www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Canlı türleri kayıt bankası kuruluyor
Biliminsanları her geçen gün yeni bir canlı türü keşfediyor. Sanılanın aksine, her yıl yapılan keşiflerin sayısı baş döndürücü bir hızla artıyor. Araştırmacıların canlı türü keşiflerinden haberdar olabilmesi amacıyla merkezi bir veritabanı oluşturuluyor. ZooBank sayesinde, dünyanın herhangi bir köşesinde keşfedilen yeni bir böcek veya maymun türünden anında haberdar olunabilecek.

Kök hücrenin de sahtesi yapılıyor
Tıbbi tedavilerde büyük başarı sağlaması beklenen “kök hücreler” Rusya’da karaborsaya düştü. Moskova’daki çok sayıda özel klinik ve güzellik salonlarında, büyük para karşılığında “kök hücre” ile mucizevi sonuçlar vaat ediliyor. Pravda gazetesindeki habere göre, Rus zenginler Parkinson gibi hastalıkların tedavisi için veya “genç kalmak” amacıyla, bu dolandırıcı doktorlara servet ödüyor.


Canlı türleri kayıt bankası kuruluyor
Robin McKie - Zoe Corbyn
Dünya üzerindeki vahşi yaşam hiç bu kadar cömert olmamıştı. Biliminsanları, 2005 yılının yeni canlıların keşfi için tarihi bir yıl olabileceğine inanıyor. Böceklerden yunusbalıklarına, maymunlardan kuşlara kadar 20 bin yeni canlı türü zoologlar tarafından ortaya çıkarılmayı bekliyor.
Uluslararası Zoolojik Adlandırma Komisyonu (ICZN) Yürütme Sekreteri Andrew Polaszek, “Dünya küçülüyor gibi gelebilir, ama her geçen yıl üzerinde daha fazla hayvanlar buluyoruz” diyor ve ekliyor: “2005’te kayıt bolluğu yaşayabiliriz.”
Binlerce yeni tür
Bu yılki keşifler içinde, Hindistan’daki yeni bir Makak maymunu türü, “Makak munzala” ve Tanzanya’daki “Mangabi maymunu” türü bulunuyor. Yakın zamandaki diğer keşifler ise; yerel bir fuarda satılan örnekleriyle tespit edilen “Vietnam çizgili tavşanını” ve Endonezya’da ilk kez bulunan soyu tükenmiş bir insansıyı, Hobbit insanları da denen, “homo floresiensis”i içeriyor.
Bu artışların sonucu olarak, dünya vahşi yaşam listesine eklenen baş döndürücü sayıdaki papağanları, eşekarılarını, maymunları ve antilopları sıraya sokmak için, ICZN tarafından “ZooBank” adlı yeni bir online kayıt sistemi kuruldu.
Soyu tükenen veya tükenme noktasına yaklaşan diğer bazı hayvanların oranı göz önüne alındığında, bulunan tür sayılarındaki bu artış şaşırtıcı gelebilir. Geçen haftaki bir habere göre, vahşi şempanze, goril ve orangutan toplulukları 2025 yılında yok olmakla yüz yüze. “Hawai kargası”, “mide kuluçkalı kurbağa” ve Polonez salyangozları türlerinin büyük kısmı ise geçen yıllarda bu gezegenden yok oldu bile.
University College London biyologlarından Prof. James Mallet, “Bu zamana karşı bir yarış” diyor. Mallet şöyle devam ediyor: “Yenilerinden binlercesini bulurken, canlı türlerini çok berbat bir oranda silip yok ediyoruz. Ama yine de, yeni hayvanlar bulmak cesaret verici. Bazen yaşam ortamlarının bir tarla için tahrip edilmesinden dolayı yeni bir kanatlı böceğe veya örümceğe rastlıyoruz. Gidişat iyi değil.”
Keşifler nasıl artıyor?
