www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Anayasaya ABD karıştı!
Iraklı Şii ve Kürt temsilcilerin onayladığı anayasa taslağı, 13 Eylül’de değiştirildi. Değişiklik, mezhepsel ve etnik çatışmalara kapı açıyor.

Yangından mal kaçırır gibi!
18 Eylül seçimlerinden sonra görevi devredecek olan Almanya Federal Parlamentosu, olağanüstü toplanarak Afganistan’daki askerlerin görev süresini uzattı ve ülkeye yeni askerlerin gönderilmesine karar verdi.

Fransa’da grevci işçilere
   anti-terör operasyonu

Çarşamba günü Marsilya ile Korsika adası arasında yaşananlar, Fransa’da giderek sertleşen “anti-terör önlemleri”nin gerçek hedefini tüm çıplaklığıyla gösterdi.


Anayasaya ABD karıştı!
Irak’ta Şii ve Kürtler tarafından kabul edilen anayasa taslağı, kapalı kapılar ardında “değişikliklere” uğruyor. Son değişikliğin 13 Eylül tarihinde yapıldığı bildirildi. Bağdat hükümetindeki bir bağlantı sayesinde “yeni taslağa ulaşan işgal karşıtları, değişikliklerdeki ABD damgasının çok belirgin olduğunu belirtti.
Batı basınında yer almayan son taslakta, “Geçici Hükümler” bölümündeki çok önemli üç maddenin “uçtuğu” görülüyor. Bu maddelerden ilkinde,
Irak’ın yabancı askeri güçler için üs veya koridor olarak kullanılması yasaklanıyordu. İkinci madde, ülkede yabancı bir gücün askeri üs kurmasını yasaklıyordu. Üçüncü madde ise, bu iki maddeyi nispeten yumuşatıyordu. Buna göre Irak milletvekilleri, üçte iki çoğunluk sağlarlarsa ilk iki maddedeki yasağı kaldırabilecekti.
Ancak 13 Eylül tarihli son metinde, üç maddenin de ortadan kaybolduğu görülüyor.
Mezhep savaşına kapı aralandı
Daha “ince” bir müdahale ise, “Temel İlkeler” bölümünde. Taslağın önceki versiyonunda. 2. Madde’de “Hiçbir yasa, İslam’ın tartışmasız kurallarıyla çelişemez” deniliyordu. Maddenin yeni halinde ise, “İslam’ın kurumlaşmış kurallarıyla çelişen hiçbir yasa tesis edilemez” denilmekte.
Gözlemciler, bu değişikliğin mezhep çatışmalarının önünü açabileceği kanısında. Çünkü ilk versiyonda, “tartışmasız” tanımıyla, Sünni ve Şiiler tarafından kabul edilen kurallar kastediliyordu. “Tesis edilmek” ifadesi ise, bir mezhebin kabul ettiği, diğerinin reddettiği kuralların, ülke yasalarına temel alınabileceği kuşkusu yaratıyor.
Sünnilere darbe
Gizli değişiklikler, kilit mali konuları da kapsıyor. “Bölge İktidarları” kısmında yer alan 117. maddede, “Bölgeler ve valilikler, ulusal gelirlerden adilane hay alacaktır. Petrol gelirleri ulusal gelir kabul edilir” denilmekteydi. Yeni taslakta ise, maddeye ek yapılarak, “Eski rejim tarafından veya daha sonra, adaletsizliğe maruz bırakılan bölgeler için, belli süreyle kota belirlenecektir” deniliyor. Böylece, Kürt bölgeleri veya güneydeki Şii bölgelerinin, belirsiz bir süre boyunca petrol gelirlerinden aslan payını alabileceği kaydediliyor. Bu da, Sünniler ile diğer kesimler arasındaki gerginlikleri artırabilecek.
BM Irak Yardım Birimi (UNAMI) yetkilisi Justin Alexander, müdahalelerde başrolü, ABD’nin Irak Büyükelçisi Zalmay Halilzad’ın oynadığını söyledi.
Anayasanın hazırlanma biçimine hukukçular da karşı çıkıyor. Londra Üniversitesi’nden Dr. Marinos Diamantides, tüm bu sürecin uluslararası yasalara aykırı olduğunu belirtti. İşgal güçlerinin işgal ettikleri ülkenin yasal sistemini sağlama görevleri bulunduğunu belirten hukukçu, “Bu bir işgalcinin ülkedeki yasal sistemi baltaladığı ilk örnek” dedi.
27 partinin birliği
Diğer yandan, Iraklı bazı siyasi partilerin yöneticileri önceki gün bir araya gelerek, seçim sürecini değerlendirdiler. Irak Komünist Partisi binasında bir araya gelen yaklaşık 27 partinin temsilcisi, kendi aralarında bir koalisyon arayışı içinde. Birlik olup tek çatı altında seçimlere girmeyi planlayan partilerin daha önce de birkaç kez bir araya geldiği belirtildi.


