Kazanın yası eyleme dönüştü
Sincan’ın Fatih Mahallesi’nde, bir öğrencinin hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan trafik kazası mahallede yaşayanları sokağa döktü. Birçok okulun bulunduğu ve gençlerin yoğun olarak dolaştığı bölgede hiçbir trafik lambasının veya levhasının olmadığına dikkat çekmek üzere yol kesen mahalleliler, kazadan, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni sorumlu tuttu. Sincan Fatih Mahallesi Adnan Menderes Bulvarı’nda 30 Eylül akşamı yaşanan kazada, Fatih Endüstri Meslek Lisesi 9’ncu sınıf öğrencilerinden Can Kurt (16) hayatını kaybetti, Mehmet Cambaz (16) ağır yaralandı. Kazanın, TOKİ inşaata ait olduğu iddia edilen iki aracın caddede yarış halinde aşırı hız yapması sonucu yaşanması ve bölgede hiçbir trafik levhasının bulunmaması, mahallenin yasını tepkiye dönüştürdü. Öğrenci velileri ve mahalle sakinleri, önceki gün kazanın yaşandığı Adnan Menderes Bulvarı’nı kısa süreliğine trafiğe kapattılar. Yaklaşık 200 kişinin katıldığı eylemde, kazanın yaşandığı yere güller bırakıldı. “Trafik canavarı durdurulsun”, “Trafik terörü istemiyoruz” sloganları atan mahalleliyi, polisin, yoldan çıkarmak için ikna etmeye çalışması dikkat çekti. Mahalle sakinlerinin oldukça tepkili olduğu eylemde, veliler, “Bizim de çocuklarımızın başına gelebilir”, “Çocuklarımız okula gitmek istemiyor” dediler. Kazada yaşamını yitiren Can Kurt’un babası Kenan Kurt, bisikletle seyir eden oğlunun, kaldırımın kenarından gitmesine rağmen böyle bir kaza yaşandığına vurgu yaparak, “Öğrendiğimize göre, TOKİ inşaata ait olan iki araç, caddede adeta yarış yapıyorlardı. Oğlumu altına alan araba, 17 metre onu sürükledikten sonra 43 metre de durmak için fren yapmış. Yol kesikli çizgili olduğu için araçlar kolayca sollama yapıp, kazaya davetiye çıkarıyorlar. Halbuki bu yolun sürekli çizgi olması gerekir” dedi. Kurt, “İnsan canına önem verilmiyor. Fakirin çocuğuna sahip çıkılmıyor” diyerek öfkesini dile getirdi. Kazanın yaşandığı bölgede Özdemir Sabancı Kız Meslek, Fatih Endüstri Meslek, Yunus Emre Liseleri ile Adnan Menderes ve Saime Kadın İlköğretim Okulları’nın yanı sıra Harikalar Diyarı Parkı ve Büyükşehir Belediyesi Gençlik Merkezi bulunuyor. Oldukça yoğun bir yaya trafiğinin olduğu ve gençlerin yoğun olarak dolaştığı bölgede, yeterli sayıda trafik lambası ve ikaz tabelası bulunmazken, kazanın yaşandığı bölgede de hiçbir levha bulunmuyor. Mahalleli, kazadan Büyükşehir Belediyesi’ni sorumlu tutuyor.
Bölgede silah sesleri susmuyor
Hakkari ve Diyarbakır’da çıkan çatışmada, bir asker hayatını kaybederken, bir asker de yaralandı. Edinilen bilgilere göre Hakkari’nin Kavaklı köyü Armutlu mezrası yakınlarında askeri güçler ile HPG’liler arasında çatışma çıktı. Çatışmada Adıyaman nüfusuna kayıtlı Jandarma Komando Er Osman Demir yaşamını yitirdi. Bölgede geniş çaplı operasyonlara başlandığı bildirildi. Diyarbakır’ın Lice ilçesinde de çıkan çatışmada bir asker yaralandı. İsmi açıklanmayan er, Diyarbakır Askeri Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Bu arada Tunceli’nin Ovacık ilçesinde; İlçe Jandarma Komutanlığı ve Hozat 51. İç Güvenlik Tugayı, 17-25 Ekim tarihleri arasında büyük bir operasyon yapmaya hazırlanıyor. Belediye hoparlörlerinden yapılan anonslarda bölge isimleri verilerek, vatandaşların söz konusu bölgelere gitmemeleri istendi. Ovacık Belediyesi tarafından yapılan anonslarda; Gökkuşağı, Kızıltepe, Pamuklu, Darı Tarlaları, Kırmızı Tepe, Dürüt, Korutaş, Halit Pınar, Kızılveren, Emirhan Dere, Ziyaret, Büyük Tepe ve Gözlüçayır bölgelerinde 17-25 Ekim tarihleri arasında tank ve top atışlarının yapılacağı bildirilerek, vatandaşların bu bölgelere gitmelerinin sakıncalı olduğu duyuruldu. Yapılan anonsta ayrıca, belirtilen tarihlerden sonra bölgeye gidecek vatandaşların buldukları askeri bir mühimmata dokunmadan yetkililere haber vermeleri istendiği bildirildi.
