanabilmeleri, geçici çalışmanın yaygın olması, yüz yüze ilişkilerin hakim olması, aile ilişkilerin hakim olduğu yapıda sendikaların dışlanmasıdır. Dolayısıyla dünün meşru olmayan yapıları, küresel rekabetin can damarını oluşturması ile birlikte küresel kapitalizmin öngördüğü şekilde meşruiyet kazandırılmaya başlanmıştır.
Türkiye’de kalkınma stratejisi olarak küçük üretime dayalı örgütlenme stratejisinin benimsenmesi, esnek çalışma biçimlerine meşru zemin hazırlayan yeni İş Yasası, yabancı sermayeyi çekmeye yönelik küçük ve orta ölçekli sanayilerin kümeleştiği alanların küresel piyasalara eklemlenebilmesini amaçlayan Endüstri Bölgeleri Yasası’nın hayata geçirilmesi gibi uygulamalarla küresel kapitalizmin gereklilikleri yerine getirilmiştir. Bir diğer gereklilik ise yerel/bölgesel ekonomilerin öne çıkarılmasında etkin olan ademi–merkezi yapılanmadır. 2005 yılında Kamu Yönetimi Temel Kanunu ile ademi–merkezi yapılanma oluşturulmuş ve bu çerçevede Büyükşehir Belediyesi, Belediye ve İl Özel İdaresi kanunları yeniden düzenlenmiştir. Belediyenin görevleri arasına beldenin ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarının karşılanması ve gelişimi için her türlü faaliyette bulunması dahil edilirken, küçük sanayi siteleri ve organize sanayi bölgeleri kurmak, kurulmasına yardımcı olmak, bu konuda belediyelerle ve meslek odalarıyla işbirliği yapılması İl Özel İdaresi’nin görevleri arasında yer almaktadır. Böylece dünyada yerel/bölgesel dinamiklerin öne çıkmasında etkin kabul edilen kamu-özel sektöre dayalı işbirliği faaliyetinin gerçekleştirilmesinin meşru zeminin son halkası olan BKA oluşturulmuştur.
BKA’nın karar alma organında kamu (vali, belediye başkanı, il genel meclisi başkanı), özel (ticaret ve sanayi odası başkanları) sektör temsilcileri ile özel kesim ve/veya sivil toplum örgütlerinin arasında seçilecek üç temsilci yer almaktadır. Öte yandan, birden fazla ilden oluşan bölgelerdeki illerde; ticaret ve sanayi odalarının ayrı ayrı kurulmuş bulunması halinde, yönetim kurulunda yer alacak temsilci Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu tarafından belirlenmektedir. Sermaye kesiminin karar alma süreçlerinde belirleyici rol oynaması ve emekçi kesimine ise hiçbir söz hakkı tanınmaması; kararların, daimi olarak sermaye lehine sonuçlanacağı açık ve nettir. Dolayısıyla bölgesel düzeyde asgari ücret uygulanmasının istenmesi sürecin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Sermaye kesiminin çıkarlarına hizmet eden bu düzenlemeler, kuşkusuz emekçi kesimler için daha fazla sömürü ve yoksullaşma anlamını taşımaktadır.
(*) Marmara Üniversitesi, İİBF, Çalışma Ekonomisi, Yrd. Doç. Dr.