Başa dön


Yangından mal kaçırır gibi!
Almanya’da 18 Eylül’de yapılan erken genel seçimlerde salt çoğunluğu kaybeden SPD-Yeşiller Hükümeti, Afganistan’daki askerlerin sayısını ve kalma süresini arttırdı. Önceki gün olağanüstü toplanan parlamento, Afganistan’daki asker sayısının 2250’den 3000’e çıkarılmasına ve askerlerin Kuzey Afganistan’daki işgal gücünü koordine etmesine yetki verdi.
SPD, CDU/CSU, FDP ve Yeşiller grubu milletvekilleri askerlerin görev süresine uzatmaya onay verirken, Sol Parti milletvekilleri Gesine Lötzch ve Petra Pau öneriye karşı çıktılar.
Sol Parti milletvekillerinin, konuyla ilgili kararı yeni parlamentonun vermesi gerektiği şeklindeki önerisi kabul edilmedi.
Alman askerlerinin işgale devam etmesinin halka getireceği ek maliyet 318 milyon Euro olacak.
Resmi bilgilere göre şu ana kadar Afganistan’da 17 Alman askeri yaşamını yitirdi. Özel kuvvet askerlerinden kaçının öldüğü ise bilinmiyor.
Sol Parti’den protesto
Parlamentonun Afganistan’daki Alman askerlerinin sayısını ve görev süresini uzatmak için oylama yaptığı saatlerde, Sol Parti’nin yeni milletvekilleri Brandenburg Kapısı önünde bir araya gelerek protesto gösterisi yaptılar. Milletvekilleri, savaş yanlısı partilerin yangından mal kaçırır gibi askerlerin görev süresini uzattığını ifade ederek, eski parlamento ile böyle bir karar alınmasını sert bir şekilde eleştirdiler.
Milletvekilleri, yurtdışında konuşlandırılan bütün Alman askerlerinin derhal geri çekilmesini talep etti. “Özgürlük Hindikuş Dağları’nda savunulamaz. Sol Parti, askerlerin geri çekilmesini talep ediyor” pankartı açan milletvekilleri, aynı talebi parlamentoda göreve başladıktan sonra da dile getireceklerini söylediler.
Sol Parti Milletvekili Norman Paech, “1998’de yapılan seçimlerden sonra, eski parlamento değil yeni parlamento Yugoslavya’daki askerlerin görev süresini uzatmıştı. Şimdi de yeni meclis karar vermeliydi” dedi. Eyleme aralarında Sevim Dağdelen, Ulla Jelpke, Paul Schäfer ve Wolfgang Gehrcke’nin de bulunduğu 15 kadar milletvekili katıldı.
Sırada Aceh var
Almanya, şimdi de Avrupa Birliği “Barış Misyonu” çerçevesinde Endonezya’ya bağlı Aceh bölgesine asker göndermeye hazırlanıyor. Federal Hükümet tarafından alınan kararda, Alman askerlerinin Aceh’e gönderilmesine karar verildi. Aceh’e gönderilecek askerlerin görev süresi 6 ay olacak. Böylece, AB ilk defa Asya kıtasına askeri güç göndermiş olacak.
AB, bölgeye 220 askeri gözlemci gönderecek.


