Günlerce madenin kör karanlıklarında çalıştıktan sonra aldıkları paranın salt karın doyurmaya bile yetmediğini gören Cwmardy kömür madeni işçileri, son çare olarak kendilerini madene kapatırlar. Grev yerin altına iner böylece. Ama kara ekmek için verilen kavga, bu aşamaya gelene değin çok çetin sınavlardan geçmiş, biri ülke çapında olmak üzere iki büyük grev, bir lokavt, göçükler ve ölümlerle sınanmıştır. İngiltere’nin Güney Gal bölgesinde bulunan Cwmardy kasabası her ne kadar grevlere alışıksa da, madencilerin yerin altına kapanma kararı herkesi titretecek bir karardır. Patronları bile. Madencilerin istekleri ise yalnızca yaşanabilir bir ücret, kendi istedikleri bir sendikayı seçme hakkı ve yerli olmayan grev kırıcı işçilerin atılarak eski işçilerin geri alınmasıdır. On gün süren kararlı bir duruşun ardından grev zaferle sona erer. Fakat daha aylar önce tüm Britanya ülkesi çapında gerçekleşen büyük grevin yenilgisi tazeyken gelen bu zafer, işçilerin aynı zamanda üzerlerindeki ölü toprağını kaldırıp atmalarını sağlar. Bundan kısa bir süre önce gerçekleşen büyük grev işçi federasyonundaki temsilcilerin hainlikleri sayesinde yenilgiye uğradığını da hatırlatmak gerekir. Kendisi de bir maden işçisi olan Lewis Jones’ın yazdığı Evrensel Basım Yayın tarafından basılan “Bir Madenci Kasabasının Öyküsü” isimli iki ciltlik bu roman sürekli olarak bir önderlik sorununu mücadelenin ana hattına oturtur.
Grevler ve aşklar
İlk kitap olan “Madencinin Sınav Günleri”nde erken kalkılan acı sabahların, soğuk yüzlü kör tünellerin, ufacık çocukların kazma kürekle ekmek peşine düştüğü madenin umutsuz karanlıkları büyük bir başarı ile anlatılır. İnanılmaz bir yoksulluk, sefalet yanı başlarında zenginlik ve refah dağıtan kömür madenine rağmen kasabayı sarıp sarmalamıştır. Üstüne on beşten fazla işçinin hayatını kaybettiği bir göçük de eklenince kaçınılmaz olana yönelir işçiler ve zaferle sonlanan ilk greve gidilir Cwmardy’de. Sosyalist fikirlerin henüz kasabaya gelmediği yıllardır bu zamanlar ve ancak yeni kuşak genç işçilerle gelecektir bu etki. Bunlardan biri de genç işçi Len’dir. Kitap bütünüyle Len’in bir çocuk işçiyken gelişip, politik mücadelede pişerek nasıl bir genç önder olduğunu anlatır. Öbür taraftan roman sürekli bir gerginliğin girdabında akar, bu yaşlı işçi önderi olan Ezra ile Len arasında ve Ezra’nın kızı Mary’nin sevgilisi Len ile babasının arasında kalması şeklinde sürer. Kitabın ilk cildi olan “Madencinin Sınav Günleri” kasaba da mutlak bir işçi birliği sağlanması ve zaferle son bulur. Evrensel Basım tarafından yeni yayımlanan dizinin ikinci kitabı olan “Olgunlaşma”da ise bütün kartlar açılır ve Ezra ile Len arasındaki gerginlik sonuca bağlanır. Bütün mücadeleyi Ezra’dan öğrenmiş olan Len’in partiye üye olmasıyla başlayan kavga Marry’nin iki erkek arasında seçim yapmak zorunda kalmasıyla sürer. Sonunda bir işçi önderiyken patronla işbirliğine giderek hain olan Ezra’ya karşı Len ve parti mücadelesi kazanacaktır.
Bir işçi yazar