www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



‘Şemdinli devlet sırrı’
Meclis Şemdinli Olaylarını Araştırma Komisyonu’nda dinlenen dönemin Hakkari Valisi Erdoğan Gürbüz, “devlet sırrı” olduğu gerekçesiyle komisyona bilgi vermedi.

Fabrika yangını 5 can aldı
Bursa’nın Çalı Beldesi’ndeki bir yatak fabrikasında çıkan yangın faciayla sonuçlandı. Kısa sürede tüm fabrikayı saran yangında 5 işçi yaşamını yitirdi, 5 işçi de yaralandı.

Maden artık dayanaksız
Koza Altın şirketinin Bergama’da işlettiği altın madenine verilen açılma ruhsatının iptali için açılan davada hazırlanan bilirkişi raporu madenin kapatılmasını isteyen köylüleri umutlandırdı.

Yücel Aşkın tahliye edildi
Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın hakkında “İhaleye fesat karıştırmak ve resmi evrakta sahtecilik” iddiasıyla açılan davanın dün yapılan ikinci duruşmasında tahliye kararı çıktı.


‘Şemdinli devlet sırrı’
Meclis Şemdinli Olaylarını Araştırma Komisyonu’nda dinlenmek üzere davet edilen dönemin Hakkari Valisi Erdoğan Gürbüz, “devlet sırrı” olduğu gerekçesiyle komisyona bilgi vermedi.
Tuğgeneral Mehmet Çörten’in, davet edilmediği halde komisyona gelerek AKP’li Başkan Musa Sıvacıoğlu ile başbaşa görüşmesi de komisyonda tartışma yarattı.
CHP’li üyeler, gazetelerden öğrendikleri bu durum nedeniyle komisyonun töhmet altında kaldığını söylerken bazı AKP’li üyeler de bu görüşe katıldı. Komisyon, Tuğgeneral Çörten’in yeniden çağrılmasını gündemine alırken; komisyonun dinlediği Terörle Mücadele Daire Başkanı Selim Akyıldız da patlamanın olduğu gün Şemdinli’de bulunmasının “rastlantı” olduğunu ileri sürdü.
Şemdinli Komisyonu önceki gün beş saat süren bir toplantı yaptı. Toplantının ilk gündemi Tuğgeneral Mehmet Çörten’in ziyareti oldu. Edindiğimiz bilgilere göre, Komisyon’un CHP’li üyeleri Jandarma İstihbarat Başkanı Çörten’in ziyaretinden ve sunduğu dosyadan niçin haberdar edilmediklerini eleştirdiler.
Olayı gazete haberinden öğrendiklerini belirten komisyon üyeleri, komisyonun töhmet altında kaldığını söylediler. Çörten’in yeniden komisyona çağrılmasını ve dinlenmesini talep eden CHP’li milletvekillerine bazı AKP’li milletvekilleri de destek verdi. Bu konuda ısrar eden üyelere Komisyon Başkanı Sıvacıoğlu, “Komisyonda böyle bir eğilim olursa çağırır dinleriz” dedi. Ancak bu konuda bir karar alınmadı.
Vali Gürbüz konuşmadı
Tartışmaların ardından komisyon; Hakkari eski Valisi Erdoğan Gürbüz, Şemdinli eski Kaymakamı Mustafa Cihan Feslihan ve Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanı Selim Akyıldız’ı dinledi. Vali Gürbüz ile Kaymakam Feslihan, olaylara ilişkin hazırladıkları raporları komisyona sunarken, soruları da yanıtladılar.
Vali Gürbüz, “devlet sırrı” olduğu iddiasıya komisyona bilgi versmedi. Gürbüz’ün sunduğu raporda ise “Bölgede, PKK’nın varlıklı kişilerden vergi aldığı, vermeyenlere karşı patlayıcı kullandığı, bu patlayıcıların öldürmeye değil daha çok korkutmaya yönelik olduğu” iddiası yer aldı.
Kaymakam Feslihan da Şemdinli’de o gün yaşananları özetleyerek, bombalama sırasında ölen şahsın cesedi gelince halkın galeyana geldiğini ve o andan itibaren olayların kontrolden çıktığını, emniyetin taşlandığını anlattı.
‘Orada olmam rastlantı’
Terörle Mücadele Daire Başkanı Akyıldız ise olay günü Şemdinli’de olmasının “rastlantı” olduğunu ileri sürdü. Patlamanın ardından Emniyet Müdürü’nün olay yerine gittiğini, kendisinin emniyette kaldığını belirten Akyıldız, “Emniyet Genel Müdürlüğü’nü arayarak bölgede kalıp kalmama konusunda bilgi istediğini ve kendisine Ankara’ya dönmesinin söylenmesinin ardından Ankara’ya döndüğünü” anlattı.
Komisyon üyelerinin “Hiç mi merak etmedin? Olay olmuş, bu gibi konularla ilgili en önemli kurumlardan birinin başındasın?” sorusuna Akyıldız, “Benim görevim değil. Orada emniyet, jandarma, savcı var. Ben oraya sadece bölgedeki emniyet güçlerinin araç ve gereç ihtiyacının belirlenmesi amacıyla gitmiştim. O sırada patlamaların olması sadece bir rastlantı” yanıtını verdi. Astsubaylarla ilgili yorum yapmayan ve konuyu yargının aydınlatacağını ileri süren Akyıldız, “Son bir yılda PKK’dan bir ton patlayıcı ele geçirildiğini, hâlâ ellerinde 1.5 ton patlayıcı olduğunun tahmin edildiğini” söyledi.

