www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Yüz yılda emeklilik
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı, çalışanların emekli olmalarını imkansız kılıyor. Türk-İş’e göre, 90 gün prim ödeyen mevsimlik bir işçinin emekli olabilmek için tam 100 yıl çalışması gerekiyor.

Güzel: Sosyal güvenlik
   mali piyasaya feda ediliyor

Marmara Üniversitesi (MÜ) Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Güzel, “Sosyal Güvenlik Reformu”nda esas alınan Dünya Bankası ve IMF modelinin, sosyal devlet ve sosyal güvenliği mali piyasalara feda eden bir model olduğunu söyledi.

TEKEL işçisine destek çağrısı
Tek Gıda-İş Sendikası Adana 1 No’lu Şubesi Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. 17 işyerinde üyesi bulunan şubenin genel kuruluna 130 delege katıldı. Fabrikalarının kapatılmasına karşı direnişte olan Adana TEKEL işçilerinin de katıldığı genel kurulda iki liste yarıştı.


Yüz yılda emeklilik
Sultan Özer
AKP Hükümeti’nin önümüzdeki günlerde gündeme getirmesi beklenen Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı, milyonlarca geçici işçiye “100 yılda emekli olabilirsin” diyor. Mecvut İş Yasası’ndaki esnek çalışma koşulları dikkate alındığında; yasa kapsamına çok sayıda işçi girecek.
Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bekleyen tasarının 28 ve 29’uncu maddelerinde, “yaşlılık sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” ve “yaşlılık aylığının hesaplanması” başlıklarıyla yapılan düzenlemeler, milyonlarca işçiyi bekleyen tehlikeleri gözler önüne seriyor.
Tüm çalışanlar etkilenecek
28’inci maddede, emeklilik için kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaş ve 9 bin gün prim ödeme gün sayısı aranıyor. Kademeli olarak 2036’da kadınlar için 59, erkekler için 61 yaştan başlayarak 2075’te kadın ve erkeklerde 68 yaşına kadar yükseltileceği ifade edilen emeklilik yaşı, özellikle yılda 90 ve 120 gün prim ödeyerek çalışan mevsimlik işçiler emekliliği imkansız kılıyor. Personel Rejimi ve diğer yasa tasarılarının yasalaşması halinde, tüm çalışanlar etkilenecek. İş Yasası’nın esnekliği de dikkate alındığında yaş bir yana, 9 bin prim gün sayısını doldurmak bile hayal olacak. Türk-İş’in, Ekonomik Sosyal Konsey’e de sunduğu rapor da bunu doğrular nitelikte.
Yılda 90 gün prim ödeyerek çalışan mevsimlik işçilerin tam aylıkla emekli olabilmeleri için 100 yıl çalışmaları gerekiyor. Raporda, “İş Kanunu’nda esnek çalışma usullerinin kabul edildiği dikkate alınarak, yaşlılık aylığını hak etmede öngörülen, tam aylık için 9 bin, kısmi aylık için 5 bin 400 günlük malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi ödemiş olma koşulları”na dikkat çekilerek, bu koşulların ağır olduğu ifade edildi. Raporda, tasarının bu koşullarda yasalaşması halinde; “Yılda 120 gün prim ödeyerek çalışabilen mevsimlik veya kısmi çalışan işçilerin tam aylıkla emekli olabilmeleri için 75 yıl, kısmi aylıkla emekli olabilmeleri için 45 yıl çalışmaları gerekmektedir” deniliyor.

EP’NİN HENÜZ KARARI YOK
Emek Platformu’nun (EP), henüz karara bağlanmamış raporunda da bu düzenleme eleştirilirken, hükümetin bu maddeye ilişkin platformun prim gün sayısının düşürülmesi önerisinı kısmen dikkate aldığı belirtiliyor. EP’nin uyarısı şöyle: “Yaşlılık aylığından yararlanma şartlarının çok ağırlaştırıldığı, öngörülen şartlarda yılda en çok 90 ile 120 gün prim ödeyerek çalışabilen mevsimlik işçiler ile esnek usullerde çalışan işçilerin yaşlılık aylığından yararlanma imkanının kalmayacağı, oysaki SSK’nın kayıtlarına göre mevsimlik işçilerin prim ödeyen sigortalıların yüzde 12’sini oluşturduğu, İş Kanunu ile esnek çalışma usulleri kabul edildiğinden kısmi süreli prim ödeyen sigortalı işçi sayısı artacak.”

