www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



AB’de yine uzlaşma yok
AB Daimi Temsilciler Konseyi dün de Müzakere Çerçeve Belgesi konusunda uzlaşmaya varamadı. Anlaşmazlığın nedeni, Avusturya’nın “imtiyazlı ortaklık” konusundaki ısrarı oldu.

AP’nin adımları hesaplı
AP’nin aldığı kararları ‘provokatif, ikiyüzlü ve maksatlı’ olarak niteleyen İngiliz The Times gazetesi, yeni şartların Ankara’yı kızdırmak üzere hesaplanmış adımlar gibi göründüğünü belirtti.


AB’de yine uzlaşma yok
AB Daimi Temsilcileri Komitesi (COREPER), Türkiye konusunda dün de anlaşmaya varamadı. Uzlaşmazlığın temelinde, belgeye ‘imtiyazlı ortaklık’ seçeneğinin eklenmesini isteyen Avusturya’nın tutumu yatıyor.
Avusturya Türkiye ile müzakerelerin başlaması için, müzakereleri savaş suçları sebebiyle askıya alınan Hırvatistan’a da ‘yeşil ışık’ yakılmasını savunuyor.
Bu durumda Müzakere Çerçeve Belgesi’nin onaylanması 2 Ekim Pazar günü yapılacak AB Dışişleri Bakanları toplantısına kaldı. Belgenin onayının 3 Ekim sabahına kalması da gündemde.
Müzakere Çerçeve Belgesi’nde, müzakerelerin açık uçlu olduğu hatırlatılıyor, insan hakları ihlalleri olması durumunda müzakerelerin askıya alınabileceği vurgulanıyor. Tam üyeliğin ise 2014’ten önce gerçekleşmeyeceği belirtiliyor.
Belgede ayrıca Avrupa Birliği üyesi ülkelerle sınır sorunlarının gerekirse Adalet Divanı’na götürülmesi isteniyor ve birliğin Türkiye’yi ‘hazmetme’ kapasitesinin sürekli olarak ölçüleceği ifade ediliyor.
Türkiye, 29 Temmuz’da AB Dönem Başkanı İngiltere’nin Türkiye’ye gönderdiği Ek Protokol metnini Müzakere Çerçeve Belgesi’ne ilişkin tartışmaların 3 Ekim’deki dışişleri bakanları düzeyindeki AB Konseyi’ne taşınması olasılığı, AB Dönem Başkanı İngiltere tarafından şiddetle reddediliyordu.
İngilizler, onay sürecinin 3 Ekim sabahına kadar uzatılması halinde, ‘Türk dışişleri bakanının, elinde valiz ile Ankara havaalanında bekletilemeyeceğini, bunun Türkler açısından kabul edilemez, aşağılayıcı bir tavır olacağını’ belirtiyordu.
Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu önceki gün yaptığı oturumda, Ek Protokol’ün oylamasını ertelemişti. Ertelemenin nedeni ise, Gümrük Birliği Anlaşması’nın sınırlarını genişleten ve Gümrük Birliği’ne Kıbrıs Rum Kesimi’ni de dahil eden Ek Protokol’ün TBMM’de onaylanmaması olarak açıklanmıştı.
Tasarıda, Türkiye’nin bir an önce Güney Kıbrıs’ı tanıması öngörülüyor. Türkiye’nin havaalanı ve limanlarını Rum uçak ve gemilerine açmamasının, Ankara Anlaşması’na ihlal teşkil ettiği vurgulandı.

‘HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRADIM’
Avrupa Parlamentosu ile TBMM arasında danışma organı vazifesi gören Karma Parlamento Komisyonu (KPK) Eş-Başkanı Joost Lagendijk, AP’nin ek protokolü onaylamayı geciktirmesini eleştirdi. Lagendijk, alınan erteleme kararının kendisinde “hayal kırıklığı” yarattığını belirtti ve AP’nin Türkiye’ye yanlış siyasi mesaj gönderdiğini söyledi. KPK Eş Başkanı, “Türkiye’ye sanki biz sizin işinizi zorlaştırmak istiyoruz gibi yanlış bir mesaj gönderildi. Siyasi mesaj bu olmamalıydı. Garip bir karar oldu. Bunlar, Türkiye-AB ilişkilerinde belirsiz bir hava yaratılmasına yol açıyor”diye konuştu. Lagendijk, sözde Ermeni soykırımı ile ilgili önergenin metinde yer almasını da eleştirdi.

‘MÜZAKERE BAŞLATILMAMALI’
Avrupa Parlamentosu’nda Fransa Demokrasi Birliği’ne (UDF) üye parlamenterler, dün yayımladıkları yazılı ortak bildiride, AB’nin Türkiye ile tam üyelik müzakerelerini başlatmaması gerektiğini ileri sürdüler. Avrupa Parlamentosu’nun, ek protokolün onaylanmasını geciktirmesi ve Türkiye konusunda bugün kabul ettiği tasarıya atıfta bulunan UDF üyeleri, bu kararların, müzakerelerin geciktirilmesi için neden olduğunu iddia ettiler. Bildiride, “Halkların ve onların temsilcilerin arzularına karşı yarının Avrupa’sı inşa edilemez. Bunun karşısındaki bir karar demokrasiye reddetmek olur” ifadesi kullanıldı.