KOMİSYON ‘İMAJ’ İÇİNDİR
Şemdinli olaylarını protesto eden bir grup genç, meşalelerle yürüyerek hükümeti uyardı.
Önceki akşam Sakarya Caddesi’nde toplanan gençler, buradan Yüksel Caddesi’ne yürüdü.
Eylemde yapılan açıklamada, Şemdinli halkının Susurluk gibi olayın üzerinin örtülmesinden endişe ettiklerini açıkladıkları hatırlatıldı.
“Olayın üzerine gidilmesi engellenmeye, pisliğin üzeri örtülmeye çalışılıyor. Olayı açığa çıkarmak için kurulan Şemdinli Araştırma Komisyonu sadece ‘olayın üzerine gidiliyor’ imajı vermek içindir” denilen açıklamada, olayın aydınlatılması istendi.


Başa dön


Fabrika yangını 5 can aldı
Bursa merkez Nilüfer ilçesi Çalı beldesi Yaylacık köyü yakınlarındaki bir yatak fabrikasında çıkan yangında 5 işçi öldü, 5 işçi de yaralandı.
Beldedeki Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Özay Grup’a ait yatak fabrikasının gece vardiyasında yangın çıktı. Fabrikadaki sentetik maddelerin tutuşmasıyla kısa sürede büyüyen yangında, Ayşe Denizdalan, Gülden Çiçek, Zarife Dödüş, Sevgi Sesli ve Necla Özveren adlı işçiler öldü; Gülhan Çiçek, Ferhan Karakuş, Melek İyidemir, Kevser Zorlu ve Dilek Karadeniz yaralandı.
İşçilerin dumandan zehirlenerek öldüğü açıklandı. Sabah saatlerinde işe gelen işçiler, arkadaşlarının ölüm haberiyle gözyaşlarına boğuldu.
Dumandan zehirlendiler
Edinilen bilgiye göre, yangın ihbarının ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri olay yerine intikal etti. İtfaiye ekipleri yangına müdahale ederken, jandarma ekipleri fabrikaya giriş çıkışları yasakladı. İtfaiye ekiplerinin ilk müdahalesi sonucu 4 işçinin cesedi fabrikadan çıkartılırken, 1 işçinin de kayıp olduğu açıklandı. Saatler süren çalışmalar sonucu, kayıp olduğu bildirilen Necla Özveren isimli işçinin öğle saatlerinde cesedine ulaşıldı. Haberi duyan 27 yaşındaki Özveren’in yakınları ve mesai arkadaşları gözyaşına boğuldu. Necla Özveren’in cesedine fabrikanın konfeksiyon bölümünde rastlanıldığı açıklandı.
Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Orhan Doğan, “Yangın sırasında fabrikada patlamalar da meydana geldi, ancak ölen işçilerin yanarak ya da patlama sonucu değil, dumandan zehirlendiklerini belirledik” dedi.
