“Verim ve kârlılığı” düşük fabrikalar 4 yıl içerisinde kapatılacak, ancak kapanan fabrikalara ödeme yapılacak. Kapatılacak fabrikalara pancar teslim hakkı bulunan üreticilere de kayıplarının telafisi için 3 yıl süreyle doğrudan ödeme yapılacak.
Reformla topluluk içi şeker ve şekerli ürün fiyatlarında, kotalı üretim miktarında önemli düşüş, kota dışı (C şekeri) üretiminin azalarak sona ermesi, NBŞ üretiminde artış bekleniyor. Reform programının etkisiyle üye ülkelerden; Yunanistan, İrlanda, İtalya ve Portekiz’de pancar üretimin çok ciddi boyutlarda düşmesi, hatta giderek sona ermesi, Çek Cumhuriyeti, İspanya, Danimarka, Letonya, Litvanya, Macaristan, Slovakya, Slovenya ve Finlandiya’da üretimin sürmesi ancak önemli ölçüde azalması öngörülüyor. Avusturya, Belçika, Fransa, Almanya, Hollanda, Polonya, İsveç ve İngiltere gibi merkez ülkelerde üretimin az miktarda düşeceği veya mevcut düzeyde kalacağı öngörülüyor.
Türkiye kolları sıvadı
Türkiye ise bu reform sürecin uyum için erkenden kolları sıvadı. AB’nin açıkça NBŞ tekelleri için yapacağı değişiklikleri masaya yatırmak üzere bugün Bilkent Otel’de bir toplantı yapılacak. “AB Şeker Rejimi Reformu ve Türkiye Şeker Sektörü” konulu, toplantıda, AB’nin şeker reformu, bu reformun Türkiye’ye etkisi, dünya şeker piyasasındaki gelişmeler, Türkiye’de şekerde özelleştirme, nişasta bazlı şeker politikaları ele alınacak. Toplantıya, İngiltere ve Hollanda’dan da uzmanlar katılacak. Reform sürecinde AB üreticisinin zor durumda kalmamaları için tedbirler alınırken. NBŞ tekellerinin önünü açmak için neler dayatılacağı belli değil. Toplam üç oturumdan oluşan toplantıya, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Müsteşarı Haşim Öğüt, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Adem Şahin, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Yavuz Cabbar katılacak.
TATLANDIRICI PAYI 20 YILDA ARTTI
Nişasta bazlı şekerin yanı sıra dünya tatlandırıcı piyasasında bir de yüksek yoğunluklu tatlandırıcıların (YYT) payı artıyor. Şeker Kurumu’nun, FAO verilerinden yaptığı derlemeye göre, dünya genelinde 1985’te 91.5 milyon ton olan beyaz şeker üretimi, 1990’da 101.5 milyon tona, 2000 yılında 117.2 milyon tona, 2003 yılında da 129.6 milyon tona çıktı. Aynı yıllar itibariyle, beyaz şeker eşdeğeri olarak, yüksek yoğunluklu tatlandırıcı (YYT) üretimi, 7.2 milyon tondan 8.5, 13.8 ve 16.9 milyon tona, nişasta bazlı şeker (NBŞ) üretimi de 6.2 milyon tondan 7.6, 11.7 ve 11.7 milyon tona yükseldi. Bu dönemde, beyaz şeker üretimi yüzde 41.6 artarken, YYT üretiminde yüzde 134.7, NBŞ üretiminde yüzde 88.7 artış kaydedildi.
Üretimdeki artışa paralel, dünya tatlandırıcı piyasasında şekerin payı yüzde 87.2’den yüzde 81.9’a gerilerken, NBŞ’nin payı yüzde 5.9’dan yüzde 7.4’e, YYT’nin payı ise yüzde 6.9’dan yüzde 10.6’ya çıktı. Dünyada, 1985’te, beyaz şeker eşdeğeri olarak 104.9 milyon ton olan tatlandırıcı üretimi, 1990’da 117.6 milyon tona, 2000’de 142.7 milyon tona, 2003 yılında da 158.3 milyon tona çıktı. Dünya tatlandırıcı pazarı bu dönemde yüzde 50.9 büyüdü.
REFERANS FİYATLAMASI GETİRİLİYOR
Şeker üretiminin azalmasını öngören reform AB üreticisini tamamen piyasa mekanizmasına terk etmeyecek. Müdahale sistemi kaldırılacak, ancak müdahale fiyatının yerine referans fiyat açıklanacak. Bu fiyatlar ise şimdiden belli. Şeker referans fiyatları; 2006/07 dönemi için 631.9 avro/ton, 2007/08 dönemi için 476.5 avro/ton, 2008/09 dönemi için 449.9 avro/ton, 2009/10 döneminden itibaren 385.5 avro/ton olacak. Fiyatların referans fiyatın altına düşmesi durumunda özel depolama sistemi kurulacak. Piyasa dengelerinin sürdürülebilirliğini güvenceye almak için 2006/07 döneminden başlamak üzere şeker pancarı fiyatlarında iki yılda yüzde 39’luk indirim öngörülüyor. Halen 43.63 avro/ton olan pancarın minimum fiyatı 2006/07 pazarlama yılı için 32.86 avro/ton, ondan sonraki yıllar için 25.05 avro/ton olacak.
Başa dön
‘İthal mısır-ithal tarım istemiyoruz’
Ege Bölgesi’ndeki ziraat odalarının başkanları, bu yıl açıklanan hububat fiyatlarının düşük olduğunu belirterek, ithal mısır ve ithal ürünü istemediklerini, üretilen ürünün değerini bulması gerektiğini bildirdiler.
İzmir Ziraat Odası Başkanı Sedat Köse, Manisa Ziraat Odası Başkanı Nuri Sorman, Aydın Ziraat Odası Başkanı Arif Gürdal, Denizli Ziraat Odası Başkanı Hamdi Gemici ile Muğla Ziraat Odası Başkanı Suat Oyman’ın ortak açıklamasında son yıllarda yükselen girdi fiyatları karşısında üreticilerin, düşük fiyatlarla ürünlerini satmak zorunda kaldıkları belirtildi. Açıklamada, “Hububat fiyatlarında serbest piyasada 360-370 bin TL’ye satılan buğdayda, TMO’nun 350 bin TL’lik fiyat açıklamasıyla serbest piyasada fiyatlar 250 bin TL’ye kadar düşmüştür. Mısırda da geçen yıl 357 bin TL olan mısır fiyatları, TMO’nun 260 bin TL fiyat açıklamasıyla 230 bin TL’ye kadar gerilemiştir. Oysa üreticilerin girdi masraflarında 2005 yılında akaryakıtta yüzde 40, gübrede yüzde 50, ilaç ve işçilikte yüzde 30 civarında artış oldu” denildi.