AYLIK BAĞLAMA ORANLARI NE OLACAK?
Hükümetin, EP’nin önerisini hiç dikkate almadığı ve değişikliğe yanaşmadığı tasarıda aylık bağlama oranı için; “sigortalının malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi geçen toplam prim ödeme gün sayısının her 360 günü için 2015 yılı sonuna kadar yüzde 2.5; 2016 başından itibaren ise yüzde 2 olarak uygulanır. Bu hesaplamada 360 gün eksik süreler orantılı olarak dikkate alınır. Ancak aylık bağlama oranı yüzde 90’ı geçemez” deniyor.
Emek Platformu ise bu düzenlemenin emekli aylıklarının düşürülmesini hedeflediğini belirtiyor. EP raporunda; “9 bin gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi ödemiş olan sigortalıların aylık bağlama oranı 2016 yılına kadar yüzde 62.5’a, bu tarihten sonra da yüzde 50’ye indirilmektedir” deniyor. Mevcut sisteme göre 2002 yılına kadar 100 YTL kazancın, 2006’daki değeri 178.61 YTL olacakken, tasarıdaki sistemin uygulanması halinde 2002’de 100 YTL’lik kazancın 2006’daki değeri 151.97 YTL’ye denk geliyor. EP raporunda; bu kazancın ortalama aylık kazanç olarak varsayılıp 9 bin gün üzerinden emekli aylığı bağlanması durumunda, mevcut sisteme göre aylık 111.70, tasarıdaki sisteme göre ise 2016’ya kadar 94.98, 2016’dan sonra ise 75.98 YTL olacağına işaret ediliyor.


