www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Köy Enstitülüler ‘Çiçek Açacak’
Mahmut Makal’ın “Bozkırdaki Kıvılcım Enstitülüler” adlı kitabı, dördüncü baskısıyla yine karşımızda. Makal, köy enstitülerinden mezun olup, atandıkları köylere yalnız öğretmen olarak değil, sağlıkçı, bağcı, veteriner, bitki bilimci, yapıcı, ormancı ve daha nice becerisiyle dönen insanların öykülerinin bir bölümünü, onların ağzından anlatıyor.

Rahmi Emeç’ten ‘Ertelenmiş Düşler’
Şair kimliği ile de tanınan Gazeteci Rahmi Emeç’in ikinci şiir kitabı “Ertelenmiş Düşler Kitabı” yayınlandı. Edebiyat ve şiire olan ilgisiyle de tanınan evli ve iki çocuk babası Emeç’in, şiir dalında birçok ödülü ve çeşitli dergilerde yayınlanmış şiirleri de bulunuyor.

73 Yıl, 40.000 Resim: Nikifor
Festival Cafe Söyleşilerine “My Nikifor” filminin Polonyalı yönetmeni Krzysztof Krauze, senaryo ortağı ve eşi Johanna Kos-Krauze konuk oldu


Köy Enstitülüler ‘Çiçek Açacak’
Şiar Can Şener
Kendisi de bir “Köy Enstitülü” olan roman yazarı Mahmut Makal’ın, “Bozkırdaki Kıvılcım Enstitülüler” isimli kitabının dördüncü baskısı, geçen ay, Piramit Yayıncılık tarafından yapıldı. Mahmut Makal, “Bozkırdaki Kıvılcım Enstitülüler” adlı kitabında köy enstitülülerin, Türkiye’yi bir dönem nasıl geliştirdiğine ışık tutuyor.
Makal kitabı, ismi yazın ve düşün alanında duyulmuşlardan ziyade, adı pek duyulmamış, enstitü mezunlarının yaşam öykülerinden derlemiş. Makal, kâh onları konuşturmuş, kâh kendi anlatmış. Bedri Rahmi Eyuboğlu’nun önsözünden, kısaca öğrencilerin öğrenme hevesini okuyorsunuz önce:
“İstasyonla okul kapıları arasında üç dört dakikalık yol var. İstasyonda tren bekliyoruz. Trenin kırk beş dakika gecikeceğini bizden önce öğrenciler duymuşlar. Öğretmenlerden kırk beş dakika daha faydalanmak için koşa koşa istasyona gelenler vardı. İki sene içinde doğru dürüst tercüme yapacak kadar dil öğrenen, bir motorsikleti son civatasına kadar söküp tekrar takabilen, heykel dökmesini öğrenmiş, resim yapmasını bilen, saz, mandolin, akordeon çalan öğrenciler gördüm. Dergi çıkarıyorlar, köylerinde olup biteni yalın, düz bir dille yazıyor, anlatıyorlardı.”
Enstitüler kuruluyor
Makal, Mehmet Şener’in ağzından anlatıyor: “Yüzyıllardır Anadolu insanı yaşamadığı topraklarda savaşlarda eritilmiş. Kendi topraklarında kendine hizmet verilmemiş. Bu insanlara ilk kez birileri el uzatıyordu. Yerler arandı. Tabiat olaylarından, coğrafi yapılarından, yaşam hikayelerinden isimlerin oluştuğu bakir yerler seçildi. Aksu, İvriz, Pazarören, Kepirtepe, Hasanoğlan, Akçadağ vb. Bu isimlerin oluşumunda geçmiş araştırılırsa kim bilir ne öyküler çıkar. Belki de Anadolu kültürü bir kat daha zenginleşirdi. Örneğin Aksu Köy Enstitüsü’nün kurulduğu yerin asıl adı ‘Karanlık Sokak’. Akıp geçen zaman içinde hangi karanlık işlerin döndüğü bir yer ki halkımız oraya bu adı koymuş. Beş kilometre doğusundan geçen Aksu Irmağı’nın adı köy enstitüsüne ad olarak verilmiş.”
‘Ey insan, burası senindir!..’
Yapıcılık, bağcılık, bitki bilimcilik, veterinerlik, ormancılık, sağlıkçılık, yol yapımı, bataklıkları kurutup, orman haline getirmek, havuzlu bahçe yapmak ve benzeri saymakla bitmez ‘iş’i başarmış ve yetiştirmiş kuşakları bir bir anlatıyor Makal.
Tek kişilik birer orduyu betimliyor sanki, her biri İsmail Hakkı Tonguç olan birer orduyu...