150 işçi çalışıyordu
Çalı Sanayi Bölgesi yakınındaki Yaylacık köyü mevkiinde kurulu, Lokman Özay’a ait fabrikada 150 işçinin çalıştığı, gece vardiyasında 10 işçinin bulunduğu, fabrikanın sigortalı olduğu öğrenildi. Fabrikanın piyasa bedelinin yaklaşık 10 milyon dolar olduğu iddia edildi.
Ustabaşını aramışlar
Bu arada, fabrikada yaşamını yitiren işçilerin yangın sırasında ustabaşını telefonla arayarak yardım istedikleri ortaya çıktı.
Fabrikada ustabaşı olarak çalışan Nilüfer Pehlivan, olay sırasında evde olduğunu, panik halinde kendisini telefonla arayan gece mesaisindeki işçilerin, “Ölüyoruz, kurtarın bizi. Yanıyoruz” şeklinde feryat ettiklerini söyledi.
Hamileydi...
Ölen işçilerden Sadife Düdüş’ün (18) arkadaşları ise genç kızın 25 Aralık’ta 18 yaşına girdiğini belirterek, “Pazar günü doğum gününü kutlamıştı. Şimdi ölüm haberini aldık” dediler.
Arkadaşları, yangında dumandan zehirlenerek ölen Sevgi Sesli Akpınar’ın da 2 yıl önce evlendiğini ve 3 aylık hamile olduğunu söylediler.

Görgü tanığı anlatıyor
Bu arada, fabrika yakınında evi bulunan ve adının açıklanmasını istemeyen bir görgü tanığı, balkona sigara içmeye çıktığı sırada fabrikanın çatısında alev gördüğünü, alevlerin rüzgarla birlikte çok çabuk yayıldığını anlattı.
Fabrikada o sırada patlamalar meydana geldiğini, camların kırıldığını kaydeden görgü tanığı, “Bir saat içinde yangın bütün fabrikayı sardı. Hemen fabrikaya geldik, çıkan çıkmıştı. Biz de içeride bulunan, fabrika çıkış kapısına 5-6 metre mesafede yere yığılmış 4 kişiyi çıkarttık, Hatta birini ben çıkardım, ambulansa götürdüm, doktor ölmüş olduğunu söyledi” dedi.

Göndoğmuş’ta yangın: 2 ölü
Antalya’nın Gündoğmuş ilçesinde bir evde çıkan yangında, yaşlı çift yanarak hayatını kaybetti.
Alınan bilgiye göre, Gündoğmuş’a bağlı Çamlıalan köyünde yaşayan Yusuf Arıkan (77) ve eşi Ayşe Arıkan’ın (75) oturduğu evde, dün sabaha karşı yangın çıktı. Yangında, yaşlı çift yanarak hayatını kaybetti.
Gündoğmuş Savcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı.


