www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Tribünden bakınca Trabzon
Şenol Güneş’in oyunculardan çok sistemle ilgilendiği, dolayısıyla sistemin aksamadan işlemesine büyük önem verdiği biliniyor. Ama bunun için de öncelikle futbolcuların durumuna bakmak gerek.

Bayern kazandı rekor kırdı
Hannover’i 1-0 yenen Bayern Münih Bundesliga’da üstüste 14’üncü maçını kazanarak rekor kırdı. Bayern Münih, Hannover’i Martin Demichelis’in kafa golüyle 1-0 yenerek bu sezon Bundesliga’da oynadığı beşinci maçtan da galibiyetle ayrıldı.


Tribünden bakınca Trabzon
Şenay Aydemir
Birçok spor otoritesince, bu sezondan önceki iki yılın ‘en keyif veren’ futbolunu oynayan ekibi olarak kabul edilen Trabzonspor’un Sivas’a 2-1 yenildiği maçta tribündeydik. Her ne kadar sezona Anorthosis ‘felaketi’ ile başlanmış; ligin ilk beş karşılaşmasında ortaya konan futbol, takım dahil olmak üzere hiç kimseyi tatmin etmemiş; Gökdeniz bahis oynamış ve ceza almış; Szymkowiak sakatlanmış olsa da takımın omurgası, geçtiğimiz yıl birarada oynayan futbolculardan kuruluydu. Üstelik bu takım daha ne kadar kötü futbol oynayabilirdi ki? Er ya da geç çıkışa geçilecekti!..
Ama olmadı... Atatürk Olimpiyat Stadı’ndan dönüşte Trabzonspor taraftarının ortak bir kanısı oluştu: Trabzonspor iyi oynamıyor, üstelik bu yalnızca bir maça özgü bir durum da değil.
Görünen köy...
Şenol Güneş’in oyunculardan çok sistemle ilgilendiği, dolayısıyla sistemin aksamadan işlemesine büyük önem verdiği biliniyor. Ama bunun için de öncelikle futbolcuların durumuna bakmak gerek. Özellikle, Celalettin, Emrah, Hüseyin ve Lee’deki tempo düşüşü takıma ayak bağı oluyor. Bu futbolcuların geçtiğimiz yıl yakaladıkları temponun çok uzağında olmaları, maç içerisinde çok fazla pas hatası yapmalarına neden olurken, top kayıplarıyla savunmanın göbeğinde oynayan ve iyi bir uyum yakaladıkları gözlenen Kürşat-Eller ikilisine de zor anlar yaşatıyorlar.
Jun meselesi...
Takımlarını İstanbul’da (derbilerdeki sınırlı taraftarı saymazsak) izleme fırsatını nadiren bulabilen Trabzonspor taraftarı açısından önemli soru işaretlerinden birisi de yeni transferler oldu. Eller’in özellikle rakip sahadan atılan uzun toplarda ilk müdahalelerde başarılı olduğu göze çarparken; kaleci Jefferson’un çizgiden ayrılmamaktaki ısrarı saç baş yoldurdu. Dikkat edelim her iki golde de hatalı. İkinci golde Balili’nin ilk şutunu çelmiş olması, rakibi top sürerek üzerine gelirken onu 30 metre boyunca izlemesini ve açıyı kapatmamasını affettirmiyor.
Jun ise tam bir muamma. İlginçtir, ilk 60 dakika boyunca sahada yokmuş gibi oynayan Jun’u oyundan almayan Şenol Güneş, Trabzonspor geriye düştükten sonra inisiyatif almaya çalışan ve giderek etkili olmaya başlayan oyuncuyu kenara aldı. Ama Güneş’in Jun’u oyunda tutması için haklı gerekçeleri de olabilir. Top Trabzon’dayken fazla etkili görünmeyen ve açıkça panikleyen Çek futbolcu; top rakibe geçtiği zaman 70 metrede oynuyor. Rakip ceza sahası önünde başlattığı presi kendi ceza sahası önüne kadar devam ettiriyor. Yani Jun’un takım savunmasına katkısının azımsanmayacak düzeyde olduğu söylemek gerek. Ama taraftarın Jun’dan beklediği ise gol.
Takımın yarısı...
Sivasspor maçında görüldü ki, Gökdeniz ama özellikle de Szymkowiak, Trabzonspor için çok önemli futbolcu. Trabzonspor, belki de son üç yılda ilk kez bu kadar çok kalecisiyle oynamak zorunda kaldı. Bunda Sivasspor’un ‘orta alanı kalabalık tutup’ Trabzon’un pas yapmasını engellemesinin yanı sıra, Lee, Hüseyin ve İbrahim’den oluşan orta sahanın topu dikine oynamaktaki yeteneksizlikleri de etkiliydi. Trabzonspor’da topu mümkün olduğu kadar ileri-geri oynamaya özen gösteren; yan pas yapmayan Szymkowiak’ın Yattara ve Fatih’e attığı derin topları atacak ve arkadan yaptığı sürpriz çıkışlarla forvete destek verecek başka bir oyuncu da yok.
Mütevazi bir öneri...
Kuşkusuz bir takımdaki futbolcuların yeteneklerini, form düzeylerini, sistem içinde yüklenebilecekleri sorumlulukları en iyi bilen teknik direktördür. Bu bakımdan Şenol Güneş’in tercihlerini masaya yatırmanın fazla bir anlamı yok. Yine de Szymkowiak’ın yokluğunda geçecek 6-8 hafta için mütevazi bir öneride bulunmak faydalı olabilir.
Fatih Tekke, önceki yıllarda defalarca Szymkowiak’ın oynadığı pozisyonda oynadı ve çok da başarılıydı. Mehmet Yılmaz, Jun ikilisinin arkasında oynatılacak Fatih Tekke’nin hem bu ikiliye ve kanatlardan gelecek oyunculara atacağı paslarla, hem de golcülük özelliğiyle Szymkowiak’ı aratmayacağı kesin. Bu üç futbolcunun Yattara ile birlikte sahada olmasının takım savunması açısından yaratacağı sorunların çözümü ise Jun ve Mehmet Yılmaz’ın rakip sahada başlayan preslerine ve Şenol Güneş’in yaratıcılığına kalmış...


Başa dön


Bayern kazandı rekor kırdı

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net