Venezüella’da muhalefet boykotta
Venezüella’daki ABD yanlısı bir muhalefet partisi daha, 4 Aralık’ta yapılacak meclis seçimlerini boykot edeceğini ilan etti. Karara gerekçe olarak, “seçim prosedürünü ve yapılış şeklini” gösteren parti, halka da boykot çağrısı yaptı. Böylece, boykotçu parti sayısı 4’e yükseldi. Gözlemciler, muhalefetin bu çağrısının, halkta karşılık bulmadığını ve son anketlere göre, Devlet Başkanı Hugo Chavez’in partisi “Beşinci Cumhuriyet”in, 167 üyeli Meclis’teki sandalye sayısını yüzde 55 oranında artacağını belirttiler. Pazar günkü seçimlerde, “hile ve sahtekârlık” yapılmasının mümkün olmadığını belirten Yüksek Seçim Komitesi, “Seçimler, belki de ülke tarihinin en net seçimleri olacak. Bu seçimlerde, ilk kez elektronik oy kullanma ve sayım cihazları kullanılacak” açıklamasını yaptı. Muhalefet odaklarının boykot açıklamasına karşılık, emekçiler hükümete destek amacıyla önceki gün miting yaptı. Venezüella Devlet Başkanı Chavez, “muhalefete boykot kararını aldıran ve ülkede istikrarsızlık yaratmaya çalışan tek gücün ABD olduğunu” söyledi. ABD’nin tezgahladığı seçim komplosunu bozacaklarını söyleyen Chavez, “Venezüella’ya karşı yeni bir komplo kuruluyor ve bundan köpekler değil, onların efendileri; yani ABD sorumlu. Komplonun tek sorumlusu imparatorluğun başı; Bay Tehlike. İsmini açıkça söylersek, Bay George W. Bush” diye konuştu. Chavez, komploda, CIA parmağı olduğuna dair elinde kanıtlar bulunduğunu da söyledi. Komplonun bir darbe girişimine yol açabileceğini söyleyen Chavez, ABD Başkanı Bush’a meydan okudu. Chavez, “Bay Bush, kimin daha uzun iktidarda kalacağına dair sizinle bir dolarına bahse giriyorum” dedi. Darbe olasılığına karşı askeri yetkililerden “tetikte olmalarını istediğini” de söyleyen Chavez, “Halkı ülke çapında daimi olarak harekete geçmeye çağırıyorum” diye devam etti. ABD yönetimi ise, suçlamaları reddetti. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Sean McCormack, “ABD’nin boykot ile ilgisi yoktur. Boykot, muhalefetin kendi kararıdır” ifadelerini kullandı.
Irak’ta petrol tartışması
Amerikan Los Angeles Times gazetesi, Irak Kürdistan Bölge Hükümeti ile Norveç şirketi DNO arasında yapılan ve bu hafta içinde uygulamaya giren petrol çıkarma anlaşmasının Bağdat yönetiminde rahatsızlık yarattığını bildirdi. DNO şirketiyle sınır şehri Zaho yakınlarında petrol çıkarılmasına dair anlaşmanın Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) tarafından geçen yıl yapıldığının hatırlatıldığı haberde, petrol çıkarmak için delme işleminin başlatıldığı törende konuşan Kürdistan Bölge Başbakanı Neçirvan Barzani’nin “Bağdat’ın kaynaklarımızı kontrol etmesi Kürdistan tarafından kabul edilemez” dediği aktarıldı. Öte yandan, Irak Savunma Bakanlığı danışmanı Said el Ubeydi ile Elektrik Bakanı’nın bir koruması iki ayrı saldırıda vuruldu. Ubeydi ağır yaralandı. Geçen hafta günü kaçırılan Batılı 4 barış gönüllüsünün serbest bırakılması için ise Filistin’de gösteri düzenlendi.
ABD’de 1000’inci idam gerçekleştirildi
Dünyaya “demokrasi” vaazları veren ABD’de, 1976 yılından sonraki 1000’inci idam cezası dün sabah infaz edildi. Cinayetten idama mahkum edilen Kenneth Lee Boyd (57), yerel saatle 02.15’te devlet eliyle öldürüldü. Kuzey Carolina Eyaleti Valisi Mike Easley ve ABD Yüksek Mahkemesi’nin, infazı durdurma yönünde bir müdahalede bulunmamaları sonucu, idam kararı yerine getirildi. Vali Easley, infazdan önce yaptığı açıklamada, durumu detaylarıyla incelediğini ve jürinin oybirliğiyle aldığı, üst mahkemelerce de onaylanan idam kararının yerine getirilmesini durdurma yönünde bir gerekçe görmediğini belirtti. İdam edilen Boyd, 1988 yılında eski karısı Julie Curry Boyd ve onun babası Thomas Dillard Curry’i öldürdüğünü inkar etmemişti. Boyd’un cezası infaz edildiği sırada, cezaevinin dışında toplanan bir grup idam karşıtı, eylem düzenledi. Polisin yoğun önlem aldığı gösteri sırasında, eylemciler mum yaktı ve 1976’dan beri idam edilen 999 kişinin adını okudu. Daha sonra polis, 16 eylemciyi gözaltına aldı. Kısa süre önce hayata veda eden Rosa Parks anısına kurulan “The Parks Affinity Group” üyelerinden biri, idamı durdurmak için toplandıklarını, ancak 16 kişinin elleri kelepçelenerek gözaltına alındığını söyledi. Bu arada bir araştırmaya göre, ülkedeki 50 eyaletten 38’inde hâlâ yürürlükte olan idam cezası giderek daha az infaz ediliyor. Buna göre 2004 yılında ülke genelinde 59 kişi idam edildi. Bu sayı 1999’da 98’di. İnfaz edilen idam cezalarında toplam 355 infazla Teksas eyaleti başı çekiyor. İdam cezasının yasal olduğu Kansas, New Hampshire, New Jersey, New York ve Güney Dakota’da ise 1976 yılından bu yana kimse idam edilmedi. 1976’dan bugüne kadar uygulanan infazların 831’inde zehirli iğne, 152’sinde elektrikli sandalye, 11’inde gaz odası, 3’ünde dar ağacı, ikisinde ise kurşuna dizme yöntemi kullanıldı. Bir kamuoyu araştırmasına göre ABD halkının idam cezasına verdiği destek yüzde 80’den, yüzde 64’e düştü.
|