Başa dön


Maden artık dayanaksız
Özer Akdemir
Bergama-Ovacık Altın Madeni’nin imar planlarının iptali istemiyle İzmir İdare Mahkemesi’nde Koza Altın İşletmeleri A.Ş. aleyhine açılan davada bilirkişi heyeti, “madenin işletilmesinin şehircilik esasları ve kamu yararına uygun olmadığı”na ilişkin rapor düzenledi.
Geçtiğimiz aylarda mahkeme kararıyla kapatılmasından kısa bir süre sonra İzmir Valiliği İl Özel İdaresi tarafından verilen açılma ruhsatı ile yeniden üretime başlayan madenin açılması üzerine köylüler mahkemeye başvurmuşlardı. Dün açıklanan davaya ilişkin bilirkişi raporunda izinlerin “planlama ilkelerine, şehircilik esasları ve kamu yararına aykırı” olduğunun belirtilmesi yıllardır topraklarında siyanürle altın madenciliği yapılmasını engellemek için mücadele eden Bergama köylülerini umutlandırdı.
Valiliğe başvuru
Bergamalı köylülerin Avukatı Senih Özay bu gelişmenin ardından İzmir Valiliği’ne, “Madenin açılma ruhsatını geri alınması istemiyle” başvurdu. Özay, dün düzenlediği basın toplantısında, İzmir 4. İdare Mahkemesi’nde açtıkları davada, bilirkişinin mahallinde keşif yaparak rapor düzenlendiğini söyledi. Bilirkişi raporunda, “İşletmenin bütün çevresel etkilerini fiziksel olarak düzenleyecek bir planın, söz konusu işletmenin alanı veya mülkiyeti ile sınırlı tutulamayacağı gerekçesiyle planlama ilkelerine, şehircilik esasları ve kamu yararı açısından uygun olmadığı kanısına varıldığı”nın belirtildiğini ifade eden Özay, şunları kaydetti: “Bunun anlamı, Bergama-Ovacık Altın Madeni İşletmesi için düzenlenen imar planları hukuka aykırıdır. Davada bundan sonraki aşama, yürütmenin durdurulması kararının verilmesidir. Ama biz bu kararı beklemeden telafisi olanaksız olaylara yol açılmaması için şimdiden İzmir Valiliği’nin önlem almasını istiyoruz.
Olası riskler de göz önüne alınarak, açılma ruhsatının hemen geri alınması ve maden işletme faaliyetinin durdurulması gerekmektiğini ifade eden Özay bu amaçla, İzmir Valiliği İl Özel İdare Müdürlüğü tarafından verilen 20.05.2005 tarihinde 1. Sınıf Gayri Sıhhi Müesseselere ait Açıklama Ruhsatı’nın geri alınması istemini içeren bir dilekçe ile İzmir Valiliği’ne başvurduklarını belirtti.
Maden, İzmir Valiliği İl Özel İdare Kurulu’nun, 20.05.2005’te verdiği açılma ruhsatı çerçevesinde faaliyetini sürdürüyor. Diğer yandan basın toplantısına katılan Bergama köylüleri de fotokopi ile çoğalttıkları bilirkişi raporunu İzmir’deki basın kuruluşlarını ziyaret ederek elden dağıttılar.