‘SIRTIMIZI DÖNMEMELİYİZ’
İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw, Avrupa Birliği’nin (AB) Türkiye’ye sırtını dönmemesi ve gelecek hafta tam üyelik müzakerelerini başlatması gerektiğini vurguladı. Straw, ülkenin güneyindeki Brighton’da İşçi Partisi’nin kongresinde yaptığı konuşmada, gelecek hafta tam üyelik müzakerelerinin başlatılmasının dönem başkanı olarak İngiltere’nin “en önemli önceliklerinden biri” olduğunu belirterek, “Bu çok önemli dönemde sırtımızı Türkiye’ye dönersek, Türk halkının umutlarına, beklentilerine ve Başbakan (Recep Tayyip) Erdoğan’ın reform programına büyük bir ihanet olur” dedi. Jack Straw, “Tükiye’yi Batı’dan ayırmayın... Böylece Müslüman çoğunluğuyla tüm komşu bölgede parlayan bir örnek olacak, demokratik ve modern bir yol gösterici ülke kazanmış oluruz” diye konuştu.


Başa dön


AP’nin adımları hesaplı
AP’nin aldığı kararları ‘provokatif, ikiyüzlü ve maksatlı’ olarak niteleyen İngiliz The Times gazetesi, yeni şartların Ankara’yı kızdırmak üzere hesaplanmış adımlar gibi göründüğünü belirtti.
The Times gazetesi, Türkiye ile AB’ye tam üyelik müzakerelerine başlamak dışında bir alternatifin düşünülmemesi gerektiğini yazdı.
Gazetenin başyazısında, 3 Ekim Pazartesi günü başlaması planlanan müzakerelerin büyük bir önem taşıdığı, Türkiye’nin üyeliğinin AB’nin kimliğinde son 50 yılda hiçbir ülkenin üyeliğinde yaşanmamış esaslı bir değişikliğe yol açacağı belirtildi.
“Türkiye ile AB’ye tam üyelik müzakerelerine başlamak dışında bir alternatif düşünülmemeli” denilen yazıda, müzakerelerin başlamasının ‘İngiltere’nin sönük dönem başkanlığının en büyük başarısı’ olabileceği görüşü savunuldu.
Müzakerelerin başlama tarihi yaklaştıkça AB üyesi ülkelerin hükümetleri ve kamuoylarının Türkiye’nin üyeliği konusunda daha çok bölünüp, daha çok karşıtlık sergilemeye başladıkları belirtilen yazıda, Avrupa Parlamentosu’nda yaşanan gelişmelere de dikkat çekildi.
Fransız Le Figaro gazetesi ise, AP’nin Türkiye ile ilgili aldığı kararların Erdoğan hükümetine ‘uyarı’ niteliğinde olduğunu yazdı. 3 Ekim tarihinde müzakerelerin açılması perspektifinin AB parlamenterlerini daha sabırsız hale getirdiğini kaydeden Le Figaro, Ermeni iddialarını tanıma talebinin Fransız sosyalistlerinden kaynaklandığının altını çizdi. Le Figaro gazetesi kararların hukuksal değer taşımadığını vurguladıktan sonra, üzerinde uzlaşılan maddelerin sertleştirici nitelik taşıyacağını iddia etti. Le Figaro, geçtiğimiz yıl 17 Aralık’ta parlamento üyelerinin, ellerinde Türk yanlısı sloganlar ile yüzde 59 oranında destek vererek müzakerelerin açılması yönünde oy kullandığını da hatırlattı.

‘MASADAN KALKMA İRADEMİZ DE VAR’
Provokasyon tehlikesi mitingi iptal ettirdi
DEHAP İstanbul İl Örgütü ekim ayında “Irkçılığa ve şovenizme karşı emeğin birliği halkların kardeşliği” sloganı ile yapmayı planladıkları mitingi, provoke edilmesi tehlikesi nedeniyle iptal ettiklerini açıkladı. DEHAP İstanbul İl Örgütü Başkanı Cemal Kavak, Avrupa Birliği’ne alınmamanın gerekçelerinin yaratılmaya çalışıldığını belirterek “Biz bu gerekçeklerden biri olmak istemiyoruz” dedi. DEHAP İstanbul İl Örgütü’nde dün yapılan basın toplantısına EMEP, SDP, İHD ve KESK Şubeler Platformu temsilcileri destek verdi. Toplantıda konuşan Cemal Kavak, Newroz’da gerçekleştirilen bayrak provokasyonunun ardından ezilen emekçi halkların taleplerinin şiddet ile bastırıldığına dikkat çekerek partilerinin düzenlediği etkinliklerin de hedef haline geldiğini ifade etti. Kavak, kırka yakın siyasi parti ve kitle örgütü ile yapmayı planladıkları mitingin de hedef haline gelmesi endişesini taşıdıklarını dile getirerek Trabzon, Ayvalık, İzmir ve Bozüyük’te yaşananların birer haberci niteliğini taşıdığını söyledi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net