Başa dön


Rahmi Emeç’ten ‘Ertelenmiş Düşler’
Şair kimliği ile de tanınan Gazeteci Rahmi Emeç’in ikinci şiir kitabı “Ertelenmiş Düşler Kitabı” yayınlandı. Edebiyat ve şiire olan ilgisiyle de tanınan evli ve iki çocuk babası Emeç’in, şiir dalında birçok ödülü ve çeşitli dergilerde yayınlanmış şiirleri de bulunuyor.
Şiire, 1970’li yılların sonunda başlayan Rahmi Emeç, ilk olarak 1984 yılında Yeni Türkü Yayınevi’nin düzenlediği “Şiir Gençliktir” seçkisinde 17 şiiriyle yer aldı ve “Övgüye Değer” bulundu. İlk şiir kitabı “Sevgiyi Dağlara Salacağım” 1991 yılında yayınlanan Emeç, şiirleriyle 1992 yılında Petrol-İş Sendikası Jüri Özel Ödülü’nü, 1994 yılında Ali Rıza Ertan Başarı Ödülü’nü ve Sabri Altınel İkincilik Ödülü’nü aldı. Şiirleri Evrensel Kültür, Güzel Yazılar, Yarın, Dönemeç, Çağdaş Türk Dili, Şiir Ülkesi gibi dergilerde yayınlanan Emeç, halen Çağdaş Gazeteciler Derneği Eskişehir Şube Başkanlığı görevini de sürdürmeye devam ediyor. Uzun yıllar Eskişehir’deki çeşitli gazetelerde gazeticilik yapan Rahmi Emeç, Gerçek dergisi ve Evrensel gazetesinin Eskişehir Temsilciliği’ni de yürüttü.
Rahmi Emeç, “Ertelenmiş Düşler Kitabı”nda 1982 yılından bu yana yazdığı şiirlere yer veriyor. “Alın Boynumu da” başlıklı bölümde 1982-1990 yılları arasında yazdığı şiirlere yer veren Emeç, kitabında “Onun Sonsuz Ülkesine” (1991-1992), “Güz Bildirileri” (1993-1994), “Yitip Gidene” (1995-2004) bölümlerine yer vermiş.


Başa dön


73 Yıl, 40.000 Resim: Nikifor
42. Antalya Altın Portakal Film Festivali’ni uluslararası boyuta taşıyan “1. Uluslararası Avrasya Film Festivali”nin yarışmalı bölümüne, Polonya resim sanatının önemli isimlerinden Nikifor’un hayatını anlatan “My Nikifor” filmi ile katılan Polonyalı Yönetmen Krzysztof Krauze, “Festival Cafe Söyleşileri” bölümünde sinemaseverlerle bir araya geldi.
‘16 yıl önce başlayan bir hikaye’
Filmin Migros Cinebonus Sinemaları’ndaki gösteriminin ardından gerçekleştirilen söyleşide, Yönetmen Krzystof Krauze’nin İngilizcesinin yetersiz olması nedeniyle eşi Johanna Krauze hem tercümanlık hem de kendi düşüncüleri ile dinleyenlere yardımcı oldu.
Önce fabrikaya sonra film setine...
“Sessizlik” filmiyle 42. Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne konuk olan Hindistanlı Yönetmen Jahar Kanungo, asıl işinin yönetmenlik olmadığını, gübre fabrikasındaki mesaisinin ardından film setine gittiğini kaydetti. Yönetmen Jahar Kanungo ve Yapımcı Sudhish Majumdar, festival kapsamında Migros’ta kurulan “Festival Cafe”deki söyleşiye katıldı. İlk uzun metrajlı film çalışmasının “Sessizlik” olduğunu söyleyen Kanungo, “Bollywood’un istediği hareketli, müzikli filmler ama ben bunu yapmadım” dedi. Hindistan’da müziksiz film yapmanın çok zor olduğunu söyleyen Kanungo, “Filmin bütçesi yaklaşık 250 bin dolar tuttu ve bu paranın hemen hemen hepsini 40-50 arkadaştan topladık” diye konuştu. En büyük korkularının arkadaşlarından aldıkları paraları geri verememek olduğunu vurgulayan Kanungo, “Bu yüzden bu filmin başarılı olması şarttı” dedi. Bu kadar düşük bütçeyle film çekmenin sırrının oyuncuların ve diğer teknik elamanların çok az para almaları, hatta bazen hiç para almamaları olduğunu belirten Kanungo, filmden elde edilecek gelirle arkadaşlarına borçlarını ödemek ve sonra da diğer projelerine başlamak istediklerini ifade etti. Asıl işinin yönetmenlik olmadığını söyleyen Kanungo, “Film yapımına bel bağlayamam. Benim yaptığım 95 iş var. Şu an saat 09.00-17.00 arasında bir gübre fabrikasında çalışıyorum” dedi. Jahar Kanungo, film yönetmenliğinin yanı sıra çocuk oyunları yazdığını, belgesel çektiğini, seyahat dergilerine yazılar gönderdiğini ve daha birçok işi olduğunu belirtti. Fotoğraf çekmekten çok hoşlandığını kaydeden Kanungo, “Gübre fabrikasındaki mesaimden sonra film setlerinde çalışıyorum, fotoğraf çekiyorum ve daha birçok sanatsal çalışma yapıyorum” diye konuştu.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net