Başa dön


Yücel Aşkın tahliye edildi
Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın hakkında “İhaleye fesat karıştırmak ve resmi evrakta sahtecilik” iddiasıyla açılan davanın dün yapılan ikinci duruşmasında tahliye kararı çıktı.
Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmada Müdahil ve savunma avukatlarının da dinlenmesinden sonra, Cumhuriyet Savcısı Metin Dikeç, Yücel Aşkın’ın yurtdışına çıkma yasağı koşuluyla tahliyesini istedi. Yaklaşık 5 saat süren duruşma sonunda, mahkeme heyeti “delillerin büyük çoğunluğunu toplandığı, sanıkların tamamının dinlendiği” gerekçesiyle Rektör Aşkın’ın tahliyesine ve diğer sanıklarla birlikte tutuksuz yargılanmasına karar verdi.
Rektör Aşkın, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Yüksel ve İspanyol Expansiyon Firması Türkiye Temsilcisi Mehmet Ümit Ayral’ın katılmadığı duruşmada, YYÜ Genel Sekreter Yardımcısı Salih Yurtkuran, YYÜ Yazı İşleri Şube Müdürü Şükran Yurtkuran, Yazı İşleri Bilgi İşletmeni Bülent Şahin ile Özel Güvenlik Müdürü Saffet Kara hazır bulundu. Duruşmayı, CHP İstanbul Milletvekili Hasan Fehmi Güneş başkanlığındaki 4 kişilik heyet ve YÖK’ten gelen iki kişi de takip etti.
Fişleme sorgusu
“Özel hayatın gizliliğini ihlal eden verileri” hukuka aykırı olarak topladığı iddiasıyla yargılanan Özel Güvenlik Müdürü Saffet Kara, söz konusu bilgi ve belgeleri, yerleşkenin karakol komutanı olduğu dönemde 1997-1998 yılları arasında hazırladığını bildirdi. Karakol komutanlığı görevinden sonra bu tür raporlar hazırlamadığını söyleyen Kara, “Karakol komutanı iken üniversitede türban ile ilgili yürüyüşler yapılıyor, üniversitede bazı öğretim görevlileri onları destekliyordu. Hizbullah’ın faliyetleri yaygınlaşmıştı. Jandarma istihbarat birimi bana bu konuları sordu. Ben de bu raporları hazırladım. Bu bilgi ve belgeleri İl Jandarma Alay Komutanı ile Jandarma Asayiş Komutanlığı’na ve komutanımın emriyle üst yazıyla rektörlüğe bildirdim” dedi.
Adliye önünde açıklama
Rektör Parlak’a istifa çağrısı
İstanbul Üniversitesi (İÜ) Rektörlüğü tarafından alınan bir kararla okula girişleri yasaklanan 7 öğrenci, merkez kampus önüne çadır kurarak, Rektör Mesut Parlak’ı istifaya davet etti. İÜ Merkez Kampus önünde dün saat 11.30’da bir araya gelen öğrenciler, kurdukları çadırın üzerine “İÜ’de Barınamayanlar Sınıfı” yazısını astılar. Geçtiğimiz günlerde yine çadır kurarak uygulamaya tepki gösteren öğrenciler, eylemlerini karar geri çekilene kadar sürdüreceklerini ifade ettiler. Öğrencilerden Kemal Okur yaptığı açıklamada, rektörlüğün verdiği okula alınmama kararına karşı dava açtıklarını belirtti. Üniversiteye alınmamalarına rağmen açtıkları çadırla eğitimlerine dışarıda devam edeceklerini ifade eden Okur, öğrencilere Rektör Mesut Parlak’ın icraatlarını anlatacaklarını dile getirdi. Okur ayrıca, okula alınmama kararının geri çekilerek rektörün istifa etmesini istedi. Yasaklı öğrenciler açıklamanın ardından üniversiteye giren öğrencilere bildiri dağıttı.
Fidan davasında bir tahliye
