www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Evren de böyle demişti
Erdoğan, Yeni Zelanda’da kendisine Kürt sorunu ile ilgili soru soran gazeteciye, Türkiye’de Kürtlerin sorunlarının Türklerin sorunu kadar olduğu yanıtını verdi ve “Bizdeki etnik unsurları birbirine bağlayan önemli bir din bağı vardır” dedi. Türk-İslam sentezini benimseyen 12 Eylül cuntasının lideri Evren de böyle söylüyordu.

ABD: Patrikhane ekümenik
ABD Dışişleri Bakanlığı, Washington’un, Fener Rum Patrikhanesi’ni ekümenik olarak değerlendirdiğini açıkladı. Bakanlık, Başkan Bush’un, geçen yıl Başbakan Erdoğan’la görüşmesinde, Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılmasını istediğini de bildirdi.

Gönül ile Rumsfeld PKK’yı konuştu
Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Washington’da ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld ile yaptığı görüşmede, “Amerikan tarafının PKK’ya ilişkin hassasiyetini dile getirdiğini, kendilerinin de PKK konusunda Türk halkının duyduğu rahatsızlığı anlattığını” söyledi.


Evren de böyle demişti
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yeni Zelanda’da, 12 Eylül cuntasının lideri Kenan Evren’in, dine “bölücülük ve komünizme” karşı kaynaştırıcı bir misyon yükleyen sözlerini hatırlatan açıklamalarda bulundu. Erdoğan, “Bizdeki etnik unsurları birbirine bağlayan önemli bir din bağı vardır” dedi. Erdoğan konuşmasında “Türkiye’de Kürt kökenli vatandaşların sorununun, Türk vatandaşın sorunu kadar olduğunu” da öne sürdü.
Başbakan Erdoğan, Canterbury Üniversitesi Ulusal Avrupa Etütleri Merkezi’nde “Türkiye ve AB:
Yeni Zelanda İçin Fırsatlar ve Engeller” konulu konferans verdi ve katılımcıların sorularını yanıtladı.
Başbakan Erdoğan, bir katılımcının, “Kürtlerin durumu düşünüldüğünde AB sürecini yaşayan
Türkiye yeterince demokratik midir?” sorusuna, sert bir dille şu karşılığı verdi: “PKK Kongra-Gel örgütünün maalesef Kürt kökenli vatandaşlarımızın üzerinden nemalanma sorunu vardır. Bölücülük sorunu vardır. Biz bu bölücülük sorununa hiçbir zaman olumlu yakalaşamayız” dedi.
Türkiye’de 30’a yakın etnik unsurun yaşadığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
“Bu etnik unsurlardan oluşan bir ülkedir Türkiye. Türkiye’de Türkü vardır, Kürdü vardır, Lazı vardır, Çerkezi vardır, Gürcüsü vardır, Abhazı vardır, Arnavutu vardır, Boşnakı vardır, aklınıza ne gelirse... ve bütün bunlar birbirleriyle artık içli dışlı olmuştur.
Bizdeki etnik unsurları birbirine bağlayan önemli bir din bağı vardır. Çünkü Türkiye’nin yüzde 99’u Müslümandır. Yani bizdeki etnik unsurları birbirine bağlayan ya da ayıran bağ, bugün Yugoslavya’daki gibi Hırvat, Boşnak, Sırp birliklerinden çok farklıdır ve birbirlerine kız verip almışlardır ve savaşlar başladığı zaman biliyorsunuz birbirlerinden boşanmışlardır. Türkiye’de Kürt kökenli vatandaşın sorunu Türk vatandaşın sorunu ne kadarsa o kadardır. Laz kökenli vatandaşın sorunu ne kadarsa Türk kökenli vatandaşın sorunu da o kadardır.”
‘Hiçbir sıkıntıları yok’
Kürtlerin hiçbir sıkıntıları olmadığını öne süren Başbakan, “Hiçbir sıkıntıları yoktur. İşadamı olmaksa Türkiye’nin en önde gelen işadamları içerisinde onlar vardır. Ama maalesef saptırmalar söz konusu olmuştur. Peki ciddi ne vardır sorun olarak onu söyleyeyim; PKK Kongra-Gel örgütünün maalesef Kürt kökenli vatandaşlarımızın üzerinden nemalanma sorunu vardır. Bölücülük sorunu vardır. Biz bu bölücülük sorununa hiçbir zaman olumlu yaklaşamayız.”