Başa dön


Güzel: Sosyal güvenlik
   mali piyasaya feda ediliyor
Marmara Üniversitesi (MÜ) Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Güzel, “Sosyal Güvenlik Reformu”nda esas alınan Dünya Bankası ve IMF modelinin, sosyal devlet ve sosyal güvenliği mali piyasalara feda eden bir model olduğunu söyledi. Güzel, bilime dayalı akılcı politikalarla, mevcut sistemi koruyarak bu sorunları aşmanın çok güç olmadığını vurguladı.
Prof. Dr. Güzel, Çalışma ve Toplum Dergisi’nde yayımlanan makalesinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanan “reformun” temel gerekçelerinin, mevcut sosyal güvenlik sisteminin yoksulluğa karşı etkili ve yeteri koruma sağlamaması, eşitlik ilkesini zedelemesi ve sosyal güvenlik kurumlarının finansal açıklarının, sistemin mevcut yapısını, ülke ekonomisini ve toplumsal barışı tehdit etmesi olarak gösterildiğini ifade etti.
Birleşme inandırıcı değil
Türkiye’deki çok yapılı sosyal güvenlik sisteminin, bilindiğinin aksine, sosyal güvenliğin genel ilkelerine ters düşmediğini belirten Güzel, Avrupa ülkelerinin birçoğunda sosyal güvenlik kuruluşlarında çokluk ilkesinin egemen olduğunu kaydetti.
Prof. Dr. Güzel, reform sayesinde, sosyal güvenlik kuruluşlarına yapılan kaynak transferinin önleneceği, Bağ-Kur, Emekli Sandığı ve SSK’nın birleştirilmesi halinde emeklilik sisteminin açıklarının 2007 yılına kadar sürekli azalan bir seyir izler hale getirileceği ve bu açıkların uzun dönemde Gayri Safi Milli Hasıla’nın (GSMH) yüzde 1’i seviyesine düşürüleceği öngörülerinin inandırıcı olmadığını kaydetti. Güzel, “Çünkü, mevcut sosyal güvenlik sisteminin finansman darboğazı, asıl olarak, işsizlik ve kayıt dışı istihdamdan kaynaklanmaktadır. Bu sorunlara köklü çözüm getirilmeden, hangi model kabul edilirse edilsin, sosyal güvenliğin finansman sorununun çözümlenmesi de olanaklı görünmemektedir” dedi.
Avrupa’da yüzde 30’a varıyor
“Reform” ile sosyal güvenliğin kapsamının yaygınlaşacağı öngörüsünün, beraberinde finansman yükünü de artıracağına işaret eden Prof. Dr. Güzel, bu durumun, bütçeden sosyal güvenlik için yapılan transferlerin azaltılması amacıyla çeliştiğini kaydetti. Sosyal güvenlik sisteminin gelir kaynaklarında ciddi bir artış sağlanmadan yoksulluğu ve eşitsizliği önleme hedefine ulaşma olanağı bulunmadığına dikkati çeken Prof. Dr. Güzel, kapsamlı ve etkin bir sosyal korumanın sağlandığı Avrupa Birliği ülkelerinde sosyal koruma harcamalarının, GSMH’nin yüzde 19-30’u düzeyine ulaştığına işaret etti.
Belirsizlik ve kaos
Türkiye’de oluşturulmak istenen modelin, doğrudan Dünya Bankası uzmanları tarafından hazırlanarak Polonya, Macaristan ve kısmen Çek Cumhuriyeti’nde uygulandığını belirten Güzel, modelin, kamu sosyal güvenlik rejimi ile özel emeklilik olmak üzere iki ayaktan oluştuğunu dile getirdi. Güzel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Belirtilen ülkelerde uygulanan bu model, sigorta primlerinde önemli bir artışa yol açmış, emeklilik yaşının yükseltilmesi sonucunu doğurmuş, primlerin bir bölümünün özel emeklilik programlarına yönlendirilmesi nedeniyle kamu rejiminin finansman dengesi bozulmuş, yoksulluk sınırının altında maktu emeklilik aylığı ödenmesi nedeniyle, emeklilerin yaşam koşulları aşırı ölçüde kötüleşmiştir. Özel emeklilik programlarında ise, bir kaos yaşanmış, özel emeklilik şirketlerinin bazıları iflas etmiş, rekabet nedeniyle anılan şirketlerin yönetim giderlerinde artış olmuş, özel emeklilik fonlarının verimliliği konusunda ciddi belirsizlikler ortaya çıkmıştır.” Güzel, bilime dayalı akılcı politikalarla, mevcut sistem korunarak bu sorunların aşılmasının çok güç olmayacağını vurgulayarak, yaşanan sorunların, mevcut sistemin köklü bir biçimde değiştirilmesine gerekçe oluşturmadığını kaydetti.


Başa dön


TEKEL işçisine destek çağrısı
Ayşe’nin ailesine destek
Yazaki ve Noba işçileri ile Emek Partisi Bursa il yöneticileri, Özay Grup’ta çıkan yangında hayatını kaybeden Ayşe Denizdalan’ın ailesini ziyaret ettiler. Özay Grup’ta çıkan yangında beş işçi hayatını kaybetmişti. Ziyarette konuşan Yazaki ve Noba işçileri ölen işçinin ailesine destek olduklarını belirterek, iş kazalarının son bulması için tüm işçilerin birlikte hareket etmeleri gerektiğini söylediler. Emek Partisi Bursa İl Sekreteri Sinan Ceviz ise, hukuki olarak da olayın takipçisi olacaklarını dile getirdi. Fabrikalarda iş güvenliğinin sağlanması gerektiğini belirten Ceviz, patronların daha fazla para kazanmak için işçilerin sigortalarını yapmadıklarını söyledi. İşyerlerinin özel sigorta şirketlerine ödenen yüksek meblağlarla güvence altına alındığını ifade eden Ceviz, “Parti olarak yaşanan olayı her yerde anlatıyoruz fabrikalarda tartışıyoruz. Çalışma bakanı ailelere başsağlığı mesajı iletmiş, oysa olayın sorumluluğunu taşıdığı bir makamda oturmakta. İş güvenliğinin sağlanmasından devlet sorumludur. Biz parti olarak işçilerin bu gerçeği görmesi ve dayanışma içinde haklarına sahip çıkması için çaba harcıyoruz. Biliyoruz ki bu tip olayların son bulmasının yolu emekçilerin hakları için birlik olmasından geçer” dedi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net