Yeni türlerin keşfedilmesinin iki ana sebebi var. Birincisi, DNA tekniklerindeki gelişme sayesinde biliminsanları görünüşte birbirinin aynısı olan hayvanlar arasındaki farkları ayırt edebiliyor. Örneğin, Borneo ile Sumatra orangutanlarının görünüşleri birbirinden ayrılmaz. Fakat geçenlerde bilim insanları ikisi arasında büyük bir genetik ayrılık olduğunu buldu. Şimdi bazı biliminsanları bu orangutanların iki ayrı tür olarak sınıflandırılması gerektiğini tartışıyor.
İkinci sebep, daha önce uzaklarda kalan alanların “açılmasıyla” ilgili. Sao Paulo’daki Zooloji Müzesi Müdürü Mario de Pinna bu konuda şöyle diyor: “Bu uzak yerlere yeni canlıları bulmak için gidiyoruz çünkü etraflarını saran yaşam alanı ya tahrip ediliyor ya da insan yaşamına açılıyor. Amazon ormanları meselesinde, her geçen gün artan ağaç kesimleri işimizi kolaylaştırıyor. Başka türlü nereye kadar gidilebilirdi ki.”
Keşiflerin faydalarına bir örnek
Öte yandan, biliminsanları yeni türleri tam olarak ve süratle tespit etmenin son derece önemli olduğunu vurguluyor. Polaszek’e göre, “Bu sadece ‘bilimsel doğruluk’ meselesi değil, doğrudan elde edilen faydalar var.”
Buna örnek olarak “anagirus lopezi” adı verilen eşekarısını gösteriyor. Paraguay’da çalışan doğabilimciler tarafından bulunan bu türün, çok yakın zamana kadar Sahra altı Afrika’daki aksedir orman alanlarını kasıp kavuran aksedir kanatlı böceğinin doğal hasmı olduğu keşfedildi. Yeni bulunan eşekarısı Afrika’daki bu alanlara bırakıldı ve kanatlı böceklerin çoğunu öldürdü. Tahminlere göre yerel ekonomi 2 milyar dolarlık zarardan kurtuldu ve 200 milyon çiftçinin geçim kaynakları korunmuş oldu.
Merkezi veritabanı ihtiyacı
ZooBank’ı doğuran, bu canlıları tespit etme ve etkin şekilde kayıt altına alma ihtiyacıydı. Şimdiki durumda araştırmacılar keşiflerine dair haberleri çeşitli üklelerde yayınlanan birçok dergiye iletiyor. Merkezi bir veritabanı yok ve zoologlar sık sık yeni mi yoksa bilinen bir türle mi karşılaştıklarından emin olamıyor.
Mallet durumu şöyle ifade ediyor: “Ay’ın yüzeyine veya gökyüzündeki yıldızlara ait yığınlarca görüntüyü indirebilirsiniz. Ama aynı gezegeni paylaştığımız hayvanlarla ilgili böyle bir sistem yok. Neyse ki ZooBank bu işi yoluna sokacak.”
(The Observer’dan çeviren Engin Esen)


Başa dön


Kök hücrenin de sahtesi yapılıyor
Tıbbi tedavilerde büyük başarı sağlaması beklenen “kök hücreler” Rusya’da karaborsaya düştü. Moskova’daki çok sayıda özel klinik ve güzellik salonlarında, büyük para karşılığında “kök hücre” ile mucizevi sonuçlar vaat ediliyor. Pravda gazetesindeki habere göre, Rus zenginler Parkinson gibi hastalıkların tedavisi için veya “genç kalmak” amacıyla, bu dolandırıcı doktorlara servet ödüyor.
Hastalara, karşılaştıkları sorunların ancak “kök hücre tedavisi” ile giderilebileceği söyleniyor. Oysa, kök hücrenin tedavide kullanılabildiği durumlar henüz çok nadir. Uzmanlar, Moskova’daki bu yerlerde hastalara yapılan enjeksiyonlarda kök hücre olmadığını belirtiyor.
Rusya Bilimler Akademisi sözcüsü Vladimir Smirnov da, “hiçbir tıp uzmanına kök hücre tedavisi uygulaması için lisans verilmediğini” belirterek, “Uygulanan bu metodlar tamamen deneysel ve yasadışıdır” dedi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net