www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Etkilenmesinler
   eleştiriden yararlansınlar

Ülkenin yeni gündemi haline gelen “yargıyı etkileme” tartışmalarını sorduğumuz baro başkanları, demokratik ülkelerde yargının eleştirilebilmesi gerektiğini hatırlatarak, bu gerekçe ile TCK 301. maddeye bağlı olarak açılan davaların ifade özgürlüğünü kısıtladığına dikkat çektiler.

“Konya valisi, AKP’nin valisi mi?”
CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, Başbakan Erdoğan tarafından yanıtlanması istemiyle TBMM Başkanlığı’na verdiği soru önergesinde, Erdoğan’ın önceki günkü bütçe görüşmelerinde...

Perinçek kaybetti
   basın özgürlüğü kazandı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, İP Genel Başkanı Doğu Perinçek tarafından Anadolu Ajansı hakkında açılan davayı basın özgürlüğü lehine sonuçlandırdı.


Etkilenmesinler, eleştiriden yararlansınlar
Serpil Savumlu
“Yargı süreçleri” ile ilgili yorumların yargılanma nedeni olması, tartışmaları da beraberinde getirdi.
Ermeni Konferansı’nın yargıya taşınması, Orhan Pamuk ve Rektör Yücel Aşkın davaları ile ilgili yorum yapan gazetecilerin sanık sandalyelerine oturturulmaları “demokratik toplumlarda yargılama süreci eleştirilebilir hatta yargıçlar bu eleştirilerden yararlanabilir” yorumları ile karşılık buldu.
“Yargılama ve yargı kararları eleştirilebilir mi? 301. madde eleştiriler önündeki duvar mı?” sorusunu yönelttiğimiz baro başkanları Türkiye’de ifade özgürlüğünün korunması gerektiğine işaret ederek “yargıyı etkilemeye teşebbüs” adı altındaki düzenlemenin ifade özgürlüğünü kısıtlar nitelikte olduğunu dile getirdi. Başkanlar, eleştirme yapma hakkının herkesin hakkı olduğunu söylediler.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ ENGELLENİYOR
Sezgin Tanrıkulu (Diyarbakır Barosu Başkanı)
Yeni Türk Ceza Kanunu’nda “yargıyı etkilemeye teşebbüs” suçu adı altında düzenleme yapılmasını doğru bulmuyorum. Bu düzenleme ifade özgürlüğünü etkiler niteliktedir. Ve son zamanlarda açılan davalar ile ifade özgürlüğünün engellendiği ortaya çıkmıştır. Demokrasi ile yönetilen tüm ülkelerde yargı kararları ve yargının işleyişi eleştirilebilmektedir. Yargı kararlarının ve işleyişinin eleştiri haklarına kısıtlama getirilmesi ifade özgürlüğü ile bağdaşmaz. Türkiye’de her şeyin eleştirildiği bir ortamda yargıyı eleştirinin dışına tutmak doğru değildir. Ayrıca eleştiri yapılırken yargı makamları da etkilenmesinler. Etkileniyorlarsa hakimlik ve savcılık yapmasınlar. Hakimlik, savcılık ve avukatlık mesleği dış etkilerden etkilenmemeyi gerektirir.

YARGI ELEŞTİRİLEBİLİR
Bülent Taş (Tunceli Barosu Başkanı)
Tüm bu tartışmaların yargının bağımsızlığı ile ilgili olduğunu düşünüyorum. Yargının öncelikle kendisini bağımsız hissetmesi gerekiyor. Yargı kendini bağımsız hissettiği sürece bence tabiki yargı kararları eleştirilebilir. Elbette müdahale boyutuna varmadan. Ayrıca bence şu da önemli eğer bağımsız bir yargı olursa yargının ya da yargılamanın üzerindeki eleştiriler de azalacaktır. Böyle olursa zaten yargı kararlarının eleştirisi de ortadan kalkar. İfade özgürlüğü Türkiye de çok önemli bir konu. Yeni Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesinden kaynaklı barodan arkadaşlarımızda yargılanıyorlar. Bu maddenin TCK’de olması düşünce özgürlüğüne çok aykırı diye düşünüyorum. Bu koşullar altında maddenin kabul edilmesi mümkün değil. İlginç olan Avrupa ülkelerinin bilgisi dahilinde çıkarıldığının söylenmesi. Bizim irademizle çıkarılmış bir madde değildir. Tasvip etmemiz de mümükün değildir.

YARGI KARARLARI TARTIŞILACAKTIR
Ayhan Çabuk (Van Barosu Başkanı)
Düşünce özgürlüğü ile yargının bağımsızlığını etkileme konuları arasında çok ince bir nüans vardır. Yargılama görevini etkileyebilecek ya da adil yargılamayı etkileyebilecek açıklamalardan kaçınmak gerektiği düşüncesindeyim ancak bu söylediğim sözler özellikle yargının tamamıyla bağımsız olduğu tarafsız olduğu ve adil olduğu sistemlerde söz konusudur. Yargının yürütme, yasama ve idari makamların ciddi anlamda etkisi altında olduğu makam ve merciler tarafından yönlendirilip etki altına alınmaya çalışıldığı sistemlerde yargı kararları da hep tartışılacaktır. 301. madde yeniden gözden geçirilmeli düşünceyi açıklama özgürlüğü kapsamında yeniden değerlendirilip yasadan çıkalımalı ya da yeniden düzenlenmesi gerektiği kanaatindeyim. Maalesef Türkiye’de yargı tarafsız bağımsız ve adil olma noktasında daha çok tartışılacağa benziyor.

