Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Özkan, fıkralardaki Kayserili tipinin, mütevazı, özgüveni yüksek, uyanık, hazır cevap ve hesabını iyi bilen bir ticaret adamı olduğunu söyledi. Özkan, Anadolu’yu dolaşan yerli ve yabancı seyyahlar başta olmak üzere, ilim ve sanat çevresinden gelen pek çok kalem erbabının, değişik vesilelerle eserlerinde Kayseri’den söz ettiğini, hatta ilhamını veya konusunu bütünüyle Kayseri’den alan edebi eserler ortaya koyduğunu kaydetti.
Sözlü edebiyat geleneğinin günümüze kadar getirdiği halk hikayelerinde, türkülerde, destanlarda, fıkralarda, hatta atasözlerinde de Kayseri’nin insanıyla ve kültürüyle geniş yer tuttuğunu ifade eden Özkan, şöyle devam etti: “Fıkralardaki Kayseri ve Kayserili imajını iki bölümde ele almamız mümkündür. Bunlardan birincisi, ülke genelinde de bilinip anlatılan ve ana unsurunu Kayserili tipinin oluşturduğu fıkralardır. Bu fıkralardaki Kayserili tipi, ‘Övünmek gibi olmasın’ diye Kayserili olduğunu saklayacak kadar mütevazı, ‘Okumam yazmam yok ama Kayseriliyim’ diyecek kadar özgüveni yüksek, dünyanın en kurnaz tüccarı olan Yahudiye kanmayacak kadar uyanık, hazır cevap ve hesabını bilen bir ticaret adamıdır. İkinci Kayserili tipi ise, Kayseri eşrafından insanların ve ülke genelinde tanınan Kayserililer’in başından geçen veya onların adına yakıştırılan fıkralardır.”
İncili Çavuş
Özkan, bu fıkra tipinin en tanınmış simasının, bir rivayete göre Kayseri’nin Tomarza ilçesine bağlı Travşın (İncili) köyünde doğmuş olan İncili Çavuş olduğunu belirterek, “17. yüzyılda yaşamış olan İncili Çavuş, İran şahına gönderilen elçilik heyetinde bulunmuş ve devrinin padişahına musahiplik (sohbet arkadaşlığı) etmiştir. Bir fıkra tipi olarak İncili Çavuş, hazır cevaplığı ve zekiliği ile Kayserili fıkra tipine çok benzemektedir” dedi.