Koruma Kurulu neyi koruyacak?
İzmir Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu (KTVK) Bergama’da bulunan Allianoi antik kentinin mille örtülüp korunup korunamayacağına karar vermek için toplandı. Allianoi Girişim Grubu, bu toplantının, İzmir 1 ve 2 No’lu koruma kurullarının, hazırladıkları raporlarda antik kenti “1. derece arkeolojik SİT” olarak tanımlamalarını “hazmedemeyen” ve Yortanlı Barajı’nın açılmasını isteyen DSİ’nin baskıları ile yapıldığını dile getiriyor. Dün toplanan İzmir 2 numaralı KTVK, bilimsel raporu görüştü. Bilimsel raporda da, Allianoi’nin binlerce yıl önceden günümüze gelen tarihi ve kültürel bir değer olduğu, bunun geleceğe aktarılmasının da bugünkü idarecilerin görevi olduğu, antik kentin yerinde korunması ve sergilenmesi gerektiği yönünde görüşü bildirildi. DSİ’nin üç temsilci ile adeta çıkarma yaptığı kurul toplantısından çıkacak karar önemli. Eğer karar İzmir 1 ve 2 numaralı koruma kurullarının kararları ve en son görüşülen bilimsel rapordan yana çıkarsa, Allianoi’nin sular altında kalması önlenmiş olacak. Eğer koruma kurulu bunun dışında başka bir karara varırsa, bu da bir ölçüde kurulun, DSİ yöneticilerini yasadışı uygulamaları nedeniyle koruması sonucunu doğuracak. Sonuçta Koruma Kurulu bir şeyi koruyacak, ama neyi? Koruma Kurulu’nun toplantı halinde olduğu binanın önünde bir basın açıklaması yapan Allianoi Girişim Grubu Sözcüsü Arif Ali Cangı, ulusal ve uluslararası yasaları da sıralayarak Allianoi’nin mutlaka korunması gerektiğini dile getirdi.
Komplo davası ertelendi
EMEP Genel Başkan Yardımcısı Memet Kılınçaslan, “tantanacılık suretiyle hırsızlık” suçlamasıyla hakim karşısına çıktı. Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dün görülen duruşmada Memet Kılınçaslan ve avukatları hazır bulunurken, cüzdanının çalındığını iddia eden Ali Yılmaz mahkemeye gelmedi. Duruşmada konuşan Kılınçaslan, “EMEP Genel Başkan Yardımcısıyım. Bu görevimden önce de sendikal faaliyetlerde bulundum.” dedi. Kılınçaslan, olayın meydana geldiği 26 Nisan 2005’te rahatsızlığından dolayı evde oturduğunu açıkladı. Daha önce işçilere destek verdiği bir eylemde gözaltına alındığını ve fotoğraflarının çekildiğini belirten Kılınçaslan, bu fotoğrafının sabıkalıların bulunduğu albümün içine neden konulduğunu sordu. Avukat Leyla Han ise, olayın Finans Bank’ın önünde geçtiğinin iddia edildiğini bildirerek, kamera kayıtlarının istenmesini talep etti. Duruşma, mahkemeye gelmeyen Yılmaz’ın zorla getirilmesi için müzekkere yazılmasına ve Finans Bank’a müzekkere yazılarak güvenlik kameralarının olup olmadığının, varsa dışarıyı çekip çekmediğinin sorulmasına karar verilerek, 20 Ekim 2006 tarihine ertelendi.
Sessiz ayakkabıların yürüyüşü!
Umut Vakfı, ‘28 Eylül Bireysel Silahlanma Günü’ kapsamında ‘sessiz ayakkabıların yürüyüşü’ etkinliği düzenledi. Taksim Meydanı’nda dün gerçekleştirilen etkinlikte bir konuşma yapan Umut Vakfı Kurucu Başkanı Nazire Dedeman, yılda 3 bin kişinin ateşli silahlar nedeniyle hayatını kaybettiğini belirtti. Konuşmaların ardından ‘Semaver Kumpanya’, performans ve perküsyon eşliğinde ‘sessiz ayakkabıların yürüyüşü’ isimli skeci oynadı. Bu sırada birçok sanatçının da bulunduğu kalabalık kırmızı halı üzerine ayakkabılar ve karanfiller bıraktı. Ayrıca, 3 yıl önce bir genç tarafından silahla vurularak öldürülen 14 yaşındaki Gamze Salman’ın da resmi annesi tarafından halının üzerine bırakıldı. Meydanda yapılan etkinliğin ardından AKM’de “Türkiye’de Bireysel Silahlanma Sorunu: Çözüm Önerileri” başlıklı toplantıların sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgede grup katılımcıları çözüm önerilerini tartıştılar. Bireysel silahlanmaya ilişkin açıklanan istatistiklere göre, 2005 yılının ilk altı ayında ateşli silah kullanılarak şahsa karşı meydana gelen suç sayısı 115 bin 377 iken olaylarda ele geçirilen ruhsatlı silah sayısı bin 447, ruhsatsız silah sayısı ise 6 bin 711.
GAP halktan yana sonuçlanmalı
TMMOB Makina Mühendisleri Odası tarafından 23-24 Eylül 2005 tarihlerinde Diyarbakır’da gerçekleştirilen “TMMOB GAP ve Sanayi Kongresi”nin sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgede, “bölgede adil bölüşüm ve kültürel farklılığın korunarak, kardeşliğin sağlanması ve güçlendirilmesi” istendi. Sonuç bildirgesinde, GAP’ta enerji üretimi dışındaki hiçbir hedefin tutturulamamasının hazin olduğu belirtilerek, “GAP Bölge Kalkınma İdaresi’nin görev süresi 2007 yılı sonunda bitecek ve ondan sonra aynı uyum yasaları gereğince bölgede kurulması planlanan 3 kalkınma ajansı devreye girecektir. Bu durum, GAP’ın, proje birikiminin parçalanması ve uluslararası ekonomik etken ve çıkarlara açılması anlamına gelecektir” denildi. Bildirgede, devreye girecek kalkınma ajanslarının altyapıyı geliştirme gibi bir görevlerinin bulunmamasının projenin geleceğini olumsuz etkileyeceği kaydedildi.
|