Başa dön


Gökçek ASKİ’nin borcunu
    Hazine’ye ödetmiş
Ankara Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) Genel Müdürlüğü’nün hesap iş ve işlemleri üzerinde Mülkiye müfettişlerince yapılan incelemede, ASKİ’nin banka hesaplarında 50 trilyon lirası olmasına karşın, dış borçlarını Hazine’nin ödediği ortaya çıktı. ASKİ, bundan dolayı Hazine’ye yaklaşık 1.1 trilyon lira gecikme faizi ödemek zorunda kaldı. Mülkiye müfettişleri, ASKİ’nin dış borçlarını Hazine’nin ödediği dönemde mevzuata aykırı olarak, Büyükşehir Belediyesi’ne para aktardığına işaret etti.
ANKA, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği, “Ankara Büyükşehir Belediyesi ASKİ Genel Müdürlüğü Teftiş Raporu-2005”ne ulaştı. Mülkiye müfettişlerinin yaptıkları inceleme sonrası hazırladıkları rapora göre, “Büyük Ankara Kanalizasyon Projesi” için kullanılmak üzere Avrupa Yatırım Bankası ile ASKİ Genel Müdürlüğü arasında 16 Kasım 1995 tarihli kredi anlaşması yapıldı. Avrupa Yatırım Bankası’ndan temin edilen Hazine garantili 45 milyon Avro tutarındaki kredi borcu taksitinin 10 Mayıs 2000 tarihinden başlayarak 10 Kasım 2011 tarihinde sona erecek şekilde her yılın mayıs ve kasım aylarında ödenmesi öngörüldü. Ancak, ASKİ Genel Müdürlüğü Hazine Müsteşarlığı’na yazı göndererek Avrupa Yatırım Bankası’na 2003 yılı ikinci dilim taksiti olan 3 trilyon 999 milyar 381 milyon 616 bin 437 TL kredi borcunun su alacaklarını tahsil edememesi nedeniyle bir defada ödeyemeyeceğini bildirdi. Ve 12 ay ödemesiz dönem oluşturularak bu dönemde oluşacak faizlerin anaparayla birlikte Kasım 2004’te başlayarak 12 eşit taksitte Hazine’ye ödeyeceğini bildirdi.
Bunun üzerine Hazine, ASKİ’ye cevap gönderdi. Cevapta, Hazine, Hazine kontrolörlerine ASKİ’de yerinde inceleme yaptırıldığını belirterek, ASKİ’nin bankalarda 30 trilyon TL’si vadeli toplam 50 trilyon TL mevduatı bulunuduğu için nakit sıkıntısı olmadığını kaydetti. Ve Hazine’nin yaptığı ödemenin faiziyle geri verilmesi istenildi. Müfettişlerin raporunda konu şöyle anlatıldı: “ASKİ nakit sıkıntısında olmadığı gibi vadeli hesabında bulunan 30 trilyon TL’nin 20 trilyonluk kısmını ASKİ Yönetim Kurulu’nun emriyle Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne borç olarak aktardı. Bu aktarımda ödemenin tahakkukundan sorumlu Bütçe ve Mali İşler Dairesi Başkanı Aydın Şahin ve Genel Müdür İhsan Fincancı’dan tahsili gerekir.”
Raporda, bu para aktarımının da mevzuata aykırı olduğu şöyle belirtildi: “ASKİ Genel Müdürlüğü, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı müstakil bir kamu hukuk tüzel kişiliğidir. Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi, aynı zamanda ASKİ Genel Müdürlüğü Genel Kurulu’dur. 2560 sayılı Kanun’un 6. maddesi, Genel Kurul’un görevlerini düzenlemiştir. Anılan kanun ile Genel Kurul sıfatına sahip Büyükşehir Belediye Meclisi’ne ASKİ Genel Müdürlüğü adına borç verme değil, borçlanma yetkisi verilmiştir. Dolayısıyla anılan kararların, alınış tarihleri itibariyle mevzuata aykırı olduğu görülmektedir.”


Başa dön


Narenciye Hal Yasası
    kapsamı dışına çıkarıldı
Halkbank’ta özelleştirme süreci başlıyor
Özelleştirmede stratejiyi belirleyecek danışman firma ihalesine katılım için birkaç gün içinde davetiyeler gönderilecek. Halk Bankası özelleştirmesinde danışman firma ihalesi için davet usulü uygulanacak. İhaleye davet edilecek firmalar, Özelleştirme İdaresi, Halk Bankası ve Hazine tarafından ortaklaşa belirlenecek. Davetin ardından, danışman firmaların tekliflerini sunması için yaklaşık 1 aylık süre verilmesi öngörülürken, bunun ardından geçecek 1-2 haftalık süreçte de danışman firmanın seçimi hedefleniyor. Danışman firmanın, bankanın özelleştirmesine ilişkin stratejiyi belirlemesinin ise yaklaşık 2.5-3 ay alabileceği ifade ediliyor.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net