ELEŞTİRİLERDEN YARARLANABİLİRLER
Kazım Kolcuoğlu (İstanbul Barosu Başkanı)
Yargının kendi yaptığı yargılama sonunda adil bir karar verilmesini engelleyen çabalar doğru değil. Yargı yürütme gücünü elinde tututanlardan etkilenebilir. Vatandaşın etkileme gücü yoktur. Ama eleştirme hakkı vardır. İkisini birbirinden ayırmak gerekir. Bu fikir özgürlüğünü de beraberinde getirir. TCK’nın 26. maddesi “eleştiri hakkını kullanma suç oluşturmaz” diyor. Yargı hatta belki bu eleştirilerden yararlanabilir. Etkilemek baskı anlamına gelir. Biz 301. maddeye eleştirilerimizi her zaman ortaya koyduk. Maddede kesin olmayan ifadelerin olduğunu dile getirdik. Kesin olmayan ifadelerin bulunması ceza yasası bakımından sakıncalı. Eleştiri haklarını kullanacak genişlikte ve rahatlıkta olan hukukçuların olması gerekiyor.

SUNİ GÜNDEM YARATILMASIN
Oğuz Sezer Arslan (Eskişehir Barosu Başkanı):
Yargılaması kabul edilen konularda eleştiri yapılmasını doğru bulmuyorum. Çünkü yargılamanın etkilenmesi söz konusu. Eğer mevcut yasalara uyarak hukuk devletini kabul ettiysek yargıya güvenimizin de olması gerekiyor diyle düşünüyorum. Yargılamada etik olmayan olaylar var ise bunlar elbette eleştirilebilir. Rektör Yücel Aşkın’ın yargılanması ile ilgili eleştiriler de bu yöndedir. Ona da katılmamak mümkün değildir. Hukuk devletinin uygulanmasını istiyor isek yasalara saygılı olmalıyız. Bağımsız mahkemelerin vereceği kararlara da riayet etmeliyiz. Bu olayın doğru yanı, ancak soruşturmaların da bağımsız savcılarca bazı kişilerin işaret etmesine gerek kalmadan yapılması gerekir. Eğer bazı kişiler ya da kurumlar işaret ettikten sonra dava açılıyorsa yargının siyasallaşması anlamına gelir ki bu da hukuk devleti illkelerine aykırıdır. Terörün yok olmasını istiyorsak bir ülkede kurumların ve kişilerin birbirine olan saygısının yok olmasını istemiyorsak hukuk ilkesine sıkı sıkıya sarılmamız gerekir. Başkalarının hakkına saygı gösterilen bir ülkede karmaşa olmaz. Suni gündem yaratmak hukukçuların işi değildir.

Coşar: Yargı da eleştirilir
Ankara Barosu Başkanı Vedat Ahsen Coşar da geçtiğimiz günlerde düzenlediği basın toplantısında, “demokrasilerde yargının da eleştirilebileceğini” belirtmiş ve artık kutsal devlet anlayışının ortadan kalktığına dikkat çekmişti.


Başa dön


“Konya valisi, AKP’nin valisi mi?”
CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, Başbakan Erdoğan tarafından yanıtlanması istemiyle TBMM Başkanlığı’na verdiği soru önergesinde, Erdoğan’ın önceki günkü bütçe görüşmelerinde, Konya’daki Şeb-i Arus törenlerinde, Deniz Baykal’ın konuşma isteğinin, vali tarafından kendisine iletildiği ve kendisinin de olumlu karşılamasından sonra Baykal’ın konuşabildiğini ifade ettiğini belirterek, şunları kaydetti: “Demokrasilerde, ana muhalefet partisi liderinin konuşması Başbakan’ın iznine tabi olabilir mi? Ana muhalefet partisi liderinin konuşturulup konuşturulmayacağını Başbakan’a soran Konya Valisi, devletin tarafsız valisi mi, AKP’nin valisi midir?”
Ersin, TBMM Başkanlığı’na verdiği bir başka önergede de, bütçe görüşmelerinde Erdoğan’ın, asgari ücretle ilgili düşüncelerini açıklarken, ‘’bir simitle bir bardak çayın 600 bin TL olduğunu; 5 kişilik ailenin bir ay boyunca simit ve çayla beslenmesi halinde 80 milyon TL artıracağını ifade ettiğini’’ belirterek, şu soruların yanıtlanmasını istedi:
“Sayın Başbakan, siz milletle alay mı ediyorsunuz; bir insan her gün simit-çayla beslenebilir mi?
Asgari ücretle geçinen 5 kişilik aile, bir ay simit-çayla beslense, cebinde 80 milyon TL kalır sözü, bir başbakana yakışıyor mu? İnsanlık suçu işlediğinizi farkında mısınız?’’


Başa dön


Perinçek kaybetti basın özgürlüğü kazandı
Lagendijk’e soruşturma tepki çekti
Avrupa Parlamentosu-Türkiye Karma Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk’in hakkında, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne hakaret suçundan başlatılan soruşturma, Hollanda basınında geniş yer buldu. Ülkenin en büyük gazetesi De Telegraaf konuyu, “Avrupa Parlamentosu üyesi Lagendijk’a Türklerden soruşturma” başlığıyla duyurdu. Soruşturmanın Türkiye için bir demokrasi testi olacağı ifade edildi. Aslında soruşturmanın bir hafta önceden başlatıldığını savunan gazete, olayın dün kamuoyuna yansıtıldığını belirtti.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net