Ahmedinecad meydan okudu
İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda beklenen konuşmasını yaptı. Ahmedinecad, Batılı devletlerin nükleer enerji programı nedeniyle İran’a yüklenmesini eleştirerek, bu devletleri, önce İsrail’in nükleer silahlarına bakmaya davet etti. Mahmud Ahmedinecad, nükleer programlarının barışçıl enerji amacını taşıdığını yineleyerek, “Eğer bazı ülkeler kendi isteklerini güç ve tehditle bize kabul ettirmek istiyorlarsa, biz nükleer enerji konusundaki tutumumuzu kesinlikle gözden geçiririz” dedi. İran yönetiminin dini ilkelere dayanarak nükleer silahların üretilmesini ve kullanılmasını doğru bulmadığını vurgulayan Ahmedinecad, “Nükleer silahlarla mücadele, nükleer ayrımcılığın önlenmesi ve Nükleer Silahların Önlenmesi Anlaşması’nın (NPT) uygulanması için BM bünyesinde özel bir komisyon kurulmasını öneriyoruz” diye konuştu. İranlı lider ayrıca, yabancı ülkelere ait özel ve kamu şirketleriyle nükleer enerji konusunda işbirliği yapabileceklerini açıkladı. İran’ın uluslararası kamuoyu ile işbirliği içinde olacağını ve tehditlere karşı elinden geleni yapacağını dile getiren Ahmedinecad, “İran Cumhurbaşkanı olarak size, İran’ın tüm gücünü ve kapasitesini, adalet ve maneviyat doğrultusunda, dünyada barış, huzur ve insan haklarını korumak için kullanacağına teminat veriyorum” dedi. İran Cumhurbaşkanı, konuşmadan önce CNN televizyonuna da özel bir demeç verdi ve bu demecinde, ABD’yi ülkesine karşı kötü niyetli olmakla suçladı. İran Ulusal Güvenlik Konseyi (UYGK) sözcüsü Ali Agamuhammedi de, İran’ın barışçıl nükleer teknolojiye ulaşma çabalarını hiçbir koşulda durdurmayacağını ilan etti. Agamuhammedi, “UYGK toplantılarında çeşitli seçenekler değerlendirildi. Hatta en kötü alternatif olan askeri saldırı da ele alındı” diyerek, tehditlere rağmen geri adım atmayacaklarını kaydetti. İranlı yetkili, “Nükleer teknolojiyi elde etmek ve barışçıl amaçla kullanmak bizim çalışmalarımızın temelini oluşturmaktadır. Bu nedenle hiçbir koşul altında biz geri çekilmeyeceğiz” diye konuştu. Bu ifadeler, diplomatik koridorlarda büyük yankı yarattı. Avrupa Birliği adına konuşan bir sözcü, “İran sorununu” BM Güvenlik Konseyi’ne sunmaktan başka çare kalmadığını söyledi. Adı açıklanmayan sözcü, “Ahmedinecad’ın kullandığı ifadelere AB’nin tepkisi, bize konunun BM’ye havale edilmesinden başka seçenek bırakmadığı yönündedir” dedi. Sözcü, AB ülkelerinin üst düzey diplomatlarının BM’de gerçekleştirdikleri toplantının ardından yaptığı bu açıklamasında, “Ancak bu sorunla ilgili olarak geniş bu uluslararası uzlaşma oluşturulmasını istiyoruz. Bu nedenle herkesle danışmalar yapacağız” diye devam etti.
Blair’den BBC’ye Amerikan karşıtlığı suçlaması!
İngiltere Başbakanı Tony Blair, ABD’yi savunmak uğruna İngiliz devlet kuruluşu BBC’yi suçlamaktan çekinmedi. Blair’in, BBC’nin Katrina Kasırgası ile ilgili yayıncılığını “Amerika nefretiyle dolu” ve “felaket nedeniyle zevk duyan” bir yayıncılık olarak nitelediği öğrenildi. Financial Times gazetesinin haberine göre Blair, bu sözleri, BBC’nin en büyük rakibi olan özel Sky News’in patronu Rupert Murdoch’a söyledi. Murdoch, Bush yönetiminin medyadaki en büyük destekçisi olarak tanınıyor. BBC yönetimi suçlamaya cevap vererek, haberciliklerinin sadece “gelişmeleri tam, net ve tarafsız bir biçimde aktarmaktan ibaret olduğunu” açıkladı. İngiltere Başbakanlığı ise, haberle ilgili yorum yapmayacağını duyurdu. için Blair ile işbirliği yapan Murdoch’un, İngiliz Başbakanı ile konuşmasını, New York’ta yapılan Clinton Küresel İnisiyatif Konferansı’nda aktardığı anlaşıldı. Murdoch, kürsüden gülerek yaptığı konuşmada, “Aslında bunu site anlatmamam gerekir” dedikten sonra, Blair’in BBC hakkındaki şikayetlerini kendisine Yeni Delhi’de ifade ettiğini söyledi. Aynı konferansın ev sahipliğini yapan ABD eski Başkanı Bill Clinton da, BBC’ye tavır aldı. Clinton, BBC’nin “Amerikan hükümetinin felaket karşısında ağır hareket etmesini eleştirmeye” odaklandığını söyledi. Sony şirketinin başkanı ve CBS Haber’in eski şefie olan Howard Stringer da, BBC’nin yayıncılığı nedeniyle “sinirlendiğini” söyledi. İngiliz yayın kuruluşu üzerinde kurulan bu baskı, kanalın eski savaş muhabirlerinden olan, eski milletvekili Martin Bell tarafından sert bir dille eleştirildi. Bell, “Blair’in BBC haberciliğiyle ilgili bir derdi varsa, bunu kamuoyu önünde ifade etsin. Blair BBC’yi karşısına alırsa yakın çevresi dışında kimseden destek göremez” diye konuştu.
Atina’da ırkçılara geçit verilmedi
Yunanistan’ın başkenti Atina’da Türkiye karşıtı gösteri yapmak isteyen Avrupalı neonazi gruplar, sol göstericiler tarafından engellendi. Irkçıları adeta koruyan polis, sol/anarşist gruplarla çatıştı. Yunan “Hrisi Avgi” (Altın Şafak) adlı örgütün, çeşitli Avrupa ülkelerinden davet ettiği neonazi gruplarla birlikte Mora yarımadasında “Türkiye Avrupa’dan dışarı” sloganı altında düzenlemeyi planladığı “kin festivalinin” yasaklanması üzerine, önceki akşam yaklaşık 150 faşist kent merkezinde gösteri yaptı. Bunun üzerine sol gruplar ırkçıların çevresinde polisin oluşturduğu güvenlik kordonunu yararak saldırıya geçtiler. Faşist grup bunun üzerine dağılmak zorunda kaldı. Polis ise, çok sayıda solcu göstericiyi gözaltına aldı.
|