Kapatılan HADEP’in eski Genel Başkan Yardımcısı Hikmet Fidan’ın öldürülmesine ilişkin davanın görülmesine başlandı. Diyarbakır 4’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan ilk duruşmada mahkeme, sanıklar Zeki Akgönül ile Fırat Karahan’ın tutukluluğunun devamına, Mustafa Kemal Ok’un tahliyesine karar verdi. Fidan’ı öldürmek iddiasıyla yargılanan Veysi Akgönül, Hikmet Fidan, Eyüp Karageçi, Osman Öcalan ve Nizamettin Taş’la Irak’taki bir toplantıda tanıştıklarını belirterek Fidan’ın öldürülmesinin ardından Karageçi’nin kendisini arayarak ‘Cinayeti PKK işledi’ şeklinde ifade vermelerini istediğini ileri sürdü. Fırat Karahan da ifadesinde iddiaları kabul etmedi. Karahan, “2003’te PKK’dan ayrıldım. Ben PKK’lı değilim bu benim için suçlamadır” dedi. İş aradığı için Irak’a gittiğini ve bire evde Nizamettin Taş ve Hikmet Fidan’la tanıştığını ifade eden Karahan, burada sadece iş konuşulduğunu söyledi. Fidan’ın öldürülmesine aracılık etmekle suçlanan Zeki Akgönül de savunmasında olayla ilgisi olmadığını belirtti. Olay günü Eyüp Karageçi’nin kendisini arayarak “Fidan vuruldu, haberin var mı?” diye sorduğunu ifade eden Akgönül, birkaç gün sonra Karageçi’nin yine aradığını belirterek “Bana ‘Bunun PKK’nin yaptığını söyle’ dedi” diye konuştu. İşkence ile ifadesinin alındığını belirten Akgönül, duruşma salonundaki Karageçi’ye seslenerek “Karageçi gelip anlatsın gerçekleri. Ben Hikmet Hocayı abim gibi severim” dedi.
Öğretmenevinde tartışmalı seçim
Beykoz Öğretmenevi Yönetim Kurulu seçiminde tartışmalar yaşandı. Dün yapılan Beykoz Anadoluhisarı Sabancı Öğretmenevi Yönetim Kurulu seçimlerinde Eğitim Sen’liler seçimin kendilerinden gizli yapılmak istendiğini ifade ettiler. Eğitim Senliler, üyelerinin çok bulunduğu okullarda seçimle ilgili bilgilendirme yapılmadığını belirttiler. Eğitim Sen’liler, öğretmenevlerinin özelleştirilmesi sürecinde yereldeki yöneticilerden kendilerine muhalif olmayacak kişileri seçmek için seçimin kendilerinden habersiz tamamlanmak istendiğine dikkat çektiler. Yoğun tartışmaların yaşandığı yönetim kurulu seçimlerinde Eğitim Sen adaylarından Halil Karadeniz asil, Güven Balkaya yedek olarak seçildi. Beykoz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü görevlisi Resul Umutoğlu, öğretmenevi seçimlerini takip ederek fotoğraf çeken muhabirimiz Bülent Topkar’a müdahale ederek fotoğraf makinesini almaya çalıştı. Yaşanan tartışmanın ardından muhabirimiz salondan dışarıya çıkarıldı.
Elektrik kesintisinin nedeni özelleştirme
Elektrik Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, İzmir’de son zamanlarda artan elektrik kesintilerine ilişkin bir açıklama yaptı. Açıklamada özellikle havaların soğuması ile birlikte kesintilerin kaynağında özelleştirme olduğu ifade edildi. EMO İzmir Şube Başkanı Musa Çeçen, elektrik enerjisi kullanmanın önce bir insan hakkı sonra da çağdaş ve demokratik bir hak olarak görülmesi gerektiğini belirterek elektrik enerjisi kamu hizmet alanının bir ticarethaneye dönüştürülemeyeceğine dikkat çekti. 1990’lı yıllarda başlayan ve AKP’nin de devam ettirdiği özelleştirme nedeniyle enerji altyapısına yatırım yapılmaması sonucu gelecekte daha yoğun arızaların ve karanlıkların gündeme geleceğini belirten Çeçen, 2005 yılı için İzmir’e gelen 32.5 trilyon dolayındaki altyapı ödeneğinin 17 trilyonunun AKP’li Gaziemir Belediyesi’nde kullanıldığını söyledi. Sayaç okuma, açma, kesme ve son olarak arıza bakım işlerinin taşeronlaştırıldığını, kurumun denetim dahi yapamaz hale düşürüldüğünü kaydeden Çeçen, İzmir’in yaşadığı enerji sorununun çözümünde günü kurtarmaya yönelik önlemler yerine kalıcı çözümlerin üretilmesi gerektiğini belirterek özelleştirme dayatmasına karşılık kamuoyunun uyanık davranması gerektiğini dile getirdi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net