www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Amerikan ordusunun para karşılığı Irak gazetelerinde haberler bastırmasının yarattığı tartışma sürüyor. Bu durum akıllara, Türkiye’de Amerikan propagandası yapanların ABD’den para alıp almadıklarını getirdi.

medya ........................................................................ MEDYA SERVİSİ
Ya bizdeki satılmışlar?
Bir türlü dünyaya kendisini sevdiremeyen ABD yönetiminin yeni propaganda yöntemi açığa çıktı. Irak’ta Amerikan askerlerinin kendi yazdıkları haberleri gazetelerde yayımlatabilmek için yüklü paralar ödemesi, Türkiye medyasına da ilginç şekilde yansıdı.
Haberi duyunca en geniş yer veren gazetelerden biri Milliyet oldu. “ABD Irak medyasını satın almış” başlıklı haber, gazetenin dünya sayfasında “New York” mahreciyle yayımlandı. Haberde uzun uzun, Amerikan askerlerinin yazdıkları haberleri Arapça’ya çevirtip, Iraklı gazetecilerin imzasıyla nasıl yayımlattıkları ve bu iş için ne kadar para harcadıkları anlatıldı.
Türkiye’ye para akıttılar
İlginç olan, Türkiye medyasının da Amerikancı propagandanın yoğunluğu nedeniyle “satılmış” olmakla suçlanmasıydı. Özellikle Irak işgalinin hazırlandığı ve başladığı günlerde işgali haklı göstermeye çalışan yüzlerce haber ve yazı, medyanın en çok eleştiri aldığı konuların başında geliyor. Hürriyet yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök, köşesinde “Bu işi para için yaptığı” eleştirilerine yanıt vermek zorunda kalmıştı.
Yeni Şafak yazarı Fehmi Koru, dünkü yazısında bir başka ayrıntıyı hatırlattı. Koru şöyle yazdı: “Savaşı başlatmadan önce, Amerikan Savunma Bakanlığı içerisinde oluşturulan yeni bir birimin (Office of Strategic Influence), özellikle İslâm Dünyası’nda medya konusunda çalışmalar yaptığı ve hayli yüklü bir bütçe kullandığı haber olmuştu. Dönemin en üst düzey siyasî yetkilisi, büyük ihtimalle istihbarat örgütünün verdiği raporlara dayanarak, ‘Aynı amaçla Türkiye”de dağıtılan kaynak 200 milyon doları buluyor’ açıklamasını yapmıştı... Hatırladınız mı?”
Şaibeli ‘değişim programı’
Dikkatleri bu tartışmaya çeken bir başka gelişme de, tam bugünlerde 13 Türkiyeli gazetecinin ABD’de “eğitimde” bulunması. “Medya değişim programı” adı altında yapılan operasyonu şaibeli hale getiren şey şu: Bu gazeteciler Beyaz Saray ve Pentagon da dahil olmak üzere resmi kurumlarda brifing alıyorlar ancak hiçbir şekilde burada duyduklarını Türkiye’de yazamayacaklar. Cep harçlıklarını bile Amerika’nın verdiği bu gazeteciler arasında, birçok çeşitli medya kuruluşundan temsilci var. Liste şöyle: Hamza Gül (NTV), Ahmet Gemici (Kanal 7), Osman Sert (CNN Türk), Duygu Güvenç, Neslihan Özaydın (Bursa Olay gazetesi), Arev Suna (Agos gazetesi), Yasemin Değer Akal (Vatan), Hilal Köylü (Radikal), Bahtiyar Küçük (Zaman), Evren Mesçi (Sabah), Fadime Özkan (Yeni Şafak), Mahmut Oral (Cumhuriyet), Arif Aslan (DHA).
Böylece Amerikalıların Irak’ta parayla haber yaptırma politikası, Türkiye’deki “satılmış medya” meselesini yeniden tartışmaya açtı. Ancak Amerikancı yayın kuruluşlarının, bu eleştirilere yanıt vermeye yanaşıp yanaşmayacağı bilinmiyor.

DÜNKÜ GAZETELERDE KÜÇÜK BİR TARAMA
ABD’nin Türkiye medyasındaki yeri incelendiğinde ilginç bir sonuç ortaya çıkıyor. Buna göre, en çok satan gazetelerde, ABD’ye “muhalif” sayılabilecek tek söylem, Bush’la dalga geçmek. Onun dışında, özellikle satır aralarında Amerikan övgüsü dikkat çekiyor.
Hürriyet’in dünkü sayısında iki dünya sayfasından birinin manşeti, “İşte ilk ‘beyaz’ kadın canlı bomba” başlığını taşıyordu. Haberde, Belçikalı kadın canlı bomba Muriel Degauque anlatılırken Iraklı direnişçilerle ilgili birçok olumsuz ifade kullanıldı. Dikkat çeken bir başka haber de Sedat Simavi gazetecilik ödülünün, sürmanşetten “Oscar Hürriyet’e” başlığıyla verilmesiydi. Gazete, bir gazetecilik ödülünü başka bir ödüle değil, Amerikan sinemasıyla özdeşleşen Oscar’a benzetmeyi tercih etmişti.
Vatan, “Bu nasıl zafer?” başlıklı haberinde ABD’nin Irak’taki “askeri başarısızlığı” eleştirildi. Rice’ın sözlerini haber yapan Ruşen Çakır’ın başlığı memnuniyeti yansıtıyordu: “ABD’den yeni tanım Türkiye ‘sembol ülke’”. Bir başka sayfa manşeti de, ABD’nin hedefindeki İran’ı hedef alıyordu: “Mottaki içeride kadın gazeteciler dışarıda! Burası İran mı?”
Sabah’ın tek sayfalık “dünya raporu” iri ufaklı onlarca haberiyle, neredeyse yalnızca ABD’ye ayrılmıştı.
Milliyet, Rice ile orta sayfasının manşetinde övündü: “Türkiye kritik önemde”. Bu ürkütücü sözleri matah bir şey gibi sunan Milliyet, ABD’yi Türk dostu gibi göstermek için “Türkiye’nin AB üyeliğini destekleme”yi öne çıkardı.

Başa dön



 
Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net