Başa dön


Fransa’da grevci işçilere
   anti-terör operasyonu
Çarşamba günü Marsilya ile Korsika adası arasında yaşananlar, Fransa’da giderek sertleşen “anti-terör önlemleri”nin gerçek hedefini tüm çıplaklığıyla gösterdi. Hükümetin acil müdahale emri ile harekete geçen anti-terör timleri, özelleştirmeye karşı mücadele yürüten işçilerin işgal ettikleri yolcu gemisini “kurtardılar”. Puma helikopterlerinden gemiye çıkarma yapan komandolar, 30 kadar işçiyi esir aldıktan sonra, gemiyi Toulon’daki askeri limana yanaştırdılar.
Bütün bunlar, televizyon kameraları önünde büyük bir gürültüyle, helikopterlerin teknik donanımları, tim elemanlarının yetenekleri vb. üzerine hikayeler eşliginde, topluma korku verecek bir tarzda yapıldı.
Bu arada, bu olayın neden yaşandığı, işçilerin bir kısmının “gemi kaçırmak” gibi, aslında çaresizlik ürünü olan bir eyleme niçin başvurdukları, ne istedikleri hasıraltı edildi.
Peşkeş politikası
Fransa’nın güneyindeki liman kenti Marsilya ile Korsika ve Magrip ülkeleri arasındaki yolcu ve yük taşıyan SNCM şirketi, hükümet tarafından özelleştirilmek isteniyor. Devletin yıllardır yatırım yapmayarak iflasa terkettiği işletmede, mevsimlik işçilerle birlikte 2400 kişi çalışıyor. Bunların 800’ü, işletmenin Korsika’daki tesislerinde çalışmakta. Mücadeleci gelenekleriyle tanınan liman işçileri, seslerini sık sık grev ve eylemleriyle duyurmaktalar.
Ancak pazartesi günü, yaklaşık 200 milyon Avro ciroya sahip işletmenin, yabancı bir yatırım fonuna satılacağı, hükümetin temsilcisi olan Korsika Valisi tarafından ilan edildi.
Kirli ihale
Başbakan Dominique de Villepin’in yakın dostlarından birisine ait olduğu anlaşılan Butler Capital Partners isimli Amerikan fonu, şirketi “kurtarmak” için 35 milyon Avro yatırım yapmayı, devletten 115 milyon Avro destek almayı ve 400 kadar işçiyi sokağa atmayı öneriyor.
Kendi danışmanı Şaron’u yalanladı İsrail’in Filistin topraklarını bombalaması sürerken, İsrail hükümetinden ‘barış süreci’ne ilişkin birbirine tamamen zıt açıklamalar geldi. İsrail Başbakanı Ariel Şaron, ABD’nin de desteklediği ‘Yol Haritası’na bağlı olduğunu açıkladı. Şaron’un strateji danışmanı Eyal Arad ise, Filistin ile görüşmelerin tıkanması durumunda İsrail’in, Batı Şeria’yı kısmen ilhak edeceğini söyledi. Filistin Yönetimi ile barış görüşmelerinde çıkmaza girilebileceğini söyleyen Eyal arad, “Diplomatik çıkmaza girilmesi halinde, İsrail Batı Şeria’nın, Filistin kent ve köyleri de dahil büyük bir bölümünden tek taraflı olarak çekilir ve Batı Şeria’daki büyük Yahudi yerleşim birimlerini İsrail’e katar” dedi. Arad, “Çekilmeyi, genel strateji haline getiririz ve sınırlarımızı tek taraflı olarak belirleriz” diye konuştu. Başbakan Şaron ise, İsrail’in Batı Şeria ile ilgili gizli bir gündemi bulunmadığını ileri sürdü. Şaron, “Yalnızca bir tane plan var ve o da Yol Haritası” ifadelerini kullandı. İsrail hükümetinin, herhangi başka bir planı göz önünde bulundurmadığını iddia eden Şaron, “Yol Haritası, ABD tarafından da destekleniyor ve tutumlarında herhangi bir değişiklik görmüyorum. Bu yaşayan tek plan. Buna çok fazla görüş yatırımı yaptık. İsrail’in geleceği için daha iyi bir planımız yok. Bunu, bu konudaki söylentiler nedeniyle vurguluyorum” diye konuştu.
Kırgızistan’da kriz
Ukrayna’nın ardından, Kırgızistan’da da Batı’ya sıcak bakan gruplar arasında ayrılıklar başladı. 24 Mart’taki isyanın önderleri arasında parçalanma başgösteriyor. Görevden alınan başsavcının ardından, meclisin bakanlığına yeşil ışık yakmadığı geçici Dışişleri Bakanı Roza Otunbayeva da muhalefete geçeceğini açıkladı. Geçici hükümetin Dışişleri Bakanı Otunbayeva, meclisin kendisine onay vermemesini, milletvekillerinin öç alma duygusuyla devlet başkanlığından bazı isimlerin müdahalesine bağladı. Otunbayeva, “24 Mart’tan sonra sürekli olarak meclisin dağıtılmasını istediğim için bazı milletvekilleri, bu şekilde öç aldılar. Başkanlık sarayından bazı kişiler de milletvekillerine baskı yaptılar” dedi. Otunbayeva, “Biz artık muhalefet olacağız. Her demokratik ülkede sağlam temellere dayalı koalisyon şart” diye konuştu.
Cezayir’de referandum
Cezayir’de yüzlerce şeriatçı milise kısmi af verilmesiyle ilgili referandum dün yapıldı. Referandumda, halktan şeriatçıları affetmesi ve yeni bir sayfa açması isteniyor. Sandıktan “evet” çıkarsa; silahlarını bırakanlardan, terörizmi desteklemek suçundan aranan ve gıyaplarında mahkûm olanlara kadar birçok kişiye karşı yasal kovuşturma sona erecek. Ancak katliam ve tecavüzlere karışmış olanlar aftan yararlanamayacak.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net