Dini Anayasa’ya koyduk
12 Eylül cuntasının lideri Kenan Evren, 12 Eylül Anayasası’nı tanıtma için yaptığı konuşmalar kapsamında 26 Ekim 1982’de Erzurun’da yaptığı konuşmada şunları söylemişti:
“Erzurum’a ilk gelişimde yine sizlere burada hitap ederken, okullarımıza din dersi koyacağımızı söylemiş, çocuklarımızı gizli Kuran kurslarına göndermemenizi istemiştim. İşte bunu Anayasaya da koyduk. Bu suretle çocuklarımıza dinleri, diyanetleri, aziz Atatürk’ün söylediği gibi, devletin okulunda, devletin eliyle öğretilecektir.”
Türk-İslam sentezini savunan Kenan Evren, yaptığı birçok konuşmada da, dinin “bölücü”, “yıkıcı” faaliyetlere karşı toplumu birleştiren bir zamk olduğu görüşünü savunmuştu.


Başa dön


ABD: Patrikhane ekümenik
Türkiye’de ciddi tartışmalara neden olan Fener Rum Partikanesi’nin ekümenik olarak değerlendirilmesi, ABD tarafından yeniden gündeme getirildi.
ABD Dışişleri’nin günlük brifinginde Yunan bir gazeteci, Washington’un İstanbul’daki Fener Rum Patrikhanesi’nin statüsünü nasıl gördüğünü sordu. Bu soru, Bakanlık tarafından daha sonra yazılı olarak yanıtlandı. Sözcü Sean Mccormack adına yapılan açıklamada, ABD’nin Fener Rum Patrikhanesi’ni ekümenik olarak değerlendirdiği ve Patrik Bartholomeos’u küresel pozisyona sahip bir dini lider olarak gördüğü bildirildi.
Açıklamada, ABD’nin 2005 dini özgürlükler raporunda dile getirildiği gibi, Türkiye’de dini özgürlükler konusuna ciddiyetle eğildiği belirtildi ve “Raporda belirtilen kaygılar arasında ekümenik Patrikhane, Heybeliada Ruhban Okulu ve diğer dini azınlıklara ilişkin konular yer alıyor” denildi.
Bakanlık açıklamasında ayrıca, Patrikhane meselesinin son yıllarda ikili temaslarda en yüksek düzeyde ele alındığı belirtilerek, “Başkan Bush, geçen hazirandaki görüşmede, Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılmasını Başbakan Erdoğan’dan istedi” ifadesi kullanıldı.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Karen Hughes’un da, eylülde Türkiye’ye yaptığı ziyarette konuyu patrik ile görüştüğü anlatıldı.


Başa dön


Gönül ile Rumsfeld PKK’yı konuştu
Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Washington’da ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld ile yaptığı görüşmede, “Amerikan tarafının PKK’ya ilişkin hassasiyetini dile getirdiğini, kendilerinin de PKK konusunda Türk halkının duyduğu rahatsızlığı anlattığını” söyledi.
Washington’daki ilk gün temasları hakkında medyaya bilgi veren Gönül, PKK ile ilgili olarak kendisinden önce Amerikan tarafının “hassasiyetini” dile getirdiğini söyledi, ancak bu konuda ayrıntılı açıklama yapmadı. Gönül bir gazetecinin, Rumsfeld’in dün dile getirdiği, ‘’Irak savaşında 4’üncü Amerikan piyade tümeninin Türkiye üzerinden Irak’a girememesi üzerine bu ülkedeki direnişin hesaplanandan daha geniş olduğu’’ yönündeki sözlerini hatırlatarak, bu konunun toplantıda görüşülüp görüşülmediğini sorması üzerine, ‘’Gündeme gelmedi’’ dedi.
Savunma sanayii
Baykal seçim bekliyor
CHP Genel Başkanı Baykal, CHP TBMM Grubu’nda yaptığı konuşmada, “Seçim bekliyoruz, bundan sonra durmak yok” dedi. Cuma günü yaklaşık 50 milletvekiliyle Kayseri’ye gideceklerini dile getiren Baykal, gelecek seçimin Türkiye için bir yaşam ve kader seçimi olacağını savundu. Ankara’da esnafla da bir araya geleceklerini, sanayi bölgelerini, Siteler’i ziyaret edeceklerini kaydeden Baykal, ‘’(Haliniz nicedir) diye soracağız. Dükkanlarının karşısında CHP milletvekillerini görecekler’’ diye konuştu. Baykal, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü’nün, önümüzdeki günlerde yargılanacağını anımsatarak, sağlam hukuk birikiminin bir kenara bırakılıp, bu durum karşısında seyirci kalınmasının güç olduğunu kaydetti. Baykal, olayın, her türlü soğukkanlılığı zorlayacak aşamaya geldiğini söyledi. Hukukun, adaletin sorgulanma aşamasına geldiğini belirten Baykal şöyle devam etti: “Adnan Hoca, yargı mekanizmasını yıllarca oyaladı, savsakladı, etkisizleştirmeyi başardı, koca Türkiye’nin gözü önünde. Bu konuda mücadele eden bir hanım ne kadar acı şeyler söyledi. Türkiye’de Adnan Hoca’nın yargıyı parmağında oynatabildiği bir adalet tablosuna artık ‘dur’ demenin kaçınılmaz hale geldiğini ifade etmek istiyorum.”

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net