Tarihi Malatya Kalesi vatandaşa kayıtlı çıktı!
Malatya’nın Battalgazi ilçesinde Batı Roma İmparatoru Justinianus (522-565) döneminde tamamlanan Malatya Kalesi’nin yıkılmaya yüz tutmuş yaklaşık 2 kilometre uzunluğundaki surları, arazinin vatandaşlar adına tescilli olması nedeniyle restore edilemiyor. Malatya Kültür ve Turizm Müdürü Derviş Özbay, tarihi surların yaklaşık 1.5 kilometrelik bölümünün son kalıntılarını kurtarmak istediklerini, ancak bu surların özel mülkiyette olması nedeniyle onarılamadığını ifade etti. Battalgazi Belediyesi’nden surların kamulaştırılmasını istediklerini ifade eden Özbay, kamulaştırmanın gerçekleştirilmesi halinde restorasyon çalışmalarına başlayacaklarını ifade etti. Battalgazi Belediye Başkanı Selahattin Gürkan ise, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nün talebi doğrultusunda surlarda tapu kayıtlarının alındığını ve kamulaştırma çalışmalarına başlandığını belirtti. Surların 550 metrelik kısmının özel mülkiyette olmadığını ifade eden Gürkan, “1960’lardaki tapu-kadastro çalışmaları sonucunda tarihi surlar özel mülkiyete geçmiş. Surlar birden fazla kişinin adına kayıtlı. Etrafında konut ve bahçe yapılmış. Bu yapı sahipleri ile görüşerek surların olduğu alanı kamulaştırmak için çalışma başlattık. Surların kalan bu son kalıntılarını koruyarak turizme kazandırmak istiyoruz” dedi.
Teziç’ten ‘sınavlar politikleşir’ uyarısı
YÖK Başkanı Erdoğan Teziç, Ögrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) YÖK’ten ayrılarak Maliye Bakanlığı’na bağlanmasının büyük tahribat yaratacağını belirterek, bunun “sınavların politik karar merkezleri tarafından düzenlenmesine kadar gidecek bir kapıyı açabilir” uyarısında bulundu. Üniversiteler Arası Kurul dün YÖK’te olağanüstü toplandı. Toplantının sonunda açıklama yapan Teziç, ÖSYM’nin devlet genel bütçesine katılması durumunda ödemelerin gecikebileceğini, sınavların ve denetimlerin aksayabileceğini kaydetti. “Korkumuz bir süre sonra bu idari yapının üniversitelerden alınarak, sınavların politik karar merkezleri tarafından düzenlenmesine kadar gidecek bir kapıyı açma tehlikesidir. Türkiye’de en dürüst yapılan sınav sistemi büyük yara alabilir. Bunu telafi etmek çok ama çok zor olur” diyen Teziç, ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağa’nın “Dükkanı kapatır gideriz” sözlerini anımsattı. Teziç, hükümete “Bu sisteme dokunmayın. ÖSYM’nin siyasi iktidarların etki yapacağı bir alana çekilmesi ilerde hiçbir şekilde giderilmesi olanaksız büyük tahribatlara yol açacaktır” uyarısında bulundu. AB Müzakere Çerçeve Belgesi’nde öngörülen 35 müktesebat faslı arasında, 25 ve 26’ncı sırada bilim, araştırma, eğitim ve kültür konularının yer aldığını anımsatan Teziç, bu konuların Brüksel’de öncelikli olarak görüşüleceğini söyledi. İlk taramanın 20 Ekim’de, ayrıntılı taramanın ise 26 Ekim’de yapılacağını kaydeden Teziç, bu görüşmelerin ardından hazırlanacak raporun 19 Aralık’ta sunulacağını söyledi. Müzakerelere katılacak Üniversitelerarası Kurul üyelerini saptadıklarını, gelecek hafta YÖK bünyesinde de böyle bir değerlendirme yapacaklarını kaydeden Teziç, ÜAK’ı temsilen müzakerelere katılacak heyetin listesini Babacan’a ilettiklerini ifade etti. Teziç, ısrarlara rağmen heyette yer alan isimleri açıklamadı. TÜBİTAK Yasası ve yapılan mahkeme kararıyla iptal edilmesinin “TÜBİTAK yönetiminde yer alanlarının hukuki varlığının olmadığını” gösterdiğini kaydeden Teziç, “Bilim ve Araştırma ekibi Brüksel’de hukuki sakatlıkla kendini temsil etmemeli. Bu hükümetimizin sorunu değil, bu bir devlet sorunudur” dedi. Teziç, yılda 2 kez, mart ve aralık aylarında Ankara’da yapılan Üniversite Yabancı Dil Sınavları’nın mart ve ekim aylarına çekileceğini ve 15 ilde yapılacağını da bildirdi.
|